mahkeme 2023/4107 E. 2023/3003 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/4107

Karar No

2023/3003

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/4107
KARAR NO: 2023/3003
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 20/06/2023
NUMARASI: 2023/370 Esas, Derdest
DAVANIN KONUSU: İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
KARAR TARİHİ: 28/12/2023
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dava dosyası incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İ D D İ A: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının hissedarı olduğu İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, .. Pafta ... Ada, ... Parsel sayılı gayrimenkulün tapu kaydında, davalı adına kayıtlı görünen %15,83 hissenin %5,83 lük kısmının bedelinin müvekkili şirket tarafmdan ödenmiş, aradaki anlaşmaya göre Davalı şirket yetkilisi ...'ın, müvekkilinin kendisine vermiş olduğu para ile %5,83 lük hisseyi satıcıdan alacak, satın aldıktan sonra bir müddet elinde tutacak, ancak daha sonra müvekkili şirketin istediği bir zamanda müvekkili şirkete devredecek olduğunu, nitekim anlaşmaya uygun hareket edilerek ...'ın müvekkili şirket tarafından kendisine teslim edilen para ile mezkur taşınmazın %5,83 lük hissesini satın alarak hissedarı/ yetkilisi olduğu ... Tic. Ltd Şti. (...Yatınm A.Ş) adına tapuda kayıt ve tescil ettirilmiş olduğunu, yani, müvekkili şirketin, tapuda davalı şirket adına kayıtlı olan %15,83 hissenin %5,3 lük kısmının bedelini ödemesinin nedeni, davalının işbu %5,83 lük hisseyi daha sonra müvekkili şirkete devredeceğine ilişkin duyduğu güven olduğunu, müvekkili şirketin, aradaki akrabalık ilişkisi ve davalıya duymuş olduğu güven nedeniyle, tamamen iyi niyetli bir şekilde davalının sözlü taahhüdüne itimat etmiş, ayrıca yazılı bir taahhüt alma gereği duymamış olduğunu, ancak her ne kadar yazılı bir taahhüt alınmamış ise de, davalı adına kayıtlı %15,83 hissesinin %5,83 lük kısmının müvekkili şirkete ait olduğu ve bedelinin müvekkili şirket tarafından ödendiği, daha sonra müvekkili şirkete devredileceği, davalının akrabası olup aynı zamanda taşınmazda hisse sahibi olan ..., ... tarafından da bilinmekte olduğunu, zira, dava konusu olan aynı taşınmaz üzerinde davalının akrabası olan ... ve ...'e ait hisselerin de bir müddet davalının üzerinde kayıtlı kalmış, davalının daha sonra bu hisseleri sahiplerine devretmiş, ancak müvekkili şirketin hisselerini devretmemiş olduğunu, bu kişilerin şahit olarak ifadesine başvurulması halinde, durumun tüm açıklığı ile ortaya çıkacak olduğunu, bununla birlikte, müvekkili şirketin aynı dönemlerde ve aynı taşınmaz ile ilgili olarak, tanık listelerinde yer alan ... (tanık) ile de, -davalı ile yapılmış anlaşma ile - aynı içerikte bir anlaşma yapılmış, ...'ün müvekkili şirketin talebi üzerine söz konusu taşınmaz hissesini 11.01.2023 tarihinde müvekkili şirkete devretmiş olduğunu, davalının ise devretmemiş olduğunu, sözlü taleplerinden netice alınamayınca, hisse devrini sağlamak ve müvekkili şirketin daha fazla mağdur olmasını önlemek için davalıya Bakırköy ... Noterliğinin 17.03.2023 tarih ve ... yevmiye nosu ile ihtarname gönderilmiş ancak ihtarname neticesinde de olumlu bir sonuç alınamamış olduğunu, müvekkili şirketin davalının hisseyi devretmemesi nedeniyle hiçbir şekilde taşınmazdan istifade edememekte olduğunu, açılan dava süresi içinde taşınmazın iyi niyetli üçüncü kişilere devrini engellemek ve mülkiyet haklarını korumak için ihtiyadi tedbir talep etmekte olduklarını, İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi ... Pafta ... Ada ... Parsel sayılı gayrimenkulde, davalı adına kayıtlı %15,83 hissesinin %5,83 lük kısmı üzerinde tensip kararı ile birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca teminatsız olarak ihtiyadi tedbir kararı verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; fazlaya ilişkin her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydı ile; İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi ... Pafta ... Ada ... Parsel sayılı gayrimenkulde tapuda davalı adına kayıtlı olan %15,83 hissenin %5,3 lük kısmının müvekkili şirkete adına tesciline, öncelikle taşınmazın iyi niyetli üçüncü kişilere devrini engellemek amacıyla, İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi ... Pafta ... Ada ... Parsel sayılı gayrimenkulde davalı adına kayıtlı olan %15,83 hissenin %5,3 lük kısmı için ihtiyadi tedbir kararı verilmesine ve bu kararın tapuya şerhine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesine özetle; talepler zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazı uyarınca davanın reddi gerektiğini, iddiaların bütünüyle gerçek dışı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, ispat kuralları uyarınca davanın reddi gerektiğini, iddianın yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir delile dahi dayanmadığını, açıklanan nedenlerle usule, esasa ve kanuna aykırı ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü ile kaldırılmasına, aksi kanaat hasıl olması halinde mahkemece takdir edilen 100.000 TL teminat tutarının müvekkili şirketin muhtemel zararlarını temin etme vasfını haiz olmadığı gözetilerek, dava konusu taşınmaz hissesinin güncel değeri hesaplanarak hesaplanan tutarın en az %40'ından aşağı olmayacak şekilde belirlenmesine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Yerel mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/04/2023 tarihli gerekçeli ara kararı ile ;Davacı vekilinin İhtiyati Tedbir talebinin şimdilik 100.000,00 TL teminat karşılığı kabulü ile; 1-Davacı vekilince 100.000,00 TL teminat miktarı yatırıldığı takdirde, dava konusu İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi ... Pafta ... Ada ... Parsel sayılı gayrimenkulde davalı adına kayıtlı olan %15,83 hissenin %5,3 lük kısmı üzerine İhtiyati Tedbir şerhi konulmasına karar verilmiştir. Davalı 26/04/2023 tarihli dilekçe ile ihtiyati tedbir kararına itirazla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaate ise taşınmazın güncel değerinin %40'ından aşağı olmayacak şekilde belirlenmesine karar verilmesini talep etmiş, itirazın duruşmalı yapılan inceleme sonucunda 20/06/2023 tarihli celse ara kararı ile ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiş ve gerekçeli ara kararı yazılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya bakmakla görevli ahkeme asliye hukuk mahkemeleri olup görevsiz yerel mahkeme tarafından tesis edilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlanması bir tarafa, ispata yarar hiç bir somut vakıa dahi işaret edilmeksizin ikame edilen dava konusu uyuşmazlıkta HMK m. 389 şartlarının oluşmadığı gözetilmeksizin görevsiz mahkeme tarafından tesis edilen ihtiyati tedbir kararına itirazlarımızın reddi ile ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesi hatalı olup mezkur kaldırılması gerektiğini, aksini kabul, tapu iptali ve tescil istemiyle ikame edilecek her davada, taşınmazın bedelinin kendisi tarafından ödendiği iddiası ve bu hususta tanık bulunduğundan bahisle, davalı malikin mülkiyet hakkını ızrar mahiyetinde tedbir kararı verilebileceği anlamına geleceğini, yukarıda vaki itirazları ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebimiz saklı kalmak kaydı ile yerel mahkeme tarafından takdir edilen teminat tutarı, uyuşmazlık konusu taşınmazın rayiç değerinin çok altında olmakla müvekkili şirketin muhtemel zararlarını temin etme kabiliyetinden yoksun olduğunu, açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/370 E. Sayılı dosyası üzerinden tesis edilen, 20.06.2023 tarihli, davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik taleplerinin reddine," dair usule, esasa ve kanuna aykırı kararının kaldırılmasına, neticeten, davaya bakmakla görevli olmayan bakırköy 2. asliye ticaret mahkemesi tarafından tesis edilen 20.04.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak davacı yanın haksız hukuka aykırı ihtiyati tedbir talebinin reddine, aksi kanaat hasıl olması halinde Yerel Mahkemece ihtiyati tedbir kararının devamına esas 100.000 TL teminat tutarının müvekkil şirketin muhtemel zararlarını temin etme vasfını haiz olmadığı gözetilerek, dava konusu taşınmaz hissesinin güncel değeri hesaplanarak hesaplanan tutarın en az %40'ından aşağı olmayacak şekilde belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Tapu kaydı, resmi senet, delil listeleri sunulan ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı vekili İDM'nin 20/06/2023 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararını istinaf etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyadi tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hükümet gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır. İhtiyati tedbirin uygulanması sonucu, karşı tarafın zarar görme tehlikesi bulunduğundan HMK’nın 392. maddesinde tedbire karar verilirken talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. İhtiyati tedbir kararı verilirken tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, ihtiyati tedbirden dolayı karşı tarafın uğrayacağı zarar için bir teminat alınmasına da karar verilir. (HMK m.391/2-ç, 392) Talep, resmi bir belgeye, başkaca bir kesin delile dayanıyor ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına da karar verebilir. Davanın niteliği, tapu kaydı, delil listeleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup yerel mahkemece teminat karşılığı davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. İsteğin dava konusu taşınmazın tapu kaydına devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati tedbir konulmasından ibaret olduğu açıktır. Davacının iddiasında haklılığını ispat konusunda tapu kaydı, ticari defter ve kayıtlar, muhasebe kayıtları, ihtarname, bilirkişi, tanık, keşif, yemin ve her türlü yasal delillere dayandığı dava dilekçesi ile sabittir. Doğaldır ki davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan, incelendikten ve değerlendirildikten sonra ortaya çıkacaktır. Ancak talep tapu iptali ve tescil istemli taşınmazın aynına ilişkin olup dava konusu taşınmazın devredilmesi ve elden çıkarılması durumunda ileride telafisi güç ya da imkansız durum ve zararlar ortaya çıkabileceği, verilebilecek hükmün infaz kabiliyetinin de ortadan kalkabileceği ve davacının hak kaybına uğrayabileceği ihtimal dahilindedir. Tüm bu nedenlerle somut olayda HMK'nun 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbirin şartları oluştuğundan taktir edilen teminat karşılığı davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca dava dilekçesinde dava değeri 150.000,00 TL gösterilmiş, mahkemece taktiren şimdilik kaydıyla 100.000,00 TL teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Yargılama sırasında keşfen ve uzman bilirkişi incelemesi ile dava konusu taşınmazın dava tarihindeki belirlenecek dava değeri üzerinden teminatın yeniden değerlendirilmesi ve artırılması her zaman talep edilebilir. Yerel mahkemec 100.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin taktirde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davanın niteliği, mevcut delil durumu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmemesi ve taşınmazın aynına ilişkin davada davacı açısından dava konusu taşınmaza ilişkin geçici hukuki korumanın sağlanmaması, taşınmazın yargılama sırasında el değiştirmesi halinde ileride giderilmesi ve telafisi imkansız ve güç zararların doğabileceği ihtimali bulunduğundan yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup doğru görülmüştür. Yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ve tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararları ve gerekçesi usul ve yasaya uygundur. Davalı vekilinin 20/06/2023 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin 20/06/2023 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih ve 2023/370 esas sayılı ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf maktu ret karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile arta kalan 89,95 TL harcın davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim