Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/2568
2026/170
4 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/2568
KARAR NO: 2026/170
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:17/09/2025
NUMARASI: 2023/273 Esas - 2025/594 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/02/2026
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; 29/08/2012 günü müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki davalıya sigortalı ... plaka sayılı otomobilin çarpışması ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malül kaldığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uyma kuralını ihlal ettiği için asli kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin "psikotik bozukluk (tedavi ile çalışma olanağı vermeyen)" ruhsal bozukluğa maruz kaldığını, sürekli bakıma muhtaç olmasına rağmen bakıcı gideri ödemesi yapılmadığını,müvekkilinin maluliyetinin sürekli arttığını, maluliyet oranındaki artışın yeni bir talep hakkı doğurduğunu, davalı tarafça dava tarihinden evvel ödeme yapıldığını ancak ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00-TL sürekli iş göremezlik zararı ile 1000,00-TL bakıcı giderinin davalıya ilk hasar ihbarının yapıldığı tarihin 8. iş günü sonrasından itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 05/03/2019 tarihli dilekçesi ile; sürekli iş göremezlik talebini 37.826,97-TL'ye, bakıcı gideri taleplerini 8.653,73-TL'ye çıkarttıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya 24/10/2013 tarihinde 18.602,00-TL ödeme yapıldığını, akabinde davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu ve 2013/E.3895 sayılı dosyadan verilen karar üzerine başlatılan Fethiye 1. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına 30.06.2014 tarihinde de 20.043,00-TL ödeme yapıldığını, davacının zararının tamamen karşılandığını, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından faiz isteminin ve olayın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle avans faizi isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince, ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapora göre %12.3 (yüzdeonikinoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, Sigorta Tahkim Komisyonu kararına binaen % 8 oranındaki maluliyeti nedeniyle zararının karşılandığı, dosyada tespit edilen maluliyet oranına göre (12,3-8) % 4,3 fark için sürekli iş göremezlik zararının 37.826,97-TL olduğu, davacının 9 aylık iyileşme döneminin tamamında bakıma muhtaç olduğunun kabulü halinde bakıcı gideri nedeniyle maddi zararının 8.653.73-TL olduğu kanaati ile; davanın kabulüne karar verilmesini müteakip, davalı vekilinin istinaf talebi üzerine Dairemizin, 30.03.2023 tarihli 2020/497 Esas ve 2023/554 Karar sayılı ilamı ile; "...Davacı iş bu davayı açarken maluliyetin arttığı iddiasına dayanmıştır...Somut olayda davacının sunmuş olduğu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 19.07.2013 tarihli engelli sağlık kurulu raporuna göre 2 cm kısalık, sol femur proksimal opere kırık teşhisi ile tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %8, Fethiye Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 20/10/2015 tarihli özürlü sağlık kurulu raporuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %82 olarak belirlenmiş, iş bu davada mahkemece aldırılan ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 06/12/2017 tarihli raporunda ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre sol femur kırığı ve sol kalçada hareket kısıtlılığı nedeniyle %12.3 oranında sürekli malul kaldığı tespit edilmiştir. Mahkemece ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de; davacı tarafça davadan evvel sürekli maluliyet zararının tazmini için sigortadan ödeme aldığı gibi eksik ödeme iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna da başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla, davacı ancak sigortadan aldığı ödeme tarihinden sonra maluliyet oranında gelişen durum bulunduğu tespit edildiği takdirde tazminata hak kazanabilir. Bu durumda mahkemece, davacının ödeme aldığı 24/10/2013 tarihinden sonraki dönemde gördüğü tedavilere ilişkin belgelerin davacı taraftan temin edilmesi veya ilgili yerlerden celbedilmesi, eldeki dosyada alınan % 12.3 maluliyet belirleyen rapor ve davadan önce davalının ödemesine esas kabul ettiği % 8 maluliyet belirleyen rapor arasında fahiş fark bulunduğu dikkate alınarak, raporlar arasındaki bu çelişkinin giderilmesi ile oran farklılığının 24/20/2013 tarihinden sonra maluliyette artış olarak kabul edilip edilemeyeceği (iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı- 2013 ile 2016 yılları arası süreçte davacıdaki arazların gelişim gösterip göstermediği) hususlarında rapor alınması; maluliyette gelişen durum olup olmadığına ilişkin tespite göre, sürekli iş göremezlik talebi bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu dosyası fiziki olarak celbedilerek verilen kararının dava şartları yönünden değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi isabetsizdir... dava konusu trafik kazasında oluşan maluliyet nedeniyle davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı ve bakıcıya ihtiyacı olduğu tespit edilir ise ihtiyaç duyulan sürenin ne kadar olduğunun belirlenmesi için maluliyet raporunu düzenleyen ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan, davacının maluliyeti ile ilgili bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı, ihtiyaç var ise süresi hususunda rapor alınması, akabinde yine uzman bilirkişiden rapor alınarak bakıcı gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması açısından davacının talebinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; ATK 2. Üst kurulunca hazırlanan 12/12/2024 tarihli raporda, davacının sigortadan aldığı ödeme tarihi itibari ile artan bir maluliyeti olmadığı hatta maluliyetin %0 olduğunun tespit edildiği, yapılan bu tespit gereği davacının sigortadan aldığı ödeme sonrasında artan bir maluliyetinin tespit edilmediği, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2013/E.3896.55 sayılı dosyasında verilen kararın işbu davaya kesin hüküm teşkil ettiği ve davacının tekrardan iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, sürekli iş göremezlik talebi yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, bakıcı giderine ilişkin talebi yönünden, ATK raporlarında davacının 1 ay süreyle başkasının yardımına gereksinim duyabileceğinin tespit edildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen ek rapora göre davacının talep edebileceği bakıcı gideri zararının 940,50-TL olduğu, davalının ilk ödeme tarihi olan 24.10.2013 tarihi itibariyle temerrüde uğradığı, kazaya karışan aracın kullanım amacının hususi olması nedeniyle hükmolunan tazminata yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaati ile;
"1-Davacı tarafından sürekli iş göremezlik talebi yönünden için açılan davanın REDDİNE,
2-Bakıcı gideri yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile;940,50 TL tazminatın 24/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili suretiyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece eksik değerlendirme yapıldığı, ATK tarafından düzenlenen raporda güncel maluliyetin tespit edildiği, oysa ki ATK tarafından 2013 ila 2016 yılları arasında maluliyette artış yaşanıp yaşanmadığına ilişkin net bir tespit yapılması gerektiği, istinaf mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmadığı hususuna yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Her ne kadar ilk derece mahkemesince, Dairemiz kaldırma kararından sonra alınan ATK 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporlar hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, Dairemiz kaldırma kararının gereklerinin yerine getirildiğini söyleme imkanı bulunmamaktadır.Dosya kapsamında yer alan ATK İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 29.02.2024 tarihli 2024/774 sayılı ve 04.07.2024 tarihli 1563 sayılı raporlarında; davacının maluliyetine ilişkin Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 19.07.2013 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda tespit edilen %8 maluliyet oranı ile ile ATK 3.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 06.12.2017 tarihli 26721 sayılı rapor ile belirlenen %12.3 maluliyet oranı arasındaki çelişkinin neden kaynaklandığının, davacının, davaya konu trafik kazasından kaynaklanan yaralanması nedeniyle gelişen durum bulunup bulunmadığının değerlendirilmediği, rapor düzenlendiği tarih itibariyle davacının sürekli maluliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiği, ATK İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporda da; aynı görüşlerin tekrar edildiği, %8 ve %12.3 maluliyet oranı arasındaki çelişkinin nedenine ilişkin herhangi bir görüşe yer verilmediği, aksine, daha önce tespit edilen maluliyet oranları ile rapor tarihi itibariyle belirlenen %0 maluliyet oranı arasındaki farklılığın, yaralanmanın iyileşmesinden kaynaklandığı kanaatinin mütalaa olunduğu görülmüş olup, bu hali ile ATK İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporların hükme elverişli olmadığı anlaşılmıştır.O halde, mahkemece yapılacak iş, dosyanın yeniden ATK İkinci Üst Kuruluna gönderilmek suretiyle, davaya konu kazaya bağlı yaralanmaya ilişkin olarak davacının yapılan tedavilerinin ne zaman sona erdiği, kazaya bağlı yaralanmadan dolayı gelişen ve değişen bir durum olup olmadığı, varsa gelişen durumun hangi tarihte sona erdiği, diğer bir ifadeyle davacının, kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği, davacı hakkında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 19.07.2013 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda tespit edilen %8 maluliyet oranı ile ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 06.12.2017 tarihli 26721 sayılı rapor ile belirlenen %12.3 maluliyet oranı arasındaki farklılığının 24.10.2013 tarihinden sonra maluliyette artış olarak kabul edilip edilemeyeceği (iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı- 2013 ile 2016 yılları arası süreçte davacıdaki arazların gelişim gösterip göstermediği), davacının maluliyetinde gelişen durum nedeniyle 24.10.2013 tarihinden sonra artış olmuş ise, davacının sürekli maluliyetinin, iyileşme ile ne zaman sona erdiği hususlarını cevaplayan ayrıntılı, taraf ve mahkeme denetimine esas teşkil edecek ve hüküm vermeye elverişli nitelikte rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,
1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2025 tarih ve 2023/273 Esas 2025/594 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.