Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2116

Karar No

2025/223

Karar Tarihi

12 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2024/2116
KARAR NO: 2025/223
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
NUMARASI: 2022/511 Esas - 2024/692 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/11/2010 tarihinde ... yönetimindeki iş makinasının müvekkili ...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu, müvekkilinin hastaneye kaldırıldığını ancak 2 gün sonra vefat ettiğini, ATK Başkanlığı'nın 29/03/2010 tarihli otopsi raporunda ölüm nedeninin bildirildiğini, ayrıca yapılan bilirkişi incelemesinde davalı ...'nın ikinci derece kusurlu olduğu, ... Ltd. Şti. yetkilisi ... ve ... Ltd. Şti. yetkilisi ...'nun birinci derecede asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, aynı raporda müvekkili ...'a da ikinci dereceden tali kusur izafe edildiğini, ancak müvekkilinin kaldırım üzerinde borular olması nedeniyle karşıya geçmek durumunda kaldığını, müvekkiline kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, davalılar hakkında Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinde ceza davası açıldığını ve sorumluların cezalandırılmasına hükmedildiğini, ... A.Ş.'nin, ... Sigorta A.Ş.'nin, ... Sigorta A.Ş.'nin, İgdaş'ın ayrıca sorumlu olduğunu belirterek müvekkilinin eşi ... için 50.000,00TL, çocukları ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00TL olmak üzere toplam 130.000,00 manevi tazminatın ayrıca 20.000,00TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile ...’un müteveffa eşi ...’un kaza sonrası vefatı sonucu desteğinden yoksun kalması nedeniyle uğradığı maddi zarar için şimdilik 184.845,03 TL'nin (davalı sigorta şirketlerinden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İBB'nin iştiraklerinden olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/133E. Sayılı dosyasından dava konusunu talep ettiğini, ilgili mahkemenin dava harcını yatırması için davacıya kesin süre verdiğini ancak davacı tarafın dava harcını yatırmadığını bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacının dava dilekçesinde 20.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini ancak buna ilişkin herhangi makbuz ibraz etmediğini, kaza mahallinde ilgili firmalar tarafından tüm emniyet tedbirlerinin alındığını, müvekkiline atfedilen kusurun varlığını kabul etmediklerini, davacıya vefat nedeniyle ...'un yasalarda belirtilen yakınlarına dul- yetim maaşı bağlandığını göz ardı ettiklerini, vefat eden şahsın kazadan sonra bilincinin yerinde olduğunun ve oturduğunun, daha sonra ambulansla hastaneye kaldırıldığının ... kayıtlarında mevcut olduğunu, kişinin ağır kusuru olmadıkça manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, olay anında tutulan raporlar ve yapılan teknik incelemeler sonucunda ...'ın bir kusuru olmadığının tespit edildiğini, davacının 130.000,00 TL manevi tazminat talebinin çok fazla olduğunu, husumetin kazı çalışmasını yapan müteahhit firma ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'ye yönlendirmesi gerektiğini, işin ifası esnasında meydana gelen zararlardan işi yapan ve hasarı verdiği iddia olunan ... İnşaat'ın bizzat sorumlu olduğunu, müteahhit firmaların vermiş olduğu hasarlara ilişkin olarak iş sahinine husumet yöneltilemeyeceğini, olay mahallindeki doğalgaz hatlarının all risk poliçesi ile ... Sigorta A.Ş.'ye sigorta ettirildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın söz konusu kazadan dolayı hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1204 E. Sayılı dosya içeriğinde bulunan tüm kanıtlar ve tanık beyanlarının da bu durumu doğruladığını, talep edilen tazminatın hukuksal koşulları oluşmadığını, talep edilen tazminatla zenginleşme amacı güdüldüğünü, talep edilen tazminat miktarının neye göre belirlendiğinin açıklanmadığını, talep edilen manevi tazminatın amacına uygun düşmediğini, taziyelerini sunmak istediğini ancak davacı tarafın buna olumsuz cevap verdiğini, diğer müvekkili olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin de bu olayda hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek; dava zamanaşımı süresinin dolmasından sonra açıldığı için davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, tazminat talebi yasanın amacına uygun düşmediği için davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya konu aracın müvekkili şirket nezdinde inşaat sigortası ile sigortalı olduğunu, şahıs mali mesuliyet teminatının tefriksiz 100.000,00 TL olduğunu, 3. Şahıs mali sorumluluk için %10 tenzili muafiyet uygulanacağını, inşaat sigorta poliçesinin özel şartlarında; ''3. Şahıs mali sorumluluk teminatı açısından makul güvenlik önlemlerinin alınması şarttır'' ibaresinin bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun doğması için gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasının gerektiğini, Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin bilirkişi raporunda; önlemlerin alınmadığına dair görüş beyan edildiğini, bu nedenle ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin asli derecede kusurlu bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmasının mümkün olamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, sigortalı aracının kusurunun tespiti ve davacılar lehine bir tazminatın belirlenmesi durumunda, tazminat miktarından indirim yapılması gerekeceğini, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete başvuru yapmadan dava açtığı için dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmaları gerektiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının vefat ve sakatlık halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenemeyeceğini, davacıların gerçek zararının saptanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davanın maddi tazminat bakımından kısmen kabulü ile; 138.633,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. A.Ş, ... Sigorta A.Ş yeni unvan (... Sigorta A.Ş.) (poliçe limiti 100.000 tl ile sınırlı olmak üzere) ... Sigorta A.Ş (yeni unvan ... Sigorta A.Ş) (Poliçe limiti 150.000 TL ile sınırlı olmak üzere ) ... Sigorta AŞ bakımından dava tarihi olan 23/11/2012 tarihinden, ... Sigorta AŞ bakımından 12/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, sigorta şirketlerinin avans faizinin dava tarihi olan 23/11/2012 tarihinden itibaren işletilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Davanın manevi tazminat bakımından kısmen kabulü ile; davacı ... açısından 25.000 TL, ... açısından 7.500 TL, ...açısından 7.500 TL, ... açısından 7.500 TL'nin kaza tarihi olan 05/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılar ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, Davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş), davalı ..., davalı ... san. ve Tc. Ltd. Şti., davalı ... ve davalı ... İnş. ve Ltd. Şti. davalı ... Sigorta A.Ş. şirketi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; destekten yoksun kalma tazminatı açısından hükümde ... Sigorta şirketi açısından 12.03.2010 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine denildikten sonra son cümle de "sigorta şirketlerinin avans faizinin dava tarihi olan 23/11/2012 tarihinden itibaren işletilmesine" yazılarak infazda karışıklık yarattığını, bu cümlenin ... Sigorta A.Ş. hariç diğer sigorta şirketlerinin.... şeklinde düzeltilmesi gerektiğini yine Sigorta şirketleri dışında diğer sorumluların kaza tarihi olan 05.11.2009 tarihinden itibaren avans faiz ile sorumlu olması gerektiğini, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi hatalı olduğunu, bozma öncesi verilen faiz başlangıç tarihi sigorta şirketleri için bozma dışında bırakıldığından kesinleşmiş olması nedeni ile usuli kazanılmış hak oluştuğunu, bozma sonrası tahkikata yönelik işlemler yapıldığını ve kusur raporu alınmış olması karşısında tazminat hesabının güncel ücretler üzeriden yapılması ve ıslah için tarafa süre verilmesi gerektiğini, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlerin uygulanması kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmayacağını, manevi tazminata ilişkin bozma öncesi karar bozulmadan kesinleşmiş ve davacılar lehine usulü müktesep hak oluştuğunu, reddedilen miktar yönünden vekalet ücretine güncel tarife üzeriden hüküm kurulması hatalı olup bozma sonrası verilen kararda güncel tarife üzerinden 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. (... Sigorta A.Ş.) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde belirttiği itirazlar değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, dosyada mübrez bilirkişi raporunda bilirkişilerce sigorta hükümlerine göre bir değerlendirme gerektiği sigorta hukuku sigortacılık kapsamında uzmanlık alanlarına girmediğinden bahisle bir değerlendirme yapılmadığını, davaya konu talep teminat dışı olduğunu, ilgili poliçede 3. Şahısların Mali Sorumluluk teminatı kapsamında teminat verilmiş ise de bu teminatın kapsam dahilinde olunabilmesi Sigortası poliçe özel şartlarına bağlandığını, poliçe özel şartlarında ''3. şahıs mali sorumluluk teminatı açısından makul güvenlik önlemlerinin (uyarı levhası vs) alınması şarttır'' hükmüne bağlanmış olup yargılama aşamasında hasarın '' makul güvenlik önlemlerinin alınmaması'' sebebiyle gerçekleştiği tespit edildiği üzere talep poliçe teminatı dışında kaldığını, poliçe özel klozunda yer alan makul güvenlik önlemlerinin alınmadığını, müvekkilinin hasarın ihbar tarihinden itibaren faizden sorumluluğu olmasına rağmen kararda kaza tarihinden itibaren faiz işletildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi 2010/258 Talimat dosyasından İş Güvenliği Baş Müfettişi Cafer Tekbaş, Yüksek Mühendis İş Güvenliği Uzmanı ... ve Makine Mühendisi İş Güvenliği Uzmanı ...’dan oluşan heyetten alınan Bilirkişi Raporunda müteveffanın kusurlu olduğu açık ve net olarak ifade edildiğini, yine aynı raporda makine operatörünün ifadesi olduğunu, buna göre yolda çalışma yapıldığı, yoldan geçen birileri için durduğu sonrasında yaptığı hamle de müteveffayı görmediği, vurduğunu dahi zannetmediği ifade edildiğini, yine devamında müteveffanın beyanı olduğunu, kazı çalışması yapıldığını gördüğü, yol da çamur olduğu, karşıya geçebileceğini düşündüğünü; ancak felçli ve kalp ameliyatlı olduğu için hızlı geçemediği ve kepçenin kendisine çarptığını beyan ettiğini, buna göre yapılan çalışmayı görme var, buna rağmen geçmemesi gereken yerden geçebileceği düşüncesi ile yoldan geçme çabası olduğunu, her halükarda kepçe operatörünün gerekli tedbirleri alması gerektiğini ancak alınan tedbirlere karşı da, bu tedbirleri etkisiz kılacak veyahut etkisini azaltacak bir hareket olduğu net olarak ikrar edildiğini, bu durumda tespit edilen %25 kusur oranına da itiraz ettiğini, ... aleyhine manevi tazminata hükmedildiğini, davacıların kaza nedeniyle ...'a ilişkin bir manevi zararlarına ilişkin beyanı olmadığını, kaza, yüklenici firma çalışanı tarafından yine onlara ait iş makinesi ile yapıldığını, somut olayda ...'ın dahili olmadığını, bu nedenle de hükmedilen manevi tazminatın haksız olduğunu, davacının ıslah tarihi 24.10.2019 olduğunu, buna göre maddi tazminat başlangıç tarihi 23.11.2012 olarak kabul edildiğini ayrıca avans faize değil yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... san. ve Tic. Ltd. Şti., davalı ... ve davalı ... İnş. ve Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bu trafik kazasının oluşumunda müteveffaya 2. derecede tali kusur (% 25 oranında), müvekkillerden ...'ya %75 oranında kusur tayin edilmesini kabul etmediklerini, davacıların talepleri zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müteveffa ölüm tarihinde 55 yaşında olup bakiye ömür hesaplamalarının yanlış yapıldığını, davacı tarafça dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat bakımından yasal faiz talep edildiğini, oysa ki Mahkeme kararından bu hususta taleple bağlılık ilkesini aşar şekilde avans faizine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda müteveffanın %25 kusurlu olması müterafik kusuru bulunması nedeniyle manevi tazminatın kaldırılması gerektiğini ayrıca olayda müvekkillerden ... ve ... bakımından da hiçbir kusur izafesi yapılmadığı halde tüm tazminat bakımından sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Eksik evrakla başvuru dolayısıyla başvuru şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini, öncelikle kusur oranlarının tespiti için Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, aktüer raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu, %0 teknik faiz ve prograsif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada müteveffanın eşi ...’un destek sonu yaklaşık 8 ay fazla hesaplandığını, TRH 2010 tablosu kullanılması, %1,8 teknik faiz uygulanması ve hesaplamanın progresif rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması gerektiğini, davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talep edilebilmesi için müteveffa ile davacılar yönünden düzenli ve eylemli yardımın varlığı gerektiğini, davacılar zararının tespiti için elde edilen kazanımların belirlenmesi ve bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesi gerektiğini, bu hususa dikkat edilmeksizin hazırlanan bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm verilmesi hukuka aykırı olduğunu, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmemesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu ile SGK tarafından yapılan tüm rücu edilebilir PSD geliri ödemelerinin mahsubu gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün, davacılar vekili ve davalı ... San. ve Ltd. Şti. vekili, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalılar ... ve ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 21/04/2022 tarih, 2021/1526 Esas 2022/809 Karar sayılı kararı ile; " ... dava ve ıslah zamanaşımına, davalı ... ile davalı ...Ltd. Şti. arasında sözleşme mevcut olup, sözleşmenin 21. ve 34.8 maddeleri gereğince İgdaş'ın yapı denetim görevi olduğundan adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğundan, kaza ile ... arasında illiyet bağı bulunmadığı, kazadan sorumlu olmadığına, ölüm nedeniyle geride kalan hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığının mahsubuna, davacılar vekili her ne kadar dava dilekçesi ile yasal faiz talep etmiş ise de ıslah dilekçesinde avans faiz talep ettiğinden ıslah dilekçesi dikkate alınarak karar verilmesi, tazminatın inşaat sigorta poliçesi teminatı dışında kalıp kalmadığı konusunda değerlendirme yapılması, davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından temerrüt tarihinin belirlenmesi için başvuru yapılıp yapılmadığı denetlenerek temerrüt gerçeklememiş ise dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre harç, yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulması, bir trafik bilirkişisi, bir iş güvenliği uzmanı, bir inşaat mühendisinden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderilecek şekilde kazanın oluşumunda kusur dağılımını belirleyen gerekçeli rapor alınması gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına, manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmemiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda kusur raporları arasında çelişkiyi gidermek için içinde iş güvenliği uzmanı da bulunan heyet raporu alınarak çelişki giderilmiş buna göre; destek %25, davalı sürücü %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay içtihatlarında kusur raporunun mutlaka ATK'dan alınması gerektiği yönünde içtihatları bulunmadığı gibi mahkemece ATK'dan kusur raporu alınması için dosyanın gönderildiği ancak Adli Tıp Kurumunda iş güvenliği uzmanlarından oluşturulmuş bir birim bulunmadığı için kaza daire ihtisas alanı dışında kaldığından dosyanın işlemsiz gönderildiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. istinafı bakımından yapılan incelemede; davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 3. Şahısların Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında teminat verilmiştir. 3. Şahıslara Karşı Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 ve A.3 maddelerinde teminat dışı haller sayılmış olup somut uyuşmazlıkta tazminat sayılan bu haller kapsamında poliçe teminat dışı kalmadığı anlaşılmakla mahkemece davalı ... Sigorta A,Ş,'nin tazminattan sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak Dairemiz kararında da "İlk Derece Mahkemesince savunmayı karşılar şekilde tazminatın inşaat sigorta poliçesi teminatı dışında kalıp kalmadığı konusunda değerlendirme yapılmadan ve gerekçe yazılmadan ... Sigorta A.Ş.'nin de sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmadığı" belirtildiği halde yine gerekçesi açıklanmaması doğru olmamış ise de sonuç itibariyle tazminat talebi teminat dışı olmadığından davalı vekilinin itirazı yerinde görülmemiştir. Yine mahkemece bu davalı için dava tarihinden faize hükmedilmiş olduğundan faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. Dairemiz kararında da açıklandığı üzere davacılar vekili her ne kadar dava dilekçesi ile yasal faiz talep etmiş ise de ıslah dilekçesinde avans faiz talep ettiğinden avans faize hükmedilmesi gerektiği belirtildiğinden kabul edilen tazminata avans faiz uygulanmasına; Dava dilekçesinden manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki diğer davalılardan talep edilmiş olup davalı ... adam çalıştıran ve sözleşmedeki denetim yetkisi kapsamında zarardan sorumlu olduğundan maddi ve manevi tazminattan sorumlu olmadığına; Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek bulunmadığından davalı İgdaş bakımından talebe uygun olarak ıslah edilen kısım içinde de kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde isabetsizlik bulunmadığından bu hususlara ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. Davalı ... san. ve Tc. Ltd. Şti., davalı ... ve davalı ... İnş. ve Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunun incelenmesinde; Dairemiz kararında dava ve ıslah zamanaşımına yönelik istinaf talepleri incelenerek reddine karar verilmiş olmakla aynı yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalılar kazaya kusuru ile sebep olan aracın kusuru ile davacılar yakınlarını kaybettiğinden işleten ve sürücüsü olarak müteselsilen maddi ve manevi zarardan sorumlu olacağından manevi tazminat istenemeyeceğine, destek kazada yaya olup müterafik kusurdan söz edilemeyeceğine göre müterafik kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde değildir. Yine bu davalılar vekilinin mahkemece ilk kararında da hükme esas alınan hesap raporunda yaşam süresinin belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanma yapılmasına ilişkin istinaf itirazı bulunmadığından davacılar için usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Davalı ... sigorta A.Ş. vekili istinaf itirazları bakımından yapılan incelemede; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Bu durumda somut uyuşmazlıkta, dava açıldığı tarihte KTK 97.madde yürürlükte bulunmadığından dava şartına ilişkin itiraz yerinde değildir. Dairemiz kararında davalı sigorta şirketinin SGK ödemelerinin mahsubuna ilişkin istinafı karşılanmıştır. Davalı vekilinin mahkemenin ilk kararına karşı aktüerya hesaplama yöntemine ilişkin istinaf talebi bulunmadığı gibi kaldırma kararı sonrasında alınan aktüerya raporunda hesaplama yöntem ve verilerinin aynı olduğu anlaşıldığından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Eş olan davacı ...yoksun kalma tazminatı talep edebileceğinden ayrıca müteveffanın destek olduğunu ispata gerek bulunmamaktadır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davacılar istinaf itirazlarının incelenmesinde; davanın kısmi dava olarak açıldığı ve Dairemiz kararından önce ıslah yapılmış olduğu, kaldı ki İlk kararı maddi tazminat miktarı ve hesaplama yöntemi bakımından istinaf etmeyen davacılar lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesi, davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceğinden aksi yöndeki davacılar vekili istinaf talebi yerinde değildir. (Yargıtay HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/14923 E.- 2022/17158 K. sayılı kararı) Yine Dairemiz kararında, kusur raporu alınacağından manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazları inceleme konusu yapılmadığından İlk Derece Mahkemesince yeniden manevi tazminat miktarı değerlendirildiğinden mahkemece karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre vekalet ücreti belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak davacı taraf ıslah dilekçesinde de sigorta şirketleri dışında diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren avans faiz talebinde bulunmuş olmakla, sigorta şirketi dışındaki davalılar için faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olması, sigorta şirketleri için ise dava tarihi olması gerekirken infazda karışıklık olacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından istinaf talebi yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir. Bu nedenlerle; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş), davalı İgdaş vekili, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti., davalı ... ve davalı ... Ltd. Şti. vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili (eski ünvanı ... Sigorta A.Ş), davalı İgdaş vekili, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti., davalı ... ve davalı ... Ltd. Şti. vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) vekilinin istinaf başvurusunun reddine, Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın maddi tazminat bakımından KISMEN KABULÜ ile; 138.633,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ... Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... (... San. Ve Tic. A.Ş.), ... Sigorta A.Ş yeni unvan (... Sigorta A.Ş.) (Poliçe limiti 100.000 TL ile sınırlı olmak üzere) ve ... Sigorta A.Ş.'den (yeni unvan ... Sigorta A.Ş) (Poliçe limiti 150.000 TL ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketleri bakımından dava tarihi olan 23/11/2012 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 05/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 2-Davanın manevi tazminat bakımından KISMEN KABULÜ ile; davacı ... açısından 25.000 TL, ... açısından 7.500 TL, ... açısından 7.500 TL, ... açısından 7.500 TL'nin kaza tarihi olan 05/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılar ..., ... İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. A.Ş'den tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 12.714,80-TL ilam harcından peşin, ıslah ve tamamlama harcı olarak alınan alınan ‭‭toplam 5.378,1‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭7.336,70‬ TL ilam harcının davalılar ..., ... Tic. Ltd. Şti., ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ..., ... Sigorta A.Ş. (6.831,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere), ... Sigorta A.Ş.'den (‭9.470,07 TL'si ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan ‭9.426,5‬0 TL posta masrafı ile 5.399,25‬ TL harç olmak üzere toplam ‭14.825,75‬ TL yargılama giderinin davalılar ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Otom. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ..., ... Sigorta A.Ş. (‭‭10.674,54‬ TL'si ile sınırlı olmak üzere), ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 5-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 6-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden, davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 22.181,41 TL avukatlık ücretinin davalılar ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... İnş. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. A.Ş, ... Sigorta A.Ş. (‭‭‭15.970,62 TL'si ile sınırlı olmak üzere), ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 7-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden, davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalılar ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 7-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak kendilerini vekille temsil eden davalılar ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... A.Ş, ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 8-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT 10/2. maddesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak kendilerini vekille temsil eden davalılar ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., ...'a verilmesine, 9-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalılar tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalılara iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1- Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2- Davalı ..., davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti., davalı ... ve davalı ... İnşaat ve Ltd. Şti.'den alınması gereken 12.714,85 TL peşin alınan 3.179,21‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 9.535,64‬ TL harcın adı geçen davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, ... Sigorta A.Ş.'den alınması gereken 6.831,00 TL, harçtan peşin alınan 3.180,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.651‬,00 TL harcın mahsubu ile ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, ... Sigorta A.Ş.'den alınması gereken 9.470,07 TL harçtan peşin alınan 3.179,21‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 6.290,86‬ TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 144,60 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 4-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim