Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/386
2026/259
5 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
ESAS NO: 2023/386
KARAR NO: 2026/259
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 23/09/2022
NUMARASI:2018/95 Esas - 2022/833 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 05/02/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/02/2014 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresinde olan ... plakalı minibüs ile üç tekerlekli bisiklet ile seyahat etmekte olan müteveffa ...'e çarparak ölümüne sebep olduğunu, müteveffanın fiziksel engelli olmasına rağmen fabrikada kalıp makinesi ustası olarak iki yıldan fazla bir süredir çalıştığını, davacı baba ve anne için ayrı ayrı 500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek faizi davalılara yükletilmesine, anne ve baba için ayrı ayrı 20.000,00'er TL, kardeşler için ise ayrı ayrı 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 70.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada müvekkili ...’in kusuru olmadığını, müteveffanın davacı anne ve babanın desteği olmadığını, tam tersine müteveffanın onların desteğine muhtaç durumda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru yapmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden ve esastan reddini talep etmiştir Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların davasının kısmen kabulü ile, maddi tazminat talepleri yönünden: davacı ...'in maddi tazminat davasının bedel artırım dilekçesi kapsamında kısmen kabulü ile; 41.138,96 TL tazminatın 10/02/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limitiyle sınırlı ve hükmolunan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek koşuluyla sorumlu tutulmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'in maddi tazminat davasının bedel artırım dilekçesi kapsamında kısmen kabulü ile; 23.051,78 TL tazminatın 10/02/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limitiyle sınırlı ve hükmolunan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek koşuluyla sorumlu tutulmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talepleri yönünden; davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL (toplam 52.500,00 TL) manevi tazminatın 10/02/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve davacı tarafın ıslahı gözönüne alındığında dava HMK m. 109'da düzenlenen kısmi dava olduğunu, olayın 10.02.2014 tarihinde meydana geldiğini davanın 15.06.2017 tarihinde açıldığı, ıslah talebinin ise 27.04.2021 tarihinde yapıldığı gözönüne alındığında ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davacı tarafların vekiline 24.12.2019 tarihinde 24.810,00 TL maddi tazminat ödemesi yapılmış olup ödemeye ilişkin dekontların dosyada olduğunu, ödemeye ne dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ne de davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan 27.04.2021 tarihli talep artırım dilekçesinde yer verilmediğini, mahkeme tarafından da söz konusu ödeme dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, müvekkil şirketçe yapılan ödeme tarihine göre destek zararı hesaplanarak söz konusu ödemenin davacıların destekten yoksun kalma zararını karşılayıp karşılamadığının tespiti gerektiğini, dosya kapsamında alınan raporda hesaplamaya esas TRH-2010 ve faiz olarak da %1.8 olarak esas alınmamış olup düzenlenen rapor Trafik Poliçesi genel şartlarına uygun olmadığından bu yönüyle de hatalı hesaplama yöntemini benimsemiş bilirkişi raporu esas alınarak kurulan yerel mahkeme kararına itiraz ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dava, maddi tazminat talebi yönünden HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır.Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden davalı vekilinin ıslah zamanaşımına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı).Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf dilekçesine eklediği dekonttan yargılama sırasında dava dışı olarak davacılar vekiline 24.12.2019 tarihinde 24.810,00 TL ödeme yapıldığını bildirmiştir.Davalı tarafından zararın kısmen karşılanması halinde, yapılan ödemenin tazminat hesabı sırasında mahsup edilmesi gerekliliği açık olmakla birlikte, ödemenin dava sırasında olması halinde, bulunan tazminat miktarından dava tarihinden sonra yapılan ödeme güncelleştirilmeksizin tenzil edilmelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 26/03/2019 tarih, 2016/9182 Esas ve 2019/3567 Karar sayılı kararı).Hükme esas aktüerya raporunda davacılara yapılan ödemeye ilişkin belge olmadığından indirim yapılmadığı belirtilmiş, davalı sigorta şirketi vekilinin rapora itirazında bu konuda beyanda bulunmamıştır. Yine davacı vekilinin de bu konuda beyanına rastlanmamıştır. Bu nedenle mahkemece bilirkişi raporuna göre indirim yapılmadan karar vermiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak ödeme ile borç sona ereceğinden davadan sonra yapılan ödemenin güncellenmeden hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir. Bu doğrultuda Dairemiz tarafından davalı sigorta şirketi ile yapılan yazışmadan; dava tarihinden sonra 24.12.2019 tarihinde davacı ... için 13.807,00 TL, davacı .... için 11.003 TL ödeme yapıldığı bildirildiğinden, usul ekonomisi gereği Dairemizce mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarlarından, belirtilen miktarların düşülmesiyle davacı ... için 27.331,96 TL, davacı ... için 12.048,78 TL tazminat miktarlarına hükmedilmesi gerekmiş ve bu nedenle mahkemenin kararı kaldırılarak düzeltilmiştir.Bu nedenle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:Davacıların davasının KISMEN KABULÜ İLE,
A-Maddi tazminat talepleri yönünden:
1-Davacı ...'in maddi tazminat davasının bedel artırım dilekçesi kapsamında kısmen KABULÜ ile 27.331,96 TL tazminatın 10/02/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limitiyle sınırlı ve hükmolunan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek koşuluyla sorumlu tutulmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davacı ...'in maddi tazminat davasının bedel artırım dilekçesi kapsamında kısmen KABULÜ ile 12.048,78 TL tazminatın 10/02/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limitiyle sınırlı ve hükmolunan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek koşuluyla sorumlu tutulmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
B)Manevi tazminat talepleri yönünden:
1-Davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00-TL (toplam 52.500,00-TL) manevi tazminatın 10/02/2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden alınması gereken 6.276,37 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 242,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.033,96TL harcın (davalı ... Anonim Şirketi bu miktarın 2.447,58 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 242,51-TL peşin harç, 31,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 273,91-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 323,00-TL adli tıp raporu gideri, 1.400,00-TL bilirkişi ücreti, 357,50-TL posta gideri olmak üzere toplam 2.080,50-TL yargılama giderinden davanın maddi ve manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulü (%83,30) dikkate alınarak 1.733,05-TL yargılama giderinin (davalı ... Şirketi bu miktarın 953,28-TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan, davacı ... için 9.200,00-TL, davacı ... için 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,
6-Davalılar davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasında vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince ret olunan kısım üzerinden hesaplanan 4.828,32-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine,
7-Davalılar davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasında vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince ret olunan kısım üzerinden hesaplanan 1.056,72-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan, davacı ... için 9.200,00-TL, davacı ... için 9.200,00-TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
9-Reddedilen manevi tazminat yönünden davalılar ... ve ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 5.000,00- TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile, 5.000,00-TL vekalat ücretinin davacı ... 'den tahsili ile, 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile, 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile, 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalılar ... ve ...'e verilmesine
10-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
11-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
C-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 582,80 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.