Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2078
2026/149
4 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/2078
KARAR NO: 2026/149
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/03/2021
NUMARASI: 2015/735 Esas - 2021/208 Karar
DAVANIN KONUSU:ZMMS Kapsamında Ödenen Tazminatın Rücuen Tahsili
İSTİNAF KARAR TARİHİ:04/02/2026
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortalı olduğunu, 25.06.2005 tarihinde, davalı şirketin, trafik sigortacısı, davalı ...'ın maliki olduğu ... plaka sayılı aracın, ehliyetsiz sürücü davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken arızalandığını, davalı tarafça aracın itilmesi için dava dışı ...'den yardım istediklerini, yaya ...'nün davalılara yardım ettiği esnada, müvekkiline trafik sigortalı aracın sürücüsü ...'in tali kusuru ile ...'ye çarparak yaralanmasına neden olduğunu, dava dışı ... tarafından müvekkili ve davalılar aleyhine açılan tazminat davasının Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/442 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, 84.842,28-TL'nin tahsiline karar verildiğini, hak sahibi tarafından mahkeme ilamının takibe konu edildiğini ve müvekkili şirket tarafından Amasya 2. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına 10.04.2005 tarihinde 100.845,00-TL ödendiğini, müvekkili şirket tarafından icra tehdidi altında kendi sorumluluk tutarından fazlasının ödendiğini belirterek, davalıların kusurları oranında sorumlu oldukları 28.789,29-TL'nin (davalı sigorta şirketi poliçe limiti 15.157,72-TL ile sorumlu olmak üzere) 10.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafça dava yoluna gidilmeden evvel, sigorta şirketlerinin birbirlerine olan rücu taleplerinin hızlandırılması hakkında protokol gereğince müvekkili şirkete başvurması gerektiğini, icra takip dosyasına müvekkili tarafından ödemede bulunulduğunu, takibin dayanağı ilamda, poliçe limitinin üzerinde tazminata hükmedilmesi nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden proporsiyon hesaplaması yapılması gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz isteminin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... tarafından davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.İlk derece mahkemesince, davaya konu kazada yaralanan dava dışı ... tarafından davanın tarafları aleyhine, Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/442 Esas sayılı dosyasında görülen davayı açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 84.842,28-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere... Sigorta ve davacı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, mahkeme ilamının ... tarafından Amasya 2. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takibe konulduğu, davacı şirketin 10.04.2015 tarihinde 100.845,01-TL icra dosyasına ödeme yaptığı, davacı tarafça, kendi sorumluluk payına düşenden daha fazlasını icra baskısı altında ödediği iddiası ile davalıların kusurları oranında, sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 15.157,72-TL olmak üzere toplam 28.789,29-TL tazminatın tahsilinin talep edildiği, Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/442 Esas sayılı dosyasında verilen ilamın Yargıtay tarafından bozularak mahkemenin 2018/117 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve 24.10.2019 tarihinde karara çıktığı ancak henüz kesinleşmediği, bu hali ile, davacının iddia ettiği kusur oranlarının henüz kesinleşmediği, dosyanın geçirdiği aşama dikkate alınarak Suluova Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının kesinleşmesinin uzun bir zaman alacağı, davacı tarafın, kusur oranları kesinleştikten sonra ödediği miktarı kesinleşen kusur oranlarına göre ödediği tarih itibarıyla sorumlularından talep etme hakkı bulunduğu, davacı şirket aleyhine bir karar bulunmadığı, davacının henüz davalıların kusurlarına dahil olan bir ödeme yaptığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile;"Davanın REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; dava dışı hak sahibi ... tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan Amasya 2. İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyasına 10.04.2015 tarihinde 100.845,01-TL ödendiği, müvekkili şirketin kendi payına düşenden fazlasını icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, müvekkili şirket ve davalılar aleyhine, dava dışı ... tarafından açılan Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/442 Esas sayılı dosyasında tazminat ödenmesine karar verildiği, kararın temyiz incelemesi neticesinde bozulmasına karar verilerek ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesince söz konusu davanın bekletici mesele yapılması gerekirken yargılamanın uzun süreceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ehliyetsiz sürücünün neden olduğu zararın, sigorta poliçesine dayanılarak sigortalıya rücu edilebileceği hususlarına yöneliktir.Dava, davacı şirkete zorunlu trafik sigortalı araç ile davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın karıştığı trafik kazası neticesinde yaralanan dava dışı hak sahibine ödenen tazminatın, kusuru oranında karşı aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 62. maddesinde; “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” 62. maddesinin ikinci fıkrasında ise; “Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Dairece dosya kapsamına tamamı celbedilen Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/117 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, dava dışı ... tarafından, dosya davacısı ve davalıları ile dava dışı ... (davacı sigorta şirketine sigortalı aracın maliki) aleyhine, davaya konu kaza nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemi ile dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde, 04.11.2014 tarihli 2008/442 Esas ve 2014/407 Karar sayılı ilamı ile, davalı ... aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, 84.842,28-TL tazminatın ... ve ...'dan kaza tarihi olan 25.06.2005 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak ve dava tarihi olan 14.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, mahkeme ilamına karşı, davalı ... tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 09.11.2017 tarihli ve 2015/4549 Esas ve 2017/10326 Karar sayılı ilamı ile, davalı ... lehine bozulmasına karar verildiği, davanın mahkemenin 2018/117 Esasına kaydedildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde, 24.10.2019 tarihli 2019/268 Esas sayılı ilamı ile, davacı tarafça, alacağın tahsil edildiği gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, mahkeme ilamının, taraflarca kanun yoluna başvurulmaması üzerine 17.07.2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce kusura yönelik alınan 03.12.2014 tarihli İTÜ'de görevli üç makine mühendisinden oluşturulan bilirkişi heyet raporunda; kazanın meydana gelmesinde, ehliyetsiz araç sürücüsü ...'ın %60 oranında birinci derecede, yaya ...'nün %20 oranında ikinci derecede, diğer araç sürücüsü ...'in %20 oranında ikinci derecede kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.Bununla birlikte, her ne kadar Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce Yargıtay bozma ilamından sonra yapılan yargılamada, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, mahkemenin 2008/442 Esas sayılı dosyasında verilen 04.11.2014 tarihli ilk kararına karşı, sigorta şirketleri ile ... ile ... tarafından yasa yoluna başvurulmaması nedeniyle adı geçenler yönünden ilk kararın kesinleştiği ve eldeki dava yönünden kuvvetli delil teşkil ettiği, sorumluluk davasında, kusura ilişkin alınan bilirkişi raporunun, dosya kapsamına, kazanın oluş şekline uygun, kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.Yasal düzenleme ile somut olay birlikte değerlendirildiğinde; eldeki dava, rücuen tazminat istemine ilişkin olup, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olacağı, tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulacağı, diğer bir deyişle; dava konusu kaza nedeniyle dava dışı hak sahibine tazminat miktarını ödeyen davacının, kusuru oranında sorumlulara rücu edebilceği, rücuda teselsül olmayacağından, davalıların olayın meydana gelmesindeki kusur oranlarına isabet eden miktarda tazminatın hüküm altına alınması, sorumluluk davasında kurulan hükmün taraflar yönünden kesin delil niteliğinde olacağı göz önüne alınarak davacının ödemesine dayanak Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/177 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması, akabinde, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, sorumluluğa ilişkin Suluova Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının kesinleşmesinin uzun bir zaman alacağı, davacı tarafın, kusur oranları kesinleştikten sonra ödediği miktarı kesinleşen kusur oranlarına göre ödediği tarih itibarıyla sorumlularından talep etme hakkı bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir.Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılacak iş, Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/177 (Eski 2008/432) Esas sayılı dosyasında alınan ve davacı ile davalı... dışındaki davalılar yararına kuvvetli delil teşkil eden kusura yönelik bilirkişi raporu doğrultusunda, davalıların, dava dışı ... lehine hükmolunan tazminattan, araç sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesindeki %60 kusuruna denk gelen kısmından, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları göz önüne alınarak icra takibine konu edilen tazminat miktarı ve ferileri yönünden davalıların sorumlu oldukları miktara ilişkin alanında uzman bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.Açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2021 tarih ve 2015/735 Esas 2021/208 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,
4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.