mahkeme 2021/1864 E. 2024/561 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1864
2024/561
4 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1864
KARAR NO: 2024/561
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 25/06/2021
NUMARASI: 2017/649 Esas - 2021/477 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 11/11/2016 tarihinde sürücü dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin Erdek istikametinden ... köyü istikametine seyri sırasında No:... sayılı evin önüne geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile karşı istikametten gelen ... plakalı araçla çarpışması sonucunda ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının ağır yaralandığını ve Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinden alınan rapora göre %17 oranında malul kaldığını, müvekkilinin maluliyetinin bu orandan çok daha yüksek olduğunu, kazada müvekkilinin yolcu olduğu ve ZMMS poliçesi bulunmayan ... plakalı karşı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25 TL geçici bakıcı giderleri ve 50,00 TL sürekli maluliyet tazminatı olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın (belirsiz alacak davası olarak) davalı ...na başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili sunduğu 03/03/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talep artırım dilekçesini kısmen ıslah ederek, talep artırım dilekçesindeki kalıcı ve geçici işgücü kaybı tazminatına ilişkin 94.284,00 TL olan dava değerini 225.161,00 TL şeklinde ıslah etmiş, toplam talebinin talep artırım dilekçesindeki bakıcı gideriyle birlikte 230.276,00 TL olduğunu açıklamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile kazada ZMMS sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının dava öncesi yapmış olduğu başvuru neticesinde alınan aktüerya raporu dahilinde ve imzalanan ibraname ile 04/07/2017 tarihinde 84.839,00 TL tazminat ödemesi yapılarak sorumluluklarının yerine getirildiğini, kazanın 01/06/2015 tarihinden sonra meydana gelmiş olması nedeni ile hesaplamaların yeni genel şartlarda belirtilen şekilde yapılması gerektiğini, maluliyetinin ATK tarafından düzenlenecek maluliyet raporu ile tespitinin gerektiğini, davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla davacı adına talep edilen geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderlerinin tedavi giderleri olarak değerlendirilmesi ile kendilerinden talep edilemeyeceğini ve 6111 sayılı Kanun gereği SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davacının sigortasız araçta yolcu konumunda olması nedeni ile hatır taşıması indiriminin uygulanması ve içinde yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün alkollü olduğunun bilinerek araçta seyir halinde olması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile, 225.161,00-TL iş gücü kaybı maddi tazminatının (poliçe sakatlanma ve ölüm teminatı limitini aşmamak şartıyla bu limitten) ve 5.115,00-TL bakıcı gideri tazminatının (poliçe sağlık gideri teminatı limitini aşmamak şartıyla bu limitten) tüm tazminat için 04/07/2017 temerrüt-kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçelerden dolayı sorumluluklarının, davacının kusuru oranında olmak üzere, asıl alacak ve ferileriyle birlikte yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, genel şartlar uyarınca bakıcı gideri ve sakatlık teminatı tek teminata dahil olduğunu, ... tarafından yapılan tazminat ödemesi ve ayrıca bakıcı giderine hükmedilmesi nedeniyle teminat limiti aşıldığını, davacının artan maluliyeti için başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, ödeme tarihindeki veriler dikkate alındığında; ... tarafından yapılan ödeme yeterli olacağından KTK'nın 111. maddesine göre davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Genel Şartlarda açıklanan yöntem dışında, başka yöntemlerle yapılan hesaplamaların kanun gereği geçersiz olduğunu, bu sebeple hesaplama yapılırken TRH 2010 Tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz), %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, söz konusu bakıma muhtaç olduğu dönem aslında bakıcı gideri sağlık gideri teminatından karşılanması gerektiğini, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, hükmolunacak tazminat tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 11.11.2016 tarihinde dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ZMMS poliçesi bulunmayan ... plakalı araç ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında ... plakalı otomobilde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Kazaya karışan ... plakalı araç sigortasız olup davacı, ...na başvuru yaptıktan hatta ödeme de aldıktan sonra dava açtığına ve eksik ödeme nedeniyle tazminat talebi halinde yeniden başvuru gerekmediğine göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Davacı, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmakta olup dava ise dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ZMMS poliçesi bulunmayan ... plakalı araç nedeniyle davalı ... aleyhine açılmıştır. Bu durumda davacı, ... plakalı araçta hatır yolcusu olarak taşındığına göre hatır indiriminden sadece hatır için taşıyan yararlanabilir. Hatır taşıması ile ilgisi bulunmayan araç sürücüsü, maliki ve davalı ... hatır indiriminden yararlanamayacağından hatır indirimi yapılması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2010/12393 E.- 2011/3377 K. sayılı kararı). Davalı ...nın davadan önce 04/07/2017 tarihinde ödeme yaptığından faiz başlangıcının ödeme tarihi olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yine Mahkemece zaten yasal faize hükmedilmiş olmasına göre bu yöndeki istinaf talebi de yerinde bulunmamıştır. TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine, poliçe bulunmaması halinde ise ...'na aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı vekilinin sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları). Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihi olan 11.11.2016 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması gerekmektedir. Somut olayda 11/05/2017 tarihli Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi özürlü sağlık kurulu raporuna göre davacının maluliyet oranı %17 olarak ; ATK 2. İhtisas Dairesinin 17/10/2018 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporda maluliyet oranı %35, iyileşme süresi 9 aya kadar olarak uzayabileceği; ATK 2. İhtisas Dairesinin 13/03/2019 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, göre düzenlenen raporda maluliyet oranı %23, iyileşme süresi 9 aya kadar olarak uzayabileceği; ATK 2. İhtisas Dairesinin 30/09/2019 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, göre düzenlenen raporda maluliyet oranı %23, iyileşme süresi 9 aya kadar olarak uzayabileceği, iyileşme süresinin ilk 3 ayında geçici bakıcı ihtiyacının bulunduğu, sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı belirtilmiştir.Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi özürlü sağlık kurulu raporunun hangi yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği belirtilmemiş ve diğer maluliyet raporlarda maluliyet belirlemelerinin farklı yönetmelik hükümlerinin uygulanmış maluliyet oranları arasındaki farklılık da bundan kaynaklanmıştır. Bu nedenle aynı yönetmelik hükümleri esas alınarak hazırlanmayan maluliyet raporlarının birbirlerine çelişki oluşturmayacaktır. Yine kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeli hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı da yerinde değildir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 04/01/2021 tarihli ek aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant (%10 arttırma %10 iskonto) yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Ancak hesaplamada esas alınan maluliyet oranı olay tarihi itibari ile yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen %35 oranı üzerinden hesaplanmış olduğundan doğru hesaplama olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; - Davacı hakkında ATK 2. İhtisas Dairesinin 30/09/2019 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapordaki sürekli maluliyet oranı %23, iyileşme süresi 9 ay ve iyileşme süresinin ilk 3 ayında geçici bakıcı ihtiyacının bulunduğu yönündeki belirleme doğrultusunda aktüer bilirkişiden; -Davadan önce ödeme yapılması, ibraname düzenlenmiş olması ve KTK'nın 111. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre de açılmış olması nedeniyle ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi amacı ile ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi; - Ödeme yetersiz ise hükme esas alınan aktüerya rapor tarihi itibariyle davalının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih (hükme esas alınan rapor hesaplama tarihi) arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi, hesaplamada sürekli iş göremezlik yönünden sakatlık limiti, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri için tedavi gideri limitinin esas alınması sonucuna göre usulü kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.