mahkeme 2025/1255 E. 2025/1570 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1255
2025/1570
9 Eylül 2025
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
57. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1255
KARAR NO: 2025/1570
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 19/06/2025
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 09/09/2025
KARAR Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı firmanın taşınmaz simsarlığı sözleşmesine aykırı davranışı nedeniyle müvekkili bankayı zarara uğrattığını, bu zarardan münhasıran sorumlu olduğunu, davalı borçlunun müvekkil banka tarafından aleyhinde başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğinden itirazının iptali ve takibin devamı gerektiğini, huzurdaki dosyada ihtiyati tedbir şartları oluştuğunu, davalı/borçlunun uyap sorgulaması yapılarak tespit edilen menkul ve gayrimenkullerine ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimalinin oluşabileceğini, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hali söz konusu olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde, müvekkil bankanın hakkını elde etmesi zorlaşacak veya tamamen imkansız hale geleceğini, bu nedenlerle davalının Uyap ortamından sorgulanması yapılarak tespit edilecek menkul ve gayrimenkullerine devir ve satışı engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 30/06/2025 tarihli ara kararı ile ; ''Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine,'' karar verilmiş olup bu ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ve istinaf kanun yolu başvurusuna konu olan ara karar evrakında; ''Somut olayda davacı vekili; dava konusu alacağının semeresiz kalmaması için davalı adına kayıtlı gayrimenkul ve menkul mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş ise de; ihtiyati tedbir talep edilen hususlar uyuşmazlık konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmek suretiyle ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, yerel Mahkemenin ara kararında da açıkça görüldüğü üzere, ihtiyati tedbir şartlarının somut olayda mevcut olup olmadığına ilişkin bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, halbuki HMK'nın 389. maddesi şartlarının davamızda mevcut olduğu ve açıkça ortada olduğunu, İlk derece mahkemesinin, ihtiyati tedbir talep edilen hususların uyuşmazlık konusu olmadığından bahisle talebin reddine karar vermesi hatalı olduğunu, zira bu görüşün ihtiyati tedbir uygulamasının düzenleniş amacına aykırı olacağını, HMK'nın 389. maddesi; Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü amir olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davalının Uyap ortamından sorgulanması yapılarak tespit edilecek menkul ve gayrimenkullerine devir ve satışı engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Değerlendirme: Dava, Taraflar arasında düzenlenen 15/08/2016 tarihli ''Gayrimenkul Danışmanlığı Sözleşmesi'' uyarınca oluşan zararın, sözleşmeden doğan rücu ilişkisi kapsamında tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup davacı tarafından tazminat talebinin güvence altına alınması için ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuştur.İlk derece mahkemesince; 30/06/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Hukuk Muhakeme Kanununun 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada istinaf incelemesi, HMK 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve duruşmasız olarak yapılmıştır. İstinaf Sebeplerinin değerlendirilmesi İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte hakimin ihtiyati tedbire karar verilirken, tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını gözetmesi gerekli ve zorunludur. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta,Taraflar arasında 15/08/2016 tarihli ''Gayrimenkul Danışmanlığı Sözleşmesi''nin imzalandığı, mülkiyeti davacıya ait olan Ankara İli, Etimesgut İlçesi, ... Mah. .... numaralı bağımsız bölümün satış öncesi ve sonrası pazarlama ve danışmanlık yetkisinin davalıya verildiği, taşınmaz satışının davalı tarafından franchise ofisi ... Gayrimenkul aracılığı ile Sahibinden.com isimli ticari satış sitesi üzerinden yapıldığı, taşınmazın satış ilanında taşınmaz bilgilerinin gerçeği yansıtmadığından bahisle, taşınmazın alıcısı tarafından davacı banka aleyhine Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/13 esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde verilen 2020/201 K. Ve 15/10/2020 tarihli karar ile 26.768,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı/alıcıya ödenmesine karar verildiği, söz konusu kararın icra takibine konu edilmesi neticesinde, davacı banka tarafından davadan ve takipten kaynaklı alacak kalemlerinin ödendiği, dosyamız tarafları arasındaki sözleşme uyarınca uğranılan ve ödenmek zorunda kalınan zararın tazmini için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan itiraz neticesinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı ve ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Yukarıda da değinildiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, ihtiyati tedbir konulması talep edilen taşınır ve taşınmaz malların uyuşmazlığın konusunu oluşturmadığı, dolayısıyla davacının ihtiyati tedbir talebinin yasal koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir. Bu değerlendirmeler ile dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler ve tüm dosya kapsamında toplanan delillere göre; davacının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m.353/1-b-1 gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davalı lehine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK m. 360 yollamasıyla, m. 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09/09/2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.