Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/170

Karar No

2024/2067

Karar Tarihi

4 Aralık 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/170
KARAR NO: 2024/2067
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 08/11/2022
NUMARASI: 2020/464 Esas - 2022/740 Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 04/12/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.07.2018 günü saat 17:30 sıralarında, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki aracın seyir halinde iken plakası ve tescili olmayan motosiklet sürücüsü ... ile çarpışmaları neticesinde motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralanmasına neden olan, çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, olayla ilgili olarak Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin malul kalacak derecede yaralanmış olduğunu, olaya karışan plakası ve tescili olmayan motosikletin kaza tarihinde cari trafik poliçesinin bulunmadığını bu nedenle davalı ...'na başvurmak zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 1.000 TL, geçici olarak bakıma muhtaç kalmasından dolayı hasıl olan bakıcı gideri olarak şimdilik 500 TL maddi tazminatın davalıdan müteselsilen sorumluluk esası gereğince tazminatın tamamından sorumlu olacak şekilde tahsili ile müvekkiline verilmesini, hükmedilecek tazminatlara davalı tarafa yapılan başvuru tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, başvuruya konu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş hastaneden rapor alınması gerektiğini, davacı tarafça usulüne uygun olarak yerine getirilmiş başvuru şartı bulunmaksızın dava açılmış olduğunu davanın kabulü halinde ise müvekkili kurumun tazminat için gerekli belgeleri elde edemediğinden temerrüde düşmüş sayılamayacağını, davaya konu kazada kanunda ...'nın sorumluluğuna sebep olacak şartları sağlamadığını, müvekkili kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespitinin gerektiğini, geçici iş göremezlik nedeni ile doğan zararlara ilişkin maddi tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu, müvekkilinin bu taleplerden sorumluluğu bulunmadığını, davacının gerekli güvenlik önlemlerini almamış olması sonucu yaralandığını, davacının kaskı ve diğer koruyucu önlemlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davanın kısmen kabulü ile; -Davacının kalıcı işgöremezlik tazminat taleplerinin kabulü ile toplamda 135.795,53 TL'nin 22/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte kaza tarihinde geçerli poliçe limitleri dahilinde davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Davacının geçici işgöremezlik talepleri yönünden davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihinin 09.07.2018 olduğundan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartlarının işbu davada uygulanması gerektiğini, husumet itirazlarının olduğunu, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, eksik evrak nedeniyle, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporu hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapılamamış ve tazminin mümkün olmadığını, bu nedenle de, usulüne uygun başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, tazminat hesabında kullanılan hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, araç türünün araştırılması gerektiğini, hesaplanan tazminata avans faizi değil, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun varlığı halinde, bu hususun da ayrıca indirim sebebi olduğunu, mahkemece talepten fazlasına hükmedildiğini, zararın ortaya çıkmasında davacının da kusuru bulunduğundan kazaya karışan her iki aracın kusuru için müvekkili kuruma müteselsil sorumluluk yüklenemeyeceğini, kusur oranına bölmeden tazminatın tamamı üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespiti gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre, kazaya karışan tescilsiz aracın, elektrikli bisiklet olduğunu, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 09.07.2018 günü, saat 17:20 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Sokağı takiben seyretmekte iken olay yeri kavşak mahalline geldiğinde, seyrine göre sol tarafında kalan ... Sokaktan gelerek kavşak müşterek alanına giriş yapan sürücü ... yönetimindeki motosiklet ile çarpışması sonucunda motosiklette yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralanması ile neticelenen dava konusu kaza meydana gelmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078 E. - 2022/10550 K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları). Davadan önce davalıya başvuruda bulunulduğu eksiklik nedeniyle ödeme yapılmadığı anlaşıldığından KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuru şartı yerine getirilmediğine ve temerrüde düşürülmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Davacının kaza nedeniyle yaralanma bölgesi, maluliyet raporunda sol köprücük kemiği nedeniyle düzenlendiğinden koruyucu ekipman ve kask takılı olup olmadığı yaralanma bölgesine etkisi olmayacağından mahkemece müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmamış olmasında isabetsizlik görülmemiştir. KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Dava dilekçesinde davacı yolcunun kusur oranı gözetilmeksizin tazminat talep ettiği görülmekle talep ile bağlılık kuralının aşıldığına yönelik istinaf yerinde değildir. Davaya konu trafik kazasına sebep olan araçların kullanım şeklinin hususi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren araçlar, ticari olmadığından İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ...'na başvurulabileceği öngörülmüştür. Aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ...'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı haller arasında sayılmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre, motosiklet: azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Aynı Kanun'un 103. maddesinde motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeler gereği, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ..'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Mahkemece bu yönde araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, trafik sigortası bulunmadığı iddia edilen motosiklet nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; davacı tarafa bu açıdan uygun bir süre verilip motosiklet üzerinde uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp, gerektiğide şasi nosundan yola çıkılarak il emniyet müdürlüğü tescil kaydının ve tramer kaydının araştırılmasıyla, tescil kaydı var ve trafikten çekildi ise çekilme tarihinin sorulması ve buna ilişin evrakların da istenilmesi suretiyle, araç motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde/trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı ...'nın sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aracın niteliği konusunda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/12/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim