Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1127

Karar No

2026/157

Karar Tarihi

4 Şubat 2026

T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/1127
KARAR NO:2026/157
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/05/2024
NUMARASI:2023/218 Esas - 2024/527 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/02/2026
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacılar vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin dava dilekçelerinde; 21/07/2014 tarihinde müvekkillerinin desteği kızları ...'ın yolcu olarak bulunduğu, asıl davanın davalısı sigorta şirketine zorunlu trafik sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeyken, ... sevk ve idaresindeki birleşen davanın davalısı sigorta şirketi nezdinde zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiğini, müvekkillerinin kızlarının vefatı ile desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla asıl davada her bir müvekkili için 3.000,00-TL olmak üzere 6.000,00-TL, birleşen davada her bir müvekkili için 1.000,00-TL olmak üzere 2.000,00-TL destekten yoksunluk tazminatının (davalı sigorta şirketi azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 24/07/2020 tarihli dilekçesi ile; dosya kapsamı itibariyle, dava dışı sürücü ... dışındaki herkesin kazaya karışan ... plaka sayılı traktörün arka ışıklarının yanmadığını beyan ettiğini, buna göre dava dışı ...'nın kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğunun kabulünün yerinde olacağını, 09.07.2020 tarihli aktüer bilirkişi tarafından terditli düzenlenen kusur oranlarına göre davalıların sorumlu oldukları tazminat miktarları ayrı ayrı belirlenmiş ise de, müvekkillerinin desteği ...'ün kazaya karışan ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda olması nedeniyle kusuru bulunmadığını ve davalıların, müvekkillerinin zararının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek tazminat taleplerini davacı ... için 71.766,13-TL'ye, davacı ... için 101.033,23-TL'ye artırdıklarını bildirerek toplam 172.799,36-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davanın davalısı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın destekten yoksun kaldığını ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacı tarafından sigortalıların kusuru ve kusur ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunun usulen ispat edilmesi gerektiğini, davacıların talebinin fahiş olduğunu, müteveffanın hatır için taşındığını, vefat edenin alkollü sürücünün aracına binmesi sebebiyle müterafik kusuru bulunduğunu, bu sebeple müterafik kusur nispetinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.Birleşen davanın davalısı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; davaya konu kazanın 21.07.2014 tarihinde meydana geldiğini, davanın 17.10.2016 tarihinde KTK'nın 109.maddesinde öngörülen 2 yıllık yasal süre içerisinde açılmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili nezdinde sigortalı olan araç sürücüsü ...'nın, kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yasal hız limitinin üzerinde seyreden ... plakalı aracın sürücüsünün almış olduğu alkolün refleks ve sürüş hakimiyetine yaptığı etkinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, müteveffa ...'ın emniyet kemerinin takılı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin asıl ve birleşen davaların kabulüne dair 23.12.2020 tarihli 2014/1461 Esas ve 2020/718 Karar sayılı ilamının, taraf vekillerinin istinaf talebi üzerine Dairemizin 23.02.2023 tarihli 2021/621 Esas ve 2023/330 Karar sayılı ilamı ile; birleşen dava yönünden KTK'nın 97.maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun yerine getirilmemesi nedeniyle dava şartı eksikliğinin tamamlanması için davacı tarafa süre verilmesi, davalı tarafın hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi savunması üzerinde durulmadan karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; davacı tarafça birleşen dosya davalısı sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair delillerin dosya kapsamına sunulduğu, dosya kapsamındaki deliller ve ceza dosyası birlikte incelendiğinde; davacıların kızları olan mütevefanın bir arkadaş grubu ile seyahati sırasında kazanın meydana geldiği, bizatihi ölen yararına yapılan bir taşımanın olmadığı, dolayısıyla hatır taşıması bulunmadığı, vefat eden ...'ün kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığı, dosyada bulunan kaza anını gösterir kroki, ölü muayene raporu, bilirkişi raporundaki tespitler, kazanın oluş ve ölenin yaralanma şekli ile ölüm sebebi birlikte değerlendirildiğinde; müteveffa ...'ün emniyet kemerini takmamış olmasının sonucu ağırlaştırdığı kanaatine varıldığı ve yerleşik yargı içtihatları uyarınca hüküm altına alınan tazminatta %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktarın, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirim mahiyetinde olduğu için bu kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği gerekçesi ile;
"1-Asıl Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... için 16.165,32 TL, baba ... için 11.482,58 TL olmak üzere toplam 27.647,90 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Birleşen İstanbul 13.ATM'nin 2016/1039 Es. Sayılı dosyası yönünden KISMEN Davanın KABULÜ ile; Davacı anne ... için 64.661,26 TL, baba ... için 45.930,32 TL olmak üzere toplam 110.591,58 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dava davacıları vekili ve birleşen dosya davalısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedeni; müvekkillerinin desteği ...'ün zararın artmasına herhangi bir katkısı bulunmamasına rağmen müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğu hususuna ilişkindir.Birleşen dosya davalısı ... A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri; ilk derece mahkemesinin hatır taşıması bulunmadığına dair gerekçesinin hatalı olduğu, mahkemenin kanaatinin aksine somut olayın hatır taşımasının en bariz örneği olmasına rağmen indirim yapılmamasının hatalı olduğu, müterafik kusur nedeniyle %20 oranında yapılan indirimin çok düşük olduğu, müteveffanın araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilmesinin de müterafik kusur olduğu ve bu sebeple de tazminattan indirim yapılması gerektiği, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranının hatalı belirlendiği, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsüne verilen %80 oranındaki kusuru kabul etmedikleri, birleşen dosyada ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından ihtimalli rapor düzenlendiği, birinci ihtimale göre müvekkiline sigortalı traktörün arka lambalarının yandığının kabulü halinde karşı araç sürücüsünün %70, müvekkili şirkete sigortalı traktör sürücüsünün %15 ve müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle %15 oranında, sigortalı traktörün arka lambalarının yanmaması halinde ise, sigortalı traktör sürücüsünün %70, karşı araç sürücüsünün %15 ve müteveffanın %15 oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmesine rağmen, asıl davada ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda bu kez yine ihtimalli kusur tespiti yapılmakla birlikte müteveffanın kusurunun takdiri mahkemeye bırakılmak suretiyle %80-%20 oranında kusur oranı belirlendiği, mahkemece de müteveffanın müterafik kusuru dikkate alınmaksızın asıl davada alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğu, müteveffanın davacılara destek olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği, tazminat hesabına ilişkin olarak asıl davada alınan bilirkişi raporu ile birleşen davada alınan bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarları arasında fahiş fark olmasına rağmen çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğu, müterafik kusur indirimi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, ayrıca davacı tarafça dava değerinin 172.799,36-TL'ye artırılmasına rağmen mahkemece 138.239,49-TL tazminat tutarı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verildiği, dolayısıyla reddedilen (172.799,36-138.239,49) 33.959,87-TL üzerinden müvekkili şirket lehine red vekalet ücreti verilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir.Asıl ve birleşen dava trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
(1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, ceza yargılaması sırasında alınan beyanların içeriği göz önünde bulundurulduğunda, davacıların desteğinin emniyet kemerinin takılı olmadığı ve yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün alkollü olduğu, bu hali ile davacıların desteğinin hem alkollü sürücü tarafından kullanılan araca binmesi hem de emniyet kemerini takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu, müterafik kusura neden olan birden fazla eylem bulunsa dahi Dairemezin ve Yargıtay ilgili dairesinin yerleşmiş içtihatları gereğince bir kez ve yerleşik yargısal içtihatlara ve olaya özgü koşullara göre %20 oranında indirim yapılabileceği göz önünde bulundurulduğunda davacılar vekilinin müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığına dair, birleşen dosya davalısı vekilinin ise daha yüksek oranda indirim yapılması gerektiğine dair istinaf nedenleri yerinde değildir.
(2) 6098 sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesince belirlenen kusur durumu, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ve beraat kararı ile bağlı değil ise de; ceza mahkemesinde belirlenen maddi vakıa ile bağlıdır.Dosya kapsamına celbedilen belgelerin incelenmesinde; kaza nedeniyle açılan ceza yargılaması sırasında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 03.04.2017 tarihli raporda; davalı ... A.Ş'ye sigortalı ... plaka sayılı traktörün arka lambalarının yanıp yanmamasına göre terditli kusur durumu belirlendiği, traktörün arka lambalarının yandığı kabul edilen ilk halde, davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün asli, traktör sürücüsünün tali oranda, traktörün arka lambalarının yanmadığı kabul edilen ikinci halde traktör sürücüsünün asli, davacıların desteğinin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün tali oranda kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde, kazanın raporda düzenlenen ikinci halde belirtilen şekilde meydana geldiği, kazaya karışan traktörün arka lambalarının yanmadığı kabul edilerek 21.09.2017 tarihli 2015/457 Esas ve 2017/174 Karar sayılı ilamı ile kazaya karışan traktör sürücüsü ... ve araç sürücüsü ...'nin mahkumiyetine karar verildiği, mahkeme ilamının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin 18.02.2019 tarihli 2017/3877 Esas ve 2019/589 Karar sayılı ilamı üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.Görüldüğü üzere, ceza mahkemesince kabul gören, kazaya karışan traktörün arka lambalarının yanmadığına yönelik maddi vakıa kesinleşmiş olmakla hukuk hakimi ceza yargılamasında kesinleşen ve tespit edilen maddi vakıa ile bağlıdır.Bu durumda, dosya kapsamına alınan ve ceza yargılamasında tespit edilen ve kesinleşen maddi vakıaya göre kazaya karışan traktörün arka lambalarının yanmadığına dair ihtimale binaen belirlenen kusur durumu göz önünde bulundurularak, birleşen dosya davalısına sigortalı traktör sürücüsünün asli kusurlu olduğunun kabulünde ve her ne kadar ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından, davacıların desteğine emniyet kemeri takmaması sebebiyle %15 oranında kusur izafe edilmiş ise de, söz konusu eylemin kazanın meydana gelmesine ilişkin kusur niteliğinde olmadığının kabulü ile, dava dışı sürücülerin kusurlu eylemlerinin niteliğine göre davalı ... A.Ş.'ne sigortalı ... plaka sayılı traktör sürücüsü ...'nın %80, karşı araç sürücüsü ...'nin %20 oranında kusurlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
(3) Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir.
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile ceza yargılaması sırasında alınan ifadelerin içeriğinden, davacıların desteğinin kazaya karışan ... plaka sayılı araçta arkadaş grubu ile seyahat ettiği, bu hali ile de, hatır taşımasının mevcut olduğu görülmekle, ilk derece mahkemesinin hatır taşıması bulunmadığına dair gerekçesi yerinde değil ise de, yukarıda belirtildiği üzere hatır taşıması nedeniyle yapılacak indirimden sadece hatır için taşınan ... plaka sayılı aracın işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısının yararlanacağı göz önünde bulundurulduğunda, karşı araç konumunda olan ... plaka sayılı aracın trafik sigortacısı olan birleşen davanın davalısı yönünden hatır taşıması indirimi yapılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
(4)Davacılar vekili asıl davada, her bir davacı için 3.000,00'er-TL, birleşen dava ile, her bir davacı için 1.000,00'er-TL tazminat talep etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 24/07/2020 tarihli talep artırım dilekçesiyle, tazminat taleplerini davacı ... için 71.766,13-TL'ye, davacı ... için 101.033,23-TL'ye artırdıklarını beyanla toplam 172.799,36-TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince de, tazminat miktarları üzerinden müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle, kazaya karışan araç sürücülerinin kusurları oranında tazminata hükmedilmiş olup, reddedilen tazminat miktarı bulunmadığı, müterafik kusur nedeniyle yapılan indiriminin takdiri indirim olduğu gözetildiğinde davalı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığına göre birleşen dosya davalısı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.
(5) Birleşen davada alınan 12.11.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, desteğin, kaza tarihinde 33 yaşında bekar ve bir çocuklu olarak vefat ettiği, iki sene sonra yeniden evleneceği ve evlendikten iki yıl sonra bir çocuğunun daha olacağı kabul edilerek değerlendirme yapıldığı, yapılan hesaplamaya göre davacı ...'ın zararının 54.192,14-TL, davacı ...'ın zararının 44.573,42-TL olduğu kanaatinin bildirildiği, alınan bilirkişi raporuna davacılar vekilince itiraz edilmediği, davalı vekilince ise sadece kusur durumuna göre seçenekli hesaplama yapılması gerektiği gerekçesi ile itiraz edildiği, asıl davada alınan 10.01.2018 tarihli aktüer bilirkişi kök raporu ile davaların birleştirilmesinden sonra alınan 09.07.2020 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda, davacının dava dışı oğlu ile anne ve babasına pay ayrılmak suretiyle hesaplama yapıldığı, mahkemece de 09.07.2020 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı görülmüştür.Dosya kapsamından davacıların desteğinin, kaza tarihinde 33 yaşında, boşanmış ve bir çocuğunun olduğu görülmekle,desteğin kaza tarihindeki yaşı itibariyle hayatın olağan akışı içerisinde yeniden evlenme ihtimalinin ve bir çocuğunun daha olabileceği (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 22.12.2022 tarihli 2022/9345 E. - 2022/17587 K. sayılı, 06.12.2022 tarihli 2021/9781 E. - 2022/16288 K. Sayılı, 17. HD'nin 19.12.2018 tarihli 2018/2507 E. - 2018/12483 K.sayılı ilamları) gözetilerek pay hesabı yapan 12.11.2018 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu esas alınarak karar verilmesi gerekirken, hatalı hesaplama yapan 09.07.2020 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu esas alınarak karar verilmesi isabetsiz olup, birleşen dosya davalısı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince, asıl dava yönünden taraflar yararına oluşan usuli kazınılmış haklara dokunulmaksızın, birleşen dava yönünden 12.11.2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat miktarlarının, birleşen dosya davalısına trafik sigortalı araç sürücüsünün kusuruna denk gelen miktarı üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması suretiyle davacı ... lehine (54.192,14-TLx%80x%80) 34.682,97-TL, davacı ... lehine (44.573,42-TLx%80x%80) 28.526,99-TL tazminata hükmedilmesi, müterafik kusur indirimi haricinde kalan ve reddedilen kısım üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesi suretiyle yeniden karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2024 tarih ve 2023/218 Esas 2024/527 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, birleşen dosya davalısı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, (HMK.m.353/1-b/2)
a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,
b/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı taraftan asıl dava için alınması gereken (732,00-TLx2) 1.464,00-TL istinaf karar harcı ile birleşen dava yönünden alınması gereken (732,00-TLx2) 1.464,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan (615,40-TLx2) 1.230,80-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.697,20-TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
ç/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
2/İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2024 tarih ve 2023/218 Esas- 2024/527 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
a/Asıl Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... için 16.165,32 TL, baba ... için 11.482,58 TL olmak üzere toplam 27.647,90 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b/Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1039 Esas sayılı dosyası yönünden Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı anne ... için 34.682,97-TL, baba ... için 28.526,99-TL olmak üzere toplam 63.209,96-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
c/Asıl dava yönünden alınması gereken 1.888,63-TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 102,47-TL harç ile 563,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.223,16-TL harcın asıl dava davalısı ... A.Ş'den alınarak Hazineye irad kaydına,
ç/Asıl davada davacı tarafça yatırılan 25,20-TL başvuru harcı ile 102,47-TL peşin harç ile 563,00-TL ıslah harcı toplamı 690,67-TL'nin asıl dava davalısı ... A.Ş'den alınarak davacılara verilmesine,
d/Birleşen dava yönünden alınması gereken 4.317,87-TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.288,67-TL harcın birleşen dava davalısı ... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
e/Birleşen dava yönünden davacı tarafça yatırılan 29,20-TL başvuru harcı ile 29,20-TL peşin harç toplamı 58,40 TL'nin birleşen dava davalısı ... A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine,
f/Asıl davada, davacılar tarafından yapılan 1.932,10-TL yargılama giderinin asıl dava davalısı ... A.Ş.'den tahsili ile davacılara ödenmesine,
g/Birleşen davada, davacılar tarafından yapılan 1.568,70-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 896,61-TL'sinin birleşen dava davalısı ... A.Ş.'den tahsili ile davacılara ödenmesine, bakiye kısmın davacı yan üzerinde bırakılmasına,
h/Birleşen dosya davalısı ... A.Ş. tarafından yapılan 350,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 149,95-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya ödenmesine,
ı/Asıl davada; davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 16.165,32-TL vekalet ücretinin asıl dava davalısı ... A.Ş'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
i/Asıl davada; davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 11.482,58-TL vekalet ücretinin asıl dava davalısı ... A.Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
j/Birleşen davada; davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 34.682,97-TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısı ... A.Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
k/Birleşen davada; davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 28.526,99-TL vekalet ücretinin birleşen dava davalısı ... A.Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine,
l/Asıl davada reddedilen kısım yönünden davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
m/Birleşen davada; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davacı ... tarafından açılan davada reddedilen kısım yönünden yürürlükte bulunan AAÜT m. 13/3 hükmü uyarınca hesaplanan 34.682,97-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile birleşen dava davalısı ... A.Ş.'ye verilmesine,n/Birleşen davada; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davacı ... tarafından açılan davada reddedilen kısım yönünden yürürlükte bulunan AAÜT m. 13/3 hükmü uyarınca hesaplanan 28.526,99-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile birleşen dava davalısı ... A.Ş.'ye verilmesine,o/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/02/2026

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim