mahkeme 2021/770 E. 2023/748 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/770

Karar No

2023/748

Karar Tarihi

6 Ekim 2023

T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/770
KARAR NO : 2023/748
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 25/10/2021
KARAR TARİHİ : 06/10/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı şirket hakkında 12/07/2021 tarihinde İzmir...İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takip dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını ve gönderilen ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğ edildiğini, ödeme emrine borçlu şirket yetkilisi ... tarafından 23/08/2021 tarihinde itiraz edildiğini ve İcra Müdürlüğünün kararı ile borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu,
Davalı şirket ile müvekkil şirket arasında 28/09/2020 tarihli ''... ile Hizmet Alan İş yeri Arasındaki İş yeri Hekimliği Sözleşmesi'' ve ''... ile Hizmet Alan İş yeri Arasındaki İş Güvenliği Uzmanlığı Sözleşmesi'' nin mevcut olduğunu,Sözleşme gereğince B Sınıfı İş güvenliği uzmanı ..., İş yeri Hekimi ... davacı şirketin çalışanı olarak davalı ve borçlu şirkete hizmet verdiğini,Davacı şirketin çalışanı olan ve davanın tarafları olan şirketler arasındaki sözleşme ile belirlenmiş B sınıfı İş güvenliği uzmanı ...,...İnşaat tarafından düzenlenen İş Güvenliği Toplantılarına katıldığını,...İnşaatın ilgili firma başlığı altında taşeronu olan şirketleri listelediği ve üstlendiği işleri gerçekleştirirken iş güvenliğini organize etmek maksatlı düzenlenmiş olan 09/10/2020 ile 09/02/2021 tarihleri arasındaki toplamda 9 toplantıya müvekkil şirketin çalışanı B sınıfı İş güvenliği uzmanı ... da katılmış ve ekte sunduğumuz toplantı tutanaklarından da görüleceği üzere ıslak imzaları ile davalı şirkete İş Sağlığı ve İş Güvenliği Hizmeti verildiğini,
22/10/2020 tarih ve 3.888,00 TL bedelli, 28/10/2020 tarih ve 3.070,00 TL bedelli, 27/11/2020 tarih ve 3.458,80 Tl bedelli, 28/12/2020 tarih ve 2.983,60 TL bedelli, 28/01/2021 tarih ve 3.934,00 TL bedelli, 25/02/2021 tarih ve 2.206,00 TL bedelli, 30/03/2021 tarih ve 2.962,00 TL bedelli toplamda 7 faturada davalı şirket tarafından söz konusu hizmetlerin alındığının görüldüğünü,
İddia etmek suretiyle davanın kabulüyle itirazın iptalini ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Dava konusu işin asıl muhatabı "... İnşaat Basın ve Yayın Elektrik Elektronik Gıda Otomotiv ve Nakliye San. Tic. Ltd. Şti." olduğunu,Gerek hizmeti esas alan şirket olması, asıl işveren olması, ileride doğabilecek bir rücu ilişkisi nedeni ile davanın...İnşaat Basın ve Yayın Elektrik Elektronik Gıda Otomotiv ve Nakliye San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihbarını talep ettiklerini,Dava öncesinde yürütülen arabuluculuk faaliyetine ilişkin olarak, son tutanakta davalı şirketin konu hakkında bilgilendirildiğine, usulüne uygun şekilde davet edildiğine dair tespit olmadığından, arabuluculuk faaliyetinin kanunun emrettiği şekilde yürütülmediği sabit olduğunu, bu nedenle hukuken kabul edilebilir bir arabuluculuk faaliyeti olmadığından davanın bu yönü ile de reddi gerektiğini,
Taraf şirketler arasında doğrudan bir hizmet alım ilişkisi söz konusu olmayıp, hizmeti alan taraf...İnşaat Basın ve Yayın Elektrik Elektronik Gıda Otomotiv ve Nakliye San. Tic. Ltd. Şti. Olduğunu, bu nedenle, iş bu davada müvekkilin taraf sıfatı olmadığından, öncelikle davanın bu yönü ile reddi gerektiğini,
Davacı yanın iddia ettiği şekilde yapılmış bir iş veyahut hizmetin söz konusu olmadığını,
Davacı yanca her ne kadar alacağa dair faturalara dayanılmış ise de, faturanın düzenlenmiş olması bir alacağın hak edildiğine veyahut iş/hizmetin gereğinin ifade edildiği anlamına gelmediğini, Davacı yanca verilmiş ve karşılığı ödenmemiş bir mal veyahut hizmet söz konusu olmadığını,
Davacı yanca düzenlenen faturaların usulüne uygun olup olmadığı ve müvekkile tebliğ edilip edilmediğinin ayrıca incelenmesi gerektiğini, Davacı yanın iddia ettiği şekilde bir alacağının olmadığını,
Savunmak suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların Kabulünde Olan Hususlar
Davacının davalı aleyhine icra takibine giriştiği, davalının hakkında girişilen takibe itiraz ettiği ve takibin itiraz üzerine durduğu tarafların kabulünde olan hususlardır.Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Noktaları
Yapılan arabuluculuk görüşmelerinin kanuna uygun olup olmadığı,Davacının davalıya işyeri hekimliği ve iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verip vermediği, Davacının iddia ettiği hizmeti vermiş olduğunu kabulü halinde davacının davalıdan olan alacağının miktarı,Davalının itirazında haksız olup olmadığı,Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusudur.
Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe :
SMMM ...'ın 18/04/2022 Tarihli Bilirkişi Kök Raporunda; tarafların ticari defterlerinin yasanın aradığı şartları uygun vaziyette tutulduğunun ve kendi içinde birbirini doğruladığının, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre takibe konu olan 7 faturadan 2 sinin kayıtlı olduğunu,, davacı defterlerinde yer alan 3.000,00 TL tutarında ödemenin davalı tarafça kendi defterlerine kayıt etmediğini, takip tarihi itibarıyla davalı defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 6.442,40 TL alacaklı olduğunun, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takibe konu olan 7 faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, bu faturaların toplam tutarının 22.502,40 TL olduğunun, davalı tarafça banka aracılığıyla yapılan ödemenin ticari defterlerde kayıtlı olduğunun, bu ödemenin mahsubu ile davacının 19.502,40 TL alacaklı olduğunun, davacının davalıyı temerrüde düşürmek için ihtar göndermediğinin, taraflar arasında imzalanan iş yeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı sözleşmelerinin bulunduğunun, iş güvenliği toplantı raporlarının 8 tanesinde sözleşmede adı geçen uzmanın imzasının olduğunun, 1 tanesinde sadece adının olduğunun, toplantı tutanakları ile takibe konu faturaların tarihlerinin aynı dönem olduğunun tespit edildiği,
SMMM ...'ın 22/03/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; Davacının 2020 yılında 4 adet fatura düzenlediğinin, bu faturalardan 10/2020 döneminde düzenlenen 2 faturanın Ba-Bs formu ile beyan etme sınırı olan kdv hariç 5.000,00 TL yi aştığının, diğer 2 faturanın beyan sınırını aşmadığının, 2021 yılında düzenlenen 3 adet faturanın da beyan sınırını aşmadığının, dolayısıyla Ba-Bs formu ile beyan edilmesinin gerekmediğinin, buna göre; davacı Bs Formları Üzerinde Yapılan İncelemede 2020 yılında düzenlenen ve Ba-Bs beyan sınırı içinde kalan 10/2020 döneminde düzenlenen 2 adet faturanın davacı tarafca Bs formu ile beyan edildiğinin, davalı Bs formları üzerinde yapılan incelemede 2020 yılında düzenlenen ve Ba-Bs beyan sınırı içinde kalan 10/2020 döneminde düzenlenen 2 adet faturanın davalı tarafca Ba formu ile beyan edilmediğinin, bu faturaların davalı taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığının tespit edildiği,
14.09.2023 tarihinde dava dışı şirkete yazılan müzekkere cevabına göre, 23.09.2020 ve 31.01.2021 tarihleri arasında taşeronluk ilişkisinin bulunduğuna dair belgelerin dosyamız arasına alındığı görülmüştür. Bu tarihler ile davaya konu hizmetin verildiği yönünde davacı tarafça sunulan toplantı tutanaklarının ve düzenlenen faturaların tarihlerinin aynı dönem olduğu anlaşılmıştır.
