Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/589

Karar No

2026/186

Karar Tarihi

30 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2023/589
KARAR NO:2026/186
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:03/11/2022
NUMARASI:2018/596 Esas - 2022/856 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ:30/01/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; 22.05.2017 günü davalı ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile, davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, motosiklette yolcu olan davacı yaralanması nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "maddi tazminat yönünden;1-Davanın kabulü ile, 73.618,62-TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat yönünden; 1-Davanın kabulü ile, 15.000-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... Sigorta Şirketi vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyada kusur dağılımı dikkate alınmaksızın müşterek müteselsil hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu,sigortalı araç sürücüsü ...'un dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, yeniden kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava konusu kazada davacı ... yönünden hatır taşımasının söz konusu olduğunu, maluliyet oranının fahiş tespit edilmiş olup iyileşme süresinin dikkate alınmadığını, sürekli sakatlık tazminat hesaplamasında TRH 2010 hayat tablosunun ve %1,8 teknik faizin esas alınmasının Türk Borçlar Kanunu’nun gerçek zararın tespiti ilkelerine aykırı olmadığı, ıslah edilen kısma ise öncelikle zamanaşımı mevcut olduğundan reddini aksi halde ise ıslah tarihinden faize hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının SGK kayıtları incelendiğinde olay tarihinden (22.05.2017) yaklaşık 4 ay sonra çalışmaya başladığı ve halen de çalıştığı görülecek olup ayak kemiği kırılarak sürekli çalışma gücünü kaybettiğini iddia eden davacının olayın üzerinden bu kadar kısa süre sonra çalıştığını, trafik bilirkişinin dosyadaki delilleri değerlendirmede hataya düştüğünü, davacının kaza anında koruyucu kaskını takmamış, kaza anında yaralanmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, müvekkiline atfedilecek bir kusurun olmadığı, kusur dağılımı dikkate alınmaksızın müştereken ve müteselsilen hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 22/05/2017 tarihinde, davalı ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile, davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, motosiklette yolcu olan davacı yaralanmıştır.Kaza tespit tutanağında ... plaka sayılı sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK 57/1.a, ... plaka sayılı sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK 52/1-b kusurlarını ihlal ettiği açıklanmış, Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda ... plaka sayılı sayılı araç sürücüsü davalı ...'un % 75, ... plaka sayılı sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın % 25 kusurlu olduğu belirlemiştir. Bu durumda kaza tespit tutanağı ile Mahkemece alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece gerekçeli kararda davalıların kusur oranlarının yanlış değerlendirilmesi doğru olmamış ise de netice itibariyle davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olmaları nedeniyle sonuca etkili görülmemiştir.Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2017 tarih, 2016/11886 E. ve 2017/6732 K. Sayılı emsal kararında da "... Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesiyle, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasının benimsendiği, davacı kusursuz olduğundan zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebileceği, açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemeyen davacı yönünden dava dışı kişinin de kusurunun bulunmasının davalıların müteselsil sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı; somut olayda davalı sürücünün %25 oranında ve dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu; davalı ve dava dışı 3. kişinin kusur oranlarının birbirlerine karşı açılacak rücu davasında önem taşıyacağı ve dava dilekçesinde davacının kusursuz olduğu belirtilerek zararın müştereken ve müteselsilen tahsili talep edildiğinden davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK 88. ve TBK 61. maddesine aykırı olarak davalıların kusuru oranında sorumlu tutulmalarının hatalı olduğu" yönünde karar verilmiştir.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren iki tarafın sürücü ve trafik sigortacısı ile işleteni zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Davacı ... plakalı motorsiklette yolcu olup sürüşe ve kazaya ilişkin kusuru bulunmadığı nedenle zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davalıların hükmedilen tazminat için %100 kusur üzerinden davalıların birlikte sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış,Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından aynı kaza sebebi ile düzenlenen 24/03/2021 tarihli maluliyet raporunda davacının trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 6 maluliyet oranı tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunda dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre maluliyet raporuna ilişkin istinaf itirazları da yerinde değildir. Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda tespit edilen iyileşme süresi üzerinden geçici iş göremezlik süresinin hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının kask takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir.Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Davacının hatır için taşındığına ilişkin dosyada somut bir delil bulunmadığı ve davalı tarafça ispat edilmediği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince tazminattan hatır indirimi uygulanmamış olmasında isabetsizlik görülmemiştir.Davalı ... Sigorta vekili ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı defi ileri sürmediğine ve davacı tarafından açık muvafakati bulunmadığına göre istinaf aşamasında ileri sürülen ıslah zamanaşımı def'inin nazara alınması olanaklı değildir. Yine ıslah edilen miktar yönünden de talep doğrultusunda dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi, ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta Şirketi vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı ... Sigorta Şirketi vekili ile davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-a-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.998,65 TL harçtan peşin alınan 1.513,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.485,30 TL harcın davalı ... Sigorta Şirketi'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
b-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.053,54 TL harçtan peşin alınan 1.514,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.539,54 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim