Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2067

Karar No

2025/236

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/2067
KARAR NO: 2025/236
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/06/2024
NUMARASI: 2023/823 Esas - 2024/373 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 04.12.2019 tarihinde müvekkilinin, sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile seyir halinde iken trafik sigortası bulunmayan ... plaka sayılı aracın çarpması ile meydana gelen kazada yaralandığını ve sürekli maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 3.500,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL geçici iş göremezlik, 500,00-TL bakıcı gideri ile 500,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça aynı taleplerle Sigorta Tahkim Komisyonu'nundan da talepte bulunulduğunu, Komisyon tarafından davacının tam kusurlu olması sebebiyle taleplerin reddedildiğini, davacı tarafın karara karşı itirazının da reddine karar verildiğini, söz konusu kararın kesin hüküm niteliğinde olduğunu, bakıcı gideri, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin talebin teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "...Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E.223273 esas, 2022/46915 karar sayılı dosyası içeriğinde; aynı taraflar arasında aynı kaza nedeni ile sürekli iş görmezlik, geçici iş görmezlik ve bakıcı giderleri tazminatı isteminin anılı yazılı düzenlemelere uygun şekilde değerlendirildiği, davacının %100 kusurlu olması nedeniyle 24.02.2022 tarihinde talebin reddine dair karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetinin 2022.i.10234 esas, 2022/İHK-21150 karar sayılı 04.05.2022 tarihli kararıyla 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12. maddesi uyarınca itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, aynı talep yönünden huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Nitekim kesin hüküm hususu 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiş olup aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması gerektiği belirtilmiş ve aynı Kanun'un 115. maddesi gereğince mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında resen araştırılacağı hükme bağlanmıştır. Davacı tarafından davalı aleyhine Uyuşmazlık İtiraz Hakem Heyetinin 04/05/2022 tarihli, 2022.i.10234 itiraz, 2022/İHK-21150 karar sayılı kararıyla İtiraz Hakem Heyetinin 2022.i.10234 esas, 2022/İHK-21150 karar sayılı 04.05.2022 tarihli kararı ile talebin reddine dair verilen karara karşı yapılan itirazın kesin olarak reddine karar verildiği görülmekle aynı talepler bakımından aynı konu ve taraflar hakkında ikame edilen eldeki davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine dair karar verilmesi (Emsal ilam: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/6330 esas, 2021/9225 karar sayılı ilamı.) gerektiği..." kanaati ile; "HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, mahkemelere göre daha sınırlı inceleme yapıldığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin tam kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, taraflarınca alınan uzman görüşüne göre kazaya karışan araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, rapora itirazlarının İtiraz Hakem Heyeti tarafından incelenmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan rapor ile uzman görüşü arasında çelişki bulunması nedeniyle çelişkinin giderilmesi ve davanın esasına girilmesi gerekirken hatalı karar verildiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Bilindiği gibi kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303) Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir. Bir kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için de, evvelce verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş olması zorunludur. Anayasa Mahkemesi'nin 2005/465 nolu başvuru üzerine yaptığı inceleme sonucunda verilen 12/09/2018 günlü kararda; hakem heyeti kararları ile ilgili olarak, kararın mahkemece tebliğ edilmesi gerektiğine hükmedilmiş ve bu kararla aynı mahiyette bulunan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2018 gün ve 2018/5787 E. - 2018/11726 K. sayılı kararında; "5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar." denilerek, sigorta tahkim komisyonu hakem kararlarına karşı istinaf/temyiz süresinin, mahkemesince tebliğinden itibaren başlayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay 11. HD. 31/05/2018 gün ve 2018/1476 E. - 2018/4167 K. Sayılı kararı da aynı yöndedir. Açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dosya içerisinde yer alan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 24.02.2022 tarihli, 2022/46915 sayılı kararının incelenmesinde; davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine, davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararlarının tazmini için talepte bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunda, davacının sevk ve idaresindeki motorlu bisiklet ile seyri sırasında kırmızı ışık ihlali yaparak seyrine devam ettiği sırada karşı araca çarpması ile meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğu, karşı araç sürücüsünün, davacıyı farkettiği anda fren tedbirine başvurduğu, alabileceği başkaca tedbir bulunmaması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile, başvuru sahibinin talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti'nin 04.05.2022 tarih 2022/İHK-21150 sayılı kararı ile, itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, ancak ilk derece mahkemesince tahkim kararın saklamakla görevli mahkemeye gönderilip gönderilmediği, kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediği hususlarında inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür. Eksik araştırma ve incelemeyle karar verilemez.O halde mahkemece; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından kesin olarak verilen itirazın reddine ilişkin kararın, kararı saklamakla görevli mahkemeye gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise, mahkemece saklama kararı yazılıp yazılmadığı ve yazılmış ise kararın taraflara mahkemece tebliğ edilip edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderine yönelik tazminat kalemleri yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na sürekli ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı için başvurulduğu, eldeki davada ise, söz konusu taleplerin yanı sıra tedavi gideri tazminatı talebinde de bulunulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin kararının; koşullarının bulunması durumunda ancak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı yönünden eldeki dava için kesin hüküm teşkil edebileceği, tahkim kararının; tedavi gideri talebi yönünden eldeki dava için kesin hüküm oluşturmayacağı, hal böyle olunca da ilk derece mahkemesince davacının açıklanan bu talebi yönünden yargılamaya devam edilerek, toplanan ve toplanacak delillere göre tedavi gideri talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve tahkim kararının eldeki davada talep edilen tüm zarar kalemleri için kesin hüküm oluşturacağı düşüncesiyle, davanın (tümden) usulden reddine karar verilmesi de hatalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4. maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/1-a/4.madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf eden tarafından peşin yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim