Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1486
2025/219
12 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2024/1486
KARAR NO: 2025/219
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
NUMARASI: 2012/1557 Esas - 2024/13 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davacıların eşi ve babaları ...'in idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile 12.09.2012 tarihinde, Adıyaman, Sincik İlçesi, ... Köyü'nde seyrederken aracın yoldan çıkması sonucu karıştığı tek taraflı kazada vefat ettiğini, kazanın meydana geldiği yolun baraj gövde inşaat yolu olarak kullanıldığı ancak aynı yolun ... mahallesi ile Cumhuriyet mahallesi bağlantısını sağlayan yol olduğu ve kazadan önce de sonra da kullanıldığı, halen de kullanılmaya devam edildiği halde jandarmanın kazanın meydana geldiği yolu karayolu olarak değerlendirmediği için kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, Kahta Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/6 D.İş 21.12.2012 tarih sayılı bilirkişi raporunda kazanın meydana geldiği yolun karayolu olduğunun tespit edildiği, kazaya karışan ... plakalı kamyonetin ... Sigorta A.Ş.'nin KZMSS teminatları altında olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, her davacı için ayrı ayrı 1.000 TL olmak üzere toplam 7.000 TL tazminatın kaza tarihi 12.09.2012 itibariyle avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazaya karışan ... plakalı kamyonetin ... adına tescilli ve ZMSS teminatları altında olduğunu, olay yeri inceleme raporunda ve bilirkişi tespit raporunda, kazanın baraj şantiye sahası içindeki kamuya kapalı yolda, sürücü ...'in idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile ve arkasında su tankeri olduğu halde yolu sularken meydana geldiğini, kazanın meydana geldiği yolun karayolu olmadığını, kazanın trafik iş kazası olduğunu, sürücü ...'in ve gerekli önlemleri almayan işyerinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda "Davanın kabulü ile; Davacılardan ... için 148.383,91 TL, ... için 3.175,84 TL, ... için 4.344,47 TL, ... için 6.873,46 TL, ... için 12.354,59 TL, ... için 16.653,05 TL ve ... için 33.214,69 TL, toplamda 225.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatınnın (Kahta 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/753 Esas, 2021/432 karar sayılı dosyasında tahsilde tekerrür olmamak üzere) dava tarihi 18/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. (Eski ünvanı ... Sigorta A.Ş.) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iş bu davanın yargılama sürecince Kahta Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava sonucu beklenmiş olup, davacıların iş bu davamıza konu taleplerinin mükerrer olarak karara bağlanmaması amaçlandığını, davacıların destek kaybı ve manevi tazminat taleplerinin kabulü yönündeki Kahta Asliye Hukuk Mahkemesinde ki davanın kesinleşmesinin beklenerek, kesinleştiği durumda iş bu davanın HMK 114/ı düzenlemesi kapsamında usulden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece tarafı olmadıkları bir davanın sonucuna atıfla tahsilde tekerrür olmamak üzere davacıların zarar taleplerinin kabulüne karar verildiğini, trafik sigortalı araç inşaat yüklenicisi firma tarafından kiralanmış olduğundan sigorta ettiren malikin işletenlik sıfatı bulunmadığını, aracın işletilme tehlikesi inşaat yüklenicisi ... Firmasına geçtiğini kaldı ki ölenin kusuru ile 3. şahsın kusurundan kaynaklanan tazminat talepleri de işleten sorumluluğunda olmadığından talebin teminat kapsamında yer almadığını, yargılamaya başlanmasından itibaren geçen süre dikkate alındığında davacıların güncel vukuatlı nüfus kayıt tablolarının dosyaya alınması, davacıların geçen sürede evlenme ve öğrenim durumlarına göre destek sürelerinin ve buna göre talep edebilecekleri tazminatın hesaplanması gerektiğini, zarar hesabında, ölenin anne ve babasına pay ayrılmamış olması sebebiyle hatalı olduğunu, yine şahsın sendikalı çalışan olmaması sebebiyle kazancının da asgari ücreti aşan şekilde hesaplanmasının da doğru olmadığını, yasal faiz işletilmesi gerekirken avans faiz uygulanması hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 12.09.2012 tarihinde sürücü ...’in idaresindeki ... plakalı kamyoneti ve arkasında su tankeri olduğu halde şantiye içindeki yolda yokuş yukarı seyrederken henüz yokuşun üst kısmına ulaşmadan kamyonetin durduğu ve geri geri kaymaya başladığı, bir süre kaydıktan sonra tanker ve kamyonetin yoldan çıkarak 80 m aşağıya düşmesi sonucu sürücünün vefatı ile sonuçlanan trafik kazası nedeni maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre açılan tazminat davalarının temyiz taleplerini inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel 13.02.2023 tarih, 2021/10033 E. ve 2023/1688 K. sayılı kararında "... Somut olayda da; davacıların desteği, kusuru sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu vefat etmiş; davacılar destekten yoksun kalan sıfatıyla, zorunlu mali sorumluluk sigortacısını hasım göstererek, destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat isteminde bulunmuştur. Davacıların üçüncü kişi konumunda olduğu, işleten (veya sürücü) yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kaldığına ilişkin Kanunda ve buna bağlı olarak poliçede açık bir düzenleme bulunmadığı da yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılmaktadır. Davacının uğradığı zarara bağlı olarak talep ettiği hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacı da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı sigorta şirketi zararın tamamından sorumlu olacağından, davacı davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecektir. (YHGK., 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas - 411 karar; YHGK., 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas, 2012/92 karar; YHGK., 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 esas, 2013/74 karar). Eldeki dosyada, sigorta şirketine karşı açılan davada İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davacıların desteği kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden, davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.Davaya konu kaza 24.08.2010 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarihte yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Yasa ve Genel Şartlar hükümleri ve konuya ilişkin Yargıtayın yerleşiklik kazanan içtihatlarına göre; davacıların talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek, davacıların davalıdan destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir." yönünde karar verilerek uyuşmazlığın çözümünde poliçe tarihindeki yasal mevzuat ile ZMMS Genel Şartlarına göre değerlendirme yapılması gerektiği vurgulanmıştır. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.02.2023 tarih, 2022/16941 E.- 2023/2335 K., 08/02/2022 tarih, 2021/13342 E.- 2022/1821 K. sayılı kararları) Yukarıya aktarılan güncel Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatlarına göre somut uyuşmazlıkta, ZMSS poliçe 28.05.2012/2013 tarihli olup kaza 12/09/2012 tarihinde gerçekleşmiş ve trafik sigortalı aracın sürücüsü olan davacıların desteği vefat etmiştir. Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda destek sürücü %10 oranında kusurlu bulunmuştur. Bu halde davalı Sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe tarihinde yürürlükte bulunan 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatlarına göre belirlenecektir. 01.06.2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nın 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere davacılar, 3. kişi sıfatı ile yansıma yolu ile oluşan destekten yoksun kalma zararlarını talep edebilecektir.Davacılar talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacılara yansıtılamayacak ve desteğin kusuru onun desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyecektir. Bu durum karşısında; davacılar, zarar gören 3. kişi sıfatına dayanan zarar giderim talebi nedeniyle, desteğin kazadaki kusuru davacılara yansıtılamayacağından davalı Sigorta Şirketi zarardan sorumlu olduğundan davacıların destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Sigortalı aracın uzun süreli kiraya verilmesi davalı sigorta şirketinin trafik poliçesi kapsamındaki sorumluluğunu kaldırmayacaktır. Yine mahkemece kazaya karışan araç kamyon olup şantiye işinde çalışırken kaza meydana geldiğine kamyonet ticari olup, davacı tarafından avans faiz talep edildiğine göre mahkemece avans faizine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece hükme esas hesap bilirkişi raporunun; Gaziantep BAM 9. Hukuk Dairesinin 2022/569 nolu kararı Yol-İş sendikası,TÜİK,Çevre ve Şehircilik Bakanlığının verileri ve davacının talebi doğrultusunda değerlendirme yapıldığı, Yol-İş sendikasına ait verilerin davacının net 1.200,00 TL talebinin üzerinde olduğu için değerlendirmeye alınmadığı, Gaziantep BAM 9. Hukuk Dairesinin 2022/569 nolu kararına esas olan Kahta Asliye Hukuk Mahkemesi 2019 /753 E sayılı dosyasında karar gereği 31.12.2016 hesap tarihi itibariyla değerlendirme yapıldığı, KZMSS poliçesi ile kazaya karışan ... plakalı, ... adına tescilli kamyonetin 28.05.2012 - 28.05.2013 tarihleri arasında, kazanın meydana geldiği 12.09.2012 tarihini de kapsayacak şekilde sakatlanma ve ölüm teminatının kişi başına 225.000 TL ve kaza başına 2.250.000 TL olduğu, KZMSS genel şartların A.3 maddesi gereğince mağdurların bedensel zararlarının sürücünün ve işleteninin kusuru oranında ve teminat limitine kadar sigorta teminatı altında olduğu, davacıların toplam tazminatlarının ZMSS poliçesi kişi başına 225.000,00TL sakatlama ölüm teminatı limitinin üzerinde olduğundan garemeten değerlendirme yapılarak davacıların tazminatının 31.12.2016 hesap tarihi itibarıyla hesaplanan miktarlar için ve davacıların kazanın aynı zamanda iş -trafik kazası olması dolayısıyla işverenlere karşı açtıkları davadan dolayı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak, nüfus kayıtlarına göre desteğin anne ve babası sağ olduğu halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffanın anne babasının pay ayrılmadan hesaplama yapıldığı anlaşılmakla rapor bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olmadığından aktüerya bilirkişiden müteveffanın anne ve babası için destek payları da ayrılarak hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle tazminat hesaplanması için ek rapor alınarak sonucuna göre usulü kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.