mahkeme 2022/362 E. 2024/125 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/362

Karar No

2024/125

Karar Tarihi

9 Şubat 2024

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/362
KARAR NO : 2024/125
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 10/05/2022
KARAR TARİHİ : 09/02/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil 01.07.2021 tarihinde maliki olduğu ... plakalı 2017 model ... model araç ile İzmir İli ... sokak istikametinde ilerlerken; maliki ... kaza anında sürücüsü ... olan ... plakalı araç ...sokaktan... sokak istikametine kontrolsüz çıkarak müvekkilin aracına sağ yan tarafından çarptığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracı sevk ve idare eden ... bizce tam ve asli kusurlu olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulu SBM 'nin Kaza Tespit Tutanağı incelendiğinde sigorta şirketlerinin tamamı müvekkilin kusur oranının %100 olduğunu kanaat getirdiğini, karşı yan sigorta şirketi ise kaza da bizce asli kusurlu olan ... plakalı aracın ... nolu poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını tanzim eden şirket olup, müvekkile ait araçta meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, ZMMS sigortası açısından davalı ...Ş. ye tarafımızdan zorunlu Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak sonuç alınamadığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda davacı tarafın araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlemiş ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca davanın esasına girmeden doğrudan ve usulen reddi gerektiği, Kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 43.000,00-TL olduğunu, sigortalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu tevsik eden herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığını, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının, ayrıca 165.000 km'nin üzerinde olup olmadığının tespiti gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... dava dosyasında cevap dilekçesi sunmamıştır.
DAVA:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan hasar onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli istemine ilişkin tazminat davasıdır.
DELİLLER:
-23/01/2023 tarihli bilirkişi raporu,
-31/07/2023 tarihli bilirkişi raporu,
-Kaza tespit tutanağı,
-Hasar dosyası, sigorta poliçesi,
-Taraf dilekçeleri.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Adli Trafik Uzmanı ...ın 23/01/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ... görüş kısıtlı iken seyredip kavşakta ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... görüş kısıtlı iken seyredip kazadan aktif kaçınma davranışı sergilemediğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu tespit edilmiştir.
Otomotiv Uzmanı... in 31/07/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; 01.07.2021 tarihli kazaya bağlı olarak, dava konusu ... plaka sayılı araçta kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 33.658,00.-TL (KDV Dahil) hasar meydana geldiği, bahse konu ... plaka sayılı araçta; kaza tarihi itibariyle 20.000.,00.-TL değer kaybı meydana gelebileceği, davaya konu hasarlı ... plaka sayılı aracın mevcut hasarı dikkate alındığında, makul tamir süresinin düzenli ve sistemli bir çalışmayla 10 iş günü olduğu, yapılan piyasa araştırmaları neticesinde aynı donanım ve teknik özelliklere sahip bir aracın kaza tarihinde günlük kiralama bedelinin 250,00.-TL olduğu, buna göre aracın onarımı süresince ikame araç bedelinin 2.500,00.-TL olabileceği tespit edilmiştir.
Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı ... Şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketine başvuru evrakının tebliğ tarihine dair dosya da herhangi bir evrak bulunmadığından bahisle sigorta şirketinin faiz yükümlülüğünün dava tarihinden itibaren başlayacağı anlaşılmıştır.
6098 sayılı yasanın 54.maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile tedavi giderleri de bu zarar türleri arasında yer almaktadır.
Bedensel zarara uğrayan kimse, çalışma gücünü sürekli veya geçici olarak yitirmesinden ve ileride edineceği kazançtan yoksun kalmasından doğan zarar ile bütün giderlerini isteyebilir. Çalışamamaktan kaynaklanan zarar ise geçici iş göremezlik nedeniyle olabileceği gibi; sürekli iş göremezlik biçiminde de olabilir. Geçici iş göremezlik zararı, zararı görenin yaptığı iş ve gelir durumu itibariyle iyileşme süresinde elde edemediği kazançtan ibarettir. Sürekli iş göremezlik zararı ise beden gücü kaybına uğrayan kişinin, zarar görmeden önce yapmakta olduğu iş için daha fazla bir güç (efor) harcaması nedeniyle doğan zarardır.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir. Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir, Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Bu bilgiler ışığında; ... plaka sayılı aracın sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 84/1-h, 57/1-a, 52/1-b hükümlerini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plaka sayılı aracın sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 52/1-b hükmünü ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumunda etken olduğuna ilişkin adli trafik bilirkişisince rapor düzenlenmesine karşılık, dosya içeriğinden kazanın oluşuna her iki aracın sevk ve idare eden sürücünün aracının hızı sebebiyle etki ettiğine, yani kazanın araçların hızları sebebiyle oluştuğuna dair somut bir verinin bulunmadığı anlaşılmakla kazanın ışıklı işaret cihazına uymamaktan kaynaklı geçiş önceliğine aykırı hareket etmenin sonucu olduğu anlaşılmaktadır.Hukuki sorunların en yetkin kişisi hakimdir. Hukuk kurallarını resen araştırarak bulmak, yorumlamak ve olaya uygulamak hakimin asli işidir. Hakim, hukuki sorunun çözümüne ilişkin incelemeyi bizzat kendisi yapmak zorunda olan ve bunu yapabilecek yegane kişi konumundadır. Hakimin hukuki bilgisiyle aydınlatamadağı bilimsel ve teknik meseleleri açıklığa kavuşturmak, bu tür meselelerden mahkemeyi bilgilendirmek amacıyla alanında uzman olması cihetiyle bilgisine başvurulan bilirkişi görüşünün takdiri bir delilden ibaret olduğu ve mahkemeyi bağlamayacağı kuşkusuzdur. Hakim, bilirkişi raporunun yeterliliğini, raporda açıklanan görüşün itibar edilebilirliğini ve dayandığı olguları göz önünde bulundurarak hükme esas alınıp alınmayacağının serbestçe değerlendirir ve takdir eder. Türk Dil Kurumuna göre kusur bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda hukuki olarak kusuru eylemde bulunanın eylemini bilerek ya da kanunda düzenlenmiş olmak şartıyla bilmeyerek hukuka ve kanunda açıkça düzenlenmek kaydıyla ahlaka aykırı olarak dış dünyaya yansıtması olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda kusurun bir hukuk ya da ahlak kuralına ihlal niteliğinde ortaya çıktığını kabul etmek ve bu konudaki yapılacak değerlendirmeyi hakime bırakmak gerekecektir. Zira kusurun değerlendirilmesi bu anlatılanlar ışığında teknik değil, hukuki bir konudur. Normatif bir değerlendirme gerektiren kusurluluk, ancak olay hakimi tarafından yapılabilir. Bundan ötürü kusurluluğun matematiksel olarak ifadesi mümkün değildir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapamaz. Kusurun belirlenmesinde ve derecelendirilmesinde hayat deneyimleri ve genel tecrübelerle elde edilen ve hukuk dogmatiğinde kabul edilen ölçütler ağır ve hafif kusur tanımlarıdır. Hakimin kusurlu davranışı belirledikten sonra ağır ve hafif kusur için kabil edilmiş ölçülere göre kusuru değerlendirmesi gerekir. Mahkemenin önüne gelen somut olayda bi değerlendirmeyi yaptıktan sonra ortada zarar görenin kusuru ve varsa ağır ve hafif kusur ölçülerinden hareketle ve hakkaniyet ölçülerinde kusurlu davranışta bulunan tarafın sorumlu tutulacağı oranı belirleyip sonucuna göre karar vermesi gerekir. Hakimin, kusur durumunu belirlemek için uzmanından ihtiyaç duyduğu teknik bilgileri aldıktan sonra, gerekçesinde tartışarak kusurun ağırlığını vicdani kanısına göre kendisinin belirlemesi gerekir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. 6098 sayılı yasanın 74. Maddesinde haksız eylemin kusur öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölümdür. Birincisi kusurun bulunup bulunmadığına, ikincisi kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye ilişkindir. Kusurun varlığını araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede tam bağımsız kılınmıştır. 6100 sayılı yasanın 266. Maddesine göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır. Hal böyle olunca kazanın oluşumuna ilişkin olarak yalnızca ... plaka sayılı aracın sürücüsünün 2918 sayılı yasanın kavşaklarda geçiş önceliğine uyma kuralına aykırı hareket etmek suretiyle kazanın oluşumuna etki ettiği anlaşılmaktadır. Bundan ötürü davacı aracını kullanan sürücünün kazanın oluşumuna etki eden bir fiilinin bulunmadığına mahkememizce kanaat getirilmiş, davacının aracında meydana gelen zarar ile ... plaka sayılı aracı kullanan sürücünün ihlal içeren ve kazaya etki eden davranışları arasında uygun illiyet bağının olduğu anlaşılmıştır. Otomotiv bilirkişisince orijinal parça kullanmak suretiyle davacının aracında meydana gelen hasar onarım bedeli, kaza öncesi ikinci el piyasa rayici ile kaza sonrası ikinci el piyasa rayici arasındaki fark belirlenmek suretiyle değer kaybı bedelinin tespiti, aracın onarımda geçireceği süre dikkate alınmak suretiyle ikame araç bedeli dosya kapsamına uygun surette hesaplanmış davanın kabulüne ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)33.658,00 TL hasar onarım bedelinin davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer Davalılar ... ve ...'den 01/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-)9.342,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... şirketinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer Davalılar ... ve ...'den 01/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-)Bakiye 10.658,00 TL değer kaybı bedeli ile 2.500,00 TL ikame araç bedelinin Davalılar ... ve ...'den 01/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-)Alınması gerekli 3.856,15 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 959,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 1.039,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.816,45 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYIDANA,(Davalı ... şirketinin sorumlu olduğu miktar 2.140,50 TL'dir)
6-)Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 959,00 TL ıslah harcı, 571,90 TL keşif harcı, 280,00 TL keşif araç ücreti, 2.400,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 775,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplamda 5.148,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, (Davalı ... şirketinin sorumlu olduğu miktar 3.912,51 TLdir)
7-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-)Karar kesinleştiğinde artan gider ve delil avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/02/2024
Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim