Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1457
2025/205
11 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1457
KARAR NO: 2025/205
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 07/01/2022
NUMARASI: 2019/99 Esas - 2022/13 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından trafik sigortası yapılmış ve davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 14/05/2018 tarihinde yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkiline çarpması sonucunda müvekkilinin ağır olarak yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; bedeni hasar tazminatının şimdilik 5.000,00 TL'sinin muaccel olduğu tarihten itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın, muaccel olduğu tarihten itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinin nedeninin, davacının ani olarak yola atlamasından kaynaklandığını, şoförün kazada hiçbir kusurunun olmadığını, aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigorta poliçesinin olduğunu bu yüzden de maddi tazminatlardan sorumluluğunun olmadığını, manevi tazminat talebi yönünden de sorumluluklarının olmadığını aynı zamanda manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacıya tedavi masrafları için 1.500,00 TL ödeme yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinin nedeninin, davacının ani olarak yola atlamasından kaynaklandığını, kendisinin kazada hiçbir kusurunun olmadığını, aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigorta poliçesinin olduğunu bu yüzden de maddi tazminatlardan sorumluluğunun olmadığını, manevi tazminat talebi yönünden de sorumluluklarının olmadığını aynı zamanda manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından alınmış ödemeler ve açılmış tüm dava bilgilerinin bildirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle; davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin ve oranının genel şartlara uygun olarak tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin, davacının teminat kapsamında yer alan taleplerinden yalnızca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Davacıların davasının 21/04/2021 harçlandırma tarihli talep arttırım dilekçesinde talep edilen tutar üzerinden kısmen kabulü ile; -14.774,31.-TL geçici+sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 14/05/2018, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 06/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı mirasçı ...'a verilmesine, -14.774,31.-TL geçici+sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 14/05/2018, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 06/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı mirasçı ...'a verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacı mirasçı ... için 10.000,00.-TL manevi tazminat, davacı mirasçı ... için 10.000,00.-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 20.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 08.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda ...’ın muhtemel yaşam sonunun 23.02.2042 olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılmış olsa da davacı ...'ın dava devam ederken 22.02.2020 tarihinde vefat ettiğinden raporda yapılan aktüer hesabının hatalı olduğunu, bakiye ömrün tespitinde TRH 2010 ulusal mortalite tablosunun esas alınmasına katılmak birlikte hesaplamada yasal düzenlemelere uygun olarak %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, davacının maluliyeti bulunup bulunmadığı hususunun ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelenmesi gerekirken yürürlükten kalkmış olan Çalışma Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre incelenmiş olmasının da bozma sebebi olduğunu, tedavi giderleri ile tedavi giderlerinden sayılan geçici iş göremezlik taleplerinin poliçe kapsamı dışında kaldığını, 08.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsüne %65 oranında kusur atfedilmiş, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme mahsulü olan işbu rapora karşı gerekçeli itirazlarının sunulduğunu ancak itirazları doğrultusunda yeni bir değerlendirme yapılmadan hatalı şekilde hüküm kurulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; muhtemel ölüm tarihinin 23.02.2042 olarak hesaplandığı aktüer hesabının hatalı olduğunu, hesaplama kriterlerine göre tespit edilen süreden önce ve dava devam ederken davacı ... vefat ettiğinden, hesabın vefat tarihi olan 22.02.2020 tarihine kadar yeniden yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmemiş olmasının hatalı olduğunu, bilirkişi hesap raporunun güncel yasal mevzuata uygun olarak hazırlanmadığını, davacı müteveffa ...'ın maluliyetinin bulunup bulunmadığının tespitinin ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre yapılması gerekli iken yürürlükten kalkan Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri uyarınca inceleme yapılmış olmasının hatalı olduğunu, dosya içerisinde mübrez ifade tutanaklarında belli olduğu üzere, sigortalı araç seyir halinde iken yaya ...'ın karşıdan karşıya geçmek için aniden yola atlaması ve bir anda aracın önünde belirmesi neticesinde gerçekleştiğini, ...'ın bizzat kendi ifadesinde, kazanın gerçekleştiği yerin sokak kesişim noktası olduğundan diğer davalı araç sürücüsünün kendisini görmeme ihtimali olduğunu açıkça belirttiğini, bu hususlar gözetilmeden diğer davalı ...'ın % 65 kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından ...' a yapılan ödemenin tüm itirazlara rağmen mahsup konusu edilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Muhtemel ölüm tarihinin 23/02/2042 olarak hesaplandığı aktüer hesabın hatalı olduğunu, davacı ... vefat ettiğinden, bu hususun Mahkeme tarafından hiç dikkate alınmadığını, davacı müteveffa ...'ın bakiye ömrünün tespitinde TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosunun esas alındığını ancak bununla birlikte hesaplamada yasal düzenlemeye uygun olarak %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmamış olmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun güncel yasal mevzuata göre hesaplanmadığını, müteveffa ...' ın maluliyetinin bulunup bulunmadığının tespitinin ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında yönemeiğe göre yapılması gerekirken yürürlükten kalkan Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri uyarınca İnceleme yapılmış olmasının da hatalı olduğunu, dosya içerisinde mübrez ifade tutanaklarında da görüldüğü üzere, sigortalı araç seyir halinde iken yaya ...' ın karşıdan karşıya geçmek için aniden yola atlaması ve bir anda aracın önünde belirmesi neticesinde gerçekleştiğini, ...'ın bizzat kendi ifadesinde, kazanın gerçekleştiği yerin sokak kesişim noktası olduğundan diğer davalı araç sürücüsünün kendisini görmeme ihtimali olduğunu açıkça belirttiğini, bu hususlar gözetilmeden kendisinin %65 kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davalı Metin tarafından ...'ye yapılan ödemenin tüm itirazlara rağmen mahsup konusu edilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut uyuşmazlıkta kaza tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Mahkemece yargılama sırasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/125985 Esas sayılı soruşturma dosyası getirtildikten sonra kusur bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkemece soruşturma dosyasının akıbeti araştırılmadan, iddianame düzenlenmiş ise ceza dosyası celp edilmeden karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078 E. - 2022/10550 K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları). Ne varki mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davacının 22/02/2020 tarihinde vefat etmesine rağmen muhtemel yaşam süresi olarak belirlenen 23/02/2042 tarihine kadar hesaplama yapılması doğru olmamıştır. Davalı Metin tarafından sunulan cevap dilekçesinde davacıya yapılan ödemenin tedavi gideri ile ilgili olduğu açıkça belirtilmiştir. Dava konusu talebin geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olması nedeni ile tedavi giderine ilişkin ödemenin mahsup edilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; - ATK'dan ya da başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden oluşturulacak aralarında adli tıp uzmanı da bulunan uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan " Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınması - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/125985 Esas sayılı soruşturma dosyası soruşturma dosyasının akıbeti araştırılarak, iddianame düzenlenmiş ise ceza dosyası celp edilip incelenerek gerekirse kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılması, - Tespit edilecek maluliyet oranına göre hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle aktüer bilirkişiden davacının 22/02/2020 tarihinde vefat etmesi nedeni ile muhtemel yaşam süresine göre değil somut duruma göre ölüm tarihine kadar tazminat hesaplaması için ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... Sigorta A.Ş., davalı ..., davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.