Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1944

Karar No

2025/241

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2024/1944
KARAR NO: 2025/241
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/01/2024
NUMARASI: 2020/922 Esas - 2024/60 Karar
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafın maliki olduğu ... plakalı aracın müvekkili şirketin nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, davaya konu trafik kazasının 10/01/2016 tarihinde meydana geldiğini, söz konusu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının davalı tarafın işleteni olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun sevk ve idaresinde iken, ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu gerçekleştiğini, olay sonrasında kolluk görevlileri tarafından yapılan kontrollerde ...'nun kaza tarihi itibariyle geçerli bir ehliyetinin bulunmadığı, ehliyete kaza tarihinden önce Emniyet tarafından el konulduğunun tespit edildiğini, dava konusu trafik kazasında davalı tarafın işleteni olduğu aracın sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle hak sahibi 3. kişiye ödenmiş olan tazminat bakımından, poliçe tarafı davalı sigortalıya karşı rücu hakkı doğduğunu, bu nedenlerle şimdilik 30.647,15 TL hasar tazminatının davalı sigortalıdan ZMMS poliçe genel şartları uyarınca ödemenin yapıldığı tarih olan 04/12/2017 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiği, ... plakalı aracın kaza tarihinde müvekkiline ait olduğunu, işbu aracın uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile dava dışı sürücü ...'na yıllık olarak kiralandığını, KTK'da belirtildiği gibi karşı tarafta meydana gelen zararlardan işletenin sorumlu olduğunu, böylelikle aracın uzun süreli olarak kiralandığından araç sahibi olan müvekkilinin işleten vasfında olmayıp meydana gelen zararlardan da sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, nitekim kaza anında aracın sevk ve idaresinin aracın uzun süreli olarak kiralayan kişi ya da kişilerde olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiği, kaza tespit tutanaklarının tek başına delil niteliğinde olmadığını, ölüm olayının oluş biçimine göre, ölüme sebebiyet veren kişinin kusuru ile olayda varsa ölenin müterafik kusurunun soruşturulması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Açılan davanın pasif dava noksanlığı sebebi ile usulden reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın sebebi ZMMS poliçe şartlarına aykırı olduğunu, söz konusu davanın ancak sigortalı aleyhine açılabileceği, sigortacının, ödemiş olduğu tazminatın dolayısıyla, sigortalısına rücu hakkı bulunduğunu, dava konusu trafik kazasında davalı tarafın işleteni olduğu aracın sürücüsünün ehliyetsiz olması nedeniyle hak sahibi 3. kişiye ödenmiş olan tazminat bakımından, poliçe tarafı davalı sigortalıya karşı rücu hakkı doğduğunu, mevcut poliçe bakımından sigortalı sıfatı değişmediğini, uyuşmazlık işletenin sorumluluğu ile ilgili olmadığını, meydana gelen hasar sigortalı aracın sürücüsünün ehliyetnameye sahip olmaması nedeniyle teminat dışında kalacağından müvekkili sigorta şirketi akidi olan araç malikine rücu hakkını haiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, zorunlu mali mesuliyet kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından kaza sonucunda sigortalısının karşı taraf aracına verdiği zararı ödemesi nedeniyle yapılan ödemenin teminat dışı olduğu iddiasıyla davalı sigortalısından rücuen tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda, davacı sigorta şirketine 15.12.2015 / 2016 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 10.01.2016 tarihinde karıştığı trafik kazasında hasarlanan dava dışı karşı taraf aracının hasarlanmasından dolayı dava dışı karşı taraf işletenine ödeme yapıldığı, dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'nun ehliyetsiz olması nedeniyle ödemenin teminat dışı kaldığı belirtilerek yapılan ödemenin rücuen tazmini için icra takibi başlattığı, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Dava, trafik sigortası sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. ZMMS'de sigortacının rücu hakkı, TTK’nın 1301/2 maddesi, 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi ile ZMSS poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının 4. maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. Somut uyuşmazlıkta kaza tarihini kapsayan geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olup işletenin işletenlik sıfatının kalkması sigorta poliçesinin geçerliliğini ortadan kaldırmaz, sigorta poliçesi ve poliçe nedeni ile davalının sorumluluğu (KTK'nın 20/d-94. md.-107. ve vs. md. açıklanan bazı durumlar ayrık olmak üzere) devam eder. Şu halde, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Rıza hilafına bir durum olmadığından illiyet bağının kesilmesi söz konusu olmayıp aracı uzun süre kiralayan davalı şirketin işletenlik sıfatı devam ettiği, KTK'nın 95/2 maddesine göre davacı sigorta şirketinin zarar gören 3. kişiye ödediği bedeli akidine rücu edebileceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/24716 E. - 2023/10220 K. sayılı kararı). Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim