Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/668

Karar No

2026/231

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO: 2025/668
KARAR NO: 2026/231
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:04/02/2025
NUMARASI:2024/109 Esas - 2025/82 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ:04/02/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı ... Belediyesine ait sürücülüğünü davalı ...'ın yaptığı ... plakalı kamyonun sokak içinde çalışma halindeyken yine aynı sokak içinde bisiklete binen küçük ...'a çarparak ağır şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, söz konusu olayla ilgili olarak İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/195 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama sonunda alınan kararda; "... Her ne kadar bilirkişi raporunda 73.014,17 TL hastane masrafının talep edilmediği belirtilmiş ise de dava dilekçesinde tüm tedavi giderleri istenmiştir. Bu nedenle ...'in tedavisi için yapılan söz konusu harcamanın da hüküm altına alınması gerekir. Ancak davacıların maddi tazminat istemi 5.000-TL olduğundan mahkemece taleple bağlı kanılanarak ... için 5.000-TL maddi tazminata hükmedilmiştir." denildiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, davalılar aleyhine İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında bilirkişi raporuna dayanılarak tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat alacağı yönünde icra takibi başlatıldığını, davalıların tamamının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, icra takibinin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum aleyhine İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/195 Esas-2017/420 Karar sayılı, 21/09/2017 tarihli kararında hüküm oluşturulmamakla birlikte davacının böyle bir iddiası var ise öncelikle müvekkili kuruma başvurması gerektiğini, müvekkili Kuruma yazılı şekilde borcun ödenmesi için başvuruda bulunulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde özetle; davaya konu talebin zamanaşımına uğraması, talebin müvekkili şirketin değil ...'nın sorumluluğunda olması, sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davacının davalılar ... A.Ş, ... Belediye Başkanlığı ve ...'a karşı açtığı davada mahkememizin verdiği 01/06/2021 tarih 2021/187 Esas 2021/399 Karar sayılı davanın reddi kararına karşı davacı süresinde istinaf yoluna gitmediğinden kesinleştiğinden, bu davalılar yönünden tekrar karar verilmesine yer olmadığına, önceki kararın kesinleştirilmesine, 2-a-Davacının davalı ... Başkanlığı' na karşı açılan davada (İstanbul 27. İcra Müdürlüğü ... yapılan tahsilat göz önüne alınarak mükerrer tahsilat yapılmaması şartıyla) davanın kısmen kabulü ile, (önceki kararda sadece asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilip davacı istinaf yoluna gitmediğinden kazanılmış hak oluştuğundan ) davalı ... 'nın İstanbul 27. İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı (Şu andaki esası ... ) dosyada yaptığı itirazın 73.014,17 TL asıl alacak yönünden iptali ile 73.014,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamına, b-Kabul edilen kısım için %20 icra inkar tazminatının davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı... Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu icra takibine tüm davalılar borca ve faize bir bütün olarak itiraz ettiklerini ve takipte bu itirazlar üzerine hem asıl alacak hem de takip öncesi işlemiş faiz yönünden durdurulduğunu, itirazın iptali davalarında harca esas değer icra takibinde belirtilen asıl alacak miktarı olduğunu, davalarını belirsiz alacak davası olarak asıl alacak harca esas değer olarak gösterilerek açtıklarını, işlemiş faizi dava değerinin içerisinde göstermeseler de icra takibine tüm alacaklar yönünden itiraz edilmesi ve dava açarken taleplerinde icra dosyasına yapılan itirazın iptali olarak bir bütün olarak dava açtıkları gözetilerek en azından bedel artırımı veya HMK 176 gereği ıslah için kendilerine süre verilmesi gerektiğini, itirazın iptali talebi bir bütün olarak değerlendirilmeli ve olay tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece alınan 28.06.2024 tarihli doktor bilirkişi raporuna açıkca aykırı olduğundan söz konusu kararın kaldırılarak müvekkili Kurum yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kaldırma kararı sonrası, İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesince alınan 28.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda, "davacının 01.07.2010 tarihli trafik kazası nedeniyle ... Hastanesinde yaptığı 73.014,17 TL tedavi giderinden müvekkil Kurumun sorumlu olmadığı tespit edilmesine" rağmen Mahkemece verilen 04.02.2025 tarih, 2024/109 E.-2025/82K. sayılı kararla, bilirkişi raporuyla Kurumun sorumlu olmadığı tespit edilen 73.014,17 TL tedavi giderine yönelik olarak müvekkili Kurumun icra takibine yönelik itirazlarının kaldırılarak anılan tedavi giderlerinin yasal faiziyle birlikte Kurumdan tahsiline karar verilmesinin haksız,dosya kapsamına, 28.06.2024 tarihli bilirkişi raporuna ve yasaya aykırı olup İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan kararının kaldırılmasına, davanın müvekkili Kurum yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, 28.06.2024 tarihli doktor bilirkişi raporunda, davaya konu 73.014,17 TL tedavi giderinden müvekkili Kurumun sorumlu olmadığı tespit edildiğinden, anılan rapora açıkca aykırı olan İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.02.2025 tarih, 2024/109 E.-2025/82K. sayılı, 73.014,17 TL tedavi giderinin müvekkili Kurumdan tahsiline yönelik kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 18/01/2024 tarih, 2021/1810 Esas ve 2024/60 Karar sayılı kararı ile " ...Davanın, KTK'nın 98. maddesine dayalı olarak tedavi giderlerinin ödenmesi talebi ile davalı ... aleyhine açılmış olması nedeni ile 7036 sayılı Kanunun 4. maddesinde düzenlenen başvuru koşulu somut uyuşmazlıkta uygulanamayacağından kuruma başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir... Eldeki davada davalı cevap dilekçesi vererek zamanaşımı defi ileri sürmediğine ve davacı tarafından açık muvafakat bulunmadığına göre istinaf aşamasında ileri sürülen zamanaşımı def'inin nazara alınması olanaklı değildir.Bu bakımdan davalı ... vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Mahkemece ek dava niteliğinde açıldığı belirtilen eldeki dosya kapsamında asıl yargılamamın yapıldığı belirtilen İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/195 Esas ve 2017/140 Karar sayılı dosyasında; davalı ... hakkında davacının dayanak yaptıkları İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/195 Esas 2017/140 Karar sayılı ilamı ile tedavi giderleri yönünden sorumluluğuna ilişkin olumlu yada olumsuz bir karar karar verilmediği, 73.014,17 TL tedavi giderine yönelik her hangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gözetilmeden sadece bu dosyaya dayanılarak karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken davacının yaranmasına ilişkin tıbbi kayıtlar ve fatura getirtilerek dosyanın resen seçilecek doktor bilirkişiye tevdii ile davacıya tedavi giderleri için dayanılan fatura kapsamında yapılan tedavilerinin davacının geçirdiği trafik kazası ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı, KTK'nın 98. madde kapsamında sayılan ...'nın sorumlu olduğu tedavilerden olup olmadığının tespiti ve miktarının belirlenmesi için (SUT hükümleri uygulanmaksızın) bilirkişi raporu aldırılarak dosya kapsamına göre karar verilmesi olmalıdır..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Somut olayda davacılar tarafından İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/195 Esas ve 2017/140 Karar sayılı ilamı ile tespit edilen ve talep ile bağlılık kuralı gereğince hükmedilmediği belirtilen 73.014,17 TL tedavi gideri için davalılar hakkında yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali talep edilmektedir.Trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının ... tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla, 25.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesinin olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davacının dava konusu belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden ..., belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve ... Sigortacısı sorumludur. Danıştay 10. Dairesinin ... sayılı dosyasından verdiği karar gereği, 05.11.2011 tarih ve 28106 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ... Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de yer alan trafik kazası tedavi giderlerine yönelik Sağlık Uygulama Tebliği'ne ilişkin uygulamanın yürütmesi durdurulmuş olup, ...'nın sorumlu olduğu tedavi giderlerinin belirlenmesinde SUT hükümlerinin uygulanması söz konusu olmayacaktır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/5486 Esas 2020/8961 Karar sayılı kararı). ..., tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğu devam etmektedir.6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 3/2. maddesi "Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.",6100 sayılı HMK'nun 266. maddesi "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." şeklinde düzenlenmiştir.Mahkemece Daire kararımız gereğince aldırılan doktor bilirkişi raporunda dava konusu edilen 73.014,17 TL hastane masrafınından oluşan tedavi giderinin faturaya bağlandığı, belgeli ve kaza ile illiyet bağı olduğu belirtilmiştir. Ancak bilirkişi raporunda 6754 sayılı yasanın 3/2. maddesine aykırı olarak ...'nın sorumluluğu yönünden hukuki değerlendirme yapılması doğru olmamıştır. Bilirkişinin bu yöne ilişkin değerlendirilmesi görevi dışında olup yok hükmündedir. Bu nedenle raporun bu kısmı değerlendirmeye alınmamıştır.Dosya kapsamına göre, mahkemece "28/06/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre ... Hastanesi' nce faturalandırılacak masrafların genel toplamının 73.014,17 TL olduğu doktor bilirkişisince tespit edilmiştir. Mahkememizce 01/06/2021 tarihli kararında davalı ... aleyhine verilen miktarda bu kadardır. ... bu parayı ... Hastanesi' ne ödemediği, ... ' nın 23/10/2024 tarihli cevabından anlaşıldığından ve de 6552 sayılı yasa 64.maddesi, 5521 sayılı yasa 7.maddesi göz önüne alındığında trafik kazasından kaynaklı sağlık giderlerinin kaza tarihi 25/02/2011 tarihinden önce olsa bile ... mevzuatı gereği bu tarihten önceki masrafların da ... tarafından karşılanması nedeniyle davacı ... ' ya karşı açtığı davasında haklı olup davanın kabulü yoluna gitmek gerekir. " gerekçesi ile davalı ...'nın davaya konu belgeli tedavi giderinden KTK'nın 98. madde çerçevesinde sorumlu tutulmuş olmasında isabetsilik bulunmamaktadır. Dairemizin kaldırma kararından önce İlk Derece Mahkemesini vermiş olduğu 01/06/2021tarih, 2021/187 Esas ve 2021/399 Karar sayılı karar ilamında "davalı tarafından İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın 73.014,17 maddi tazminat yönünden iptaline" yazılmak suretiyle asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verildiği halde davacı vekilinin işlemiş faiz için de hüküm kurulması gerektiğine ilişkin istinafı olmadığından davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. İlk Derece Mahkemesince usuli kazanılmış hakları gözeterek kaldırma kararından sonra vermiş olduğu kararda sadece asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekili ile davalı... Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekili ile davalı ... Başkanlığı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-a-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,6‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
b-)Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim