mahkeme 2022/700 E. 2023/891 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/700
2023/891
7 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/700
KARAR NO : 2023/891
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 13/09/2022
KARAR TARİHİ : 07/11/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.09.2021 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ...'ya ait... plakalı aracın, ... sevk ve idaresindeki ...'ya ait... yabancı plakalı müvekkil aracına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin İstanbul İli E-5 Ankara istikametinde sol şeritte ilerlerken, orta şeritte ilerleyen...plakalı araç aniden direksiyonu müvekkil aracının bulunduğu şeride kırmış ve müvekkil aracına sağ taraftan çarparak müvekkil aracında maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, Davalı sigorta şirketi kaza tarihinde geçerli olan ... poliçe no’lu ZMMS poliçesi nedeniyle araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile neden olduğu maddi hasardan poliçe limitleri ve kapsamı dahilinde sorumlu olduğunu, Müvekkile ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı, Almanya’da bulunan... Motorlu Taşıtlar Ekspertiz Bürosu tarafından düzenlenen 10.05.2022 tarihli ekspertiz raporu ile araçtaki hasar miktarı KDV dahil 18.188,78 EURO olarak tespit edildiğini, ekspertiz raporu için ödemiş olduğu 1.285,80 EURO ekspertiz ücreti ve bahsi geçen ekspertiz raporu'nun Almanca aslından Türkçe'ye tercümesi için ödenen 749,70 EURO tercüme ücreti yargılama giderlerinden sayılması gerektiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
İhbar Olunan ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket’in zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğu sigortalımızın kusuru oranında olduğu, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiği, başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilimiz şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihitimalinde değer kaybı hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiği, sigorta şirketleri kaza nedeniyle araçta oluşan gerçek zararlardan sorumlu olup kural olarak araç mahrumiyet bedeli/ticari kazanç kayıplarından sorumluluklarının olmadığı, araçta meydana gelen araç mahrumiyet ücretinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığı, davacı tarafça talep edilen araç mahrumiyet bedeli ücretinden müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığın, müvekkil şirket nezdinde ... sayılı ve ...vade tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan ... plakalı aracın 09/09/2021 tarihinde karışmış olduğu iddia edilen trafik kazası sonucu davacının aracında meydana gelen hasar bedeli iddiası nedeniyle maddi tazminat talebinden kaynaklandığı, zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, Davacı tarafından talep edilen farkın işçilik bedellerinin piyasa gerçeklerinin çok üstünde oluşundan kaynaklandığı tespit edildiği, işbu fahiş işçilik bedellerinin kabulü mümkün olmadığı, müvekkil şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davacı tarafından talep edilen bedel fahiş olup, kabulü mümkün olmadığı, başvuru sahibinin gerçek zararının tespiti için Bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, yalnızca fatura ve makbuzlar üzerinden yapılan tespitin kabul edilemeyeceği; üstelik Bilirkişi incelemesinin de yalnızca davacı tarafından sunulan belgelere dayanmaması, ayrıntılı ve denetime elverişli olması gerektiği yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ile kabul edildiği, Dava konusu olayda da aynı şekilde taraflar Türk olup, olay yeri Türkiye olduğu, dolayısıyla yabancı para üzerinden zararın tespit edilmesi halinde haksız fiil tarihindeki kur üzerinden Türk parası karşılığına hükmedilmesi gerektiği, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Trafik Uzmanı ... ve Otomotiv Uzmanı ...'in 01/02/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda;... plakalı otomobil sürücüsü ... şerit ihlali yaptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı,... plakalı davacı aracında meydana toplam hasarın 5.798,90 EURO olduğu, aracın tamir müddetinin 6 gün olduğu; 6 günlük ikame araç bedelinin 300,00 EURO olduğu, 1.285,80 EURO ekspertiz ücretinin Almanya şartlarına göre uygun olduğu tespit edilmiştir.
Otomotiv Uzmanı Bilirkişi ...in 15/08/2023 Tarihli Raporunda; 09.09.2021 tarihli kaza nedeniyle, dava konusu ...plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 13.764,51.-Euro (KDV Dahil) hasar meydana gelebileceği,... plaka sayılı aracın kazadan önceki piyasa rayiç değerinin ortalama 32.000,00.-Euro seviyelerinde olabileceği, buna göre; Yargıtay kararları doğrultusunda; aracın hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aşmadığından, aracın mevcut hali ile tamirinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olabileceği tespit edilmiştir.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında, haksız fiilden zarar görenin yerleşim yeri, haksız fiilin meydana geldiği yer, ayrıca dava sigorta şirketine karşı açılmışsa sigorta şirketinin merkez ya da şubelerinin de bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili olduğu, davacının sırf davalıyı başka yer mahkemesine getirmek niyetinin somut olayda mevcudiyetine ilişkin mahkememizde kanaat oluşmadığı anlaşılmakla yetki itirazının reddi gerekmiştir. Arabuluculuk anlaşamama son tutanağının 6325 sayılı yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bu yöndeki itirazların reddine karar verilmiştir.
Davacının aldığı ekspertiz raporu doğrultusunda, tespitini yaptırdığı zararın parasal karşılığı dikkate alınmak suretiyle davasını açtığı, eksik harcın bulunmadığı, fazlaya ilişkin olarak tazminat tutarının hesaplanması işinin yargılamayı gerektirdiği, bu haliyle davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu anlaşılmakla bu yöndeki davalı itirazının reddine karar verilmiştir.
Kazanın 09.09.2021 tarihinde meydana geldiği, davanın 13.09.2022 tarihinde açıldığı, bu tarihler itibarıya 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığının tespitiyle davalıların zamanaşımı yönünden itirazlarının reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını ihlal eden fiildir. Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir. Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, ikinci olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir. Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir. Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir. Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Meydana gelen kazada, davalı ...’ nın 2918 sayılı yasanın şerit izleme kurallarını ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı aracını sevk ve idare eden dava dışı sürücünün kazanın oluşumuna etki eden ihlal içerikli bir davranışının bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu haliyle davalı ...’ nın kusurlu ve hukuka aykırı olan fiiliye davacıya ait olan araca çarptığı anlaşılmakla davacı aracında meydana gelen zarardan 6098 sayılı yasanın haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümleri gereğince sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
Davalının hukuka aykırı fiili sonucu meydana gelen zararın parasal karşılığı için otomotiv bilirkişisince orijinal yedek parça ve işçilik fiyatları gözetilmek suretiyle hesaplama yapılmıştır. Haksız fiil sonucu mağdurun zararın giderilmesi ancak bu surette mümkün olabilmektedir. Aksi durum mağdurun mülkiyet hakkının ihlali sonucunu doğurur. Zira buradaki amaç mağdurun zarardan önceki malvarlığı durumuna geri dönmesi arzusunun tatminidir. Aracın hasar onarım bedeli ve ikame araç bedeli için bilirkişi incelemesi yapıldığı ancak ilk otomotiv bilirkişisince verilen raporun hesaplama ve parça bedeli tespitine ilişkin piyasa rayicine uymayan tespitler içerdiği gibi gerekçesiz olduğu, ancak ikame araç bedeli yönünden piyasa rayicine ve hasar onarım süresine uygun tespitlerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi ... tarafından aracın hasar onarım bedelinin orijinal parçalar kullanmak suretiyle KDV dahil 13.764,51 Euro olduğu, aracın piyasa rayiç değerinin 32.000,00 Euro olduğu, bu haliyle aracın tamiri ekonomik olduğundan bahisle araca pert – total işlemi uygulanmaması gerektiği tespit edilmiştir. Bilirkişinin tespitlerinin piyasa araştırması neticesinde yapıldığı, tespit edilen bedellerin gerekçeli olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından yapılan bu tespitler sonucunda davacının aracında meydana gelen gerçek zarar bedelinin 13.764,51 Euro olduğu anlaşılmıştır.Davacı aracının Almanya Federal Cumhuriyeti plakalı olduğu, davacının ikametgah adresinin Almanya Federal Cumhuriyeti olduğu, yabancı para cinsinden yapılacak olan harcamaların, yabancı para cinsinden dava edilebileceği, ayrıca 6098 sayılı yasanın 99/2,3 maddesi gereğince talep edilen yabancı para alacağına, sigorta şirketi yönünden 2918 sayılı yasanın 97. Maddesi gereği başvuru tarihinden 8 iş günü sonra, diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren başlamak koşuluyla 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının tahsiline karar verilmesi gerektiğinden, davalıların faize ve alacağın yabancı para cinsinden hükmedilmesine ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜNE,
2-13.764,51 EURO hasar onarım tazminatının davalı... A.Ş.'den 04.08.2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ...'dan 09.09.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCBM efektif satış kuru TL karşılığının müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Sigorta şirketi bakiye 28.015,56 TL teminat limiti ile sorumlu olduğu dikkate alınarak)
3-300 EURO ikame araç bedelinin davalılar ... ve ...'dan 09.09.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCBM efektif satış kuru TL karşılığının müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gerekli 17.836,55 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 478,44 TL peşin harç ve 4.459,14 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 4.937,58 TL harçtan mahsubu ile bakiye 12.898,97 TL nin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan 478,44 TL peşin harç ve 4.459,14 TL ıslah harcı, 80,70 TL başvurma harcı, 4.411,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 37.789,66 ekspertiz ücreti ve tercüme ücreti, 1.059,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplamda 48.277,94 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 41.166,78 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-1.560,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2023
Katip ... E-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.