Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2159

Karar No

2025/202

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/2159
KARAR NO: 2025/202
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2021
NUMARASI: 2021/375 Esas - 2021/450 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 16/07/2016 kaza tarihinde, ...'in idaresindeki ... plakalı otomobil ile karayolunda bulunan eşek leşine çarparak direksiyon hakimiyetini kaybedip uçuruma uçması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazada araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'in yaralanarak malul kalduğını, davalının müvekkilinin zararlarından sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1000,00-TL maddi tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 28/04/2021 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini 282.860,00-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "trafik kazasının oluşumuna, yolda bulunan merkep ölüsünün birinci derecede tam ve %100 oranında etkili olduğu, ... plaka numaralı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'in etkili herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kazanın oluşumuna etkili herhangi bir denetim ve hizmet eksikliğinin bulunmadığı, davacı ...’in 16/07/2016 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazasına bağlı olarak, %42,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacak ve iyileşme süresi kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı, davacının talep edebileceği maddi tazminatın toplam 311.543,01-TL olduğu, davalının kusırsız sorumluluğunun bulunduğu, davacının ıslah dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak hükmedilecek alacaktan sorumlu olduğu" gerekçesiyle; Davanın kabulü ile 282.860,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibarenden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karayollarından tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davanın, 2016/1164 esas sayılı dosya kapsamında aracın ZMM sigortacısına karşı açıldığı, müteakip kusur raporuna göre Karayolları Genel Müdürlüğü ve ...na karşı birleştirme talepli olarak dava açıldığı, davaların birleştirildiği, daha sonranın davalı ... aleyhine açılan davanın, diğer davalılar aleyhine açılan davadan tefrikine karar verildiği, davalı sigorta şirketi ve davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği, mahkemenin tefrik kararının hatalı olduğu, tüm davalıların zarardan ve yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olduğu, diğer davalılar hakkında verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulduğu, istinaf yasa yoluna başvurulan davaların; istinaf mahkemelerinde birleştirilerek incelenmesi gerektiği, tüm davalıların; müvekkilinin zararlarından müteselsilen sorumlu olduğu, faize olay tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hususlarına ilişkindir.Davalı Karayolları Genel müdürlüğü vekilinin istinaf nedenleri; müvekkiline yöneltilen davanın yargı yolu bakımından usulden reddi gerektiği, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenler tarafından açılan tam yargı davalarında idare mahkemelerinin görevli olduğu, kazanın meydana geldiği yolda kaza öncesi ... kayıtlarında yol sorunu ile ilgili herhangi bir ihbar kaydı bulunmadığı, şehirler arası yollarda yolun her bir kısmını güvenlik kameralarıyla takip etmenin ya da yolun her bir kısmına anında müdahale edebilecek sayıda personel istihdam etmenin mümkün olmadığı, araç sürücüsü gece vakti düz ve kavşağın olmadığı bu yolda aracının hızını yol ve iklim şartlarına uygun dikkatle götürmediğinden kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, zarar ile idari işlem veya eylem arasında nedensellik bağının bulunduğu durumlarda idarenin sorumlu olabileceği, kazada birinci derecede etken görülen merkep ölüsünün yola ne zaman ve ne şekilde geldiğinin belli olmadığı, merkebin kazadan kısa bir süre önce yolda ölmüş olmasının mümkün olduğu, diğer yandan böyle bir hayvan ölüsünün yol üzerinde olduğuna dair müvekkili kurumun ilgili birimine ya da trafik zabıtasına bir ihbar yapılmadığı, nitekim dosya kapsamında alınan bilirkişi heyeti raporunda yolda bulunan merkep ölüsünün birinci derecede, tam ve takdiren %100 oranında etkili olduğunun rapor edildiği, müvekkili ...'nin herhangi bir denetim ve hizmet eksikliği bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, idarenin harçtan muaf olması nedeniyle müvekkili aleyhine harca hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılması gerektiği, hususlarına ilişkindir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, cismani zarar dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine ilişkindir. Dosyada yapılan incelemede; 16/07/2016 kaza tarihinde, dava dışı sürücü ...'in; idaresindeki ... plakalı otomobil ile karayolunda bulunan eşek leşine çarparak direksiyon hakimiyetini kaybedip uçuruma uçması neticesinde trafik kazası meydana geldiği, kazada araç içerisinde yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, davacının bu yaralanmasına bağlı olarak, yolun bakım ve gözetiminden sorumlu olan Karayolları Genel Müdürlüğü, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın ZMM Sigortacısı ... Sigorta AŞ ve merkebe çarparak ölümüne sebep olan ve tespit edilemeyen araç nedeniyle ... aleyhine tazminat istemiyle dava açtığı, mahkemece davaların birleştirilerek görülmesine karar verildiği, yargılamanın devamında, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın, diğer davalılar aleyhine açılan davadan tefrikine karar verilerek, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın iş bu esas üzerinden yargılamasının sürdürülerek sonuçlandırıldığı, davalı ... Sigorta AŞ ve ... aleyhine açılan davanın ise mahkemenin 2016/1164 esas sayılı dosyasında görülerek, 2016/1164 esas, 2021/452 karar sayılı ve 09/07/2021 tarihli karar ile davalı ... aleyhine ve davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilerek sonuçlandırıldığı, bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, istinaf incelemesinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi tarafından yapılarak, 2021/2112 esas, 2024/1700 karar sayılı ve 27/11/2024 tarihli karar ile; "davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, bu nedenle söz konusu aracın ZMM Sigortacısı davalı ... Sigorta AŞ nin meydana gelen sonuçtan sorumlu olmayacağı, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın yolda bulunan eşek ölüsüne çarpmasıyla kazanın meydana geldiği, yoldaki eşeğe, daha önce başka bir aracın (plakası veya sigortalısı belirlenemeyen) çarpması sonucu eşek ölüsünün yolda bulunduğunun beyan edildiği, ne var ki, dosya içeriğinde, dava dışı bir aracın çarpmasıyla eşeğin telef olup yolda kaldığına veya böyle bir aracın varlığının kabulü olasılığında da kusurlu olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı gibi, ileri sürülen bu olgunun ispatına ilişkin davacı tarafça ortaya konulmuş delil bulunmadığı, hal böyle olunca da ...'nın meydana gelen sonuçtan sorumluluğuna hükmedilemeyeceği, bu durumda asıl ve birleşen davada verilen davanın reddi yönündeki karara karşı istinaf başvurusunun yerinde olmadığı" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, kazanın oluşumundaki kusur tespitine ilişkin incelemeler neticesinde tanzim olunan bilirkişi raporlarında ve ayrıca trafik kazası tespit tutanağında yapılan incelemede; 16/07/2016 tarihli trafik kazası tespit tutanağında; trafik kazasının oluşumunda, dikkatli ve tedbirli davranmayan ve trafik kurallarına riayet etmeyen ... plakalı sayılı araç sürücüsünün KTK'nın 52/1-b maddesi hükmü kapsamında kusurlu olduğu, 12/04/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; kazanın oluşumuna, merkep ölüsünün % 100 etkili olduğu, sürücüye atfedilebilecek kusur bulunmadığı,22/08/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; trafik kazasının oluşumuna merkep ölüsünün % 100 etkili olduğu, sürücünün kusurunun bulunmadığı, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün etkili her hangi bir denetim ve gözetim eksikliğinin bulunmadığı, 02/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda; trafik kazasının oluşumunda ... plakalı sayılı araç sürücüsünün KTK'nın 47.d, 52/1-b, 63 ve 64.maddeleri kapsamında % 100 kusurlu olduğu, 17/12/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporunda; trafik kazasının oluşumunda ölü merkebin % 100 etkili olduğu, sürücüye atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. (1)Öncelikle belirtilmelidir ki; dava konusu uyuşmazlık, davalının hizmet kusuru bulunduğu iddiasına dayanmakta olup, Dairemizce de benimsenen Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve güncel Yargıtay içtihatları gereğince idarenin hizmet kusuruna dayalı uyuşmazlıklarda adli yargının görevli bulunması nedeniyle, davalı vekilinin idari yargı yerlerinin görevli olduğu yönündeki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (-bkz.UYM’nin 11/04/2016 tarihli ve 2016/163-210 E-K sayılı; 24/09/2018 tarihli ve 2018/530-467 E-K sayılı kararları ve Yargıtay 4.HD'nin 2019/2897 Esas, 2019/5764 Karar sayılı ilamı-) Diğer yandan, müteselsil sorumlulara karşı açılan davaların birlikte görülmesi usul ekonomisi, delillerin birlikte değerlendirilmesi ve yargı mercilerinden/istinaf dairelerinden bu hususta farklı kararlar çıkmaması itibarıyla doğru olan uygulama olmakla birlikte, iş bu davanın tefrik edildiği diğer zarar sorumlusu olduğu iddia edilenlere karşı açılan dava dosyasında esasa ilişkin karar verildiği ve verilen karara karşı istinaf incelemesinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi tarafından yapılarak, 2021/2112 esas, 2024/1700 karar sayılı ve 27/11/2024 tarihli karar ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmakla, istinaf aşamasında dosyaların birleştirilmesine yasal olanak bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin bu hususa temas eden istinaf başvurusunun yerinde olmadığı reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (HMK.m.353/1-b/1) (2)Diğer istinaf başvuru sebepleri gereğince yapılan incelemede, somut olayda davacı, ... plaka sayılı araçta yolcu olması nedeniyle kazanın oluşumunda kusursuzdur. Trafik kazasına bağlı zararlarının giderilmesi amacıyla, zarar sorumlularından ... plaka sayılı aracın ZMM Sigortacısına, merkebe çarparak ölümüne sebep olan ve belirlenemeyen araç sebebiyle ...'na ve yolun bakımı ile gözetiminden sorumluluğu sebebiyle Karayolları Genel müdürlüğü aleyhine dava açmış, müteselsil sorumluluğa göre zararının giderilmesini talep etmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40.Hukuk Dairesi'nin az yukarıda özetlenen 2021/2112 esas, 2024/1700 karar sayılı ve 27/11/2024 tarihli kesin karar karşısında, ... plaka sayılı aracın ZMM Sigortacısına, (-istinaf aşaması dahil olmak üzere tespit edildiği iddia edilemeyen ve kusurlu olduğu yönünde de halen bir saptama bulunmayan ve mevcut istinaf inceleme aşamasındaki bilgi ve belgelere göre-) merkebe çarparak ölümüne sebep olan araç sebebiyle ...'na (bu davalılara yöneltilen davanın reddine karar verilmesi ve istinaf başvurusununda kesin olarak reddedilmesi nedeniyle) zararların giderilmesi talebinin yöneltilmesine yasal olanak kalmamıştır.Bilindiği üzere meri hukukumuzda, trafik kazası neticesinde cismani zarara uğrayanların, ölüm halinde ise ölenin destek olduklarının ve ölenle yakınlığı bulunanların zararlarının, kusursuzluk nispetinde ve hukukun temel ilkeleri ile bu husustaki hukuk kurallarına uygun olarak giderilmesi prensibi benimsenmiştir. Başka bir ifadeyle hukukumuzda, zarar görenlerin zararlarının, zarar sorumluları vasıtasıyla giderilmesi yönünde düzenlemeler yapılmış, zarar sorumlusunun belli olmadığı/belirlenemediği hallerde de ... oluşturularak, zararların ...'ndan karşılanması vaaz edilmiştir. Bu suretle her koşulda zarar görenlerin (kusursuzluğu nispetinde) tatmin edilmesi amaçlanmıştır. Dolayısıyla zarar sorumlusu olduğu iddia edilen davalının (ve diğer zarar sorumlusunun/sorumlularının) durumunun bu doğrultuda ve bu husustaki yasal hükümlere uygun olarak analiz edilerek hakkaniyetli bir sonuca ulaşılması gerekmektedir. Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre kazanın olduğu 63-05 kesim no lu il yolu, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu yol ağı içerisinde bulunmaktadır. Davalı idareden, sorumluluğu altında bulunan ülke genelindeki yol ağının her bir noktasında kesintisiz kontrol yapmasının, yollardaki ani değişikliklere, yollardaki ani ve beklenmedik aksaklıklara hemen müdahale etmesinin beklenmesi olanaksızdır. Ne var ki; somut olaydaki kazaya sebep olan durum, ani ve beklenmeyen, müdahale edilmesi imkansız bir durum olarak kabul edilemez, dosyadaki bilgi ve belgelerden, aksini söylemekte olanaksızdır. Davalı idare, yolun bakım ve gözetiminden sorumlu olduğuna göre, yoldaki aksaklık sebebiyle (merkep ölüsü) oluşan zarardan; somut olaya özgü koşullara göre ve somut olaya münhasır olarak sorumlu olmalı ve sorumluluğu kabul edilmelidir. Diğer yandan; kazanın meydana geldiği yer ve koşullar göz önüne alındığında ve hayvanın yabani hayvan olmadığı gözetildiğinde, her ne kadar tespit edilmemiş ise de hayvan sahibi de; hayvanı başı boş bırakması sebebiyle meydana gelen sonuçtan sorumlu olmalıdır. Dairemizce, meydana gelen olayda, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün; yolun bakım ve gözetimi ile yoldaki engellerin zamanında kaldırılmaması hususundaki eksikliği sebebiyle % 50, başı boş hayvan sahibininde % 50 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin, somut olaya özgü koşullara uygun ve hakkaniyetli olacağı sonucuna ve vicdani kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından; müteselsil sorumluluk ilkesi gereği her ne kadar tazminatın tamamından davalı idarenin sorumluluğuna hükmedilmesinde bir hata yok ise de, davalı idarenin kusursuz sorumlu olduğu yönündeki tespiti yerinde bulunmamış olup, davalı vekilinin bu hususa münhasır istinaf başvurusu yerinde bulunmakla, kararın bu şekilde gerekçesi itibariyle düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmış, (HMK.m.353/1-b/2) açıklanan diğer hususlar yönünden davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (HMK.m.353/1-b/1) (3)Yukarıda 1 ve 2 nolu maddede açıklanan istinaf başvuru sebepleri haricinde kalan diğer istinaf başvuru sebeplerine ilişkin yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince, davalının harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi ve hüküm altına alınan tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi hatalı bulunmuştur. Davacı ve davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf başvuruları yerinde bulunmuştur. (HMK.m.353/1-b/2) Ne var ki, yukarıda 2 ve 3 nolu maddede açıklanan hatalı uygulamalarının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, (1) no lu maddede açıklanan hususlarda davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddi, (2) nolu maddede açıklanan hususta davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, (3) nolu maddede açıklanan hususlarda davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ve yanılgılı hususların düzeltilmesi suretiyle esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2021 tarih ve 2021/375 Esas, 2021/450 Karar sayılı kararına karşı; yukarıda (1) no lu maddede açıklanan hususlarda davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine, (2) nolu maddede açıklanan hususta davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kısmen kabulüne, (3) nolu maddede açıklanan hususlarda davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince kabulüne, a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf başvurusu sırasında karşılanan karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine, istinaf yasa yoluna başvuran davalı harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren yapan üzerinde bırakılmasına, 2/İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2021 tarih ve 2021/375 Esas, 2021/450 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3/Davanın kabulü ile 282.860,00-TL maddi tazminatın 16/07/2016 tarihinden itibarenden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4/Davalı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 5/İş bu karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine hesaplanan 45.257,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6/Davacı tarafından yapılan 11,00-TL posta ve tebligat masrafı yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/02/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim