mahkeme 2021/1783 E. 2023/2512 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1783

Karar No

2023/2512

Karar Tarihi

29 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1783
KARAR NO: 2023/2512
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 16/06/2021
NUMARASI: 2018/768 Esas - 2021/628 Karar
DAVA: (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 05/06/2017 tarihinde davalıların maliki, sürücüsü ve ZMSS oldukları ... plakalı aracın yaya durumunda olan müvekkili ...'a çarptığını ve ...'ün araç altında kalarak sürüklendiğini, yaralandığını, tedavi giderleri yapıldığını, aylarca yataktan kalkamadığını belirterek ... için 5.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesi sebebiyle tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminat ...'ın annesi ... için 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat ile babası ... için 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçedeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, ATK'ndan kusur raporu alınması gerektiğini, ticari faiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesi başlıklı beyan dilekçesinde özetle; asli kusurlu oranın davacı çocuk olduğunu, kendi kusuru ile yaralanan çocuk ile anne ve babanın istemiş olduğu tazminatın fahiş olduğunu, davacı ...'ın halen çocuk olup bir işte çalışmadığını, gelir kaybı olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacı ...'ın maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 36.838,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, davalı sigorta şirketi temerrüt tarihi olan 11/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere diğer davalılar kaza tarihi olan 05/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı ...'ın geçici iş göremezlik tazminatı, iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesi nedeniyle tazminat taleplerinin reddine, davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davacılar ... ve ...'ın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından müvekkili ...'ın geçici iş görmezlik tazminatı ve iktisadi geleceğin tehlikeye düşmesi nedeniyle tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş ise de bu kararın yerinde olmadığını, küçüklerin geçici iş görmezlik durumlarında tedavi masraflarının istenebilecek maddi zararlar kapsamında olduğunu, tedavi masraflarının yanı sıra anne veya babadan biri hastanede refakatçi kalmışlarsa buna ilişkin hastaneye yapılan ödemeler, çocuğun ve anne babanın hastaneye gidiş geliş yol ücretleri ile orada yeme içme masraflarının da dahil olduğunu, müvekkil ...'ın tedavisi gerekli tüm gereksinimlerinin müvekkil ... ve ...'ın sağladığını, kalıcı maluliyet durumundan dolayı taksi ile hastaneye götürdüklerini ve masraf yaptıklarını, hastanede tedavi masraflarının da yine kendilerince karşılandığını, müvekkili ...'ın aylarca yataktan kalkamadığını, müvekkili ...'ın kaza sırasında çok küçük yaşta olduğunu, buna göre 18 yaşından küçükler için geçici iş görmezlik tazminatı talebinin yerinde olduğunu, hastane ve yol giderlerinin talep edilmesinin maddi tazminat olarak yerleşik yargı içtihatlarına da uygun olduğunu, yerel mahkeme tarafından geçici iş göremezliğe ilişkin olarak yalnızca zararın meydana geldiği tarihte çalışma yaşına gelmemiş, küçük olup, bu nedenlerle de geçici iş görmezlik talebinin yerinde görülmeyip reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ... ve ...'ın manevi tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, mahkeme tarafından verilen bu kararın hakka ve hukuka aykırı olduğunu, davacılar ... ve ...'ın kendileri için talep etmiş oldukları maddi tazminat ile haksız fiil sonucu ortaya çıkan zarar arasında doğrudan bir bağlantı bulunmadığı gerekçesi ile maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ... lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının da son derece yetersiz olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın yeni genel şartlar döneminde ( 01.06.2015 tarihinden sonra) meydana geldiğinden TRH 2010 Hayat tablosu ve 1,8 teknik faiz oranına göre hesaplama yapılması gerektiğini ancak hesaplamanın PMF 1931 yaşam tablosu progressif rant sistemine göre yapıldığını, davacı yanın dava konusu olayda müterafik kusur durumu bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, kaza tarihindeki verilere göre hesap yapılması halinde müvekkili şirkete karşı, tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletileceğini, güncel veriler kullanılarak hesaplanan işleyecek dönem zararına ayrıca faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle ıslah tarihinden, bu talebin kabul görmez ise rapor hesap tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ek rapordaki hesaplamanın hatalı olduğunu hükmün esasına etki ettiğini, bilirkişi raporunda teknik faize ilişkin de hesaplama hatası bulunduğunu, bu kanuna uygun biçimde hazırlanmayan bilirkişi raporunun hatalı durumda olduğunu, TRH 2010 Hayat tablosu ve 1,8 teknik faizin gerekçe gösterilmeksizin yok sayılmasının hem müvekkilinin hem davalı sigorta şirketi açısından ciddi bir hak kaybı oluşturduğunu, manevi tazminata ilişkin olarak; manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığını, davacı yanın olay sebebiyle duyduğu acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmış olsa da ATK raporu sonucu aşağıda olup hak ve nesafet kurallarınca daha düşük bir manevi tazminatın istinaf incelemesi ardından uygun görüleceğini düşünülerek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 05.06.2017 günü saat 19:00 sıralarında sürücü ...'ın, idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... Sokak üzerinde park halinde olan aracını harekete geçirdiği sırada aracının ön kısımlarıyla, aracının önünde kaplama üzerinde oyun oynamakta olan yaya ...'a çarpması sonucu yayanın yaralanmasına konu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır. Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı Kararı ile "Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin, b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda bahsedilen kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir. Davalı sigorta şirketi ve davalılar ... ile ... vekilinin kök rapora itirazlarında TRH 2010 tablosunun uygulanmamış olmasına itirazları bulunmadığından İlk Derece Mahkemesinin PMF Yaşam Tablosu'na göre yapılan hesaplamaya dayanan kararına davacının da istinaf etmediği gözönüne alındığında hesap yöntemi bakımından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bu yöne ilişkin istinafın reddi gerekmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/23783 E. - 2023/2210 K., 2021/4507 E. - 2021/8342 K. sayılı kararları).Somut olayda, kaza ve dava tarihinde reşit olmayan davacı küçük için geçici iş göremediğinden bahisle de maddi tazminat isteminde bulunulmuştur. Davacı küçük kaza tarihinde 13 yaşında olup, gelir getiren bir işte çalıştığı düşünülemeyeceğinden dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı ancak olay tarihinden itibaren efor kaybı bulunduğu gözetilerek alınan rapor doğrultusunda karar verilmiş olduğundan geçici iş göremezlik tazminat talebine ilişkin istinafın reddi gerekmiştir. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda; davacı tarafından dosyaya sunulan, davalı sigorta şirketinin dilekçe üzerindeki kaşesine göre, davalıya 31.07.2017 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 11.08.2009 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir. 13.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak 25.2.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan değişiklikle "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı..." hükmüne yer verilmiş; 6111 Sayılı Yasanın Geçici 1.maddesinde de "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de SGK tarafından karşılanacağı..." hükmü getirilmiştir. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu, tüm tedavi giderlerinden değil, 6111 Sayılı Yasa ile değiştirilen 2918 Sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan ve belgeli tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri yönünden ise işleten, sürücü ve sigortacının sorumluluğu devam etmektedir. Somut olayda çocuk için anne babanın yaptığı tedavi gideri istenmiş olduğundan Mahkemece davacı küçüğün tüm hastane tedavi belgeleri istenerek SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri tespiti için kaza ile ilgili olarak iyileşme sürecinde kaç kere pansuman için gitmiş olabileceği, pansuman için harcama bedeli ve pansuman için kullanılan ulaşım bedelinin miktarının bir doktor bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmadan eksik inceleme ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. ". Yine 56/2.maddesinde ise "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile %3 kalıcı maluliyeti, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile manevi tazminatın belirlenmesinde hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/1. maddesi kapsamında, davacı ... lehine verilen manevi tazminat miktarının bir miktar az olmuştur. Yaralanmanın ağır bedensel zarar mahiyetinde olmasına göre TBK'nın 56/2. maddesi kapsamında ve diğer davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmemesi de doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-a-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince davacılara iadesine,b-Alınması gereken 3.199,52 TL harçtan peşin alınan 800,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.399,52 TL harcın davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 6-a-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,b-Davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim