mahkeme 2022/428 E. 2023/749 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/428

Karar No

2023/749

Karar Tarihi

6 Ekim 2023

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/428
KARAR NO : 2023/749
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 31/05/2022
KARAR TARİHİ : 06/10/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, cari hesap ekstrelerine konu faturanın tahsil edilememesi üzerine davalı aleyhine Çeşme İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile faturadan kaynaklı cari hesap ekstresine konu alacak için icra takibi başlatıldığını, ancak davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini, davalı şirketin davacıya olan borcuna gerekli davacı tarafından düzenlenen ve davalı şirket tarafından süresi içerisinde itiraz edilmemiş fatura ile gerekse de hesap ekstresi ile sabit olduğunu, söz konusu borcun mevcut olduğunun sunulan belgelerle sabit olmasına karşın davalının borcu ödememekte ısrar ettiğini beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamıma, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında akdi herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, kaldı ki faturanın düzenlenmesinin de malların teslim edildiğinin ispatına yeterli ve elverişli olmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da düzenlenen faturaya 8 günlük sürede itiraz edilmediği takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğduğu, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına taşımadığı, uyuşmazlık halinde işin yapılmış olduğunun kanıtlanması gerektiğinin kabul edildiğini, davalı ile davacı yan arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, düzenlenen faturanın malların ya da hizmetin teslimine ispata elverişli olmadığını, davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde davalının davacıya borçlu olmadığının açıkça görüleceğini, 16.07.2022 tarihli faturanın her ne kadar davalı adına kesiliş ise de davalının TAPDK satış belgesinin olması sebebiyle bahse konu faturanın davalı şirket adına kesildiğini, ancak söz konusu alkollü içecekleri davalının değil ... Tur. Otelcilik Tic. Ltd. Şti.'nin satın aldığını ve kullandığını, bahse konu alkollü içeceklerin müvekkili şirket tarafından kullanılmadığı ve davalı şirketin taraf sıfatı bulunmadığının açıkça ortada olduğunu beyanla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
-13/02/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu,
-24/07/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu,
-Çeşme İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası,
-Tüm dosya münderecatı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Mali Müşavir ...'ın 13/02/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacının incelenen 2020 yılı ticari defterlerinin kendi adına delil vasfına haiz olduğu, davacının düzenlemiş olduğu ve irsaliye yerine de geçen dava konusu fatura üzerinde fatura muhteviyatı ürünlerin teslim alanı olarak ... Turizm Otelcilik Tic. Ltd. Şti. kaşesi ve kaşe üzerinde imza bulunduğu, davalı tarafından, şirketinin TAPDK belgesinin olması sebebiyle söz konusu faturanın şirketi adına düzenlendiği, fatura muhteviyatı ürünlerin... Turizm Otelcilik Tic. Ltd. Şti. tarafından satın alınarak kullanıldığının beyan edilerek, dava konusu faturanın şirketi adına düzenlendiğinin kabulünde olduğu, dosya içerisinde davacının düzenlediği faturaya, davalının itiraz ettiğine dönük bir belgenin mevcut olmadığı beyan edilmiştir.
SMMM ...'ın 24/07/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davalının 2020-2021 yıllarına ait yevmiye defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. Ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. Maddesi uyarınca 2020-2021 yılları yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı, davacının davalıya düzenlediği 17.07.2020 tarih... nolu KDV dahil 4.648,10 TL tutarındaki faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının düzenlemiş olduğu ve irsaliye yerine de geçen dava konusu fatura üzerinde fatura muhteviyatı ürünlerin teslim alanı olarak... Turizm Otelcilik Tic.Ltd.Şti. Kaşesi ve kaşe üzerinde imza bulunduğunun yazılı olduğu, bilirkişinin imzalı faturayı davacı ticari defterlerinin incelenmesi sırasında görmüş olabileceği ancak dosya kapsamında yapılan incelemede davaya konu fatura üzerinde teslime ilişkin raporda bahsedilen ... Turizme ait kaşe ve imzanın olmadığı, davaya konu fatura içeriği malın ... Turizme teslim edilip faturanın TAPDK belgesi nedeniyle davalı şirkete düzenlenmesinde faturanın tek başına hukuki bir sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin kararın mahkemece verilebileceği tespit edilmiştir.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesinde itirazın iptali aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
İtirazın iptali
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
6100 sayılı yasanın 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Hukuki dinlenilme hakkı
MADDE 27- Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.
6100 sayılı yasanın ispat hakkı ve ispat yüküne ilişkin hükümleri aşağıdaki gibidir.
İspat hakkı
MADDE 189- Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir.
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.
Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.
İspat yükü
MADDE 190- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
Hukuki dinlenilme hakkı, çekişmeli veya çekişmesiz bütün yargılama işlemleri ve icra ve iflas takipleri, tahkim , geçici hukuki korumalar, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ve benzeri bütün iş ve işlemler bakımından geçerli bir ilkedir. 6100 sayılı yasada adil yargılanma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak ispat hakkı sınırlarıyla birlikte düzenlenmiştir. İspat hakkı, iddia ve savunmanın delillendirilmesini ve mahkemenin, yasal engel bulunmadıkça bu delilleri inceleyerek değerlendirmesi zorunluluğunu içerir. İspatın konusu vakıalardır. Vakıalar dışındaki hususlar ispatın konusu olamaz. Delilin, o vakıa hakkında dinlenebilir delil olup olmadığına Hakim karar verir. İspatın konusunu oluşturan vakıalar, uyuşmazlığı çözümünde etkili olabilecek, tarafların üzerinde anlaşamadıkları, çekişmeli vakıalar olmalıdır. Herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Çekişmeli sayılmadıkları için de ispata konu edilemezler. Her davada olduğu gibi, itirazın iptali davalarında da ispat yükü büyük önem taşır. Kendisine ispat yükü düşen taraf bunu yerine getirmezse, açtığı ya da aleyhine açılan davayı kaybeder. 4721 sayılı yasanın 6. Maddesine göre; ”kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davalarında, davacının davalı ile aralarında mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi ve buna dayanarak borcun varlığını ispat etmesi bu yönde delil göstererek ispat hakkını kullanması gerekir. Bu davalarda davalı ise borcunun olmadığını yahut ödediğini, borcu bulunmakla birlikte maddi hukuka ilişkin ya da usul hukukuna ilişkin sebeplerden dolayı borcu ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, kendisinin, davacının iddia ettiği ilgili hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gibi hususları ispat etmek bu yönde savunmalarını delillendirmek zorundadır.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereğince itirazın mahkemede iptali için alacaklının adi(ilamsız genel) haciz yoluyla takibe veya kambiyo senetlerine dayanan haciz yoluyla takibe ya da taşınır yahut taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe girişmiş olması gerekir.
İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir.
İtirazın iptali davası, borçlunun itiraz etmiş olduğu takip konusu alacağın tahsiline yönelik bir eda davasıdır. Mahkemenin dava sonucunda vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Bundan dolayı davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmediği, itiraz sebeplerini de itirazın iptali davasında ileri sürebilir.
İtirazın iptali davasının açılacağı; itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre, dava şartlarından ve hak düşürücü süre niteliğinde olup, resen dikkate alınması ve 2004 sayılı yasanın 19. Maddesi hükmüne göre hesaplanması gerekir.
İtirazın iptali davasında davalı borçlu dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde vereceği cevap dilekçesinde evvelce ödeme emrine itiraz ederken ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı, ödeme emrine itiraz ederken mevcut olduğu halde ileri sürmediği itiraz sebeplerini de ilk defa itirazın iptali davasında verdiği cevap dilekçesinde ileri sürebilir.
İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz.
Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.
İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.
İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.
İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. İcra inkar tazminatı, anapara üzerinden hesaplanır. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.
Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür.
Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Son olarak davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
İtirazın iptali davasının reddi halinde ise, davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, davalının cevap dilekçesinin talep sonucunda icra inkar tazminatı talep etmeli, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun sabit olması gerekir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt ise bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması
MADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasındaki satış sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı tarafça düzenlenen fatura alacağına ilişkin davalı tarafın borçlu olup olmadığı ve davalının alacağın ödenmesinden sorumluluğunun bulunup bulunmadığı yönünde uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır. Taraf defterlerinini incelenmesi neticesinde her iki tarafın defterinin de kanuni şartları taşıdığının tespit edildiği görülmüştür. Davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde üzerinde yapılan incelemede, satışa konu malların dava dışı üçüncü kişi konumundaki şirkete teslim edildiğinin tespit edildiği, ancak faturanın davalı şirket adına düzenlendiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davalı tarafın malın kendisine teslim edilmediği, ancak faturanın malları teslim alan şirketin TAPDK satış belgesinin olmaması sebebiyle kendi adlarına düzenlendiğini cevap dilekçesinde beyan etmiştir. Bu beyan ile davalı tarafın malların teslim edildiği dava dışı şirket ile ticari birlikteliğinin olduğu, yasanın aradığı satış belgesi şartını dolanmak amacıyla faturaların kendi adına kesildiğini zımni olarak ikrar ettiği anlaşılmaktadır. Ancak ilgili satış belgesinin olmaması sebebiyle faturanın kendi adına kesilmesi ve asıl borçlunun dava dışı şirket olduğu yönündeki savunmaların davacı açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır. Bu savunma davalı ve dava dışı şirketin aralarındaki iç ilişki olup davacıya karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Zira pekala davacı tarafça satış yapıldıktan sonra teslimin davalının istediği bir yere ya da kişiye yapılması mümkündür. Satış işlemi yapıldıktan sonra teslimin yapılacağı yerin belirlenmesi işi kural olarak davalı tarafı ilgilendiren bir husustur. Satın alan kişinin farklı olması ve teslim alanın farklı olması durumunun davacıya karşı bu sebeple ileri sürülme olanağı bulunmadığından bahisle davanın kabulüne ve alacak likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜNE,
2-Çeşme İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA,
3-Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 4.648,10 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gerekli 317,51 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 317,51 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 1.750,00 TL bilirkişi ücreti, 222,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplamda 2.373,71 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 4.648,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
06/10/2023

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim