Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/474
2026/207
30 Ocak 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO:2023/474
KARAR NO:2026/207
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:22/11/2022
NUMARASI:2019/95 Esas - 2022/828 Karar
DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ:30/01/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.10.2018 tarihinde, davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile davacı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın işbu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunu, ...’in, söz konusu kaza dolayısıyla yaralandığını belirterek, 4.500,00-TL daimi maluliyet (sakatlık) ve 100 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 4.600,00 TL tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 02.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigorta şirketine usulüne uygun başvurusunun olmadığını bu kapsamda sigortaya başvuru şartının yerine getirilmediğini, kazada davacı tarafın tam kusurlu olduğunu, maluliyet raporunun İstanbul ATK’dan alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kabulü ile, 26.820,45 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının 15/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maluliyet oranının "özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik" çerçevesinde tespit edilmesi gerektiğini, karara dayanak alınan bilirkişi raporunda amir mevzuat hükümlerine ve kanuna aykırı değerlendirme yapıldığını, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik tazminatı ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının kaza anında kask kullanmadığının dosya kapsamında yer alan ifadelerle sabit olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 04/10/2018 tarihinde, davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin karıştığı kaza neticesinde yaralanan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik zararının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile ... Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları).Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).Kaza tespit tutanağında, motosiklet sürücüsü olan davacının kask kullanıp kullanmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, davacının yaralanmasının bacak bölgesinden olup, kaskın sonuca etkili görülmediği, davalı tarafından da yargılamada aksi ispat edilemediğine göre, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.04/10/2018 tarihli polis memurlarınca düzenlenen ve aksi sabit olana kadar geçerli sayılan kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda banket üzerinde hızlı gelen davacının KTK'nın 56/1-a.maddesini ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olduğunun belirtildiği; Mahkemece adli trafik bilirkişisinden alınan 12/10/2020 tarihli raporda ise; kazanın meydana gelmesinde, ... plakalı motosiklet sürücüsü olan davacı ...'in %50 kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %50 kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur raporunun davalı vekiline tebliğe hiç çıkarılmaması nedeniyle davalı vekilinin kusur raporuna itiraz edemediği anlaşılmakla, mahkemece kusura ilişkin tüm belge ve raporları değerlendiren çelişkiyi giderici denetime açık kusun raporu alınmadan karar verilmiş olması eksik incelemeye dayalı olmuştur. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2016/13765 E.-2017/6682 K.sayılı kararı).Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır.Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan 'Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik' hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden dosya kapsamındaki kusura ilişkin tüm belge ve raporları değerlendiren çelişkiyi giderici denetime açık kusur raporu alınması; ATK'dan ya da başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 'Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik' hükümlerine uygun olarak, davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması; kusur oranları ile maluliyet oranının değişmesi halinde tespit edilecek maluliyet oranına göre, davalı sürücünün kusur oranı esas alınarak, hükme esas alınan aktüerya rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi olmalıdır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/01/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.