mahkeme 2021/1353 E. 2023/2501 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1353

Karar No

2023/2501

Karar Tarihi

29 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2021/1353
KARAR NO: 2023/2501
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 07/04/2021
NUMARASI: 2017/193 Esas - 2021/311 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 18/09/2016 günü ... idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... istikametinden gelip ... Sokak istikametine dönmek (sola) isterken ... Sokak istikametinden seyir halindeki sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete, kendi aracının ön tampon kısımları ile çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, kazaya bağlı olarak sağ ayak bileğine platin takıldığını, Bodrum C. Başsavcılığı'nca sürücü ... hakkında 2016/10565 numarasıyla soruşturma başlatılmışsa da takipsizlik kararı verildiğini, kusurlu olan ... plakalı aracın trafik sigortası olmadığından davalı ...'nın kanunen mesul olduğunu, davadan evvel 08/12/2016 günü başvuru yapılmışsa da net cevap verilmediğini belirterek şimdilik 100 TL geçici iş gücü kaybı 3.200 TL efor kaybı olmak üzere toplam 3.300,00 TL maddi tazminatın müracaat tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, eksik başvuru nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, kaldı ki ceza dosyasında tarafların uzlaştığını, davanın sürücü ve işletene ihbarı gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusurun tespitini, davacının hiçbir koruyucu tertibat olmaksızın seyir etmesinin dahi zararın artmasında etken olduğunu davacının hiçbir koruyucu tertibat olmaksızın seyir etmesinin zararın artmasında etken olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; geçici iş göremezlik zararı 12.694,38 TL, daimi sakatlık (efor kaybı) tazminatı 23.329,70-TL olmak üzere toplam 36.024,08 TL'nin temerrüt tarihi 28/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava öncesinde yapılan başvurunun noksan olduğunu, eksiklerin tamamlanmadan dava açıldığından başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, Bodrum CBS 2016/10565 Esas sayılı soruşturma dosyasında yer alan belgelerde zararlandırıcı olay sebebiyle davacı ve kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sürücü arasında uzlaşma sağlandığından davanın reddi gerektiğini, maluliyet oranları arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapora istinaden haksız açılan davanın reddi gerektiğini, müvekkili sorumlu olmadığı halde geçici iş göremezlik tazminatı da kabul edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından,18/09/2016 tarihinde, saat 09:20 sıralarında dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile davacı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü olan davacının yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağında dava dışı kamyonet sürücüsünün kusurlu olduğu motosiklet sürücüsünün kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da sürücüsünün kusurlu olduğu motosiklet sürücüsünün kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporunundaki kusur belirlemesinin esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde yapılan yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır.Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça 08/12/2016 tarihli evrak kabul kaşesine göre yazılı olarak davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı anlaşıldığından, eksik olduğu belirtilen yönetmelikteki kriterleri sağlayan maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporunun alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde öngörülen 15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir. Bu kapsamda başvuru koşulu yerine getirilmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 E. ve 2022/3685 K. sayılı kararında; 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi ile KTK’nın 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...nın yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçmiştir. ... Yukarıda açıklandığı üzere geçici iş göremezlik yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6911 E.- 2021/10351 K., 2021/5305 E. - 2021/7685 K. sayılı kararları). 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" bölümü, 18/10/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durumun da bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğundan uyuşmazlığa dair iptal kararının diğer mahkemelerde derdest olan davalar bakımından da uygulanması gerekir. (Yargıtay HGK'nun 16.05.2018 tarih, 2017/20-1121 E.- 2018/1104 K. sayılı kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih, 2020/1029 E. - 2020/6255 K. sayılı kararı). Bu açıklamalar çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih, 2023/43 Esas ve 2023/141 Karar sayılı iptal kararının Dairemiz içinde bağlayıcı olduğunun, somut norm denetimi içerdiğinden istinaf aşamasında bulunan ve henüz kesinleşmeyen eldeki uyuşmazlık bakımından da uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Bu bağlamda yapılan değerlendirmeye göre de CMK'nın 253/19 fıkrasının 5. cümlesi olan "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz" hükmünün iptali nedeniyle uzlaşma sağlansa bile tazminat davası açılabileceğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.SGK Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bodrum Sosyal Güvenlik Merkezi'ne Dairemizce yazılan müzekkereye verilen cevaba göre 18/09/2016 tarihli kaza nedeniyle yapılan bir ödeme bulunmaması; Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının kask takmadığına ilişkin bir belirleme bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle belirtilen hususlara ilişkin istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Mahkemece, ATK 2. İhtisas Kurulundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun alındığı ve davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı tespit edildiği halde, olay tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapordaki maluliyet oranına göre yapılan raporda belirtilen sürekli iş göremezlik hesabı üzerinden hüküm kurulması doğru olmamıştır.Her iki raporda da geçici iş göremezlik süresi aynı belirlendiğinden bu kısım ile ilgili çelişki bulunmamaktadır.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2018 tarih, 2015/16222 E. ve 2018/9271 K.sayılı kararında açıklandığı üzere "... yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek ... Yönetmeliği'nin 9., 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren ...nın temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise ...nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir.". Somut olayda eksik belge ile ...na başvurulduğu anlaşıldığından faizin dava tarihinden başlatılmaması doğru olmamıştır.Açıklamalar doğrultusunda olay tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunda davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı belirlendiğinden hüküm kısmından daimi sakatlık (efor kaybı) tazminatı 23.329,70-TL çıkarılmak ve faiz başlangıç tarihi de dava tarihi olarak düzelmek sureti ile yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Geçici iş göremezlik zararı 12.694,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Daimi iş göremezlik tazminat talebinin reddine, 2-Alınması gereken 867,15-TL ilam harcından peşin alınan 143,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 723,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım yönünden AAÜT 13/2 maddesine göre 12.694,38 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen kısım yönünden AAÜT 13/3 maddesine göre 12.694,38 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından peşin yatırılan, 143,40 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafından sarf edilen 315,30 TL posta gideri, 562,00 TL ATK gideri ve 1.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere cem'an 2.077,30 TL'den ibaret yargılama giderinin red kabul oranına göre 732,01 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince, mahkeme veznesine depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim