mahkeme 2020/2119 E. 2023/2227 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/2119

Karar No

2023/2227

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/2119
KARAR NO: 2023/2227
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/09/2020
NUMARASI: 2018/754 Esas - 2020/339 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (ifade tutanaklarına göre) isimli bir şahsın sevk ve idaresindeki plakası tespit edilemeyen araçla, yaya konumunda bulunan vekil edenine çarpması neticesinde meydana gelen 29/10/2017 günlü trafik kazasında, müvekkilinin ağır şekilde yaralanarak sakat kaldığını, oluşan bedensel zararın giderilmesinden davalı ...'nın sorumlu olduğunu, ne var ki davalı kuruma yapılan başvurunun 01/08/2018 tarihinde verilen cevapla haksız bir şekilde reddedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL'si geçici, 100,00-TL'si de kalıcı iş göremezlik zararına karşılık olmak üzere, toplam 200,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vekil edeni kurumun sorumluluğu yoluna gidilebilmesi için talep konusu yaralanmanın bir trafik kazası neticesinde meydana gelmesi gerektiğini, oysa davacının yaralanmasına sebep olayın kasten gerçekleştirildiğini, tüm bunlardan ayrı ...'ndan talepte bulunulabilmesi için davacının yaralanmasına sebep olan aracın plakasının tespit edilemediğinin ve aracın ZMM sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunun somut olarak kanıtlaması gerektiğini, bunlar olmadan talepte bulunulamayacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki plakası tespit edilemeyen aracın, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen 29/10/2017 günlü trafik kazasının oluşumunda ...'ın %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle herhangi bir maluliyeti oluşmadığı, ancak iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, bu durumda davacının kalıcı iş göremezlik zararı bulunmadığı, davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebinin ise ZMM sigorta güvencesinde olmadığı, şeklindeki özet gerekçeyle; davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; talep konusu kaza neticesinde vekil edeninin, sol el bileğindeki radius kemiğinin kırıldığı, bu nedenle de bir dizi ameliyat olmak zorunda kalarak, sol el bileğine plak takıldığı ve müvekkilinin halen sol kolunu ve bileğini hareket ettirirken zorlandığı, yani hareket kısıtlılığı mevcut bulunduğu halde, herhangi bir maluliyeti uğramadığına ilişkin görüş bildiren yetersiz ATK raporunun, hükme esas alınmasının doğru olmadığı, ayrıca geçici iş göremezlik zararlarının giderilmesinden sigorta şirketleri sorumlu olmasına rağmen, aksi düşünceyle bu yöndeki talebin reddedilmiş bulunmasınında usul ve yasaya aykırı olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir. Dava, haksız eylem neticesinde meydana gelen, cismani zarara dayanılarak açılmış, maddi tazminat isteğine ilişkindir. 1-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik'e uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Bkn: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2022 gün 2021/11403 Esas-2022-6799 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlendiği ve davacı tarafın itirazına uğradığı anlaşılan 13/07/2020 günlü raporun, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece davacı tarafın haklı itirazları da gözetilerek Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından kazanın meydana geldiği 29/10/2017 tarihi itibariyle yürürlükte olan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın (-usuli kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla) çözüme kavuşturulması gerekirken, hatalı yönetmelik hükümleri doğrultusunda düzenlendiği anlaşılan, dolayısı ile de yetersiz ve geçersiz nitelik taşıyan bir raporun hükme esas alınması neticesinde davacının kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. 2-Bundan ayrı; 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin "Sağlık Giderleri Teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." denmekte ise de; 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır. KTK'nun 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup; 6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, "Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SGK 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nun 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Diğer bir ifadeyle SGK'nun hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nun sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2004 tarih, 2004/4-40E-2004/113 K.sayılı İçtihadı). Bu durumda, SGK'nun sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nun 98.madde hükmüne aykırı olacak şekilde düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin KTK'nun 92.maddesine 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik zararının giderilmesinden davalı ...'nın sorumlu olduğu konusunda duraksamamak gerekir. Bu durumda mahkemece, davacının yaralanması nedeniyle herhangi bir maluliyet oluşmadığı sonucuna varılsa dahi, iyileşme süresi içerisinde geçici iş göremezliğe uğradığı kabul edilerek, tarafların iddia ve savunmaları ile delil durumu gözetilerek, düzenlenecek bir aktüer bilirkişi raporu alınmadan, yazılı biçim ve şekilde davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi de doğru değildir. Eksik inceleme, araştırma ve değerlendirme ile karar verilemez. Sonuç itibariyle az yukarıda bentler halinde gösterilen nedenler gereğince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Bilgileri karar başlığında yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/09/2020 tarih ve 2018/754 Esas 2020/339 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim