mahkeme 2020/131 E. 2024/478 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/131
2024/478
21 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/131
KARAR NO : 2024/478
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 24/02/2020
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı... Ürt. Paz. İç ve Dış. Tic. A.Ş arasında yarı mamul olarak teslim edilecek boya malzemelerinin dolum ve etiketlenmesinin yapılarak mamul hale getirilmesini takiben teslimi şartlarını içeren sözleşme bulunduğunu, sözleşme kapsamında 07.05.2019 tarih ve... 28.05.2019 tarih ve..., 27.05.2019 tarih ve..., 27.05.2019 tarih ve... 31.05.2019 tarih ve..., 08.05.2019 tarih ve..., 11.06.2019 tarih ve... irsaliye numaraları ile toplam 64.587KG yarı mamul boya malzemelerinin teslim edildiğini, yarı mamul ürünlerden 12.60GKG'lık kısmının mamul hale getirilerek davacıya teslim edildiğini, kalan ürünlerin teslim edilmediğini, davalıyı ifaya zorlama adına İzmir... Noterliği'nin 09.10.2019 tarih v... yevmiye numarası ile ihtarname gönderdiğini, davalı tarafından Beşiktaş... Noterliği'nin 15.10.2019 tarih ve... yevmiye numarası ile yarı mamul ürünlerin teslim alınmadığı yönünde cevap verildiği, davacı ile davalı arasındaki yazışmalardan, yarı mamul ürünlerin diğer daval... Ambalaj ve Kimya San. A.Ş'ye teslim edildiğini, davacı tarafından tedarikçilerden alınan formlarda ara hizmetlerin... Ambalaj... tarafından yerine getirileceğinin yazılı belge ile kayıt altında olduğunu, görüşmeleri yöneten... Ambalaj..şirketinin genel müdürü olduğunu, davalılar arasında fason üretim hizmetinin yapıldığını, davalı tarafından verilen cevabi ihtarnameye, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün 30.10.2019 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ürünlerin aynen iadesi, aksi takdirde ürün bedellerinin iadesini içeren ihtarname gönderildiğini, devamında 14.11.2019 tarih ve ... nolu 285.060,39TL'lik fatura düzenlendiğini, davalının 20.11.2019 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile faturayı kabul etmeyerek Beşiktaş... Noteri itiraz ettiğini, davacının ilgili faturayı İzmir... Noterliği 22.11.2019 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tekrar gönderdiğini, davalının bir kısım yaru mamul malları, mamul hale getirip teslim ettiğini, 135.848,92TL lik alacağın sözleşmenin 8. maddesi kapsamında takas-mahsup edildiğini, bakiye 149.21147TL alacağının kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.17. maddesine göre teslimi geciken mallarda her hafta için siparişin 962'si oranında cezai şart olduğunu, davalının başka alacaklılara olan borçlarından dolayı icra takipleri olduğunu, teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının adresini terk ederek ticari faaliyetine son verdiğini, teslim edilmeyen ürünlerin "..." markası ile el altında satılmaya çalışıldığını öğrenildiğini, bu nedenle bakiye 149.211,47TL'lik alacağın 14.11.2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, geç teslimden dolayı cezai şart olarak şimdilik 10.000,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, "...” markalı ürünlerin TTK 56VE 57/5 maddesi gereği ihtiyaten el konulması ve ve yediemine teslimine, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, sözleşmenin fesh edilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından başlatılan davanın haksız olduğunu, reddi gerektiğini, davacı iddialarının yerinde olmadığını, müvekkil şirkete yarı mamul mal teslim edilmediğini, yetkiye itiraz ettiklerini, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafça delil olarak sunulan belgelerin iddia edilen vaktayı ispata yeterli ve elverişli olmadığını, 12.696 kg mamul malın teslim edildiğini, fakat davacının ödemeyi yapmadığını, müvekkilin acz haline düştüğünü iddia ettiğini, oysa müvekkil acz halinde olmayıp, davacı şirkete tebliğ olunan İstanbul... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında müvekkil esasen gerçek borçlu olmadığı halde; müvekkil Şirket yetkilisi ...n taklit olunarak, borçlandırılmış olup, bu konuda müvekkil şirket İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... No'lu soruşturma sayılı şikayet dosyaları, İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...E sayılı imzaya itiraz dosyası, Anadolu... ASCM'nin... E sayılı dosyası, İstanbul Anadolu... No'lu Nitelikli Yağma Soruşturma dosyalarının olduğunu, davacı tarafa icra dosyasına ödeme yapmaması gerektiğinin bildirildiğini, 12.696 KG ürünün bedelinin kendisine gönderilmesini talep ettiğini, ancak davacının ödemeyi icra dosyasına yaptığını, davacının sevk irsaliyeleri ile 51.891 KG'lik yarı mamul ürünü teslim ettiğini beyan etse de; bu hususu ispatlayamadığını, yarı mamul ürünlerin teslim edilmediğini, tek taraflı düzenlenen sevk irsaliyelerinin delil niteliğinde olmadığını, taraflar arasındaki 27.05.2019 Tarihli sözleşmenin 2.15 maddesinde "nakliye ve boşaltma işleminin alıcının sorumluluğunda olduğunun" belirtildiğini, davacının, satışlarının kötü sonuçlanmasından kaynaklı, teslim etmediği malları teslim etmiş gibi göstermeye çalıştığını, müvekkilini borçlandırmaya çalıştığını, davacı tarafından düzenlenen 14.11.2019 tarihli kdv oranınında olmadığı ve tek taraflı oluşturduğu faturayı kabul etmediklerini, müvekkilin davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının müvekkilin parasını İstanbul ... İcra müdürlüğü'nün...a dosyasına ödediğinden dolayı müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, davacı tarafça sunulan çıktılarda müvekkilinin yarı mamul mal beklediğini, fakat davacının kötü niyetli dava açtığını, davacının "davalının elindeki ürünleri piyasaya sürdüğü” iddasının soyut ve gerçek dışı olduğunu, davacının ... A.Ş internet sitesinde teslim aldıkları ürünlerin görsellerini yayınladıklarını, ihtiyati tedbir taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkilin mal kaçırmasının söz konusu olmadığını, müvekkili elinde... markalı ürün bulunmadığını, sözleşmeden dönme ve sözleşmenin fesh edilmesi ayrı ayrı sonuçlar doğuran talepler olduğundan, davacı yanın"sözleşmeden dönme hakkının kullanılarak sözleşmenin feshedildiği” şeklindeki netice-i talebinin açık olmamasından dolayı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkiline atfedilecek kusur olmadığından gecikme tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın hem teslim ettiği iddiasında olduğu malların aynen iadesini hem de gecikme cezasının iadesini talep edebilmesi mümkün olmadığından, bu hakların kullanılması seçimlik hakların tek seferde kullanılması niteliğinde olduğundan, davacı tarafın usule aykırı taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
SMMM ...'ın 24/01/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı şirkete ait 2019 yılı yasal defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacı şirketin yasal defterlerinin kanuni süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının yasal defterlerine göre; dava tarihi olan 24.02.2020 tarihi itibariyle davacının davalı ... ÜRETİM PAZ.İÇ VE DIŞ TİC.A.Ş.'den 149.211,47 TL alacaklı olduğu, davacının yasal defterlerine göre; diğer davalı... AMBALAJ VE KİMYA SAN.TİC.A.Ş. İle arasında ticari ilişki bulunmadığı, anılan şirketten alacağı yada anılan şirkete borcunun bulunmadığı, dava dilekçesine ekli olan sevk irsaliyeleri ile mail yazışmalarının; ... AŞ. adına... Ambalaj AŞ'ne fason üretim yapılması için yarı mamul tevdi edildiği, kalan 51.891 kg ürünün sözleşmede belirtilen şekilde mamul hale getirilmediği yönündeki iddiaları desteklemediği tespit edilmiştir.
SMMM....'ın 19/06/2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davalı tarafa ait 2019-2020 yılları ticari defterlerinden Yevmiye ve Defter-i Kebir elektronik ortamda tutulan defterler olup, defter beratlarının elektronik ortamda ve yasal sürede oluşturulduğu, yine envanter defterinin de yasal süresi içinde noter tarafından tasdik edildiği, Davalı ticari defterlerinde, 2019 hesap sonu itibari ile davacı taraftan 247.877,18TL alacaklı gözüktüğü, davacı tarafça, davalının (...) borçlu olduğu İstanbul İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından, kendisine gönderilen Birinci Haciz İhbarnamesine istinaden ilgili icra dosyasına davalı adına toplamda |12.028,86TL ödeme yaptığı, davalının iş bu ödemeyi 2020 yılında muhasebeleştirdiği ve davacının toplam borcu olan 247.877,78TL'den mahsup ettiğinde, davacının, davalıya 135.848,92TL borçlu gözüktüğü, dosyaya sunulan sevk irsaliyelerinde, davalıya gönderildiği iddia edilen ürünleri teslim alanın adı soyadı ve imzasının bulunmadığı, dosyaya sunulan elektronik posta yazışmalarında, davalıya teslim edildiği iddia edilen ürünlerin teslim edildiğine dair açık, anlaşılır ve somut verilere ulaşılamadığı, davacı tarafça, davalı adına e-fatura sisteminden kesilen 14.11.2019 tarihli ve... nolu 285.060,39TL'lik faturanın davalı kayıtlarında görülmediği, davalı tarafça TTK'nin 21. maddesine göre yasal sürede ilgili faturaya itiraz edildiği tespit edilmiştir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı... ile davalı ... arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu ve sözleşmenin konusunun davalının yarı mamul olarak teslim aldığı ürünleri mamul hale getirme ve ambalajlama yaparak teslim etmek olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilince bir kısım yarı mamul ürünleri teslim edildiği ve bunun mamul hale getirilerek teslim alındığı dava dilekçesinde belirtilmiş, davalı ... tarafından da bu husus kabul edilmiştir. Tarafların kabulünde bulunan hususlar ispata muhtaç olmadıklarından bu hususta mahkemece ayrıca bir araştırma yapılmamıştır. Ancak dava dilekçesin teslim edildiği iddia edilen 51.891 kg yarı mamul ürünün mamul hale getirilmediği iddia edilmekle dava dilekçesinde teslim edildiği iddia edilen ürünlere yönelik olarak bu ürünlerin bedeli, sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklı gecikme cezası ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespitini ve bu eylemlerin durdurulmasını talep ettiği, davalıların ise davacının iddialarını kabul etmediği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafça yarı mamul ürün teslimi yapılıp yapılmadığı, hangi tarafın sözleşmede yer alan edimini ifa etmediği, davalı... ın dava dilekçesindeki iddialar sebebiyle bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı yönünde toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, öncelikle davacı tarafın davalıya yarı mamul ürün teslimi yapmasının gerektiği, davalı ...' nın edim ifa yükümlülüğünün davacının edimini ifadan sonra başlayacağı anlaşılmaktadır. Ancak davacı tarafça uyuşmazlığa konu edilen miktarda yarı mamul ürün teslimi yapıldığı davanın hiçbir aşamasında ispat edilememiştir. Bu durumda davalının sözleşmedeki edimini ifa etmesinin beklenemeyeceği sözleşme gereği açıktır. Davacının teslimini yapmadığı yarı mamul ürün bedelinin talep etmesi ve sözleşmede davalı...' nın edimini ifa etmemesinden kaynaklı olarak gecikme tazminatıyla sorumlu tutması davacının öncelikle kendi edimini ifa ettiğinin kanıtlayamaması sebebiyle hukuka aykırıdır. Kaldı ki haksız rekabet ile ilgili iddialarda davacı tarafça ispatlanamamıştır. İspata yarar hiçbir somut delil sunulamamıştır. Diğer davalı ... ise sözleşmesinin tarafı olmadığından bahisle sözleşmedeki edimlerin ifasına dair hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu açıklamalar ışığında davacının davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1)Davanın REDDİNE,
2)Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 2.718,94 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 2.291,34 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
3)Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 25.473,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5)1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
6)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.