mahkeme 2025/758 E. 2025/1191 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/758
2025/1191
17 Haziran 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
57. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/758
KARAR NO:2025/1191
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/01/2025
NUMARASI:2024/598 Esas, 2025/34 Karar
DAVANIN KONUSU:Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:04/10/2024
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:17/06/2025
KARAR:Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... A.Ş., İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraki olup, ... adına çevre ve atık yönetimine ilişkin kamu hizmetlerini yürüttüğünü, müvekkili tarafından davalıya "..." verildiğini, müvekkili tarafından davalıya verilen endüstriyel atık bertaraf hizmetine ilişkin olarak düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmemiş olduğundan taraflarınca ...Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça bu icra takibine haksız olarak itiraz edildiğinden taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de anlaşma sağlanamadığını, davaya konu icra takibinin 22.05.2024 tarihinde başlatılarak ödeme emri de 29.05.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, bunun üzerine davalı tarafça 31.05.2024 tarihinde ödeme yapılarak yalnızca takibe konu fatura tutarları olan 107.657,59 TL ödendiğini, oysa ki davalı tarafça takibin açılmasına sebebiyet verilmiş olduğunu belirterek takip ferilerinin davalı tarafça ... Sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmi ödeme dikkate alınarak takip tarihine kadar işlemiş faizden kaynaklı 12.965,10TL bakiye alacak, takip sonrası faiz, vekalet ücreti ile harç ve masraflar yönünden yapılan itirazın iptali ile takibin bu alacaklar yönünden devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İtirazın iptali davasının davaya konu icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunu, netice itibariyle dava dilekçesinde davacınında ikrar ettiği üzere takibe konu faturaların taraflarınca ödendiğini, bu nedenle işbu davanın açıldığı tarih itibariyle taraflarının davacı tarafa karşı ödenmemiş herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle konusu olmayan ve geçersiz olan bir takibin devamına karar verilmesi söz konusu olamayacağından, işbu davanın açılmasında herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, Devlet veya Vakıflar tarafından kurulmuş olması fark etmeksizin, bütün yükseköğretim kurumlarının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu gereğince kamu tüzel kişiliğine haiz olduğunu, her ne kadar davacı yan tacir olsa da, davalı müvekkili Üniversitenin tacir olmadığı ve huzurdaki uyuşmazlığın ticari bir işten kaynaklanmadığının açık olduğunu, müvekkili Kurumun adresinin ... Üniversitesi Tuzla Kampüsü, Rektörlük Binası, ... Tuzla/İstanbul olduğunu, bu durumda ilamsız takiplerde genel yetki kuralları uyarınca yetkili icra dairelerinin İstanbul Anadolu İcra Daireleri olduğundan yetki itirazında bulunduklarını, nitekim bu hususta yine genel yetki kuralları uyarınca işbu davanın açılmasında yetkinin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu davanın görevsizlik ve yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek öncelikle görev yönünden reddini, aksi kanaatte ise ilk itiraz olan yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, her halükarda haksız ve dayanaksız işbu davanın usul ve esastan reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı müvekkiline verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; " 1-Davanın, görev dava şartı eksikliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden REDDİNE,2-Davaya bakmaya görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine," karar verilmiş olup, bu karara karşı davalı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın itirazın iptali davası olup, işbu tür davaların itirazın yapıldığı yani konusu olan icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunu, söz konusu ... Sayılı takibi fatura alacağına dayanmakta olup, işbu takibe konu faturaların karşılıklarının müvekkili kurum tarafından alacaklıya ödendiğini, dolasıyla takibin dayanaksız kalarak işbu davanın konusuz kaldığını, işbu hususun davacı tarafından dava dilekçesinde de ikrar edildiğini, fatura borçlarının taraflarına ödendiğinin kabul edildiğini, müvekkilin hiçbir suretle temerrüde düşürülmediği ve icra takibine konu olan faturaların eksiksiz olarak ödendiğinden huzurdaki davanın esastan reddi gerekmekteyken, görevsizlik kararı verilerek konusuz kalan bir davanın görevli mahkemeye tevdi edilerek derdest bırakılmasında herhangi bir hukuki yarar ve dayanak bulunmadığını, davacı tarafın icra takibini genel yetki kurallarına aykırı şekilde İstanbul İcra Dairelerinde başlattığını, taraflar arasında sözleşme serbestisi ilkesine dayanan herhangi bir hüküm mutabakatı mevcut değil iken, yerleşim yeri İstanbul Anadolu Adliyesi yargı alanını dahilinde bulunan müvekkili borçlu aleyhinde başlatılan takibin yetkisiz icra dairesinde olduğundan işbu itirazın iptali davasının da yetkisiz mahkeme huzurunda olduğunu, müvekkili Üniversitenin kamu tüzel kişiliğine sahip olduğunu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinde; "Aşağıda yazılı mevzular harçdan müstesnadır; (....) "j) Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri" hükmünün yer aldığını, Harçlar Kanunu'nun 1 numaralı tarifesinde yargı harçları, 3 sayılı tarifesinde ise vergi yargısı harçlarının bulunduğunu, yani genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşları tüm yargı harçlarından muaf olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin görevsizlik kararına karşı yapmış oldukları istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini ve konusuz kalan davanın kül halinde reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Değerlendirme:Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince; Görev dava şartı nedeni ile usulden reddine dair verilen karara karşı davalı vekili süresi içerisinde istinaf isteminde bulunulmuştur.6100 sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada istinaf incelemesi, HMK 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller de dikkate alınarak; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan istinaf sebepleri ile sınırlı, takdiren duruşmasız olarak yapılmıştır.
İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi;6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekir.6102 sayılı TTK'nın 16/2.maddesine göre Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısın dan fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuk hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzelkişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.12.2007 tarih ve 2007/11-965 Esas ve 2007/961 karar sayılı ilamında da Vakıf üniversitelerinin tacir sıfatına haiz olmadıklarına işaret edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olmaz. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup, aynı yasanın "Dava Şartlarının incelenmesi başlıklı 115/1.maddesinde; "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." düzenlemesine yer verilmiştir. Söz konusu 115.maddesinin 2. Fıkrasında ise " Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. " düzenlemesine yer verilmiştir.Bununla birlikte 6100 sayılı HMK'nın 138/1.maddesi uyarınca "mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir, gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, dava şartı noksanlığı bulunduğu takdirde esasa girilmeden davanın usulden reddi gerekir. Aynı yasanın 331/1 maddesi uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.Somut olayda; davacı tacir olup davalı ile vakıf üniversitesidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağından kaynaklanmakta olup bu hali ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava olduğundan da söz edilmez. Bu nedenle davanın 6100 sayılı HMK'nın 2.maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Yukarıda da değinildiği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan davanın konusuz kalıp kalmadığı, dava tarihi itibari ile haklılık durumunun tespiti ve yargılama giderlerinin takdiri hususlarının görevli mahkemece çözümlenmesi gerekir. Davalı vekilinin istinaf istemleri yerinde bulunmamıştır.Bu itibarla; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; dosyadaki yazılar, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan incelemesi neticesinde; davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m.353/1-b-1 gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,3-Davalı Üniversite harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,5-Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 17/06/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.