mahkeme 2021/1989 E. 2023/2493 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1989

Karar No

2023/2493

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1989
KARAR NO: 2023/2493
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 01/06/2021
NUMARASI: 2017/302 Esas - 2021/346 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davacı sigorta şirketine ... numaralı 15.01.2016-2017 vadeli kasko poliçesi ile saat 14.15 itibari ile buna karşı davalı sigorta kuruluşuna 11.01.2016-2017 vadeli kasko poliçesi ile saat 11:13 tarihi itibariyle sigorta ettirilmiş olması nedeniyle öncelikle poliçenin davalı yanca tanzim edilmiş olan poliçe olduğunu, aracın 06.09.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile hasar gördüğünü, bu hasar nedeni ile sigortalı ... tarafından davalı şirkete hasarın tazmini için talepte bulunulduğunu, hasardan sonra yapılan poliçe iptalinin gerekçe gösterilerek söz konusu hasar talebinin davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, sigortalı ... tarafından ... Sigorta AŞnin poliçesinin başlangıcından veya tanziminden sonra müvekkili şirket nezdinde tanzim ettirilen poliçeye istinaden davacı tarafından hasar talebinde bulunulduğunu, bu hasar talebine ilişkin olarak müvekkili şirket nezdinde açılan hasar dosyasının incelenmesi aşamasında davalı şirket tarafından daha önce düzenlenmiş olan poliçeden haberdar olunduğunu, müvekkili şirkete yapılan yanlış bilgilendirmeler nedeni ile davacı nezdinde ilerletilen hasar sürecinin geldiği nokta itibari ile eksper tarafından işlemlerin tamamlanıp tamir onayının verilmesi ve bu bilginin sigortalı ile paylaşılması nedenleriyle kendileri için geridönülmez bir hal aldığını, sigortalının hasarının müvekkilince 31/01/2017 tarihinde 23.997,06 TL olarak ödendiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ... numaralı poliçenin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin başlangıcından sonra düzenlendiğini, TTK 1467 uyarınca kazadan dolayı oluşan zararın tanzim etme yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu beyanla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız icra takip dosyasına karşı yapılan tüm haksız itirazların iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının talebi üzerine iptal edilen poliçeden kaynaklı tanzim borcu olamayacağını, davacı şirkete ait poliçesini yürürlükte tutmak istediğini ve müvekkili şirkete ait poliçeyi iptal ettirmek istediğini bildirdiğini, bu talep üzerine iptal edilen poliçeye karşı davacı şirketin alacak talebinde bulunmasının hukuki mesnedi bulunmadığını, davacı şirkete ait poliçenin düzenlenme tarihinin 30.12.2015 olduğunu ve bu tarihin kendilerince düzenlenen poliçeden daha önce hazırlanmış olduğunu, müvekkili şirketin poliçe düzenlenmesi tarihinin ise 11.01.2016 tarihi olduğunu, bu durumda önceki poliçenin geçerli olacağını, davacının 30.12.2015 tarihinde poliçeyi düzenlemiş olmasına ve bu düzenlemenin online olarak tramere aktarılmış olmasına rağmen poliçe düzenlenme tarihinin vade başlangıç tarihi olduğunu iddia ettiğini oysa davacı sigorta şirketinin sorumluluğunun daha önce başlamış olduğunu, TTK 1467 madde hükmüne göre çifte sigorta hallerinde ikinci sigortanın geçersiz olduğunu, sigortalı ... plakalı araç sahibinin müvekkili şirkete yazılı olarak başvurması neticesinde müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu poliçenin iptal edildiğini, araç sahibinin iradesinin müvekkili şirket poliçesinin iptali, poliçenin davacı sigorta şirketinden devam etmesi ve davacı şirketten hasar tazminat alması yönünde olduğunu diğer yandan talep edilen alacak miktarı ile icra inkar tazminatı talebine de itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin 23.997,06 TL asıl alacak üzerinden aynı kayıt ve şartlarla devamına, Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacıya ait poliçenin düzenlenme tarihinin daha önce olduğunu, ...'na ait ... plakalı araç için ... sayılı 15.01.2016/2017 vadeli kasko poliçesi düzenlendiğini, poliçenin düzenlenme tarihinin 11.01.2016 olduğunu, davacı sigorta şirketi de aynı araç için 30.12.2015 tarihinde poliçe düzenlemiş ve bunun bilgisini Tramer'e iletildiğini, Tramer kayıtlarının kontrolu sonucu ... Sigorta’nın poliçeyi 30.12.2015 tarihinde tanzim ettiği/düzenlediği ve aynı tarihte SBM’ye aktardığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin ise daha sonraki tarihte 11.01.2016 tarihinde poliçeyi düzenlediğini, bu durumda önceki tarihli poliçenin geçerli olduğunu, ... sigortanın sorumluluğunun daha önce başladığını, çifte sigortada sonradan düzenlenen poliçenin geçersiz olduğunu, araç sahibi müvekkili şirketin poliçesini iptal edilmesi için yazılı başvuruda bulunmuş, aracının sigortasının davacı şirketten devam etmesini istediğini, sigortalının isteği neticesi iptal edilen poliçe sebebiyle müvekkil şirketin herhangi bir tazmin borcu bulunmadığını, kararın hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 6102 sayılı TTK'nın "Çifte Sigorta" başlıklı 1467. maddesinde; değerinin tamamı sigorta olunan bir menfaat, sonradan aynı veya farklı kişiler tarafından, aynı rizikolara karşı, aynı süreler için sigorta ettirilemeyeceği; sigorta ettirilmişse, sigorta ancak aşağıdaki hâl ve şartlarda geçerli sayılacağı, bu şartların; a)Sonraki ve önceki sigortacılar onay verirlerse; bu takdirde, sigorta sözleşmeleri aynı zamanda yapılmış sayılarak riziko gerçekleştiğinde sigorta bedelinin, 1466'ncı maddede gösterilen oranda sigortacılar tarafından ödeneceği, b)Sigorta ettirenin, önceki sigortadan doğan haklarını ikinci sigortacıya devir veya o haklardan feragat etmişse; bu takdirde, devir veya feragatin ikinci sigorta poliçesine yazılmasının şart olduğu; yazılmazsa ikinci sigorta sözleşmesinin geçersiz sayılacağı, c)Sonraki sigortacının ancak önceki sigortacının ödemediği tazminattan sorumluluğu şart kılınmış ise; bu hâlde önceden yapılmış olan sigortanın ikinci sigorta poliçesine yazılmasının gerekeceği; yazılmazsa, ikinci sigorta sözleşmesinin geçersiz sayılacağı, düzenlenmiştir. TTK'nın 1421. maddesinde "aksine sözleşme yoksa sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksitin ödenmesi ile başlar" düzenlemesine yer verilmiştir. Sigorta sözleşmesi uyarınca sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için, 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1421, 1430 ve 1431. maddeleri hükümleri uyarınca primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmiş olması gerekmektedir. TTK'nın 1431. maddesi emredici nitelikte bir düzenlemedir.( Sigorta hukukunda kural olarak sigorta sözleşmesinin meydana gelmiş olması sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için TTK'nın 1421, 1430 ve 1431 maddeleri hükmünce rizikodan önce primin tamamının veya ilk taksidinin ödenmiş olması zorunludur. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/15848 Esas ve 2017/9133 Karar sayılı kararı)) Somut uyuşmazlıkta; 41 PB 100 plakalı araç için sigortalı ... adına davacı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen genişletilmiş ; kasko sigorta poliçesinde, poliçe teklif tarihinin 09.12.2015 ve teklif saatinin 12.00 olduğu, düzenleme ve vade tarihinin 15.01.2016, bitiş tarihinin ise 15.01.2017, primlerin taksitle ödenmesi ve ilk taksit tarihinin 15.01.2016 olarak kararlaştırıldığı; Davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen kasko sigorta poliçesinde, poliçe teklif ve düzenleme tarihinin 11.01.2016 vade tarihinin 15.01.2016 bitiş tarihinin ise 15.01.2017, sigortalının ... olduğu, primin peşin olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı, ödeme tarihinin 11.01.2016 olarak yazılı olduğu görülmektedir. Aynı araç için aynı sigortalı tarafından davacı ve davalı sigorta nezdinde iki ayrı kasko poliçesi yapılmışsa da TTK'nın 1467/1-a,b ve c bentlerindeki koşullar yerine getirilmediğinden somut olayda çifte sigorta hükümlerinin uygulanmayacaktır. Bu durumda hangi sigortanın sorumluluğunun doğduğunun tartışılması gerekecektir. Davacı sigorta şirketi tarafından daha evvel teklif verilmiş olsa da poliçe düzenleme tarihinin 15.01.2016 olduğu, davalı sigorta şirket nezdinde düzenlenen poliçe tanzim tarihinin ise daha önce ki tarih olan 11.01.2016 tarihini taşıdığı açıktır. Davalı istinaf dilekçesinde poliçenin iptal edildiğini belirtmiş ise de sigortalının bu yönde talebini içeren dilekçesi kaza tarihinden sonra verilmiştir. Poliçelerin primlerinin ödenmediği konusunda tarafların iddia ve ispatı bulunmamaktadır. Bu halde poliçe kapsamlarına göre davalı sigorta şirketi nezdinde düzenlenen poliçenin priminin 11.01.2016 tarihinde (peşin olarak) ve davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçede prim ödeme tarihinden (15.01.2017) daha evvel tahsil edildiği anlaşıldığından TTK'nın 1421. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin sorumluluğu doğmuştur. Bu nedenlerle; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.639,24 TL harçtan peşin alınan 409,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.229,43 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim