mahkeme 2021/933 E. 2023/752 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/933
2023/752
6 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/933
KARAR NO : 2023/752
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 14/12/2021
KARAR TARİHİ : 06/10/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... tarafından yapılan incelemelerde 6360 sayılı Büyükşehir Belediye Yasasına istinaden İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içine dahil olan ve İzsu İdaresinin görev, yetki ve sorumluluk alanına giren İzmir ili Dikili İlçesi... ve Tic. (Vergi No: ...) adına kayıtlı... (İlçe Aktarım Abone No:...) numaralı su aboneliğinin 29.03.2014 tarihinde Dikili Belediyesi tarafından ... sayaç seri numarası 306 m3 endeks ve 185,11.-TL +14,65.-TL KDV toplamında 199,76.-TL (gecikme cezası hariç) borcun İdarenin sistemlerine aktarıldığının, 29.03.2014-16.01.2015 tarihleri arasında 293 günde (İlk endeks:306 – Son endeks:460) 154m3 tüketim kaydedildiğinin, Mart/2015 döneminde ve Ekim/2015 döneminde sayaç yerinin kilitli olduğunun, Aralık 2015 ile Mayıs 2017 dönemleri arasında 0 m3 tüketim kaydedildiğinin ve bu dönemlerde herhangi bir borç tahakkuk ettirilmediğinin,... İdaresinin Su, Atıksu Abonelik Sözleşmesinin 11. maddesinde Abone; “... Genel Müdürlüğü’nün personel tanıtım kartını taşıyan görevlilerinin kendilerine verilen iş emirleri doğrultusunda, su sayaçlarının bulunduğu yere kadar bina veya bahçe içerisine girip tesisatı ve sayacı kontrol etmesini, sayacı sökmesini, değiştirmesini veya suyu kesmesini kabul ve taahhüt etmektedir.” denildiğinin, 13. maddesinin e bendinde ise; “Abonenin itirazı veya ...’ nun gerekli gördüğü hallerde değiştirilerek kontrole alınan sayaçlardan, her yıl Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirlenerek Resmi Gazetede yayımlanan test ve tamir ayar ücreti alınır.” denildiğinin, İzmir ili Dikili İlçesi...adresinde ... Mühendislik İnşaat Taahhüt ve Tic. adına kayıtlı ... numaralı su aboneliğine bağlı bulunan... seri numaralı sayacın Temmuz, Ağustos, Eylül/2017 dönemlerinde endeksinin okunamadığının tespit edilmesinden dolayı Bakırçay Bölgesi Şube Müdürlüğü’ nün Dikili Abone Hizmet Birimi Açma Kesme Servisi yetkili personellerince 28.09.2017 tarihinde ... seri numaralı sayacın... seri numaralı sayaç ile değiştirildiğinin ve ... seri numaralı sayacın Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’ ne teste gönderildiğinin, yapılan test neticesinde sayacın 555 m3 son endeks ile sağlam olduğunun bildirildiğinin, sayacın sağlam olması neticesinde de 38,00.-TL branşman hizmeti tahakkuk ettirildiğinin, İzmir... İcra Müdürlüğü’ nün ...E. sayılı icra takip dosyasıyla davalıya gönderilen ödeme emrine 30.12.2020 tarihinde davalı tarafından itiraz edildiğinin, icra takibinin de bundan sonra durduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı dilekçesinde yer verilen ve ödenmediği iddia edilen hiçbir fatura borcundan sorumluluklarının bulunmadığının, davalı şirketin fatura borçlarına konu yerde ... Elektrik Dağıtım AŞ. ile akdetmiş olduğu “ Yapım Sözleşmesi ” kapsamında Dikili Çandarlı ilçeleri ... Elektrik Dağıtım Şebekelerinde Arıza Onarım ve Bakım Hizmet İşini 16.01.2012 yılında devralındığının, cevap dilekçesinin ekinde sunulan hizmet işleri kabul tutanağından da anlaşılacağı üzere yapım işinin 15.11.2013 tarihindeki kesin kabule kadar sürdüğünün, davalı şirketin “ Yapım Sözleşmesi ” gereğince ilgili adresi de kullandığı süre boyunca abonelik gereği doğan bütün borçlarını da ödediğinin, kesin kabulün ardından .. Elektrik Dağıtım AŞ.’ nin yapım işinin başkaca bir firmaya devredildiğinin, davalı şirketin işbu dava konusu su faturası borçlarından sorumlu tutulamayacağının hizmet işleri kabul tutanağı ile de ispatlandığının, davacının dilekçesinde abonelikten kaynaklı su borcu olduğunu iddia ettiği dönemler ile kesin kabulün yapıldığı tarih gözetildiğinde davalının ilgili dönemlerde aboneliğe ilişkin adreste bulunmadığının izahtan vares olduğunun, kesin kabulün yapılmasının ardından davalı şirketin aboneliğe ait adreste bulunmasının ve su kullanmasının mümkün olmadığının, işbu nedenlerle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğinin, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Sayın Mahkemenizce aksi kabul edilse dahi davalı şirketin 15.11.2013 tarihinde kesin kabul ile birlikte işi devretmiş olduğunun, devir hükümleri gereğince talep edilen dönemlerin tümünden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığının, Sayın Mahkemenizce inceleme yapılırken kesin kabulün ardından su aboneliğinin olduğu adresin de boşaltıldığının göz önünde bulundurulmasının talep edildiğinin, davacının dilekçesinde kanuni dayanaklarına da göstererek ikrar etmesine rağmen hiçbir haklı gerekçesi olmaksızın suyu kesmekten imtina ettiğinin ve davalıya borç tahakkuk ettirildiğinin, dava dilekçesinde ihmalen suyun kesilmediğinin kabul edildiğinin, davacının kendi kusuru nedeniyle aboneliğin sona erdirildiğinin, davacının ihmali hareketi ile sebebiyet verdiği borcu suyu kullanmadığının yazılı delillerle sabit olan davalı şirkete tahakkuk ettirilmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığının, davacının tamamen kendi ihmali nedeniyle aboneliğin iptali işlemlerini gerçekleştirmemiş olup haksız bir şekilde de tahakkuk edilen borcun KDV ve faizinin de davalıdan talep edildiğinin, “Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamaz.” ilkesi gereğince davacının kusurlu eylemlerinin sonucundan faydalanmamasının gerektiğinin, davacı her ne kadar icra inkar tazminatı talebinde bulunsa da açıklanan nedenlerle hukuka aykırı bir biçimde başlatılmış olan İzmir ...İcra Müdürlüğü’ nün ...Esas sayılı icra takibine haklı sebeplerle itiraz edildiğinin, bu nedenle de icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
SMMM ...'nün 12/09/2022 Tarihli Bilirkişi Kök Raporunda; Davacının; 25.11.2020 takip tarihi itibariyle dava dosyasındaki mevcut belgelere göre davalıdan 5.079,58.-TL alacağının olduğu, davacı ... tarafından 15.11.2013 – 29.03.2014 tarihleri arasında ilgili ... numaralı abonenin herhangi bir tüketimi olup olmadığı ile ilgili su tüketim tahakkuk bilgileri dökümünü ve ilgili döneme ait borçların otomatik ödeme talimatı var ise hangi hesaptan ödendiği yani tahsilat türünü de içeren bilgi ve belgeleri sunması gerektiği, davalının ilgili dönemlerde yani 15.11.2013 tarihinde işin bitirildiği tarihten sonra ... numaralı su aboneliğine ait tüketimlerinin kendisi tarafından yapılmadığını kanıtlayabilmesi için işin bitirildiğine dair işbu tutanak dışında İzmir ili Dikili İlçesi İsmetpaşa Mahallesi... adresini terk ettiğine dair ortaklar kurulu kararı, vergi dairesi yoklama tutanağı gibi diğer kanıtlayıcı belgeleri de sunması gerektiği, ancak bu belgeler sunulsa bile abonelik sonlandırılmadığı sürece abone olan kişi veya kanuni mirasçıların yani davalının tahakkuk eden borçtan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak olup su tüketimini ilgili aboneliği kullanarak yapan üçüncü kişi kurum ya da şahısların da tespit edilmesi halinde müteselsil olarak sorumlulukları olacağı beyan edilmiştir.
SMMM ...'nün 19/06/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; Davacının, 25.11.2020 icra takip tarihiyle faize uygulanacak KDV oranı %18 olarak hesaplandığında anapara su borcu 2.563,57 TL artı 2.738,42 TL gecikme faizi artı 492,92 TL KDV toplamının 5.794,91 TL alacağının olduğu, faize uygulanacak KDV oranı %8 olduğunda ise alacağının 5.521,07 olduğu tespit edilmiştir.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesinde itirazın iptali aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
İtirazın iptali
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.)
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
6100 sayılı yasanın 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Hukuki dinlenilme hakkı
MADDE 27- Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.
6100 sayılı yasanın ispat hakkı ve ispat yüküne ilişkin hükümleri aşağıdaki gibidir.
İspat hakkı
MADDE 189- Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir.
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.
Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.
Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.
İspat yükü
MADDE 190- İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.
Hukuki dinlenilme hakkı, çekişmeli veya çekişmesiz bütün yargılama işlemleri ve icra ve iflas takipleri, tahkim , geçici hukuki korumalar, alternatif uyuşmazlık çözüm yolları ve benzeri bütün iş ve işlemler bakımından geçerli bir ilkedir. 6100 sayılı yasada adil yargılanma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak ispat hakkı sınırlarıyla birlikte düzenlenmiştir. İspat hakkı, iddia ve savunmanın delillendirilmesini ve mahkemenin, yasal engel bulunmadıkça bu delilleri inceleyerek değerlendirmesi zorunluluğunu içerir. İspatın konusu vakıalardır. Vakıalar dışındaki hususlar ispatın konusu olamaz. Delilin, o vakıa hakkında dinlenebilir delil olup olmadığına Hakim karar verir. İspatın konusunu oluşturan vakıalar, uyuşmazlığı çözümünde etkili olabilecek, tarafların üzerinde anlaşamadıkları, çekişmeli vakıalar olmalıdır. Herkesçe bilinen vakıalar ile ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Çekişmeli sayılmadıkları için de ispata konu edilemezler. Her davada olduğu gibi, itirazın iptali davalarında da ispat yükü büyük önem taşır. Kendisine ispat yükü düşen taraf bunu yerine getirmezse, açtığı ya da aleyhine açılan davayı kaybeder. 4721 sayılı yasanın 6. Maddesine göre; ”kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davalarında, davacının davalı ile aralarında mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi ve buna dayanarak borcun varlığını ispat etmesi bu yönde delil göstererek ispat hakkını kullanması gerekir. Bu davalarda davalı ise borcunun olmadığını yahut ödediğini, borcu bulunmakla birlikte maddi hukuka ilişkin ya da usul hukukuna ilişkin sebeplerden dolayı borcu ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, kendisinin, davacının iddia ettiği ilgili hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gibi hususları ispat etmek bu yönde savunmalarını delillendirmek zorundadır.
2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereğince itirazın mahkemede iptali için alacaklının adi(ilamsız genel) haciz yoluyla takibe veya kambiyo senetlerine dayanan haciz yoluyla takibe ya da taşınır yahut taşınmaz rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe girişmiş olması gerekir.
İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir.
İtirazın iptali davası, borçlunun itiraz etmiş olduğu takip konusu alacağın tahsiline yönelik bir eda davasıdır. Mahkemenin dava sonucunda vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Bundan dolayı davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmediği, itiraz sebeplerini de itirazın iptali davasında ileri sürebilir.
İtirazın iptali davasının açılacağı; itirazın alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre, dava şartlarından ve hak düşürücü süre niteliğinde olup, resen dikkate alınması ve 2004 sayılı yasanın 19. Maddesi hükmüne göre hesaplanması gerekir.
İtirazın iptali davasında davalı borçlu dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde vereceği cevap dilekçesinde evvelce ödeme emrine itiraz ederken ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı, ödeme emrine itiraz ederken mevcut olduğu halde ileri sürmediği itiraz sebeplerini de ilk defa itirazın iptali davasında verdiği cevap dilekçesinde ileri sürebilir.
İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz.
Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.
İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.
İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.
İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. İcra inkar tazminatı, anapara üzerinden hesaplanır. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.
Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür.
Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Son olarak davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
İtirazın iptali davasının reddi halinde ise, davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, davalının cevap dilekçesinin talep sonucunda icra inkar tazminatı talep etmeli, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun sabit olması gerekir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt ise bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı tarafın davalı hakkında su aboneliğinden kaynaklı olarak tahakkuk ettirilen faturayı ödememiş olması sebebiyle icra takibi başlattığı davalı tarafın icra takibine itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça itirazın iptalinin istenmesi üzerine, mahkememizce taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi ve... tarifeler yönetmeliğine göre davacı tarafça tahakkuk ettirilmesi gereken fatura bedelinin bilirkişi marifetiyle tespitinin yapılması istenmiştir. Davalı tarafça herhangi bir ödeme iddiasının bulunmadığı, ödemeye dayanak bir belge sunulmadığı tespit edilmiştir. Talep edilen asıl alacak miktarının doğru hesaplandığı, ancak asıl alacağa %18 üzerinden KDV uygulanması gerektiğinden bahisle ek bilirkişi raporu alınmış, davalı tarafça tahakkuk ettirilen faturanın sözleşme ve tarifeler yönetmeliğine uygun olduğu, alacağın da likit olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜNE,
2-İzmir ...İcra müdürlüğü ... (MTS) esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA,
3-Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 5.777,11 TL NİN %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gerekli 394,63 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 98,66 TL 'den mahsubu ile bakiye 295,98 TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 98,66 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 600,00 TL bilirkişi ücreti ve 119,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplamda 876,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 5.777,11 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
06/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.