4721 sayılı yasanın 6. Maddesine göre; ”kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davalarında, davacının davalı ile aralarında mevcut olduğunu iddia ettiği hukuki ilişkiyi ve buna dayanarak borcun varlığını ispat etmesi bu yönde delil göstererek ispat hakkını kullanması gerekir. Bu davalarda davalı ise borcunun olmadığını yahut ödediğini, borcu bulunmakla birlikte maddi hukuka ilişkin ya da usul hukukuna ilişkin sebeplerden dolayı borcu ödeme zorunluluğunun bulunmadığını, kendisinin, davacının iddia ettiği ilgili hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gibi hususları ispat etmek bu yönde savunmalarını delillendirmek zorundadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Davalı taraf, davacının kendilerine davaya ve takibe konu edilen alacak iddiası sebebiyle hiçbir surette iddia edilen hizmeti vermediklerini, zımni olarak davacının iddiası yönünde bir ticari ilişkinin taraflar arasında bulunmadığını iddia etmiştir. Ancak davalı tarafın dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmelerde bulunan şirket kaşesi ve üzerindeki imzaya itiraz etmediği tespit edilmiştir. Ayrıca davalı defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı tarafça inkar edilen hizmete dair davacının düzenlediği iki adet faturanın defterlerde kayıtlı olduğu görülmüş, hatta kendi defterlerinde bile yer almamasına rağmen davalının davacı tarafa banka aracılığıyla ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Davalı tarafın savunmalarının kendi defter ve kayıtları ile sabit olmadığı davalı tarafça verilen hizmete dair iki adet faturanın davalı defterlerine işlendiği, ayrıca toplantı tutanaklarının mevcudiyeti ve davalı tarafça itiraz edilmediği görülmekle davacının hizmeti verdiği yönünde ispat külfetini yerine getirdiği, artık davacının ödeme olgusunu ispat etmesi gerektiği ancak davalının ödeme olgusuna dair bir iddiasının da bulunmadığı, bundan ötürü davalı tarafa yemin hakkının hatırlatılmasının da bir önemi olmadığı anlaşılmıştır. Tanık dinletme isteminin ise uyuşmazlığın miktarı dikkate alındığında yasaya uygun olmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir. Her ne kadar bilirkişi tarafından davalı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarına ilişkin şartları taşıdığı belirtilse de davacı tarafça verildiği kanıtlanan hizmete dair düzenlenen faturaların kayıtlı olmadığı, hatta kendi ödemesinin dahi kayıt edilmediği, bu haliyle davalı defterlerinin doğru kayıtlar içerdiğini kabul etmenin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Asıl alacak miktarı bakımından davacı defterlerine göre davacının 6100 sayılı yasanın 222. Maddesine göre 19.502.40 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca alacağın faturaya dayanması, likit olması, davacının hizmeti verdiğinin kanıtlamasıyla birlikte davalı tarafın itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davalı aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-İzmir ... İcra müdürlüğü ... esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE TAKİBİN 19.502,40 TL üzerinden DEVAMINA,
3-Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 19.502,40 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gerekli 1.332,20 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 297,26 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.034,94 TL nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafça yatırılan 297,26 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 750,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 91,25 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplamda 1.197,81 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 946,26 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 6.712,38 vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
9-1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2023
Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim