Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1490

Karar No

2025/238

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1490
KARAR NO: 2025/238
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 12/04/2022
NUMARASI: 2021/416 Esas - 2022/254 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/04/2019 günü meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araba sürücüsü ...'in yola dikkatsiz bir şekilde hızlı girmesiyle İzmir Uşak seferini yapan yolcu treni ile çarpışması sonucu söz konusu arabanın trenin altında kalarak sürüklendiğini, çarpmanın etkisiyle arabanın arka yolcu bölümünde bulunan davacının başını kapı bölgesinde cam ve trenin ön bölgesine çarparak ağır şekilde yaralandığını ve günlerce komada kaldığını, trafik kazası tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kaza neticesinde davacının hastanede tedavi gördüğünü ve kaza sebebiyle epilepsi hastası olduğunu, davadan önce arabuluculuğa başvuru yapıldığı ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek HMK'nın 107. maddesi uyarınca trafik kazasında bedensel zararlar nedeniyle, tazminat hesabı yaptırılarak olay tarihinden temerrüt tarihine kadarki işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili vermiş olduğu 16/12/2021 tarihli dilekçesi ile; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik geçici iş göremezlik karşılığı olarak 200TL, bakıcı ihtiyacı karşılığı olarak 200TL, sürekli iş göremezlik karşılığı olarak 600TL olmak üzere toplamda 1.000TL alacak talepleri olduğunu beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın talep ettiği tazminat talebinin soyut ve genel ifade ile belirtilmiş olup, somutlaştırılması gerektiğini, davadan önce davalı şirkete usulune uygun bir başvuru yapılmadığını, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olup, kusur iddiasının davalı tarafından kabul edilmediğini, sigortalı aracı kusurunun ispatı ile maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatından ve tedavi giderlerinden davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, araç sürücüsü hakkında açılan ceza davası bulunması halinde sonucunun beklenmesi gerektiğini, davalının davacı tarafından usulune uygun temerrüde düşürülmediğinden faiz talebine ve oranına da itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; soruşturma aşamasında, kazaya sebebiyet veren şüpheliyle yapılan uzlaşma sadece Savcılığın soruşturma dosyası ve manevi tazminat sorumluluğuyla sınırlı olduğunu sadece uzlaşıya varan şüpheliyi sorumluluktan kurtaracağını, bununla beraber yerleşik Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği gibi, haklarını saklı tutan tarafın arta kalan miktarlar için sigorta şirketlerine müracaat hakkı baki olduğunu, dava konusu olayda gerçekleşen hadisenin bu olduğunu, uzlaşma esnasında soruşturma şüphelisi ile imzalanan tutanakta fazlaya ilişkin ve sigorta şirketine karşı başvuru hakkını saklı tutulduğunu, davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine dayanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacı ile sigortalı arasında dava tarihinden önce uzlaşma sağlandığı, bu nedenle CMK'nın 253/19 maddesi gereğince tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu ve uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerekir (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E.- 2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih, 2020/1029 E. - 2020/6255 K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda yapılan değerlendirmeye göre de CMK'nın 253/19 fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" hükmünün iptali nedeniyle uzlaşma sağlansa bile tazminat davası açılabileceğinden davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebi yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim