Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/3964
2024/2634
4 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/3964
KARAR NO:2024/2634
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:16/05/2024
NUMARASI:2024/143 Esas,Derdest
DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:04/12/2024
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 23/02/2024 tarihli dava dilekçesi ile, müvekkilin davalı ... Şti. İle Kartal .... Noterliğinin 08/04/2014 tarihli ve... yevmiye nolu düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi yaptığını, bununla İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, Merdivenköy mahallesi, ... ada ... nolu parselde ... nolu bağımsız bölümün satışının düzenlendiğini, müvekkilin yatırım amaçlı olarak taşınmazı aldığını, satış bedelinin nakit ödendiğini, bağımsız bölümün davalı şirket tarafından davalı ...' ye devredildiğini, bunun muvazaalı olduğunu, bu kişi ve ailesi hakkında İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinde tefecilik suçundan dava olduğunu, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tescilinin gerektiğini, bunun mümkün olmaması halinde bedelinin yasal faizi ile tahsilinin gerektiğini, bu sebeple iş bu davayı açtıklarını belirtmiştir.Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesi ile, bağımsız bölümün teminat amaçlı verildiğini, davalı ile aralarında para alış verişi olmadığını, müvekkil şirketin ekonomik olarak zor durumda olması nedeniyle bunun yapıldığını, açılan davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, bağımsız bölümün müvekkile ait olduğunu, tarafların yaptığı sözleşmede bağımsız bölüm numarasının bile belli olmadığını, açılan davanın reddinin gerektiğini bildirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/143 esas sayılı 16/05/2024 tarihli kararı ile; davalı ...' nin ihtiyati tedbirin kabulü kararına yaptığı itirazın reddine karar verilmiştir. Gerekçeli karar taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... süresi içerisinde gerekli harçları yatırarak istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, teminat karşılığı tedbirin kaldırılmasını talep ettiklerini, mahkemenin bunu kabul etmediğini, mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini bildirmiştir.Davacı ve diğer davalı istinafa cevap dilekçesi bildirmemiştir.
DELİLLER:Tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE VE SONUÇ:HMK' nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile bedel istemine ilişkindir.Mahkeme 01/03/2024 tarihli gerekçeli ara kararı ile taşınmazın tapu kaydına 320.000,00 TL teminat karşılığı tedbir konulmasına karar vermiştir. Davalının itirazı üzerine duruşmalı olarak itirazı değerlendirmiş ve ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine ilişkin gerekçeli ara kararı oluşturmuştur.Mahkemece dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydı dosya içerisine getirtilmiştir. İncelenmesinde, taşınmazın kat irtifakına tabii olduğu, mesken vasfında olduğu, 13/07/2015 tarihinde ... Şti. Adına tescil edildiği onun taşınmazı 29/09/2021 tarihinde ...' ye kamu kurumuna bedelsiz devir yoluyla devrettiği anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyadi tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir. Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.HMK 392. madde uyarınca ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları olası zararları karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Ancak talebin resmi belgeye veya başkaca bir kesin delile dayanması veya durum ve koşulların gerektirdiği hallerde hakim teminat alınmamasına da karar verebilir.Uyuşmazlık taşınmazın aynına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup davacı ile davalı ... arasında dava konusu taşınmaza ilişkin gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdedildiği, taşınmazın mesken niteliği ile diğer davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunduğu sabittir. Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu taşınmazın 3. kişilere satışının ve devrinin önlenmesi amacıyla verilmiş olup davadaki istemin niteliği dikkate alındığında davacı açısından geçici hukuki koruma sağlanmıştır. Davacının ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmemesi ve davalının ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin bu aşamada kabulü, taşınmazın 3.kişilere satış ve devri halinde telafisi imkansız ve giderilmesi güç zararların doğmasına, yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına ve hak kaybına sebebiyet verebilecek niteliktedir. Somut olayda ihtiyati tedbirin şartları oluştuğundan ve yaklaşık ispat sağlandığından İDM'nin 16/05/2024 tarihli ara kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; Davalı ...i' nin istinaf talebi hakkında HMK 353/1-b-1. Maddesi uyarınca duruşma yapmaksızın kesin olmak üzere karar vermek gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/05/2024 tarih ve 2024/143 esas sayılı ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu ret karar ve ilam harcı davalı ...'den peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.