mahkeme 2024/364 E. 2024/997 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/364

Karar No

2024/997

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/364
KARAR NO: 2024/997
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/12/2023
NUMARASI: 2023/499 Esas - 2023/939 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Nedeniyle Açılan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'in 18/07/2015 tarihinde ... Tic. Ve San. Ltd. Şti. adına kayıtlı davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta şoförlük yapmakta iken, Karaman ili, Ermenek ilçesi Ermenek - Sarıveliler karayolunda geçildiği trafik kazası sonucunda henüz 47 yaşında iken vefat ettiğini, vefat eden ...’in mirasçıları olan müvekkillerine vekaleten sigorta şirketine başvuruda bulunulmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, her türlü yasal hakları ile manevi tazminata ilişkin dava ve talep hakları saklı kalması kaydı ile şimdilik, murisin eşi olan müvekkili ... için 1.000,00 TL, murisin çocuğu ... için 1.000,00 TL ile murisin çocuğu ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 2.500,00 TL maddi tazminatın davalıya müracaat tarihleri olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 14/06/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin dava talep hakları saklı kalmak kaydıyla ıslah taleplerinin kabulü ile davacı ... için 223.453,34 TL, davacı ... için 3.904,09 TL maddi tazminatın 16/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bu taleplere ilişkin ıslah harcını yatırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aracın müvekkili şirkete 01/12/2014-2015 tarihleri arasında ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle bedeni zararlarda azami limitin 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücülerin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veya gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespitinin gerektiğini, davacı tarafın temerrüt tarihindin itibaren faiz talebinin yasaya aykırı olduğunu belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu; "davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS Poliçesinin 01.12.2014 tarihinde tanzim edildiği, işveren, araç işleteni ve maliki olan Firmanın tehlike sorumluluğunun bulunduğu, tazminat isteminin ZMMS poliçesinin teminatı kapsamında olduğu, davacıların eldeki davayı mirasçı sıfatı ile değil destekten yoksun kalan 3. kişi sıfatıyla açmış oldukları anlaşılmakla (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/17-142 E. 2011/411 K. 15.06.2011 tarihli kararı) davacının davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 223.453,34 TL, davacı ... için 3.904,09 TL olmak üzere toplam 227.357,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16/12/2015 tarihinden itibarden değişebilir oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, davacı ... için talep edilen destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir " gerekçesi ile; 1-Davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için 223.453,34 TL, Davacı ... için 3.904,09 TL olmak üzere toplam 227.357,43 TL destekten yoksun kalma tazminatının 16/12/2015 tarihinden itibarden değişebilir oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, Davacı ... için talep edilen destekten yoksun kalma tazminat talebinin reddine karar verilmiş, verilen karar davalı vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 17/07/2023 tarih ve 2020/739 esas 2023/1383 karar sayılı ilamı ile; "müteveffanın mirasçıları olan davacıların destek tazminatları hesaplanırken bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 28/03/2018 tarihli kök raporda; hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosuna göre ve net ücretinin 2.300,00-TL olduğu kabul edilerek aktif dönem gelirlerinin hesaplandığı, ancak itirazlar üzerine alınan 25/08/2019 tarihli ek raporda ise; hesaplamanın PMF 1931 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemine göre ve net ücretinin 2.050,00-TL olduğu kabul edilerek aktif dönem gelirlerinin hesaplandığı, ilk derece mahkemesince bu ek rapor dikkate alınarak hüküm kurulduğu, ancak farklı hesaplama yöntemlerine göre belirlenen tazminatlardan ek raporda hesaplanan miktarlara neden karar verildiği konusunda bir değerlendirme yapılmadığı gibi bu rapora taraf vekillerinin itirazlarının da reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. O halde yerel mahkemece yapılacak iş; taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak, aktuerya bilirkişisinden kök rapordaki gibi TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, gerek 2050,00-TL net ücret ve gerekse 2.300,00-TL net ücret üzerinden hesaplama yapılarak davacıların talep edebilecekleri destek tazminatlarının belirlenmesi, SGK davacılara ödenen PSD'in hesaplanan tazminattan tamamının indirilip indirilmeyeceği konusu da tartışılarak usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde ek rapor veya yeni bir rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre, usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle bir karar verilmesinden ibarettir." gerekçesiyle; katılma yoluyla kararı istinaf eden davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kararın kaldırma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin sair, davalı sigorta şirketi vekilinin tüm istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilerek dosya ilk derece mahkemesine iade edilmiştir. Kaldırma kararı üzerine yeniden esasa kaydedilen dava dosyasında yapılan yargılama sonunda; "Dosya kapsamında yer alan belgeler, mahkememizce yaptırılan emsal ücret araştırması neticesinde dosya içerisine kazandırılan müzekkere cevapları ile ilk yargılama sırasında 25/08/2019 tarihli bilirkişi ek raporunda müteveffanın ücretine ilişkin yapılan tespitler dikkate alınarak, müteveffanın son gelirinin aylık net 2.050,00 TL olduğu kabul edildiği, müteveffanın, dava dışı ... Tic. Ve San. Ltd. Şti. adına kayıtlı ... plakalı aracı kullandığı sırada meydana gelen trafik/iş kazası neticesinde vefat etmiş olup, SGK'nın hak sahiplerine ödediği tazminatı kazanın oluşmasında kusuru bulunan kişilere kusurları oranında rücu etme hakkı olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş sigortalısına düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığından SGK'nın davalı yana rücu hakkı olduğu, davalının 3. kişilere olan sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğundan davacılara ödenen gelirin ...'nin dava dışı araç malikinin kusuruna isabet eden kısmının davacılar lehine hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiği, bu nedenle 18/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun müteveffanın gelirinin net 2.050,00 TL olduğu dikkate alınarak hesaplama yapılan "1. Seçenek"te ki tespitler hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacı ... için 212.472,11 TL, davacı ... için 723,15 TL ve davacı ... (...) 274,95 TL olmak üzere toplam 213.470,21 TL tazminatın 16/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 33.870,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp bu davacıya ödenmesine, 3-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 723,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp bu davacıya ödenmesine, 4-Davacı ... (...) kendisini vekil ile temsil ettirdiğindin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 274,95 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp bu davacıya ödenmesine, 5-Davalı kendisinin vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 10,981,23 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten, 274,95 TL vekalet ücretinin ...'dan (...) ve 723,15 TL vekalet ücretinin ...ten alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili tarafından süresinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekilinin istinaf başvuru sebepleri; Müvekkillerinin murisinin kaza tarihindeki ücretinin net 2.500,00 TL olduğu, bu hususun ispatlandığı, mahkemece müvekkillerinin murisinin net 2.050,00 TL ücret aldığı iddiası ile yapılan hesaplamalara itibar edilerek hüküm kurulmasının doğru olmadığı, murisinin anne ve babası adına SGK'dan bir gelir bağlanmadığı sabit olup, bu bağlamda bu davada anne ve baba yönünden bir tazminat talebi bulunmadığından, tüm gelirin davacılar arasında paylaştırılması, daha sonra anne ve baba tarafından bir dava açılması durumunda anne ve babaya uygun bir maddi tazminat verilmesi gerektiği, nitekim bozma öncesi aynı bilirkişiden alınan raporda, dava dışı anne ve babaya pay ayrıldığı, ancak poliçe limiti içerisinde anne ve babaya tazminat tutarı belirtilmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıların maddi tazminatı hesapladıktan sonra SGK tarafından ödenen PSD'nin düşülerek bakiye kalan maddi tazminatın belirlenmesi ve bu belirlenen tazminattan da davacıların tazminat hesabının grameten paylaştırması gerekirken, bilirkişinin öncelikle davacıların maddi tazminatını hesapladığı, sonrasında davalı sigortanın 290.000,00 TL'lik sorumluluğu dahilinde tazminatı grameten paylaştırdığı ve en sonunda SGK tarafından ödenen PSD miktarları belirlenen tazminat tutarlarından mahsup ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda SGK inceleme raporu doğrultusunda dava dışı işverenin %20 oranında kusurlu olduğu belirtilerek, işverenin %20 kusur oranına göre rücu limitleri belirlenerek PSD miktarlarının mahsup edildiği, bu nedenle SGK tarafından bildirilen ...'in tamamının indirilip indirilmeyeceği yönünden mahkemece bir değerlendirme yapılmadan, bilirkişinin PSD'in tamamının mahsup edilmesini ve işverene %20 kusur iddiası ile bu değerlendirmeyi yapmasını kabul edilemez olduğu, BAM kararı ile istinaf talepleri kabul edilerek hüküm kaldırılmış olmasına rağmen, bozma öncesi karar ile bozma sonrası verilen karar ile davacıların maddi tazminatının düştüğü, davacı ...'