mahkeme 2020/2129 E. 2023/2228 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/2129

Karar No

2023/2228

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2129
KARAR NO: 2023/2228
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/11/2019
NUMARASI: 2018/161 Esas - 2019/1232 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in, direksiyon hakimiyetini yitirmesi neticesinde meydana gelen 28/05/2015 günlü tek taraflı trafik kazasında sigortalı araç içerisindeki yolculuk etmekte bulunan müvekkilinin ağır bir biçimde yaralanarak sakat kaldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (-belirsiz alacak) 200,00-TL maddi tazminatın (iş gücü kaybı) kaza tarihinden işletilecek temerrüt faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; "...dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı hususunda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından tanzim edilen 26/07/2019 tarihli raporda, davacının solunum fonksiyonlarında orta derecede etkilenmenin bulunduğu ancak bu etkilenmenin dava konusu trafik kazası ile illiyet bağının tespit edilemediği yönünde görüş bildirildiği görülmüş, davacı tarafın talebinin dava konusu trafik kazası sonucu oluşan kalıcı maluliyet nedeni ile maddi tazminat olduğu, olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca tanzim edilen rapor göz önünde bulundurulduğunda davacıda dava konusu kazaya bağlı kalıcı maluliyet bulunmadığı anlaşıldığından, davacının kalıcı maluliyet nedeni ile tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki özet gerekçeyle; davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; maluliyete ilişkin olarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden temin edilen Adli Sağlık Kurulu Raporu'nun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri doğrultusunda düzenlenmemiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı halde, konuya ilişkin itirazları gözetilmeksizin ve gereği yerine getirilmeksizin, yazılı biçim ve şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava, trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Bkn. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/11403 Esas-2022-6499 Karar sayılı ilamı) Somut olayda kaza tarihi 25/08/2015 olup, maluliyete ilişkin belirlemenin kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre yapılması gerektiği konusunda duraksama bulunmadığı gibi, trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağı olup olmadığının tespiti de sorumluluğun kapsamını belirlemek bakımından zorunludur. Dosya kapsamından; davacının talep konusu kazada başından ve göğsünden yaralandığı, Uşak Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 25/08/2015 günlü adli raporda; şahsın prepal bölge orta hatta 15 cm'lik kesi, sol akciğer de pnömotoraks ve kondisyon mevcut olduğu, hayatı tehlikesi bulunduğu, mevcut lezyonun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelik taşıdığı, kati raporun genel cerrahi ve beyin cerrahi uzmanlarınca verilebileceğinin bildirildiği, yine aynı hastanece düzenlenen 25/08/2015 yatış, 28/08/2015 çıkış tarihli genel cerrahi bölümüne ait epikriz raporunda da; tanının trafik kazası sonrası travmatik pnömotorks olduğu, sol interkostal aralıktan toraks tüpü takıldığı, 26/08/2015 tarihli Lomber BT'sinde lomber lordozun hafif düzleştiği, vertebra köşelerinde dejeneratif supur formasyonlarının izlendiği, L2 vertebrada hafif korpuz yüksekliğinde azalmanın mevcut olduğu, disk patolojisi saptanmadığının açıklandığı, 25/08/2015 tarihli ortopedik konsiltasyon notunda da hastanın yürütüldüğü, fizik muayenesinin normal olduğu, acil patoloji düşünülmediği ve yine aynı tarihli beyin cerrahi konsiltasyon notunda da şuurun açık olduğu, acil müdahale düşünülmediği, T12-L1 şüpheli konjeksiyonun mevcut olduğu, LT çekilip rekonsülte edilebileceğinin bildirildiği ve 01/09/2015 tarihli Torakolomber BT, karanial BT, serdikal BT'sinin de kemik yapılar dahil her şeyin normal olduğunun yazılı bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden temin edilen ve davacının trafik kazası sonrasında geçermiş olduğu, tedavileri gösterir mevcut belgelerin gözetilmesi neticesinde düzenlendiği anlaşılan 26/07/2017 günlü raporun sonuç kısmında da; şahsın solunum fonksiyonlarındaki orta derece etkilenmenin olay ile illiyet bağının kuralamadığı, dolayısıyla 25/08/2015 tarihli trafik kazasının diğer bulguları göz önünde bulundurularak ve olay tarihinde yürürlükte bulunan Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik değerlendirildiğinde; "Yaralanmanın şahısla illiyet bağı kurulabilecek bir fonksiyon kısıtlılığına neden olmadığı, kişinin sakatlık oranının %0 olduğu ve tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren pnömotoraks ve akciğer kontizyonu nedeniyle 3 ay olarak kabulünün uygun olacağı" nın mütalaa olunduğu ve mahkemece söz konusu bu raporun hükme esas alındığı görülmüş ise de, söz konusu bu maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı gibi söz konusu bu raporda atıfta bulunulan diğer tıbbi mütalaalarda kişide var olduğu tespit edilen ve orta derecede etkilendiği belirtilen solunum fonksiyonlarının trafik kazasına mı obeziteye mi yoksa kronik bir akciğer hastalığına mı veya hepsine mi bağlı olduğunun belirlenemediği, tespit edilen arazların kaza ile illiyetli olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde açıklanmadığı ve raporun sadece 3 adli tıp uzmanı tarafından düzenlendiği gözetildiğinde, bu hali ile söz konusu raporun kesin bir tıbbi değerlendirme içerdiğinden söz edilemeyecek olması karşısında konunun duraksama oluşmayacak şekilde açıklığa kavuşturulduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince konunun önemi de dikkate alınarak ATK İhtisas Dairesi'nden kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine uygun şekilde ve gerekirse davacının bizzat muayenesi yapılarak, davacının yaralanmasının özellikleri gözetilerek aralarında ortopedi uzmanı, kalp hastalıkları uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı, nöroloji uzmanı, radyoloji uzmanı bulunan bilirkişi heyetinden, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden temin edilen raporu da irdeleyen, ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık bir rapor alınarak, davacının trafik kazasına bağlı yaralanmaları nedeniyle, herhangi bir maluliyet oluşup oluşmadığı, oluştu ise oranı ve kişideki tıbbi belgelerde geçen arazlarının kaza ile illiyetli bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra oluşacak duruma göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmesi gerekirken, hüküm vermeye elverişli olmayan bir raporun hükme esas alınması suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf incelemesinin konu İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2019 tarih, 2018/161 Esas ve 2019/1232 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim