mahkeme 2021/1733 E. 2023/2509 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1733
2023/2509
29 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1733
KARAR NO: 2023/2509
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 15/06/2021
NUMARASI: 2018/917 Esas - 2021/500 Karar
DAVA: (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 23.08.2012 tarihinde ...’un idaresindeki motosiklet ile ...’ın idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde motosiklette yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, tedavilerinin Sarıgöl Devlet Hastanesinde ve Alaşehir Devlet Hastanesinde yapıldığını, kaza sebebiyle vücut fonksiyonlarını büyük oranda yitirdiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde ZMMS poliçesi bulunmadığından davalının zarardan sorumlu olduğunu, zararın giderilmesi için müracaatta bulunulmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava açma zorunluluğu doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kalıcı iş gücü kaybından doğan zarar için 50,00 TL maddi tazminat bedeli ile çalışamayarak gelir kaybına uğrayan müvekkili için 50,00 TL maddi tazminat bedelinden oluşan toplam 100 TL bedelin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 02/03/2021 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini toplam olarak 45.064,34 TL bedele yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazaya bağlı maluliyeti bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, aracın geçerli trafik sigorta poliçesi olup olmadığının tespiti gerektiğini, kazanın oluşumundaki kusur oranlarının Adli Tıp vasıtasıyla tespiti gerektiğini, motosiklette yolcu olan davacının alması gerekli güvenlik önlemlerini almaması sonucu yaralandığını, aracın sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığını, kusur paylaşımında bu hususun dikkate alınması ve gerekli indirimlerin yapılmasını, öncelikle kusur ve maluliyet oranlarının tespiti gerektiğini, sorumluluğun poliçe teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 45.064,34 TL tazminatın 21/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu alınması gerektiğini, karara dayanak yapılan maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, davacının maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Genel Kurulundan maluliyete ilişkin sağlık raporu alınması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle hükmedilen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının da bir bozma sebebi olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili kurum aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, yasaya, usule, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına aykırı olan, hukukun yanlış uygulandığına dair istinaf yoluna başvuru sebepleri yazılı olan ve eksik incelemeyle alınmış olan yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 23.08.2012 tarihinde saat 13:00 sıralarında sürücü belgesiz sürücü ...'un sevk ve idaresindeki, kardeşi davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu, ... plakalı motosiklet ile Manisa ili, Sarıgöl ilçesi, ... köyü istikametine düz seyir halinde iken olay mahalli olan üç yönlü kavşak kesimine geldiğinde ön kesimleri ile istikametine göre sağ tarafında kalan ve Afşar Barajı bağ yolunu takiben gelip Sarıgöl istikametine dönmek isteyen sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, ZMS (Trafik) sigorta poliçesiz ... plakalı hususi otomobilin ön sağ çamurluk kesimlerine çarpması ve akabinde savrulması sonucu toplam iki taşıtın karıştığı trafik kazasının meydana geldiği, motosiklet yolcusu ...'ın sağ fibulasından kırık ve cilt altı hematom şeklinde yaralandığı ve bu yaranlanması nedeniyle maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. İzmir Tepecik Eğitim Ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen 02.05.2015 tarih ve 528 sayılı rapora göre davacının davaya konu kazaya ilişkin herhangi bir maluliyeti görünmemektedir. Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 22/05/2020 tarihli raporda maluliyet raporu düzenlenebilmesi için tedaviler sırasında çekilen tüm grafileri, Kişinin en yakın Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesi Ortopedi Birimine sevki sağlanarak ortopedik muayenesi ile yeni çekilecek kırık alanını içine alan grafileri, kişinin bir tıp fakültesi ya da Eğitim Araştırma Hastanesi nöroloji birimine sevki sağlanarak yeni yaptırılacak ayrıntılı muayenesi sonucu düzenlenecek raporun gönderilmesi ile kişinin meslek grup numarasının veya mesleğinin bildirilmesi istenmiştir. Davacı muayene olmaktan kaçınması üzerine Mahkemece ATK'ya yazı yazılarak dosya kapsamına göre maluliyet raporu düzenlenmesi talep edilmesi üzerine ATK 2. İhtisas Kurulu 05.11.2020 tarihli maluliyet raporunda kişinin son durumuna ait muayene raporunu gönderilmesi istenilmiş ise de kişini muayeenden kaçındığı bildirilerek mevcut belgelere göre rapor düzenlenmesi istenilmiş olan ...’ın Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre % 3.3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş, İlk Derece Mahkemesince bu rapor hükme esas alınmıştır. Ancak davacı muayene edilmeden düzenlenen raporun hükme esas alınması eksik incelemeye dayalı olmuştur. Olay sırasında davacının kask ve koruyucu ekipman kullanması belirsiz olup bu ekipmanlar olsa dahi femur kemiğinin kırılması mümkün olmakla aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden bu yöne ilişkin müterafık kusur istinafının reddi gerekmiştir. Ancak olay tarihinde motosiklet sürücüsü 17 yaşında olup ehliyeti bulunmamaktadır. Davacının da 14 yaşında olduğu dikkate alındığında ehliyeti olmadığını bildiği sürücünün kullandığı araca binmesi müterafik kusur olup indirim sebebi yapılması gerekip gerekmediği hususunun kararda tartışılmaması doğru olmamıştır. SGK ile yapılan yazışmada kaza nedeni ile ödeme yapılmadığı belirtildiğinden ve Mahkemece faiz türü zaten yasal olarak belirlendiğinden bu yönlere ilişkin istinafların yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/13141 E. ve 2022/6709 K.sayılı kararında açıklandığı üzere "... yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek ... Yönetmeliğinin 9, 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren ...'nın temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise ...'nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir." (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/4574 E. ve 2022/16962 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta başvuru belgelerinden eksik evrak ile başvuru yapıldığı anlaşılmasına göre davalı ...'nın temerrüde düşmeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde belirlenmesi doğru olmamıştır. O halde Mahkemece yapılması gereken, davacı asilin ikametgah Mahkemesine talimat yazılarak davacı asilin isticvap edilmek sureti ile sonuçları hatırlatılarak ve kesin mehil de verilmek sureti ile ATK 2. İhtisas Kurulunun 29/03/2029/6400 ve 15/05/2020/6171 tarih ve sayılı yazıları doğrultusunda, bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi ortopedi birimine sevki sağlanarak; kruris kırığına yönelik yeni yaptırılacak eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli yapılacak ortopedik muayenesi (kısalık-yürüyüş bozukluğu-atrofi-kas gücü-doku kaybı-pseudoartroz, nörolojik hasar bulunup bulunmadığı vb.) ile yeni çekilecek kruris kırık alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin dijital ortamda (DICOM) CD kopyasının ve bu incelemeler sonucu düzenlenecek raporlarının ve bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi nöroloji birimine sevki sağlanarak yeni yaptırılacak ayrıntılı muayenesi [kas gücü-duyu kaybı, trofik bozukluk, kranial sinirler, kognitif bozukluk (Kognitif bozukluk tespit edilirse Benton, Stroop, Bender-Gestalt, Minimental testlerinin de yaptırılarak), nöbet varlığı, inkontinans varlığı, serebellar muayene vb. durumlar detaylı sorgulanacak şekilde] sonucu düzenlenecek raporun teminen ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilerek kaza tarihine göre uygulanması gereken Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik' hükümlerine göre dava konusu trafik kazası nedeni ile sürekli maluliyeti bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa derecesinin belirlenmesinin sağlanması, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre tüm dosya kapsamına göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek gerekirse (maluliyet oranının değişmesi halinde) hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle rapor alınarak müterafik kusur durumu ve faiz başlangıcı da değerlendirilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.