mahkeme 2022/590 E. 2024/316 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/590
2024/316
2 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/590
KARAR NO : 2024/316
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/04/2016
MAHKEMEMİZ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞEN YİNE MAHKEMEMİZ ...OSYASI YÖNÜNDEN;
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 18/04/2016
KARAR TARİHİ : 02/04/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
MAHKEMEMİZ...ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ve davacı sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile ...'nın maliki ...'in sürücüsü olduğu... plakalı araçların 16/03/2016 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün "karşı yönden gelen trafiğin kullandığı yola girmek" kusurunu ifa sureti ile asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından... nolu poliçe ile zmms tanzim edilmiş olmakla poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, kaza sonrasında İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.iş dosyasından yaptırılan tespit neticesi alınan raporda hasarın 20.036,00 TL olduğunun belirlendiğini bildirerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 10.000,00 TL ile değer kaybı alacağına mahsuben 10,00 TL olmak üzere toplam 10.010,00 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline ve izmir...sulh hukuk mahkemesinin ...D.iş dosyasından yapılan 542,00 TL delil tespit gideri ve 400,00 TL tespit vekalet ücreti olmak üzere toplam 942,00 TL'nin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;..plakalı aracın davalı şirket tarafından 07/03/2016-02/04/2016 tarihleri arasında trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davacı yanın açtığı mahkememizin... esas sayılı dosyasında da ... tarafından açılan aynı tarihli kazaya ilişkin dava bulunduğunu, ... plakalı araç ile ... plakalı aracın 17/03/2016 tarihinde çarpıştığının belirtildiğini, ... marka 26 yaşındaki bir aracın 16/03/2016 tarihinde bir, 17/03/2016 tarihinde başka bir kazaya karışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iki davanın birleştirilerek yütürülmesini istediklerini, gerçekte her iki kazanın da meydana gelmediğini, kaza yeri olarak bildirilen yerlerin yakınındaki kamera kayıtlarının celbini talep ettiklerini, davacı yana herhangi bir ithamda bulunmamakla birlekte pekçok olayda kazaya karışan araçların sahte tutanakları ile durumun anlaşılmaması için sigorta şirketine başvurmaksızın D.iş dosyası ile hasar tespiti yaptırdıklarını, sigortaya başvuru şartlarının yerine getirilmediğini bildirerek davaların birleştirilmesi ve neticeden davaların redlerine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZ...ESAS SAYILI DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞEN YİNE MAHKEMEMİZ ... ESAS,...KARAR SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN ;
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı araç ile... plakalı aracın 17/03/2016 tarihinde çarpıştığını, davacının sürücüsü olduğu araçta yüksek hasar meydana geldiğini, İzmir.. Sulh Hukuk Mahkemisinin ... D.iş dosyasından alınan bilirkişi raporunda hasarın 6.182,02 TL olarak tespit edildiğini, aracın hasarsız piyasa rayicinin 11.500,00 TL olup, mevcut sovtaj bedelinin 4.500,00 TL olduğunu, ikinci elde 900,00 TL değer kaybına uğrayacağının anlaşıldığını, 13 günde araç onarımının olabileceğini, ikame araç bedelinin 650,00 TL olduğunun tespit edildiğini, zarar veren... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından zmms poliçesi ile sigortalandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 2.000,00 L tazminatın davalı sigorta şirketinden dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile ve D.iş dosyasındaki 500,00 TL masraf, 400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan 17.03.2016 tarihinde sigortalı ... plakalı aracın ... plakalı araca çarptığını iddia ederek huzurdaki davayı açtığını, Mahkememizin... E sayılı dosyasında da... tarafından 16.03.2016 tarihinde sigortalı ... plakalı aracın... plakalı araca çarptığı iddia edilerek dava açıldığını,...marka 26 yaşındaki bir aracın 16.03.2016 tarihinde bir, 17.03.2016 tarihinde başka bir kazaya karışması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu iki dosyanın birleştirilmesi gerektiği, asıl olarak her iki kaza da meydana gelmediğini, kaza yeri olduğu iddia edilen yerlerin ve yakınlarının MOBESE kayıtlarının incelenmesini, ayrıca olay yerine yakın işyerlerinin de kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiği, davacı yana bir ithamda bulunmamakla birlikte pek çok olayda daha önce kazaya karışan araçların sahte olarak tutulan tutanaklar ile "durumun anlaşılmaması için sigorta şirketine başvurmaksızın" doğrudan değişik iş dosyasında hasar tespiti yaptırılarak dava açıldığını, bu şekilde araçları dahi görmeyen mahkemelerce maalesef hatalı hüküm kurulduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, Müvekkil Şirketin Sorumluluğu Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğu, dosyada kusur durumuna ilişkin herhangi bir resmi belge bulunmadığı, Davaya konu olay haksız fiil niteliğinde olup ticari iş söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı yanın ticari faiz taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı İlamında; "Davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın 16.03.2016 tarihinde asıl davada davacıya ait araca, 17.03.2016 tarihinde ise birleşen davada davacının sürücüsü olduğu araca çarpması nedeniyle, her iki davada hasar bedeli ve ayrıca asıl davada değer kaybı bedeli talep edilmiş, mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkemece alınan bilirkişi raporunda, 16.03.2016 ve 17.03.2016 tarihlerinde oluşan kazalara ait hiçbir fotoğraf ve kayıt bulunmadığından, kazalar sırasında her iki kazaya da karışan sigortalı ... plakalı aracın hasar durumu konusunda bilgi ve fotoğraf olmadığı, asıl davaya konu 16.03.2016 tarihinde meydana gelen kazada... plakalı araçta KDV dahil 20.036,40 TL'lik hasar oluşmasına karşın, sigortalı araçtaki hasar durumuna ait hiçbir bilgi, belge ve fotoğrafa rastlanmadığı, kaza sonrası her iki araçta da hasar durumunun araçların hareketine engel teşkil edip etmediği, kaza mahallinden kendi imkanları ile yürür vaziyette mi yoksa çekici vasıtası ile mi ayrıldıklarına dair bir bilgi bulunmadığı, özellikle sigortalı aracın durumu hakkında yorum yapmanın mümkün olmadığı, çarpan araç konumunda olan sigortalı aracın davacı tarafa ait araca hangi tarafı ile çarptığı konusunda da bir bilgiye dosya içeriğinde rastlanmadığı; Birleşen davaya konu 17.03.2016 tarihli arkadan çarpma şeklinde meydana gelen kazada davacı tarafa ait araçta 6.182,02 TL'lik hasar oluşmasına rağmen, sigortalı araçtaki hasar durumuna ait hiçbir bilgi, belge ve fotoğrafa rastlanmadığı, bu kazada arkadan çarpma durumunda sigortalı aracın arka kısmında da hasar oluşması gerektiği, tespit bilirkişi raporunda belirtilen hasarlı parçalar incelendiğinde, aracın arka kısmında hasarlı bir parça ya da onarımına dair bir bilgi ve fotoğraf bulunmadığı bildirilmiştir. Görüldüğü üzere bilirkişi raporunda asıl davanın konusu olan 16.03.2016 tarihinde meydana gelen kaza ile davacı tarafa ait araçtaki hasarın uyumlu olup olmadığı hususunda tespit bulunmamakta olup, birleşen dava yönünden ise davacıya ait aracın arka bölümünün hasarlı olduğuna dair hasarlı parça ve fotoğraf bulunmadığı belirtilmekle birlikte, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı hususunda yine net bir görüş bildirilmemiştir. Mahkemece, yeni bir bilirkişiden, tespit bilirkişi raporları ile 12.12.2018 tarihli bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, asıl ve birleşen davaya konu kazalar ile her iki davada davacı taraflara ait hasarların ayrı ayrı uyumlu olup olmadığı yönünden denetime elverişli, tereddüte mahal vermeyecek şekilde rapor alınarak, ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile Mahkememiz ...Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Makine Mühendisi...in 13/02/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacıya ait... plakalı araçtaki hasar bedeli dikkate alındığında; davacı araç ile ... plakalı aracın 16.03.2016 tarihinde kazaya karışmadığı bu nedenle hasarın kaza ile uyumlu olmadığı, dava dışı ... plakalı aracın 16.03.2016 tarihinde... plakalı aracın sol ön kısmı ile kazaya karışması dikkate alındığında ... plakalı araçta meydana gelen hasarın bir gün içerisinde onarımının mümkün olamayacağı; bu nedenle ... plakalı aracın 17.03.2016 tarihinde yeniden kazaya karışmasının mümkün olamayacağı; ayrıca aracın 1.250 TL bedelle 2 gün sonra 18.03.2016 tarihinde hasarlı vaziyette satılmış olduğu dikkate alındığında ... plakalı aracın tamir edilmeden satılmış olduğu, ... plakalı aracın iki kazada hasarlı vaziyette çekilmiş fotoğraflarının olmadığı ve hasarın sigortaya bildirilmediği bu nedenle ... plakalı aracın 16.03.2016 ve 17.03.2017 tarihleri arasında kazaya karışmadığı, mahkemenin davacı aracın ... plakalı araç ile 16.03.2016 tarihinde kazaya karıştığının kabulü halinde davacı aracında meydana gelen hasarın 9.450,00 TL olduğu, aracın satılmış olması nedeniyle değer kaybının olmadığı belirtilmiştir.
Prof Dr...., Prof. Dr....ve Öğr.Üyesi ...'nın 27.09.2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Davacı aracı ile ... plakalı aracın 16.03.2016 tarihinde kazaya karışmadığı, bu nedenle hasarın kazayla uyumlu olmadığı, dava dışı ... plakalı aracın 16.03.2016 tarihinde... plakalı aracın sol ön kısmıyla kazaya karıştığı dikkate alındığında, ... plakalı araçta meydana gelen hasarın bir gün içinde onarımının mümkün olmayacağı, bu nedenle bu aracın 17.03.2016 tarihinde yeniden kazaya karışmasının mümkün olamayacağı, aynı aracın 2. Kazadan 1 gün sonra 18.03.2016 tarihinde 1.250,00 TL bedelle hasarlı vaziyette satıldığı dikkate alındığında, aracın 1 günde tamir edilmesi mümkün olmadığından ... plakalı aracın tamir edilmeden hurda haliyle satılmış olduğu, ... plakalı aracın her iki kazada hasarlı vaziyette çekilmiş fotoğraflarının olmadığı, dosyadaki deliller çerçevesinde ... plakalı aracın 16.03.2016 ve 17.03.2016 tarihli kazalara karıştığının ispatlanamadığı, Mahkemenin davacı aracının 16.03.2016 tarihinde ... plakalı araç ile kazaya karıştığının kabulü halinde davacı aracında meydana gelen hasarın 9.450,00 TL olduğu, aracın hurda haliyle satılmış olması nedeniyle bir değer kaybının söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında, öncelikle kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığının irdelenmesi meselesinin fizik kurallarına göre yapılacak bir inceleme neticesinde mümkün olduğu, bu hususun özel ve teknik bilgi gerektirdiği ve otomotiv alanında uzman makine mühendisi bilirkişilerce yapılması gerektiği aşikardır. Bilirkişi tarafından bilimsel olarak bir hususun iddia edilen şekilde gerçekleşmediği tespit ediliyorsa artık bunun aksinin yine bilimsel bir veriye dayanarak iddia edilmesi ve hatta ispatlanması gerekir. Kişilerin trafik kazası sonucu birlikte düzenledikleri tutanağın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı ancak bilimsel veriler eşliğinden yapılacak bir inceleme ile mümkündür. Sigorta şirketlerinin her kaza olduğunda tutanak düzenlenirken sigortalısının yanında bulunması hususu gerçekten pek uzaktır. Bu durumda mahkemece yapılan muhakeme zaten sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın sürücüsünün eylemi ile oluşan zarar arasında uygun illiyet bağının olup olmadığının bilimsel veriler eşliğinde tespit etmekten ibarettir. Yani 6098 sayılı yasanın 49 maddesi şartlarının oluşup oluşmadığının tespitinden ibarettir. Kaza ile hasar uyumlu değilse failin meydana gelen zarardan uygun illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle sorumlu tutulmaması gerekir. Sigorta şirketinin bu hususu somut delillerle ispat etme yükümü altında olduğunun kabulü 6098 sayılı yasanın 49. Maddesine, 6100 sayılı yasanın 266 vd maddelerine aykırılık teşkil eder. Zira mahkemece alınan ve bilimsel veriler eşliğinde hazırlanan rapor zaten somut bir delil olduğu gibi, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığının başkaca bir ispatı da mümkün değildir. Hal böyle iken davacı tarafı kaza ile hasarın uyumlu olduğuna dair soyut beyanları dışında aksini ispata yarar bilimsel bir veriye dayanan delil sunmadığı anlaşılmakla, yani kazanın hasar ile uyumlu olduğuna dair ispat yükünü yerine getirmediği anlaşılmakla ve ayrıca davalı sigortalısı aracın sürücüsünün eylemi ile davacı aracından meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmakla ana davanın ve ana dava ile birlikte yürütülen birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Mahkememiz... Esas sayılı dosyası yönünden DAVANIN REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 341,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 85,65 TL harcın davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-)Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası ile birleşen... Karar sayılı dosyası yönünden DAVANIN REDDİNE,
4-)Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 34,16 TL harçtan mahsubu ile bakiye 393,44 TL harcın davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-)Mahkememiz ana dosyasında ve birleşen dosyada yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
6-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...tan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacı ...tan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.