Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/560

Karar No

2026/163

Karar Tarihi

29 Ocak 2026

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO: 2023/560
KARAR NO: 2026/163
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:07/12/2022
NUMARASI:2018/443 Esas - 2022/1095 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 29/01/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/05/2015 tarihinde ... Mahallesi ... numaralı cadde no:... sayılı yer önünde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir motosikletin müvekkiline çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, müvekkilinde meydana gelen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı için şimdilik 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalının kusuru oranında tahsili ile müvekkile ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile; 81.373,27 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatının 25/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a velayeten davacılar ... ve ...'a verilmesine, davacının geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti ve araç plakasının tespit edilemediği ispatlanamadığını, kusur raporlarında orantısal olarak kusur paylaşımı yapılması, davaya konu kazaya sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün karıştığı anlamına gelmediğini, kusur paylaşımı somut iz-emarelere değil tamamen davacının beyanlarına dayandığını, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kaza tarihi 01.06.2015 tarihli Genel Şartlar öncesi olduğundan müvekkili aleyhine karar verilmesi halinde PMF tablosuna göre hesaplama yapılması aksi halde TRH-2010 tablosu ve 1,8/1,65 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, davacı küçük kaza tarihinde 8 yaşında olup araç trafiğinde yalnız bırakan anne-babasının da kazanın gerçekleşmesinde ve davacının yaralanmasında müterafik kusuru bulunduğunu, olayda 3. kişinin kusuru bulunduğundan davanın reddine karar verilmesini aksi halde ise hesaplanan tazminattan bu doğrultuda %40 dan az olmamak üzere indirim yapılması gerektiğini, eksik evrakla usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan, dava öncesi tarihten itibaren faize hükmedilmiş olması haksız olduğunu faiz başlangıcının dava tarihi olarak dikkate alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 22.05.2015 günü, saat 19:00 sıralarında sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsü sevk ve idaresindeki motosikletin seyre göre sağ taraftan kaplamaya giriş yapan davacı yaya ...' ya çarpması ile meydana gelen kazada davacı küçüğün yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Kaza nedeniyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/31395 Sor. sayılı dosyasında alınan ifade tutanakları, olay yerine ilişkin güvenlik kamerası kaydı olmadığının polis memurlarınca tutulan tutanaktan anlaşılmakla birlikte, davacının kaza ile aynı gün yaralanması nedeniyle hastanede giriş kaydı olması ve savcılıkça taksirle yaralama suçundan verilen daimi arama kararı ile davacının yaralanması nedeniyle maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihine uygun yönetmeliğe göre ATK dan alınan maluliyet raporu da nazara alındığında kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir araç sebep olduğundan davalı Güvence Hesabına husumet yöneltilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; Mahkemece alınan ATK kusur raporu ile İTÜ üyelerinden oluşan heyetten alınan kusur bilirkişi raporuna göre plakası tespit edilemeyen sürücünün %25 , davacı yaya küçüğün ise %75 oranında kusurlu olduğu tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Müterafik kusur aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582) Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili davacının anne-babasının da kazanın gerçekleşmesinde ve davacının yaralanmasında müterafik kusuru bulunduğu itirazında bulunmuştur. Ancak davacı küçüğün anne- babası davacı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacılar vekilinin dava tarihinden önce davalı Güvence Hesabına başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile davalının dava tarihinden önce temerrüde düşmüş olacağının gözetilerek karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Dava tarihinden faiz yürütülmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 5.558,61 TL harçtan peşin alınan 1.390,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.168,61 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim