mahkeme 2024/1192 E. 2024/964 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1192

Karar No

2024/964

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1192
KARAR NO: 2024/964
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/03/2024
NUMARASI: 2023/343 Esas - 2024/213 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde;12/01/2014 kaza tarihinde, ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı nezdinde ZMM sigortalı ... plaka sayılı araç ile, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, davalıya tazminat ödemesi için yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla (-dava açan dilekçede davanın belirsiz alacak davası olduğu belirtilmiştir-); 1.000-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL geçici iş göremezlik, 250,00-TL bakıcı gideri, 250,00-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 2.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, poliçe teminat süresinin bitmesinden sonra gerçekleşen kaza nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacı tarafça görülmekte olan davanın 18/05/2023 tarihinde açılmasından önce aynı kaza nedeniyle davalı aleyhine 04/12/2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunulduğu, başvurusunun konusunun; geçici ve sürekli iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 17/03/2021 tarih K-2021/32205 sayılı kararında, davacının sürekli ve geçici iş göremezlik taleplerinin Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1526 esas sayılı dosyası üzerinden karara bağlanması ve kararın kesinleşmesi sebebiyle, taleplerin kesin hüküm sebebiyle reddine karar verildiği, geçici bakıcı gideri tazminatı yönünden ise 267,75-TL'nin 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... Sigorta AŞ'den tahsiline karar verildiği, davacının talep etmiş olduğu alacak kalemlerinden geçici / kalıcı iş göremezlik tazminatı talepleri için Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1526 esas sayılı kararının kesin hüküm oluşturduğu, geçici/bakıcı gideri talepleri yönünden ise Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 17/03/2021 tarih, 2021/32205 karar sayılı kararının görülmekte olan davadaki aynı talep yönünden kesin hüküm oluşturduğu, HMK'nın 114 ve 155. maddesi gereğince, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talebi yönünden açmış olduğu davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının tedavi gideri yönünden talebinin ise; zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiği" gerekçesiyle; a-Davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talepleri yönünden davanın HMK'nın 114/1-i ve 115/2.maddesi gereğince, kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, b-Davacının tedavi gideri yönünden davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvuru sebepleri; İlk derece mahkemesince; TCK'nın 67.maddesi kapsamında zamanaşımını kesen sebepler üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu karar verildiği, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle görülen ve müvekkilinin müşteki olarak yer aldığı Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/04/2015 tarih ve 2014/378 esas ve 2015/235 karar sayılı ilamı ile ... plakalı aracın sürücüsü sanık ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği, bu sebeple TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımının 22/04/2015 tarihinde kesildiği, 8 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, davanın açıldığı tarih göz önünde bulundurulduğunda zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu sebeple mahkeme tarafından tedavi giderleri yönünden zamanaşımının dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hususlarına ilişkindir.Görülmekte olan dava; trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ile tedavi gideri tazminatı istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nın 109.maddesinde haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerlerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Yine maddi ve manevi tazminat istemlerinin bağlı olduğu zamanaşımı süreleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60.) maddesinde de düzenlenmiştir. 6098 Sayılı TBK'nın 72/1. maddesinde "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır" denilerek mülga 818 sayılı BK'nın 60. maddesinde olduğu gibi üç türlü zamanaşımı süresi öngörülmüştür. 6098 Sayılı TBK'nın 72/1. (BK'nın 60/1.) maddesi, özellikle zamanaşımının başlangıç anını belirleyen bir düzenlemedir. Bu düzenlemeye göre tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Burada, uygulamada "kısa süreli zamanaşımı" olarak adlandırılan süre söz konusu olup, sürenin başlangıcı sübjektif bir koşula bağlanmıştır. Çünkü, sürenin başlaması zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusu kişiyi öğrenmesi gibi sübjektif bir koşulun gerçekleşmesi ile mümkündür. Mutlak nitelikteki "uzun süreli zamanaşımı"nın başlangıç tarihi ise zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihtir. Buna göre, tazminat istemi her halde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yılın geçmesi ile zamanaşımına uğrar. Burada on yıllık sürenin başlangıç anı, zarar verici eylemin gerçekleştiği tarih gibi objektif bir koşula bağlanmıştır. Olağan zamanaşımı süresi iki yıllık olan kısa zamanaşımı süresidir. Diğer bir anlatımla iki yıllık zamanaşımı süresi on yıllık süre ile sınırlıdır. Zarar ve zararın sorumlusu olan kişi öğrenildiği takdirde davanın kısa zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerekir. Zarar veren eylemin işlenmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra zarar ve zararı veren kişi öğrenilmiş olsa bile tazminat istemi, zamanaşımı def'î ile karşılaştığında reddedilir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 20/12/2017 tarih ve 2017/3-2786 E., 2017/2016 K. Sayılı kararı). TBK'nın 72/1. (BK'nın 60/2.) maddesinde düzenlenen üçüncü süre ise "ceza zamanaşımı süresi"dir. Zarara neden olan eylem, aynı zamanda ceza kanunları uyarınca suç teşkil eden bir eylem oluşturuyor ve bu eylem için ceza kanunlarının öngördüğü zamanaşımı süresi daha uzun bir süre ise bu takdirde uygulanacak olan zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu ceza zamanaşımı süresidir. Ceza zamanaşımı süresinin başlangıç anı da zarar verici eylemin gerçekleştiği tarihtir. 2918 sayılı KTK'nın az yukarıda açıklanan madde hükümleri uyarınca, gözden kaçırılmaması gereken husus Yargıtay Özel Dairesinin bir çok içtihadından da anlaşılacağı üzere, ceza kanununda ön görülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesi koşulu, sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması halidir. Diğer bir ifade ile meydana gelen olayda ölüm veya yaralanma meydana gelmesi halinde, sonuç kimin eyleminden kaynaklanmış olursa olsun ceza kanununa göre suç sayılma hali gerçekleşmiş olur. Böyle olunca da uzamış (ceza) zamanaşımının uygulanabilmesi için eylemi gerçekleştiren fail hakkında soruşturma açılması veya mahkumiyetle sonuçlandırılmış bir ceza davası varlığı koşulu aranmayacaktır. Zira yasa koyucu, ceza zamanaşımı uygulaması bakımından sürücü ve diğer sorumlular bakımından bir ayrım yapmamış, kuralın tümü için geçerli olduğunu kabul etmiştir. (-bkz..Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/19153 Esas ve 2019/8633 Karar sayılı ilamı-) Hukuk Genel Kurulu kararları da bu yöndedir. Bununla birlikte; eylemin aynı zamanda yukarıda tarif edildiği gibi ceza kanununa göre suç sayılması halinin gerçekleştiği durumlarda gözden kaçırılmaması gereken diğer bir hususta; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, zamanaşımının durması ve kesilmesi hususunda yürürlükteki TCK hükümlerinin değil TBK hükümlerinin uygulanması gerektiği hususudur. 6098 sayılı TBK'nın 153.maddesinde zamanaşımının durması, 154.maddesinde ise zamanaşımının kesilmesi düzenlenmiştir. Zamanaşımının durması demek, o ana kadar işlemiş olan zamanaşımı süresinin işlediği noktada durması, buna yol açan sebebin ortadan kalktığı andan itibaren kaldığı yerden işlemeye devam etmesi demektir. Zamanaşımının kesilmesi ise, borçlunun veya alacaklının ya da hakimin belli fiillerinin sonucu olarak işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasıdır. Zamanaşımının kesilmesi için, zamanaşımının işlemekte olması gerekir. Zamanaşımı süresi dolmuşsa, zamanaşımının kesilmesi söz konusu olmaz. Zamanaşımını kesen sebepler TBK'nın 154.maddesinde gösterilmiştir. TBK'nın 154.maddesinde “Zamanaşımının Kesilmesi” başlığında; “Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir; 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa” şeklinde düzenleme mevcuttur. İlgili maddeye göre zamanaşımı: borçlunun bir fiili ile, alacaklının bir fiili ile, yargılama ve takibe ilişkin bir işlemle veya yargıcın emir ve hükmüyle kesilebilir. Alacaklının fiilleri ise dava açması, defî dava zımnında mahkemeye müracaat etmesi, hakeme başvurması, icra takibine başvurması veya iflas masasına başvurması şeklinde gerçekleşmektedir. Alacaklının bir mahkemede alacağıyla ilgili dava açması zamanaşımının kesilmesi için yeterli olup, davanın niteliği önem arzetmemektedir. Ayrıca dava açıldıktan sonra hakimin duruşma esnasında veya dosyada yaptığı her işlem ve hüküm ile tarafların her işlem ve eylemi sonunda zamanaşımı yeniden kesilir, süre tekrar işlemeye başlar. Trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle uğranılan, TBK'nın 54.maddesi kapsamında tarif ve tespit olunan birbirinden bağımsız zarar kalemlerinin ayrı ayrı dava konusu edilmesi mümkündür. TBK'nın 154/2.maddesi gereğince zamanaşımının kesilmesi, ancak davada ve tahkimde dava konusu edilen alacak kalemi/kalemleri için söz konusudur. Tedavi giderlerinin tahsili istemli iş bu (-zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilen-) talebin ne daha önce görülerek sonuçlandırılan Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1526 esas sayılı dosyası kapsamında, nede 04/12/2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvuruda dava konusu edilmeyerek ilk defa görülmekte olan davada dava konusu edilmesi nedeniyle, söz konusu talep yönünden zamanaşımını kesen sebeplerin somut olayda bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Yukarıda ki tüm açıklamalar gözetilerek yapılan inceleme ve değerlendirmede; Trafik kazası 12/01/2014 tarihinde gerçekleşmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere, meydana gelen trafik kazasında davacı yaralandığı için KTK'nın 109.maddesi hükmü gereğince olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresi ceza zamanaşımı süresi olup TCK'nın 66.maddesi uyarınca zamanaşımı süresi kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren 8 yıldır. Bu nedenle 12/01/2014 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili tedavi giderlerine ilişkin açılan dava 18/05/2023 tarihinde zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılmıştır. Hal böyle olunca da, tedavi giderlerinin tahsili istemi yönünden zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi kararı isabetli olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü uyarınca esastan reddine, 2/İstinaf karar ve ilam harcı başvuru sırasında alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde (davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle) HMK'nın 361.madde hükmü uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim