Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/1845
2025/201
13 Şubat 2025
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1845
KARAR NO: 2025/201
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2021
NUMARASI: 2020/933 Esas - 2021/631 Karar
DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/02/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plakalı aracı, 09.11.2019 tarihinde sürücü ... hakimiyetinde iken tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası sonucunda ağır hasara uğradığını, söz konusu trafik kazası sonrasında aracın kasko sigortacısı olan davalıya başvuruda bulunulduğunu fakat sigorta şirketi, hasarın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediği, sürücünün yaralanmasına rağmen olay yerinden ayrıldığı ve hastaneye gitmediği nedenlerini ileri sürerek müvekkilinin talebini reddettiğini, sigorta şirketinin hasarın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediği iddiasının somut dayanaktan yoksun olduğunu, ortada bir yaralanma da mevcut olmayıp maddi hasarlı bir trafik kazası olduğunu, emniyet görevlilerinin bu gibi durumda herhangi bir işlem yapmadıklarını, bu kaza sonucunda müvekkilin aracının kullanılamaz hale geldiğini, aracın hurdasının trafikten çekmeli bir şekilde devredildiğini, müvekkilin bakiye zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece Mahkemesince; "Somut olaya bakıldığında; 09.11.2019 tarihinde trafik kazasının meydana geldiği; davacının olay yerini terk ettiği, zorunlu sebeplerle hastahaneye gitmeyip bunun yerine evine gittiği, sigorta şirketine başvurusu esnasında bu hususu ayrıca talep dilekçesinde de dile getirdiği, davacının olay yerini terk etmesinin kabul edilebilir zorunlu bir sebebe dayandığı hususunda ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, konuya ilişkin ilgili kolluk birimlerine kazayla alakalı işlem yapılıp yapılmadığı hususunda müzekkere yazıldığı, verilen cevapta herhangi bir işlem yapılmadığının bildirildiği, bu noktada konuya ilişkin davacı tarafından ispatlayıcı bir delil dosyaya sunulamadığı anlaşılmakla "tevehhüme itibâr yoktur" (soyut beyana itibar edilemez-Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye) kuralı gereği beyanların soyut düzeyde kaldığı dikkate alınarak dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle;
DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ... Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; dava konusu kazanın tek taraflı ve maddi hasarlı olması nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, Mahkemenin kaza tespit tutanağı düzenlenmediğine ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığı, tanık deliline dayanmış olmalarına rağmen Mahkemece tanıklar dinlenmeden karar verildiği, müvekkili tarafından üzerine düşen tüm yükümlülükler yerine getirilmesine rağmen davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekili, davacıya ait aracın, 09.11.2019 tarihinde meydana gelen kazada hasarlandığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, davalı vekili, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeni ile talebin teminat dışında kaldığını savunmuş, yerel mahkemece davanın haksız olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıya kasko sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle araçta oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, ispat yükünün hangi tarafta bulunduğu noktasında toplanmaktadır.Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.Olay tarihinde geçerli olan KSGŞ'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerdeki ihlaller nedeniyle, sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılma" denilmek suretiyle, maddede ifade olunan haller ile benzer haller dışında olay yerini terkin, zararın teminat dışı olmasına yol açacağı kabul edilmiştir. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; kaza tespit tutanağı tutulmadığı, davacı şirkete ait aracın kaza tarihinde şöförü olduğunu söyleyen dava dışı ...'nın Hasar Müdürlüğünü ilgi tutarak sunduğu bilatarihli dilekçeye göre gece 22:30 'da davaya konu maddi hasarlı tek taraflı kazanın meydana geldiği, dosya arasında mevcut fotoğraflardan aracın bariyerlere çarparak durduğu görülmüştür. Olaya ilişkin herhangi bir yaralanma iddiası ya da buna ilişkin bir belge ve başvuru bulunmamakta olup, davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan hasar araştırma raporunda, şöför ...'nın ilk dilekçesinden farklı beyanları bulunduğu yine görgü tanığı ... ile ...'nın kazaya ilişkin anlatımlarının çelişkili olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda anılan kanun ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da; somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait aracın sürücüsü olduğu iddia edilen kişinin yaralanmadığı ve tek taraflı olarak yapılan kazada can güvenliğini tehlikeye atacak hiçbir durum olmadığı halde olay yerinden ayrılması, kazanın oluş biçimi ve meydana geldiği saat gözetildiğinde; haklı sebeple olay yerini terkin ötesine geçen bir durum bulunduğu ve sürücünün kaza anında alkollü ve/ veya ehliyetsiz olmadığını ispat yükünün, davacı sigortalıya geçtiğini kabulünün zorunlu olduğu açıktır. Somut olayda kaza, tek taraflı olup, davacıya ait araç ile dava dışı başka bir araca veya kişiye çarparak zarar verilmediğine göre, araç sürücüsünün korku, kaygı panik yaşamasını gerektirir bir durumun varlığından da söz edilemez. Araç sürücüsü olduğu kabul edilen kişinin yaralanmadığı göz önüne alındığında sürücünün panikleyerek olay yerini terk etmesi KSGŞ'nın A.5.10. maddesi anlamında zorunlu hal değildir. Olaya ilişkin gerekli tutanakların düzenlenmesi yükümlülüğü altında olan sürücünün bu yükümlülüklere aykırı davranarak müteakip hasar ihbarında bulunulması nedeniyle ve somut olayın özelliklerine göre ispat yükünün yer değiştirdiğinin kabulü gereklidir. Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin göz önünde tutulması gerekir. Açıklamalardan sonra sonuç olarak; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; somut olayın özellikleri gereği, davacıya ait araç sürücüsünün kaza anında alkollü olmadığı ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat yükünün, davacı sigortalıya ait olup dosyadaki mevcut deliler ile de hasarın teminat kapsamında kaldığı ispatlanamadığından netice itibari ile yerel mahkemece, davanın reddine karar karar verilmesinde bir yanılgı tespit edilemediğinden ( Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2022/6457 Esas, 2024/3497 Karar sayılı ilamı) davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazlarının HMK 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 59,30-TL harcın düşümü ile bakiye 556,10-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.13/02/2025
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.