Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/533

Karar No

2024/1943

Karar Tarihi

20 Kasım 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2023/533
KARAR NO :2024/1943
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:07/10/2022
NUMARASI :2021/21 Esas - 2022/1330 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eyl. Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ:20/11/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 01/11/2020 tarihinde ... plakalı araç ile Tekirdağ'dan Malkara istikametine doğru seyir halinde iken davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının zararın giderilmesi için ... plakalı aracın sigortacısı ... A.Ş.'ye başvuruda bulunduğunu, sigorta tarafından sadece 31.000,00 TL ödeme yapıldığını, Karşıyaka Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/31 D. İş dosyası ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırdığını, aracın onarımı için parça ve işçilik olarak 136.450,00 TL gerekeceği, aracın rayiç bedelinin 135.000,00 TL olarak belirlendiği, pert işlemine tabi tutulması halinde 65.000,00 TL zarara uğrayabileceği hususlarının kanaat ve tespit olunduğunu, müvekkilinin zararın tazmini amacıyla Tekirdağ İcra Dairesi'nin 2021/8284 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, 34.000,00 TL bakiye zarar, delil tespit dosyası harç ve giderleri ile işlemiş yasal faizlerinin talep edildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve takibin devamına, icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; hasar başvurusu ile müvekkili olan şirket tarafından eksper ataması yapıldığını ve eksperin değerlendirmesi neticesinde hasar miktarının 31.000,00 TL olarak saptandığını, aracın ikinci el rayiç değerinin 60.000,00 TL ve sovtaj değerinin de 29.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, 60.000,00 TL piyasa değerinden 29.000,00 TL sovtaj değeri düşülerek 31.000,00 TL net hasar miktarı belirlendiğini, 31.000,00 TL bedelin başvuru üzerine ödendiğini ve ibra edildiğini, davacının talep ettiği hasar miktarının fahiş olduğunu, davacının faiz ve icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza sonrası tazmin edilen tutanağın alelacele tutulması nedeniyle itiraz ettiklerini, delil tespitinin gerçeği yansıtmadığını, raporun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin aracının sigortalı olduğunu ve sigorta tarafından eksper tespitiyle gereken ödemenin yapıldığını, davacının kötüniyetli olarak takip başlattığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, davalı ...'ın ... sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, davalı ... A.Ş.'nin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile 10.000,00 TL asıl alacak yönünden (01/11/2020 tarihli kazasından kaynaklı bakiye zarar miktarı (... teminat limitince sorumludur) davalı yönünden takibin devamına, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı katılma yolu ile davacı vekili, davalı ... ile davalı ... A.Ş.vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş ise de icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatının koşullarının oluştuğundan kara düzeltilerek lehlerine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarındaki fahiş taleplerinin dayanağı olmadığını, rapora göre oluşan 4.000,00 TL farkın da makul bir fark olduğu ve davanın haksız olduğunu belirttiğini, mahkemenin kurduğu hükmün müvekkil bakımından takibin devam etmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından da sorumlu olmasına neden olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili katılma yolu ile istinaf başvurusunda bulunmuşsa da Mahkemece, davacı vekilinin itirazı üzerine 03/02/2023 tarihli ek karar ile "... davalı ... A.Ş.'nin davalı ... yanında katılma yolu ile istinaf dilekçesinin reddin" ilişkin ek kararın verildiği, bu kararın usulüne uygun tebliğ edildiği ancak ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebi incelemeye alınmamıştır. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. HMK'nın 298/2.maddesi gereğince, gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. HGK'nın 24.02.2010 tarihli 2010/1-86 Esas ve 2010-108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.” Yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı ilamında mahkeme kararında çelişki bulunması halinde bunun mutlak bozma nedeni olacağı belirtilmiştir.Hüküm ve gerekçenin çelişkili olması halinde yasaya uygun biçimde, gerekçeyi içeren bir hüküm olduğundan söz edilemez. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması, Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair anayasa ve yasa hükümlerine de açıkça aykırıdır.İlk Derece Mahkemesince, "...dava konusu zararın tespiti isteminin kaza tarihine göre değerlendirilmesi gerektiğinden iddiaya konu tespit dosyasındaki rapora itibar edilmemiş, 17.02.2022 tarihli rapor hükme esas alınmıştır. Bu aşamada ise Mahkememizce sehven davacı tarafça davadan önce davalı sigortadan tahsil edildiği beyan edilen 31.000 TL ödeme yönünden mahsup yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmış ise de gerekçeli kararda tefhim olunan hükme aykırı şekilde değerlendirme yapılamayacağından bu hususta gerekçede değerlendirme yapılarak yetinilmiş; inkar tazminatı istemi yönünden ise talep edilen alacak yargılamayı gerektirip hesaplanabilir (likit) mahiyette olmadığından inkar tazminatı isteminin reddine" karar verildiği açıklanmış ve bu suretle hüküm fıkrasıyla kararın gerekçesi arasında çelişki yaratılmıştır. Bu yönüyle, karar yukarıda açıklanan Anayasa, usul ve yasa kurallarına aykırılık teşkil etmektedir.Daire kararının kapsam ve şekline göre; davacı vekili ile davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355.maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık nedeniyle resen yapılan inceleme inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-HMK'nın 355 ve 353/1-a-6 maddesi gereğince, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/11/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim