mahkeme 2021/1660 E. 2023/2466 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1660
2023/2466
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1660
KARAR NO: 2023/2466
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 06/04/2021
NUMARASI: 2016/394 Esas - 2021/285 Karar
BİRLEŞEN İSTANBUL 9.ATM'nin 2016/669 Esas sayılı dosyasında;
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
ASIL DAVA TARİHİ: 12/04/2016
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 16/06/2016
KARAR TARİHİ: 06/04/2021
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )
KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 05.07.2014 günü meydana gelen trafik kazasında muris ve destek ...’ün öldüğünü, olayın ... plakalı araç sürücüsü ...’un kullandığı araçla ...’in kullandığı ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana geldiğini, geriye mirasçıları ve destek olarak eşi ... ve çocukları olan davacıların kaldığını, kazadan sonra ...’ün kaza yerinden ağır yaralı olarak davalı ... tarafından hastaneye kaldırılması nedeniyle tutanak düzenlenemediğini, akabinde Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1-E sayılı dosyası ile açılan derdest davada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde sanık ...’ın 4/8, ölen ...’ün 2/8 ve kask takmaması nedeniyle ...’in 2/8 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, manevi tazminat talepleri saklı kalmak üzere davacı eş için 9.600,00 TL ve her bir davacı çocuk için 100 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kazada ölenin damadı olan ...’in de kusurlu bulunduğunu, olay yeri krokisine göre motosiklet sürücüsünün araca sağ arkadan çarptığını, fotoğrafların ... Sigorta A.Ş.’deki kasko dosyasında mevcut olduğunu, dosyaya istenebileceğini, dava dilekçesinde atfedilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, çarpan sürücünün davalı değil ehliyetsiz ve kasksız olan motosiklet sürücüsü olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın 18.06.2014/2015 vadeli İhtiyari MMS poliçesinin davalı şirketçe temin edildiğini, şahıs başına vefat için verilen azami teminatın 50.000,00 TL olduğunu, bu miktarın kusur oranında belirleneceğini, ayrıca ZMMS poliçesinin limitini aşan miktar için sorumlu olacaklarını, aksi halde açılan davanın reddinin gerektiğini, kusur yönünden inceleme yapılması, davacıların gerçek zararının belirlenmesi için ölenin gelirinin tespiti gerektiğini, net resmi belge olmaması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, hak sahipleri tarafından tüm belgelerin tesliminden sonra temerrüde düşebileceklerini belirterek davacının faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 05/07/2014 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazasında muris ve maktül ...'ün vefat ettiğini, olayın ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kullandığı araç Başakşehir mevkiinde seyir halinde iken ...'ın kullandığı ... plakalı motorsiklete çapması sonucu meydana geldiğini, kaza sonucu maktul ... olay yerinde ağır yaralı olması münasebetiyle kazaya sebebiyet veren tarafından hastahaneniye kaldırıldığından olay yeri tespit tutanağının tutulamadığını, müvekkilinin geride kalan eşi için 9.600,00 TL her bir çocuğu için ayrı ayrı 100,00 TL maddi tazminat talepleri davalıdan ve ZMMS limitleri dahilinde sigorta şirketinden alınmasını, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/394 E. dosya ile tarafları ve konusunun aynı olmasından dolayı birleştirilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kanunda belirtilen başvuru şartını yerine getirmediğinden davanın usulden reddi ile ... adına kayıtlı ... plakalı aracın davalı şirkete ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, kusur yönünden inceleme yapılmasını, motosiklet sürücüsü ...’in asli ve tam kusurlu olduğunu, sürücü ...’ın kaza anında uyuşturucu etkisinde veya alkollü olup olmadığının araştırılmasını, ...’in sürücü belgesinin olmadığını, ayrıca ölen yolcu ...’ün kaza anında kask takmadığını, ölüm nedeninin beyin dokusu harabiyeti olduğunu, kask takmamasının ölümüne neden olduğunu, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ispat etmeleri gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren faiz talep etmesinin yasaya aykırı olduğunu, davalı sigortacının tüm belgelerin tesliminden 8 gün sonra temerrüde düşeceğini, yasal faiz ile sorumlu tutulabileceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, " Esas dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 102.454,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 05/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan alınarak (birleşen dava ile tahsilde tekerrür olmamak üzere) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, Birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 102.454,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının birleşen dava tarihi olan 16/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydı ile davalı ... sigorta şirketinden alınarak (esas dava ile tahsilde tekerrür olmamak üzere) davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine, davalı ... yönünden açılan birleşen davanın esas dava dosyamız ile derdestlik oluşması nedeniyle reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ticari bir alanda çalışan kişinin tazminata esas geliri işletmenin gelirine göre değil kişinin kişisel yetenek ve emeğinin işletme gelirine katkısına göre hesap edildiğini, aktüerya bilirkişisi destek tazminatını hesap ettikten sonra sanki tüm müvekkillere destek tazminatı hesap edilmiş-çıkmış gibi tazminatta indirime gittiğini, oysa söz konusu indirim ancak eşin dışındaki diğer mirasçı-davacıların da destek tazminatı çıkması halinde yapılması gereken bir indirim olduğunu, diğer davacılara yani çocuklara hiçbir tazminat çıkmadığı halde sanki onlarda tazminattan pay almışlar gibi destek tazminatından miras hissesi oranında velhasıl ½ yaklaşan oranda indirim yapılması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Mahkemenin emsal yeni aktüerya oranına göre destek tazminatı yapıldığı halde emsal aktüerya raporundaki 136.208.00 TL üzerinden karar vermek gerekirken asgari ücret üzerinden hüküm kurması hukuka aykırı olduğunu, kazada vefat eden ...’ün kask takmadığı nedeniyle müterafik kusur indirim yapılması hukuka aykırı olduğunu, araçta yolcu olduğunu ve zaten sürücü için gereken kusur verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazının mahkemece dikkate alınmadığını, kusur oranlarına ilişkin itiraz ve müteveffanın müterafik kusuru mahkemece değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda müvekkilin kusur oranı %65 olarak belirtildiği halde destekten yoksun kalma tazminatı %80 üzerinden hesaplanarak karar verildiğini, faiz başlangıç tarihinin müvekkili yönünden 05.07.2014, birleşen dosya davalısı ... Sigorta A.Ş. yönünden 16.06.2016 şeklindeki verilen kararın hatalı olduğunu, ... Sigorta şirketinin kaza tarihinden itibaren sorumlu olması gerektiğini, esasen müteveffanın ölüm tarihi de 23.08.2014 olup; faiz başlangıç tarihi de hatalı olduğunu, Mahkemece, 05.07.2014-16.06.2016 tarihleri arasındaki faiz nedeniyle müvekkil yönünden ... Sigorta A.Ş. ile birlikte müştereken ve mütelselsilen tahsili yönünde hüküm kurulması gerektiğini, hüküm fıkrasının 4-a ve 5-a fıkrasında kararlaştırılan 6.531,52 TL bakiye harcın, hüküm fıkrasının 4-b ve 5-b fıkrasında kararlaştırılan 467,16.TL peşin harcın hüküm fıkrasının 4-c ve 5-c fıkrasında kararlaştırılan davacı ... lehine verilen 13.683,20 TL vekalet ücretinin hem müvekkilden hem de ... Sigorta A.Ş.'den tahsili yönünde verilen karar mükerrer olduğunu, hükümde ferilerle ilgili harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden de tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla şeklinde belirtilmesi gerektiğini, istinaf tarihine kadar tavzih yönünde bir karar verilmediğinden bu konuda da istinaf itirazında bulunduklarını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 05/07/2014 günü saat 19.40 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla Başakşehir Ş. Şamil caddesini takiben havaalanı yönüne seyrederken metro istasyonu önündeki kavşağa geldiğinde aracının sol yan kısmı ile K. Sultan Süleyman caddesi yönünden gelip F. Terim stadı yönüne giden sürücü belgesiz ...'in yönetimindeki ... plakalı motosikletin ön kısmıyla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, motosiklette yolcu konumunda bulunan destek ...’ün vefatı nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ve ATK kusur raporunun birbiriyle aynı doğrultuda olup kazanın oluşumunda davalı sürücü asli kusurlu ve %65, desteğin yolcu olduğu araç sürücüsü tali kusurlu ve %35 kusur oranı tespit edilmiş olmakla raporların birbirini teyit ettiği, olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Kaldı ki, olayda ölen desteğin araçta yolcu konumunda olması nedeniyle desteğin kazanın meydana gelmesinde kusurundan söz edilemeyeceğinden davalının kusuruna göre hesaplanmamasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Benzer nitelikte Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/4293 E- 2020/5447K sayılı ilamında;".... Desteğin işletmekte olduğu kabul edilen büfeye ait vergi kaydının davacı eş ... üzerine olduğu; işletmenin 2007 yılı gelirinin 6.737,00 TL. ve 2008 yılı gelirinin 14.708,92 TL. olduğu dosyaya sunulan vergi levhası örneğinden anlaşılmaktadır. Desteğin gelir elde ettiği işletme, davacı eş ...'e ait olduğuna göre, desteğin buradaki çalışmasının hizmet akdine tabi olması gerekir ve bu durumda desteğin geliri de SGK'ya bildirilen kazanç olarak esas alınmalıdır. Eğer desteğin hizmet akdiyle değil de davacı eşe ait işletmeyi herhangi bir hizmet akdi olmaksızın fiilen işlettiği kabul edilecek olursa da, işletmenin kazadan önceki net kazancının vergi dairesi kayıtları ve işletme ticari defterlerine göre belirlenmesinden sonra, bu kazancın elde edilmesinde desteğin şahsi katkısı kadar olan gelirin (asgari ücret altında kalmamak kaydıyla) tazminat hesaplamasına esas alınması gerekir. Bu itibarla; resmi kurumlar nezdinde bir gelir araştırması yapılmadan, sadece emsal araştırmasıyla tespit edilen gelire göre hesap yapan rapor, hükme esas almaya elverişli değildir.Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; hesaplamaya esas gerçek gelirin tespiti için, SGK Başkanlığın'dan desteğin kazadan önce hizmet akdiyle çalışıp çalışmadığı ve gelirinin ne olduğunun araştırılması (SGK hizmet cetvelinin getirtilmesi); davacı eş ...'e ait işletmenin kazadan önceki net kazançlarını içeren vergi kayıtlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi ve gerektiğinde işletmenin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılıp işletme net geliri ile bu gelirin elde edilmesine desteğin şahsi katkısının saptanmasından sonra, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi; yapılan araştırmalar sonucu gerçek gelirin saptanamadığı durumda ise, kamu düzenine ilişkin olan asgari ücret üzerinden hesaplama yapan rapora göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." açıklamasında bulunulmuştur.Somut uyuşmazlıkta, desteğin emekli olup aynı zamanda işletme sahibi olduğu, mali müşavir bilirkişinin de bulunduğu heyet raporlarında getirtilen vergi kayıtları ve ticari defterler üzerinde yapılan incelemede, desteğe ait işletmenin zarar ettiği anlaşılmakla asgari ücret üzerinden gelirin hesaplanmış olmasında, yerleşik yargısal içtihatlara göre davacı eşe 1/2 pay ayrılmasında ve desteğin ölüm nedeni kafatası yaralanması olduğuna göre ve ceza dosyasındaki ifade tutanaklarından desteğin yolcu olduğu motorsiklet sürücüsünün ehliyeti bulunmadığına göre %20 müterafik kusur indirimi yapılarak belirlenen tazminatın hesaplanmış olmasında isabetsizlik görülmemiştir.Dava dilekçesinde HMK'nın 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak tazminat talep edilmiş, zararını gelişen durum nedeniyle bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak öğrenmiştir. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarih, 2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı). Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu nedenle davalı işleten/sürücü bakımından talebe uygun olarak ıslah edilen kısım için de kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Davalı ... Sigorta A.Ş. Kazaya sebebiyet veren aracın İMMS sigortacısı olup, diğer birleşen dosya davalı sigorta şirketi ZMMS olduğundan ve ZMMS limit aşımı olmadığından sıralı sorumluluk kapsamında İMMS sigortacısı hakkında davanın reddine karar verilmiş olmasında da isabetsizlik görülmemiştir. Kabule göre mahkemece harç ve yargılama giderlerinin asıl ve birleşen davada ayrı ayrı alınacağından mükerrerlik yoktur, davalı vekili istinaf itirazı bu yönden de yerinde değildir. Bu nedenlerle; davacılar vekili ve davalı ... vekili vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.998,68 TL harçtan peşin alınan 1750,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.248,68 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.