Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1474

Karar No

2026/252

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2025/1474
KARAR NO:2026/252
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:30/04/2025
NUMARASI:2022/596 Esas - 2025/326 Karar
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ:05/02/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/08/2013 tarihinde ... plaka sayılı araçta yolcu olarak seyir halindeyken meydana gelen kaza nedeniyle yaralanarak malul kaldığını belirterek; 500,00 TL'nin ... poliçesini yapan davalı ...'dan; 500,00 TL'nin KTK ... poliçesini yapan ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı taleple ilgili İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2014/1272 Esas sayılı dava dosyası ile görülmekte olan dava nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, davaya konu aracın müvekkili şirkete 19.06.2013 - 19.06.2014 tarihleri arasında ... nolu ... sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında sigortalılarının kusuru oranında bedeni zararlarda şahıs başına 250.000,00 TL ile sorumlulukları bulunduğunu, davacının maluliyeti ile ilgili şirkete müracaatı üzerine 28.09.2015 tarihinde 31.230,97 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu aracın müvekkili sigorta şirketince ... Poliçesi ile sigortalı olup daimi sakatlık teminatının 175.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının poliçeden yararlanması için otobüs yolcu listesinde koltuk numarasında kayıtlı olması, otobüs biletinin olması gerektiğini, davacının kendilerine tüm belgelerle kaza ve hasar ihbarında bulunmadığını ve bu nedenle şirketin temerrüde düşürülmediğini, aksi halde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kısmen kabulüne, 21.875,00 TL tazminatın 25/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine; 2.190,84 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve sürekli iş göremezlik tazminatının 69.783,73 TL’si yönünden 05/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek; 24.341,10 TL’si yönünden ıslah tarihi olan 20/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş’den alınarak davacı tarafa ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; BAM kaldırma kararının hatalı yorumladığını, BAM'ın ilamında olayın taşımacılık sigortası kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirttiğini, kararın kaldırılması ardından yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, usuli kazanılmış hakların gözetilmediğini, 2025 yılı Asgari Ücrete göre yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, avans faizi kararının çelişki yarattığını, olayda aracın ticari kullanımda olduğu varsayılarak ve minibüs olan aracın taşımacılık faaliyeti yürüttüğü göz önüne alınarak avans faize hükmedildiğini, ancak aynı kararda taşımacılık faaliyetinde olduğu iddia edilen aracın ... sigortası sorumluluğuna gidilmediğini, bu durumun çelişkili olduğunu, araç taşımacılık faaliyetinde ise kanunda, bölge adliye mahkemesi kararında ve emsal yüksek mahkeme kararında belirtildiği üzere taşımacılık sigortasının sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 15/06/2022 tarih, 2020/1399 Esas ve 2022/1284 Karar sayılı kararı ile "...Somut uyuşmazlıkta; Davalı ... şirketi kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde yapılan... poliçesi ile trafik sigortacısıdır. Mahkemece, sıralı sorumluluk esasına göre tazminatın dava dışı ... AŞ tarafından düzenlenen ... Sigortası kapsamında kaldığı belirtilmek suretiyle ... poliçesi ile trafik sigortacısı olan davalı ... Sigorta şirketi hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, yukarıya aktarılan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin emsal kararında da vurgulandığı üzere zorunlu taşımacılık sigortası hiç yaptırılmamış olması halinde dahi davacı aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu mali mesuliyet sigortacısına (...'sine) karşı da dava açabileceğinden, sigorta şirketleri arasında rücu ilişkisi doğacağı gözetilmeden İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmemesi doğru olmamıştır.Araç yolcu taşıma belgeli olup ticari nitelikte olduğundan avans faizi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf yerinde değildir.Davalı ... A.Ş ye davacı tarafça 13/02/2014 tarihinde yazılı müracaat edildiği anlaşılmakla 8 iş günü sonrası olan 25/02/2014 tarihi itibari ile temerrüt başladığı anlaşılmaktadır. 23/08/2013 tarihli başvuru belgesi bulunmamaktadır.Mahkemece ... Sigortası kapsamında maluliyet raporunu Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.Bu durumda Mahkemece yapılması gereken, davacıda var olduğu ileri sürülen sakatlıkların kaza ile ilgisini de irdeleyen... Poliçesi kapsamında talep hakkı bulunup bulunmadığını belirleyen anılan cetvelde açıklanan şekilde, tazmini gerektiren bir sakatlığın olup olmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor almak suretiyle belirlemek, davacının 23/08/2013 tarihli başvuru belgesini araştırmak sonucuna göre gerekirse aktüerya bilirkişisinden ek rapor almak ve tüm dosya kapsamına göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Dosya kapsamından 01.08.2013 günü saat 01:45 sıralarında, sürücü ...'in yönetimindeki 21.EK.284 plakalı minibüs ile Devlet karayolunda, ...'dan Kırşehir istikametine seyri sırasında geldiği olay mahalli yol bölümünde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi akabinde aracıyla yoldan çıkıp sağ tarafta bulunan kavak ağacına çarpması sonucu ölümlü, yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, davacının olayda yaralanması nedeniyle maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesine göre, “Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’ndan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına kadar temin eder.“ A.5.b maddesine göre de" sürücü, hizmetliler ve sigortalının eylemlerinden sorumlu tutulduğu diğer kişiler ile yolcu bileti olmayan kişilerin talepleri " kapsam dışında tutulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisinde mevcut ceza yargılaması dosyasında alınan, ... plaka sayılı araçtaki yolcuların ve sürücünün beyanlarından anlaşıldığı üzere, davacı da dahil olmak üzere araçtaki yolcuların tamamının dava dışı sürücünün akrabaları olduğu, sürücünün bayram için akrabalarını alarak yola çıktığı, sürücü ile yolcular arasında biletli yolcu taşıma ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından tazminat talebi zorunlu taşımacılık sigorta poliçesi kapsamında kalmadığından "... poliçesini" yapan dava dışı ... Sigorta şirketini sorumluluğuna gidilemeyecektir. Aracın... poliçesini yapan davalı ... A.Ş. sıralı sorumluluk esaslarına tabii olmaksızın zarardan sorumlu olduğuna göre davalı vekilinin, davacının zararından, .... sigortacısının sorumlu olduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. Dairemizce ilk kaldırma ilamında avans faizin yerinde olduğu tespit edilmekle bu konudaki istinaf itirazı yeniden incelenmemiştir.İlk Derece Mahkemesince, Dairemizin kaldırma kararı gereğince Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'ndan alınan 18.09.2023 tarihli ve 27/05/2024 tarihli raporlarda, davacının 01/08/2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 25/03/2004 yılında yürürlüğe giren ... Sigortası Genel Şartları A.3.2 maddesi kapsamında karşılığı olmamakla beraber, benzetilerek; bel kemiğinin belirgin bir eğilme nedeniyle hareketsizliği: %30 olduğu, kişideki kaybının benzetilerek oranlayarak (x1/2) %15 olduğu, her ne kadar 19/03/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, tam kaynamamış çene kırığı üzerinden ...Sigortası Genel Şartlarının 8/B maddesi kapsamında %12.5 oranında maluliyete karşılık geleceği belirtilmişse de, dosyada mevcut olay tarihli ve sonrasında düzenlenen tüm tıbbi evrakta kişinin çene kemiğinde kırık meydana geldiğine dair bir tıbbi kayıt bulunmadığı gibi, olay tarihli grafiler üzerinde Kurulumuzda yapılan incelemede de çene kemiğinde kırık tespit edilmediği, kişiye olay tarihinde ve akabinde yapılan muayene ve tetkiklerde saptanan, sol skapula, servikal-torakal-lomber vertebra, kot kırıkları ile dava konusu trafik kazası arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda hükme esas alınan 17/10/2018 tarihli kök ve ek raporların davacı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davacı vekilinin süresi içerisinde rapora miktar ve hesaplama bakımından itiraz etmediği, bu rapordaki miktarlara göre bedel artırım dilekçesi sunduğu; bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde bilirkişi raporundaki hesaplama bakımından karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmış olup, davalı vekilince güncel asgari ücret üzerinden tazminatın belirlendiği yönünden istinaf itirazı sunulmuş ise de, Mahkemenin kaldırma ilamından sonraki hükmünde, kaldırma kararından önceki ilk bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edildiği ve davacının bu doğrultuda sunduğu 21/11/2019 tarihli ıslah dilekçesine göre karar verildiği görülmekle bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı ... A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 7.923,95 TL harçtan peşin alınan 1.980,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.942,97 TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim