mahkeme 2020/2190 E. 2023/2230 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2020/2190
2023/2230
28 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2190
KARAR NO: 2023/2230
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/09/2020
NUMARASI: 2017/43 Esas - 2020/397 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı kamyonetin, vekil edeninin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde meydana gelen 20/11/2009 günlü trafik kazasında, müvekkilinin yaralanarak, 28/11/2016 günlü KTÜ Farabi Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen rapordan da anlaşılacağı üzere %30 oranında sürekli sakatlığa uğradığını, kazanın meydana gelmesinde ... plaka sayılı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, buna rağmen davalı ... şirketine yapılan başvurudan sonuç alınmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 500,00-TL'si geçici ve 2.000,00-TL'si de kalıcı iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere toplam 2.500,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş; 02/05/2019 günlü ıslah dilekçesi ile de dosya kapsamından temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda geçici iş göremezlik zararına ilişkin istek miktarını 2.265,16-TL'ye, kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin istek miktarını da 88.862,50-TL'ye çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; davacının yaralanmasıyla sonuçlanan 20/11/2009 günlü trafik kazasının oluşumunda davalı ... şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü olan davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının kaza neticesinde %13 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin de 4 ay bulunduğu benimsenerek, 02/04/2019 günlü aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda; Davanın kabulü ile; 2.265,16TL geçici iş göremezlik tazminatı, 88.862,50 TL sürekli sakatlık tazminatı olmak üzere toplam 91.127,66 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; dosyada mevcut olan ve KTÜ Farabi Hastanesi tarafından kişinin bizzat muayenesi neticesinde düzenlenen 28/11/2016 günlü Sağlık Kurulu Raporunda vekil edeninin sakatlık oranı %30 olarak belirlendiği halde; bizzat muayene yapılmaksızın ve 28/11/2016 günlü sağlık kurulu raporu değerlendirilmeksizin ATK 2. Üst Kurulunca düzenlenen maluliyete ilişkin raporun hükme esas alınarak ve dahi gelişen bir durum olup olmadığı da araştırılmaksızın, %13 sakatlık oranı üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir. Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Bkn: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/11403 Esas-2022/6799 Karar sayılı ilamı) Eldeki davada, kaza tarihi 20/11/2009 olup, maluliyete ilişkin belirlemenin kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmamaktadır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü Meslekte Kazanma Gücü ve Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda ve davacının kaza neticesinde geçirmiş olduğu tüm tedavileri gösterir evrakların değerlendirilmesi neticesinde ATK 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 15/09/2017 günlü raporda davacının kaza neticesinde %13 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin açıklandığı, bu rapora vaki davacı taraf itirazı üzerine ; davacı tarafça KTÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nden temin edilen 22/11/2016 müracaat günlü ve 1063 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile ATK 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen 15/09/2017 günlü raporun ve diğer tüm tedavi evraklarının yeniden incelenmesi neticesinde, aralarında iç hastalıkları uzmanı, ortopedi ve travmatoloji uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı, radyoloji uzmanı ve nöroloji uzmanı bulunan bilirkişilerin de katılımıyla ATK 2. Üst Kurulundan temin edilen 04/10/2018 günlü raporda da; davacının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre %13 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği sonucuna varıldığı ve ayrıca engellilik (özürlülük) kavramıyla meslekte kazanma gücü kavramlarının farklı kavramlar olduğu, farklı tüzük ve yönetmeliklerin değerlendirilmesiyle düzenlenen raporlar arasında bağlantı bulunmadığının mütalaa olunduğu ve mahkemece de bu raporun hükme esas alındığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ve kişisel müracaat sonucu KTÜ Farabi Hastanesi Başhekimliği'nce düzenlendiği anlaşılan 28/11/2016 tarih 1063 sayılı Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda davacının 2009 tarihinde geçirmiş olduğu trafik azası sonucunda %30 oranında özürlü kaldığı açıklanmış ise de, mahkemece hükme esas alınan 04/10/2018 günlü ATK raporunda da doğru bir biçimde işaret edildiği üzere; özürlülük kavramı ile meslekte kazanma gücü kaybı kavramanın birbirinden farklı kavramlar olması nedeniyle, söz konusu raporlar arasında çelişki olduğundan söz etmek mümkün değildir. Kaldı ki yargılama sırasında davacı tarafça maluliyete ilişkin olarak gelişen ve değişen bir durumun varlığından da söz edilmemiştir. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince, somut olayın özelliklerine uygun denetlenebilir gerekçeler içeren ve kaza neticesinde davacı da meydana gelen yaralanmanın niteliği gözetilerek, düzenlendiği anlaşılan dolayısıyla da yeterli ve geçerli nitelik taşıyan 04/10/2018 günlü ATK raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmiş olmasında istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediğinden, davacı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, 2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin yatırılan 54,40-TL harcın düşümü ile bakiye 215,45 -TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.28/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.