mahkeme 2021/1844 E. 2024/559 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1844

Karar No

2024/559

Karar Tarihi

4 Nisan 2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1844
KARAR NO: 2024/559
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 22/12/2020
NUMARASI: 2018/466 Esas - 2020/745 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 04/04/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 13.11.2017 tarihinde, Tekirdağ ili, Çorlu ilçesi, ... mahallesi, ... önünde dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile kasisten hızlı geçmesi nedeniyle direksiyon hâkimiyetini kaybederek yoldan çıkarak tek taraflı kazaya sebebiyet verdiğini, kaza neticesinde araçta yolcu olarak bulunan müvekkili davacının yaralandığını, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı tutulmadığını, soruşturma evraklarından da anlaşılacağı üzere, olayda müvekkiline atfı kabil kusur bulunmadığını, tüm kusurun ... plakalı araç sürücüsünde olduğunu, davacının kaza nedeniyle iş göremezliği meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla trafik kazasında yaralanan davacı için 6100 sayılı yasanın107.maddesi uyarınca belirsiz alacak niteliğinde şimdilik 100,00 TL iş göremezlik tazminatının, davalının temerrüde düştüğü başvuru tarihinin 8. iş günü olan 27/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından KZMSS ile sigortalanan ... plakalı aracın 13.11.2017 tarihinde işletilmesi sırasında oluşan kazada davacının yaralandığını, müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, kazada müvekkili şirket sigortalısının bir kusuru olmadığını, söz konusu araç ile ilgili personel ve sürücü güvenliği için gerekli tüm önlemlerin alındığını, davacının kaza geçirdiği araç ticari bir araç olmadığı gibi yapılan taşımanın da hatır taşıması olduğunu, kazada araç sürücüsünün kurallara aykırı davrandığının kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, hesap yapılırken davacının kusurunun dikkate alınarak tazminattan indirim yapılmalısını, belirsiz alacak davasının açıldığı belirtilmesine karşın, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunun beyan edildiğini, davacının kısmi dava açtığının anlaşıldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulüne, davacının 91.376,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.404,06 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 92.780,09 TL tazminatın 27.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu kazada müvekkili şirketi sigortalısının bir kusuru olmadığını, söz konusu araç ile ilgili personel ve sürücü güvenliği için gerekli tüm önlemlerin alındığını, davacının kaza geçirdiği araçta yapılan taşımanın hatır taşıması olduğunu, bu hususun göz önünde bulundurulmadığını,davaya konu kazada araç sürücüsünün kurallara aykırı davrandığının kaza tespit tutanağı ile tespit edildiğini, davacı araç sürücüsünün kurallara aykırı davranmasına engel olmadığı için kusura katıldığı göz önüne alınmadığını, hüküm kurduğunu, yerel mahkemenin hükme esas aldığı raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından işleyecek dönem hesabında her yıl için ayrı ayrı güncelleme kat sayısı hesaplanarak, bu kat sayı yıllık gelirin güncel değeri ile çarpılarak hesaplandığını ancak Trafik Sigortası Genel Şartları'nın ilgili maddesi uyarınca, işleyecek dönem tazminatı anüite (peşin değer) formülü ile hesaplanması gerektiğini, ''Tazminatın, ax,n formülü ile hesaplanması, tazminat hesaplanırken ''Devre Başı Ödemeli Belirli Süre Rant'' formülünün esas alınması gerektiğini, bu formülde kullanılacak yaş parametresi (x) hesap yapılacak mağdurun yaşını, hesaplamanın hangi süre için yapılacağını gösteren parametre (n) ise sürekli sakatlığa uğrayan kişinin muhtemel yaşam süresini göstermekte olduğunu'', kaldı ki hesaplama yapılırken TRH, 1.8 olarak hesaplama yapılması gerektiğini, dolayısıyla hatalı hesaplamalar içeren bilirkişi raporu ile hüküm kurulmasının dahi usul ve yasaya aykırı olup, kararın kaldırılması gerektiğini, Genel Şartlar yürürlüğe girmeden önceki tarihli Yargıtay İçtihatlarının SGK’nın sorumluluğunun geçici iş göremezlik ödeneğini kapsamadığı yönünde şekillendiğini, Yargıtay’ a göre, Kanun’da sadece trafik kazaları sebebiyle Hastaneler’in sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup geçici iş göremezlik ödemelerinin yasa kapsamı içerisinde bulunmadığını, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 13/12/2017 günü saat 15.00 sıralarında, Tekirdağ, Çorlu, ... Mahallesinde, ... önlerinde, dava dışı sürücü ... yönetiminde bulunan araç ile ... Sağlık Ocağı” dan Pazartesi Pazarı istikametine seyretmekte iken bir kasisten geçerken sarsılan ... plakalı davalı ... Sigorta AŞ'ye, ZMMS (Trafik) poliçesi ile sigortalı, ... Turizme ait servis otobüsünde yolcu olarak bulunan davacı ...'in sarsıntı sebebiyle yerinden fırlayarak başını tavana çarparak koltuğa düştüğü vücudunda kemik kırığı oluştuğu ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörlüğü, Adli Tıp Anabilim Başkanlığının 25/02/2019 tarihli kök raporunda ve 15/05/2019 tarihli ek raporunda belirtildiği üzere, % 8 maluliyet oluştuğu, bir aylık geçici iş görmezlik süresi içinde %100 malul sayılacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. Mahkemece alınan kusur raporuna göre davacının, araç içinde yolcu konumunda bulunduğundan kusurunun bulunmadığı, dava dışı sürücünün ise % 100 kusurlu olduğu belirlenmiştir. Kusur belirlemesi dava dışı sürücü beyanı, davacı beyanı ve dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğundan kusura ilişkin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır.Müterafik kusur ise; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Y. 2015. S. 582) Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacının işçi olup işe gitmek için servis aracı olan davaya konu araca bindiğine ve taşıyanın da para karşılığı servis taşıması yaptığına göre hatır taşıması söz konusu olmadığından bu yöndeki istinaf talebi yerinde bulunmamıştır.Davacı servis aracında yolcu olup şoförün sürüşüne engel olamayacağından müterafik kusur istinafı da yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde; 14.10.2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330 K. sayılı kararında ise "Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararı). Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları gereğince Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alınarak davacı için TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplaması gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.06.2023, 2023/585 Esas ve 2023/8309 Karar, 24/05/2021 tarih, 2021/3033 Esas ve 2021/1560 Karar sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değilse de hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 Teknik Faiz uygulandığı, davacının da itirazı bulunmadığı, davalı yaranı bu konuda usuli kazanılmış hak oluştuğu da değerlendirilerek aksi yöndeki ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.337,80 TL harçtan peşin alınan 1.584,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.753,35‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/04/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim