Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/806
2024/1913
12 Kasım 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/806
KARAR NO: 2024/1913
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/10/2021
NUMARASI: 2019/717 Esas - 2021/670 Karar
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 12/11/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 28.10.2017 günü sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, yaya konumunda bulunan destek ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada, müvekkillerin desteği ...'ın vefat ettiğini, dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, ...'ın vefat etmesi sonucu eşi ... ile çocukları ..., ..., ..., ... ve ...'ın ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, taraflarınca 27/11/2017 tarihinde davalı ... Genel Müdürlüğü'ne başvuru yapıldığını, davalı tarafından müvekkillerine yapılan ödemenin müvekkillerinin zararını tam olarak karşılayamadığını belirterek fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla davaıcılardan ... için 2.000,00 TL ..., ..., ... ile ... her biri için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranları ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı için müvekkili kuruma başvuruda bulunduğunu ve ibraname mukabilinde ödendiğini, müvekkili kurumun başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama ile müvekkili kurum tarafından ödenen tutar arasında açık bir nispetsizlik yok ise davanın reddinin gerektiğini, açık bir nispetsizlik var ise müvekkili kurum tarafından ödenen tazminatın ödeme tarihindeki verilere göre güncellenmek sureti ile hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların davasının Kısmen Kabulü ile, ... yönünden; 176.716,94 TL maddi tazminatın, ... yönünden 11.674,17 TL maddi tazminatın, ... yönünden 20.795,83-TL maddi tazminatın, ... yönünden 28.997,42 TL maddi tazminatın, ... yönünden 35.706,64 TL maddi tazminatın 27.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, verilen hükümde 3 no'lu kararda davacılar vekili lehine toplam kabul edilen miktar üzerinden tek vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkiller arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp aralarında ihtiyari dava arkadaşı olduklarını, her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğini, ZMMS Poliçesi Teminatı kapsamında bulunup, sürekli sakatlığı tespit edilinceye kadar uğradığı zarar SGK' nın sorumluluğunda olduğunu, davacı vekilince Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi hakkında sağlık raporu alınmadan başvuru yapıldığı sebebiyle, usulüne uygun başvurusu bulunmadığının kabulü gerektiğini, kurum ödemesinin güncellenerek tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığında ... tarafından yapılan ödeme yeterli olacağından Karayolları Trafik Kanunu’nın 111. maddesine göre başvurunun reddi gerektiğini, ... başvuru sahibine ibraname mukabilinde ödemede bulunarak kazadan kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini, bilirkişi raporunda dosyada nüfus kayıt örneği bulunmadığından müteveffanın anna ve babasına pay ayrılmadığının belirtildiğini, mahkemece bu hususun değerlendirilmeden yapılan hesaplama hatalı olduğunu, hesaplama yapılırken, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından peşin sermaye ödeneği ödenip ödenmediği araştırılması, yapılan ödemenin tazminattan düşülmesi gerektiğini, yeni genel şartlardaki esaslara göre hesaplama yapılması ile TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz), %1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, müvekkil kurumun sorumluluğu dava tarihinden itibaren başladığını, 27.11.2017 tarihinden itibaren avans faize hükmedilmiş olması hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 28.10.2017 günü saat 20.10 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Toptancılar kavşağı istikametinden Toki Konutları istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde yolun sağında park halindeki aracın yanında kaplama içerisinde tabure üzerinde oturmakta olan müteveffa yaya ...' a çarpmasıyla meydana gelen kazada yayanın ölümü nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporuna göre ...'ın kazanın oluşumunda %80 oranında, müteveffa ...'ın ise olay mahallinde kaplama içerisinde tabure üzerinde oturarak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü dolayısıyla %20 oranında kusurlu olduğu yine ceza mahkemesinde alınan raporun da aynı doğrultuda olduğu anlaşılmakla kusura yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. Kazaya karışan araç sigortasız olup davacı, ...na başvuru yaptıktan hatta ödeme de aldıktan sonra dava açtığına ve eksik ödeme nedeniyle tazminat talebi halinde yeniden başvuru gerekmediğine göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat ya da ölüme bağlı destekten yoksun kalma tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararından sonra Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı güncel kararında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiği yönünde karar verilmiştir (Aynı yönde 14/01/2021 tarih, 2020/2598 E. ve 2021/34 K. sayılı kararı). Bu nedenle 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. Davalı vekili bilirkişi raporuna itirazlarında desteğin anne babasına pay ayrılmadığı yönünde beyanda bulunmadığından HMK'nın 357/1. maddesi gereğince istinaf talep edemeyecektir. Kaldı ki rapor tarihinde müteveffanın anne babanın vefat etmiş oldukları nüfus kaydından da anlaşılmıştır. Hükme esas alınan aktüerya raporunda öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığı fahiş fark olduğu görülmekle, ödemenin güncellenerek tenzili ile limit aşıldığından garame hesabı yapılarak hesaplanan tazminat miktarına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. SGK'dan gelen yazı bulunmadığından hesaplamada indirim yapılmamış ancak kazanın iş kazası olmadığından rücuya tabi indirim olmayacağından bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde değildir. Kazaya kusuru ile sebebiyet veren araç çekici römork olduğuna ve avans faiz talep edilmiş olmasına göre faiz türüne ilişkin itiraz da yerinde görülmemiştir. Kazaya karışan araç sigortasız olup davacı vekili, ...na 27/11/2017 tarihinde başvuru yaptığından başvuru tarihinden itibaren 8 gün sonrası olan 07/12/2017 tarihi faize başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekir. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davacılar yararına yazılı olduğu şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından bu yöne değinen istinaf talebinin kabulüne ve hükmün vekalet ücreti bakımından düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı tarafın istinaf talebi olmadığından davacı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle davalı yararına hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hükümde değişiklik yapılmamıştır. Bu nedenle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davacıların davasının KISMEN KABULÜ ile ... yönünden; 176.716,94-TL maddi tazminatın,... yönünden 11.674,17-TL maddi tazminatın,... yönünden 20.795,83-TL maddi tazminatın,... yönünden 28.997,42-TL maddi tazminatın, ... yönünden 35.706,64-TL maddi tazminatın 07/12/2017 tarihinden itibaren işlyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ÖDENMESİNE, Fazlaya dair taleplerin reddine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 18.709,49-TL nispi karar harcından peşin ve ıslah olarak yatırılan toplam 966,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 17.743,09-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-)a-Davacı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, b-Davacı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 11.674,17 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, c-Davacı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 20.795,83 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, ç-Davacı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 28.997,42 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, d-Davacı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 4-)Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret olunan kısım üzerinden hesaplanan 500,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-)Davacılar tarafından peşin ve ıslah olarak yatırılan toplam 966,40-TL harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 6-)Davacılar tarafından yatırılan 44,40-TL başvuru, 6,40-TL vekalet harcı, 1.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 97,15-TL posta giderinden ibaret toplam 1.147,95-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları dikkate alınarak 1.145,85-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacılara tarafına verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına; 7-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 1.317,59 TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 2,41-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,8-)Taraflarca yatırılan kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN;1-Taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 39,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 40,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.