Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/2173
2025/241
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/2173
KARAR NO: 2025/241
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/09/2021
NUMARASI: 2020/427 Esas - 2021/618 Karar
DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.04.2019 tarihinde, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araca, davalıların sürücü- işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kusurlu olarak arkadan çarpması nedeniyle meydana gelen kazada sigortalı araçta maddi hasar meydana gedliğini, kazanın müvekkili olan şirkete ihbarı sonrasında araçtaki hasarın tespiti amacıyla ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, ekspertiz raporunda araçtaki hasarın 40.977,15-TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkili tarafından sigortalısına 40.977,15-TL ödeme yapıldığını, ödeme ile müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalı ...'nun müvekkiline 4.977,00- TL ödeme yaptığını, bu ödemenin düşülmesi ile bakiye 36.000,15-TL bakiye rücu alacaklarının kaldığını ileri sürerekl fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 36.000,15-TL tazminatın ödeme tarihi olan 24.05.2018 tarihinde itibaren işlemiş avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun, sigortalının kusuru ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, talep edilen hasar bedelinin çok yüksek olduğunu, davacının KDV dahil şeklinde tazminat talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı asil ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda; 07.04.2019 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın davalı sürücüsü ...'nun %100 oranın kusurlu, ... plakalı aracın sürücüsü ile ... plakalı aracın sürücüsünün ise kusursuz olduğu ve ... plakalı aracın hasarı nedeniyle meydana gelen onarım zararının 37.000-TL olduğunun tespit edildiğini, raporıun denetime açık olmakla hükme esas alındığı, davacının sigortalısına ödediği bedeli davalılardan rücuen tazminini talep edebileceği, taleple bağlı kalınarak 36.000,15- TL'nin ödeme tarihi olan 24.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle, Davanın KABULÜ ile, 36.000,15-TL'nin ödeme tarihi olan 24.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; diğer davalı tarafından davacıya yapılan ödemenin tenzil edilmeden karar verildiğini, davacıya sigortalı aracın önündeki hasara müvekkiline trafik sigortalı araç sebep olmadığından bu kısımdaki hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, hesaplanan hasar bedelinin yüksek olduğunu, hasara KDV bedelinin dahil edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, avans faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili, bilirkişi raporu ile tespit edilen onarım zararı 37.000-TL'den müvekkili tarafından davacıya ödenen 4.977-TL tenzil edilmeden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin kazada kastı yada ağır kusuru olmadığından davacının yaptığı ödemenin müvekkilinden isteyemeyeceğini, davacıya sigortalı aracın arka tarafındaki hasara müvekkilinin aracı sebep olmuş ise de önündeki hasarın müvekkilinin aracının değil davacıya sigortalı aracın da önündeki araca çarpması nedeniyle meydana geldiğinden bu hasardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; somut olaya konu kaza, trafik ışıklarında bekleyen davacıya kasko sigortalı araca, davalının sürücü-işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın arkadan çarpması ve ötelenen davacıya kasko sigortalı aracın da yine kırmızı ışıkta bekleyen önündeki araca çarpması şeklinde meydana gelmiş olup, kazanın oluşumunda davalının %100 kusurlu olması ( davacıya sigortalı aracın kusurunun bulunmaması) nedeniyle davacıya kasko sigortalı aracın arkasında ve önünde meydana gelen hasarlardan davalı tarafın müteselsilen sorumlu bulunmasına; davacı kasko sigortacısı sigortalısına ödediği tazminatın, meydana gelen gerçek zarar ve davalı tarafın kusuru oranında davalı taraftan rücuen tazminini isteyebilecek olup bunun için davalı taraf aracının ağır kusuru yada kastının bulunması gerektiğinin söz konusu olmamasına; 18.04.2021 tarihli rapordaki hasar tespiti ekspertiz raporu ve kazanın meydana geliş biçimine uygun olmakla, hasarın KDV dahil olarak hesaplanmasının Yargıtay içtihatlarına uygun bulunmasına; iş bu raporun denetime açık ve hükme esas alınmaya elverişli olmasına göre, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.2-Dosya kapsamında alınan 18.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacıya kasko sigortalı araçtaki gerçek zarar KDV dahil 37.000-TL olarak belirlenmiş olup, iş bu rakamdan davalı ... tarafından ödenen 4.977,00- TL'nin tenzil edilmesi ile bulunan, 32.023-TL'ye hükmedilmesi gerekirken yerel mahkemece taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davalı taraf aleyhine daha fazla tazminata (36.000,15- TL'ye) hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 3-Dava konusu olayda zarara neden olan araç kamyonet ise de, bu aracın ... kombi tipi araç olduğu, ZMM poliçesinde kullanım amacının ticari olduğuna dair ibare bulunmadığı gibi, malikinin de gerçek kişi olması karşısında ticari araç olduğuna dair dosya kapsamında net bir tespit bulunmadığından, yerel mahkemece yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.Hal böyle olunca; yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, ( 2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, ancak bu yanılgılar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın kaldırılıp yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, I/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf itirazlarının esastan REDDİNE, ( 2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine ayrı ayrı iadesine, b/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerlerinde bırakılmasına, c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, II/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 32.023- TL'nin ödeme tarihi olan 24.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 2.187,49-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 614,80-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.572,69-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 669,20-TL ilk gider, 1.600,00-TL bilirkişi ücreti ve 124,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 5.020,21-TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre hesap edilen 4.462,96-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, III/ HMK. 333. md. uyarınca gider avansından arda kalanın yatıran tarafa iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.