ın bozma öncesi 223.453,34 TL maddi tazminatı hükmedilmiş iken, bozma sonrası 212.472,11 TL'ye, davacı ... ile ilgili bozma öncesi 3.904,09 TL maddi tazminatı hükmedilmiş iken, bozma sonrası 723,15 TL'ye düştüğü ve red olan tutarlar yönünden davalı tarafa da karşı vekalet ücreti hesaplandığı, bu haliyle usuli hakların göz ardı edildiği hususlarına ilişkindir. Davalı vekilinin istinaf sebepleri; Müteveffa kendi kusuru ile ölümüne sebebiyet vermiş olduğundan davacıların taleplerinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, davacının beyan edilen gerçek geliri üzerinden hesaplama yapılması gerekirken farazi yöntemlerle tespit edilen davacının muhtemel geliri üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu, kazadaki kusur durumunun Karayolları Trafik Kanunu hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiği, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda müteveffanın kızı ...'in 15.04.2013 tarihinde evlenmiş olduğu görülmesine rağmen pay ayrılması ve 15.09.2017 tarihine kadar destek göreceği ön görülmesinin hatalı olduğu, davacı tarafın avans faiz istemi yasaya aykırı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 18/07/2015 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç müteveffa ...'in sevk ve yönetiminde seyir halinde iken ...'in kendi kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazasında vefat ettiği, eşi ve çocukları olan davacıların destekten yoksun kaldıkları iddiasıyla aracın trafik sigortacısından tazminat istemiyle eldeki bu davayı açtıkları anlaşılmıştır. Eldeki davada, davacılar vekilince dava dilekçesi ile; davalıya sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (kısmi dava) davacı ... için 1000,00-TL, davacı ... için 1.000,00-TL ve davacı ... İçin 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıya müracaat tarihleri olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, yargılama aşamasında sunduğu 14/06/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile; tazminat taleplerini davacı ... için 223.453,34 TL, davacı ... için 3.904,09 TL olarak ıslah etmiş, ilk derece mahkemesince de, davacı ... (...) ... için 274,95-TL, davacı ... için 723,15-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dolayısıyla, davalı tarafın aleyhine hükmedilen ve istinafına konu davacı ... ile ilgili tazminat miktarı 274,95-TL ve davacı ... ile ilgili tazminat miktarı 723,15-TL'dir. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi olan 2023 yılı itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00-TL'ye çıkartılmıştır. Bu durumda eldeki davada istinaf eden davalı vekilinin davacı ... (...) ... ile davacı ... yönünden istinaf istemine konu olan tazminat miktarları kesinlik sınırı olan 17.830,00-TL'nin altında kalmaktadır. HMK.nun 346/1 madde hükmü uyarınca, miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de; temyiz merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalı vekilinin davacılar ... (...) ... ile ... yönünden istinaf dilekçesinin ve isteminin HMK.nun 346/1 ve 352. maddeleri gereğince; ilk derece mahkemesinin kararının kesin olması nedeniyle, reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; kusurla ilgili bilirkişi raporunun; kaza tespit tutanağı ile uyumlu, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, maddi tazminatla ilgili hükme esas alınan ek bilirkişi raporundaki hesaplamanın doğru olmasına, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu belirleyen poliçenin düzenleme tarihi olan 01/12/2014 tarihi itibariyle geçerli ZMMS Genel Şartlarının, Karayolları Trafik Kanunu ile Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerine aykırı olmayan hükümleri ile Yargıtay'ın 01/06/2015 tarihinde uygulanmaya başlanılan genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, buna göre; sürücü ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile ölmüş olsun, ölüm destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğuran bir sonuç olduğundan, desteğin kusurunun destekten yoksun kalanlara yansıtılamayacağı, sürücünün tam kusurlu olması halinde dahi 3.kişi konumunda olan destekten yoksun kalan kişilerin tazminat isteme hakkına sahip olmasına, kaldırma kararı öncesi ilk derece mahkemesince avans faizine hükmedilmiş olup davalı tarafın bu hususta istinafı bulunmaması nedeniyle kazanılmış haklar dikkate alınarak avans faizine hükmedilmiş olmasında bir hata bulunmamasına, müteveffanın hayatta bulunan anne ve babasına pay ayrılmasının doğru olmasına, müteveffanın gelirinin doğru hesaplanmış olmasına göre, davalı vekili ile davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b/1 gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin, davacılar ... (...) ... ve ... ile ilgili istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1 ve 352 maddesi gereğince usulden, davacı ... ile ilgili HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 427,60-TL harç peşin olarak yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, a-İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 14.513,97-TL harçtan peşin yatırılan 3.645,54‬-TL harcın düşümü ile 10.868,43‬-TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim