Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1449
2025/235
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/1449
KARAR NO: 2025/235
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/12/2021
NUMARASI: 2019/168 Esas - 2021/938 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 15.09.2012 tarihinde İzmir'de, sürücü ...' in, kullandığı ... plakalı araçla, müvekkili ...'ın kullandığı ... plakalı araca çarptığını, kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin uzun süre tedavi gördüğünü, kaza sonrasında bedensel ve psikolojik sorunları olduğunu, ...’in işleteni ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın ... Sigorta AŞ. nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğunu belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince alacak miktarın tespitiyle şimdilik 1.500,00TL geçici maluliyet tazminatı, 500,00TL maluliyet tazminatı, 400,00TL bakıcı gideri, 100,00TL tedavi giderleri tazminatının tarife limitiyle sınırlı sorumlu ... Sigorta A.Ş.'den 03.07.2018 temerrüt, diğer davalı ...'den 15.09.2012 kaza tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde geçici maluliyet tazminatı taleplerinin 2.957,08TL, tedavi giderleri için 1.450,00 TL, öğretim üyesi ücreti farkı, 800,00 TL, diğer tedavi giderleri olmak üzere; 2.250,00 TL, 400,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL tedavi giderleri, 20.000,00TL manevi tazminatın davalı ...'den 15.09.2012 kaza tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna geçiçi iş göremezlik ödemesi olarak 28.12.2012 tarihinde 1.066,56 TL ödeme yapıldığını, dosyada yapılan medikal inceleme neticesinde sağlık kurulu raporunda özür oranı bildiriminde bulunulduğunu, kazazedenin geçirdiği trafik kazası arasında nedensellik bağının bulunmadığını, davacının davadan önce müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu, talebin sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı gerekçesi ile reddedildiğinden davanın reddine, aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; 1.890,52TL geçici maluliyet tazminatının ZMMS tarife limitiyle sınırlı sorumlu ... Sigorta A.Ş'den 03.07.2018 tarihinden, diğer davalı ...'den kaza tarihi olan 15/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, 800,00 TL tedavi giderinin ZMMS tarife limitiyle sınırlı sorumlu ... Sigorta A.Ş.'den 03.07.2018 tarihinden, diğer davalı ...'den kaza tarihi olan 15/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi lehine, reddedilen tutarı aşacak şekilde karşı taraf vekalet ücretine hüküm kurulmasının yerinde olmadığını, karara esas alınan bilirkişi raporunun yalnızca tıp doktoru bilirkişi tarafından hazırlandığını, mahkeme kararına, aktüerlik vasfı bulunmayan, bilirkişi tarafından hazırlanmış raporu esas aldığını, tazminat hesaplamasına davacının gerçek kazancı esas alınmadığını, davacı özel bir şirkette müşteri temsilcisi olarak çalışmakta, prim dahil 3.000,00TL, ücret aldığını, davacının aldığı ücret yerine asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, mahkemece, yürürlükteki asgari ücret esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporun hükmüne esas aldığını, hesap tarihinden sonra yapılmış asgari ücret değişikliklerinin gözetilerek, hesaplamanın güncelenmesi için ek rapor alınmasına karar verilmesini talep ettiklerini, bakıcı giderleri reddedilmesinin ve tedavi giderleri taleplerinin kısmen kabul edilmesinin içtihatlara aykırı olduğunu, manevi tazminatta; zarar görenlerin ekonomik durumlarında iyileşme sağlayarak, bundan sonraki yaşamlarını kolaylaştırmak suretiyle acıya katlanma gücü ve moralini sağlama amacı yanında, sorumlu için caydırıcı, zarar görenleri öç alma duygusundan uzaklaştırıcı ve tatmin edici olması amaçlandığını, hüküm altına alınan 3.000,00 TL manevi zararın, bu tazminattan beklenen hukuki yararı gerçekleştirmeden uzak olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 15.09.2012 tarihinde saat:00.45 sıralarında davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile otoban bağlantı yolu Buca yönünden Kayna kavşağı istikametine seyir halinde iken, kaza mahalli olan kavşağa geldiği esnada, aracının ön kısmıyla seyir istikametine göre sağ tarafındaki kavşak kolundan gelip, ana yola çıkmak isteyen davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına çarpması ile neticelenen dava konusu sürücü ...'ın yaralandığı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’unda ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K. sayılı kararları).Somut uyuşmazlıkta,İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması doğru olmamıştır. Davacının maluliyet itirazı üzerine ATK üst kuruldan rapor alınmış davacı bu rapora itiraz etmemiş ise de ilk rapora itiraz etmiş olduğundan maluliyete ilişkin istinaf talebi yerinde görülmüştür. Mahkemenin hükme esas aldığı ATK maluliyet raporunda bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacının başka birinin yardımına ihtiyaç duyup duymayacağı konusunda ATK'dan rapor alınması gerektiği halde doktor bilirkişi raporu ile yetinilerek geçici bakıcı giderinin talebinin reddine karar verilmesi, davacının ücretinin araştırılmamış olmaması, geçici iş göremezlik tazminat raporunun aktüerya bilirkişi yerine bu konuda uzmanlığı olmayan doktor bilirkişiden alınması doğru olmamıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3.maddesi ile maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlenmiştir. Mahkemece reddedilen miktar yönünden davalı lehine vekalet ücreti belirlenirken AAÜT'nin 13/3. maddesi gözetilmeden reddedilen miktardan fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken, davacının çalıştığı işyerinden kaza tarihi ve öncesi itibarıyla aldığı maaşın ne olduğu araştırılması, SGK kaydı dosya eklenerek meslek koduna göre gerekirse emsal ücret araştırılması yapılması, ATK'dan kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı geçici iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, kalıcı işgöremezlik durum ve oranının ne olduğu, iyileşme süresi içinde başka birinin yardımına ihtiyaç duyup duymayacağı, duyuyor ise süresi ve tespit edilecek maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan delilleri de irdeler biçimde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu almak ve tespit edilecek maluliyet oranına ücrete göre aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Manevi tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile maluliyet oranıdır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; maluliyet raporu alınması gerekmekte olup bu halde maluliyet netleşmeden manevi tazminatın belirlenmesi eksik incelemeye dayalı olduğundan manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.