Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/897
2026/153
4 Şubat 2026
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/897
KARAR NO: 2026/153
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:06/12/2021
NUMARASI:2020/105 Esas - 2021/1090 Karar
Birleşen BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2020/502 Esas - 2020/286 Karar Sayılı Dosyası
DAVANIN KONUSU :Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/02/2026
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:Davacılar vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin dava dilekçeleri ile; 02.11.2019 tarihinde, davalı ... A.Ş.'nin çalışanı davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı...şirketinin maliki olduğu, davalı...Belediyesi'nin sorumluluğundaki ... plaka sayılı çöp toplama aracının, sokakta yürümekte olan, müvekkilleri .. ve ...'ın annesi, müvekkili ...'nın gelini, müvekkili ...'nin kızı ve müvekkilleri ... ile ...'in kardeşleri olan müteveffa ...'ya çarparak vefatına neden olduğunu, davalı araç sürücüsü ...'ın Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/554 Esas sayılı dosyası ile yargılandığını ve mahkumiyetine karar verildiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ile müteveffanın kusuru bulunmadığının, tüm kusurun davalı araç sürücüsüne ait olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın, kendisinden evvel vefat eden eşi dolayısıyla bağlanan maaş ile geçimini sağladığını, müteveffanın çocukları olan müvekkilleri ... ve ...'ın herhangi bir işte çalışmadıklarını, annelerinin desteği ile geçimlerini sağladıklarını, müvekkili ...'nın da müteveffa ve torunları ile birlikte aynı evde birlikte yaşadıklarını, müteveffanın ani ölümü nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zararı olduğunu belirterek asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı oğulları ... ve ... için 50,00'şer TL, davacı kayınpederi ... için 50,00-TL olmak üzere toplam 150,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı oğulları için 70.000,00'er TL, davacı kayınpederi için 20.000,00-TL olmak üzere 160.000,00-TL manevi tazminatın, birleşen davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı anne için 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı anne için 50.000,00-TL, davacı kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00'er TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 24.08.2021 tarihli dilekçe ile, davacı ... için talep ettikleri maddi tazminat taleplerini 72.592,32-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı ...A.Ş. vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesi ile; davacıların zararının zorunlu trafik sigortasına ait teminat limitleri dahilinde kaldığını, geçici iş göremezlik zararının ... teminatı kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin... Belediyesi'ne nitelikli insan kaynağı temin etmek amacıyla faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, kazaya karışan araç sürücüsünün, ...Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü'nde görevlendirilmek üzere 01.04.2018 tarihinde şoför olarak işe başladığını, davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, araç sürücüsünü işe alırken ve işe aldıktan sonra üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, gerekli eğitim programlarının davalı araç sürücüsüne verildiğini,davacıların zararlarını ispat etmek zorunda olduklarını, tazminat koşullarının oluşmadığını, istenilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı...şirketi vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçeleri ile; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın,Belediye tarafından yapılan ihale neticesinde, uzun süreli kiralama sözleşmesi ile davalı Belediye'ye kiralandığını, kazanın da davalı Belediye'nin yükümlülüğündeki çevre temizlik işini yaparken meydana geldiğini, kazaya karışan araç sürücüsünün de müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, müvekkili şirketin araç işleteni olmaması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini savunarak davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... Belediyesi vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesi ile; davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğunu, kazaya karışan araç sürücüsünün diğer davalı...şirketi bünyesinde çalışmakla birlikte araç sürücüsüne gerekli eğitimlerin verildiğini ve bilgilendirmelerin yapıldığını, ceza yargılamasındaki raporların tek başına hükme esas alınamayacağını, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olmaması gerektiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ispatlamaları gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; Bakırköy 38.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/554 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olarak saptandığı, çöp toplama hizmeti veren davalı tanıklarının görgüye dayalı yeminli beyanları ile kaza tespit tutanağının değerlendirilmesinde; davalı araç sürücüsünün, müteveffanın yaya olarak karşıdan karşıya geçerken geçişini tamamlamak üzere iken dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucunda müteveffaya çarparak aracın altına aldığı, müteveffanın kusurlu bir hareketi veya bu kazayı engelleyecek şekilde alabileceği bir tedbir bulunmadığının anlaşıldığı, usul ekonomisi ilkesi ve kusur durumunun mahkemece değerlendirilebilecek nitelikte bulunması nedeni ile kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği ve davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu bulunduğu, müteveffaya atfı kabil bir kusur bulunmadığı kanaatine varıldığı, aktüerya bilirkişisiden kök ve davalı taraf itirazları doğrultusunda ek rapor alındığı, gerekli teknik değerlendirmeyi içererek denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu anlaşılan kök rapora itibar edildiği ve hükme esas alındığı, davalılardan... Belediyesi ve ... Şirketi yönlerinden, davalı... Belediyesi tarafından çöp toplama hizmeti işinin davalılardan ... A.Ş adındaki ayrı bir tüzel kişiliğe verildiği, dolayısıyla işleten sıfatının bu şirkette olduğu, ... Belediyesinin işleten sıfatının bulunmadığı, ... Şirketi araç sahibi görünse de işleten sıfatının ortadan kalktığı, bu davalıların maddi ve manevi tazminattan sorumlulukları bulunmadığı, davalı sigorta şirketlerinin de manevi zarardan sorumlu olmadıkları, asıl davadaki maddi tazminat talepleri bakımından, müteveffanın çocuklarından davacı ...'nın evli ve 2 çocuklu olduğu, davacı ...'nın 22 yaşında olduğu, diğer davacının ise müteveffanın kayınpederi olduğu, davacı çocukların yaş ve konumları itibariyle anneleri olan müteveffadan sağlığında maddi destek almalarının söz konusu olmayacağı, davacı kayınpederin de aynı şekilde müteveffanın desteğini almasının söz konusu olmayacağı,davacıların destekten yoksun kalma şartların bulunmadığı ve maddi tazminat istemlerinin reddi gerektiği, birleşen davada davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden, davacının, müteveffanın annesi olduğu, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre müteveffanın evlat olarak annesine destek sağladığının kabulünde zorunluluk bulunduğu, davalılardan ...'ın haksız fiil faili olarak, davalı .....AŞ'nin işleten sıfatı ile, davalı ... sigorta şirketi olan ...AŞ'nin ise sigorta limitleriyle sınırlı olmak üzere davacının destekten yoksun kalma zararından sorumlu oldukları, aktüerya bilirkişisi tarafından mahkemece itibar edilen bilirkişi ek raporunda davacının talep edebileceği destek zararının 71.406,94 TL olarak hesaplandığı, maddi tazminat talebinin bu miktarda kabulüne fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar verilmesi gerektiği, faiz başlangıcı olarak sigorta şirketi haricindeki taraflar yönünden kaza tarihinden, sigorta şirketleri yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği kanaatine varıldığı, davacıların manevi tazminat talepleri yönünden davalı ...'ın araç sürücüsü, davalı .....şirketinin işleten sıfatı ile davacıların zararından sorumlu oldukları, manevi tazminat talebi yönünden, olayın oluş şekli, davalı sürücünün tam kusurlu olması, davacılar ile müteveffa arasındaki akrabalık derecesi ve beşeri ilişkiler, tarafların sosyal ve ekonomik durumu bir bütün olarak değerlendirilerek asıl dava davacıları yönünden manevi tazminat talebinin kısmen, birleşen dava davacıları yönünden ise tam kabulü gerektiği kanaati ile;
"A)ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
1-Asıl dava davacılarının MADDİ TAZMİNAT (destekten yoksun kalma tazminatı) taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Asıl dava davacılarının MANEVİ TAZMİNAT taleplerinin davalılar ... ve ... A.Ş. yönlerinden kısmen kabul kısmen reddi ile; Davacı ... için 60.000,00 TL, Davacı... için 60.000,00 TL ve Davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... A.Ş.'den kaza tarihi olan 02/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak asıl dava davacılara verilmesine,Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,
3-Asıl dava davacılarının MANEVİ TAZMİNAT taleplerinin davalı ...A.Ş ve davalı ... (...) A.Ş yönlerinden sigorta poliçelerinde manevi tazminat klozunun yer almaması nedeni ile ayrı ayrı REDDİNE
4-Asıl dava davacılarının MANEVİ TAZMİNAT TALEPLERİNİN davalılar... Belediyesi ve davalı ...Şti. Yönlerinden işleten sıfatlarının bulunmaması nedeni ile ayrı ayrı REDDİNE...
B)BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN:
1-Davacı ...'ın MADDİ TAZMİNAT (destekten yoksun kalma tazminatı) talebinin davalılar ..., ... A.Ş. ve ...A.Ş yönlerinden KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 71.406,94 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... A.Ş.'den kaza tarihi olan 02/11/2019 tarihinden itibaren, davalı ...A.Ş.'den ise temerrüt tarihi olan 20/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,Fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin REDDİNE,
2-Birleşen dosya davacılarının manevi tazminat taleplerinin davalılar ... ve ...A.Ş. yönlerinden KABULÜ ile; Davacı ... için 25.000,00 TL,Davacı ... için 25.000,00 TL ve Davacı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... A.Ş.'den kaza tarihi olan 02/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak birleşen dosya davacılarına verilmesine,
3-Asıl dava davacılarının manevi tazminat taleplerinin davalı ...A.Ş ve davalı ... (...) A.Ş yönlerinden sigorta poliçelerinde manevi tazminat klozunun yer almaması nedeni ile ayrı ayrı REDDİNE
4-Asıl dava davacılarının manevi tazminat taleplerinin davalılar... Belediyesi ve davalı ...Şti. Yönlerinden işleten sıfatlarının bulunmaması nedeni ile ayrı ayrı REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dosya davacıları vekili ve asıl ve birleşen dava davalısı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Asıl ve birleşen dava davacılar vekilinin istinaf nedenleri; müteveffa ...'nın çocukları ve kayınpederi olan asıl dava davacıları yönünden maddi tazminat isteminin reddi kararının hatalı olduğu, davacılar ... ve ... ile ...'nın kaza tarihinden evvel müteveffa ... ile birlikte aynı evde yaşadıkları ve müteveffanın, kendisinden önce vefat eden eşinden kalan maaş ile geçimlerini sağladıkları, dolayısıyla müteveffanın davacılara maddi olarak destek olduğunun aşikar olmasına ve desteklik ilişkisinin tanık beyanları ile de sabit olmasına rağmen maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, birleşen dosya davacısı, müteveffanın annesi ... yönünden alınan ilk bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekirken maddi tazminat talebinin kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, asıl dava davacıları lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, kazaya karışan aracın davalı ...şirketine ait olmasına ve çöp toplama işi için davalı... Belediyesi'ne kiralanmış olmasına, davalı ... A.Ş. kazaya karışan aracın ... sigortacısı olmasına ve zarardan sorumlu olmalarına rağmen aleyhlerine açılan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması nedeniyle hükmolunan maddi ve manevi tazminatlar nedeniyle her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri yerine maddi ve manevi tazminatlar toplanmak suretiyle tek vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili şirketin işleten sıfatına haiz olmadığı, sadece davalı... Belediyesi'ne personel sağlama görevi bulunduğu,kazaya karışan aracın işleteni olmadığı gibi araç maliki davalı ....şirketi ile müvekkili şirket arasında araç kiralama sözleşmesi de bulunmadığı, davalı Belediye'nin mahkemenin gerekçesinin aksine çöp toplama işini müvekkili şirkete vermediği, davalı...şirketine ait olan aracın ihale ile hizmet alımına dair sözleşme gereğince kiraya verildiği ancak kiralayan şirketin müvekkili olmadığı, müvekkili şirketin, ... Belediyesi'ne insan kaynağı temin emek amacıyla kurulan ve tek ortağı... Belediyesi olan şirket olduğu, müvekkili şirket aleyhine kazaya karışan araç sürücüsü davalı ...'ın işçisi olması nedeniyle eldeki dava açılmış ise de, müvekkili şirketin kanunen üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiği, müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesince kusur raporu alınmamasının ve ceza yargılamasında alınan rapor ile yetinilmesinin hatalı olduğu, davalı ...'ın... Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü'nde görevlendirilmek üzere müvekkili şirkette işe alındığı, işe alınmadan önce ve sonra müvekkili şirket tarafından üzerine düşen tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği, adı geçene her türlü eğitimin verildiği, ceza yargılamasındaki kusur tespitinin hukuk hakimi için bağlayıcı olmadığı, maddi vakıaların bağlayıcı olmasına rağmen ilk derece mahkemesince ceza mahkemesinin kararının kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınmadığı, müteveffanın, annesi davacı ...'a destek olduğuna dair geçerli bir delil bulunmadığı, bu hususta dinlenen tanık beyanlarının çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı ... yönünden desteklik payının hatalı olarak belirlendiği, rapora itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığı, müteveffanın, eşinden kalan ölüm aylığı ile geçimini sağlamasına rağmen annesi davacı ...'ye ne şekilde destek olduğunun ispatlanamadığı, kaldı ki destek ile davacı ...'nin birlikte aynı evde de yaşamadıkları, davacı ...'nin bakiye ömrü 6 yıl 8 ay olmasına rağmen 7 yıl olarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, ilk derece mahkemesince manevi tazminat talebi yönünden istemde bulunabilecekler geniş yorumlanmak suretiyle tüm davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu ve takdir edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu, müteveffanın kayınpederi, annesi ve kardeşlerinin manevi tazminat taleplerinin kabulünün hak ve nesafet kurallarına aykırı olduğu, müvekkili şirket tarafından müteveffanın oğulları davacılar ... ve ... yönünden manevi zararlarının bir nebze giderilebilmesi için müvekkili şirket nezdinde işe alındıkları ve manevi tazminat miktarı belirlenirken bu durumun göz önüne alınması gerektiği hususlarına yöneliktir.Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
(1)Dosya kapsamında yer alan nüfus kaydının incelenmesinde; birleşen dava davacısı ...'ın 20.06.2025 tarihinde vefat ettiği görülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 55. maddesinde; "Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir.Türk Medeni Kanunu'nun 28/1. maddesi uyarınca; dava devam ederken taraflardan birinin ölümü halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda, mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümüyle konusuz kalmaz. Ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince; müteveffa davacı ... vekiline, davacıya ait veraset ilamını alması ve mirasçıları adına düzenlenmiş usulüne uygun vekaletnamesini sunmak üzere süre verilmesi, vekaletname sunulmaması halinde, müteveffa davacı ...'ın mirasçılarının belirlenerek, davaya devam edip etmeyeceklerinin belirlenmesi, mirasçıları tarafından davaya devam edilmesi halinde ve mahkemece, müteveffa davacı ...'nin tazminata hak kazanacağı kanaatinde olunması durumunda, dosyanın, daha önce rapor düzenleyen aktüer bilirkişiye tevdii ile, davacı ...'ın vefat ettiği tarihe kadar talep edebileceği tazminat miktarı yönünden ek rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmekte olup, birleşen dosya davacısı müteveffa ... vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.
(2) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde aracı uzun süreli kira, ariyet ve rehin ilişkisine dayanarak kiracı, ariyet ve rehin alan sıfatıyla işleten kişiler gerçek işleten sayılmıştır.“Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir”. Kısa süreli kiracılık, rehin veya ariyet almak kişiyi işleten haline getirmez. Bu takdirde işleten sıfatı kira veya ariyet verende kalır.Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı ... ŞTİ adına tescilli olduğu, yapılan ihale neticesinde, davalı...şirketi ile davalı... Belediyesi arasında 27.09.2019 tarihli "... İlçe Sınırları Dahilinde Kent Temizliği İçin Araç ve İş Makinası Kiralanması Hizmeti İşi Alımına Ait Sözleşme" imzalandığı ve sözleşme ile 01.10.2019 ila 30.09.2021 tarihleri arası için araç kiralanmasının kararlaştırıldığı, her ne kadar sözleşmede araç plakası yer almamakta ise de, ... plaka sayılı çöp kamyonunun 17.10.2016 tarihinde teslim edildiği, davaya konu kazanın, çöp toplama hizmetinin görüldüğü sırasında meydana geldiği anlaşılmıştır.Bu durumda, davalı... Belediyesi'nin, davaya konu kazaya karışan çöp toplama aracının işleteni olması nedeniyle meydana gelen sonuçtan sorumlu olacağının gözetilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davalı... Belediyesi aleyhine açılan davaların reddine karar verilmesi isabetsiz olup, asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.Kabule göre de; asıl ve birleşen dosya davacıların ihtiyari dava arkadaşı olduğu, her birinin davasının diğerinden bağımsız olduğu, usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hükmolunan toplam tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücretine hükmolunması hatalı olup, asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerindedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükümleri gereğince kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararının şekil ve gerekçesine göre asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin sair, asıl ve birleşen dava davalısı ... A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,
1/Asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2021 tarih ve 2020/105 Esas 2021/1090 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
-Asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin sair, asıl ve birleşen dava davalısı ... A.Ş.vekilinin tüm istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar ve davalı ... A.Ş. tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talebi halinde yatıran tarafa İADESİNE,
4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/02/2026
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.