mahkeme 2023/2771 E. 2023/431 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/2771

Karar No

2023/431

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
57. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2771
KARAR NO: 2023/431
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 12/10/2022
NUMARASI: 2022/79 Esas, 2022/652 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
KARAR TARİHİ:19/10/2023
KARAR Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili İst.Anad. 5.Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 19.03.2020 tarihinde ... Şirketinden vergileri ile birlikte toplamda 170.688,00 TL bedelle; ... plakalı ... üretim nolu, ... şasi nolu ... marka hususi kullanım amacı ile araç satın aldığını, ancak müvekkilinin aracı sıfır almasına rağmen araçta kısa süre içerisinde arızalar meydana geldiğini, müvekkilinin bir kusuru olmamasına rağmen araçta sürekli yağ kaybı olduğunu, motorla ilgili sürekli başkaca sıkıntılar da yaşadığını ve müvekkilinin buna istinaden araca sürekli masraf yapmak zorunda kaldığını, araçta yağ tüketimi sorununun meydana gelmesi ve aracın defalarca servise gitmesine rağmen yağ tüketimi sorununun çözülememiş olduğunu, bu durumun araçta teslim anında var olduğu kabul edilmesi gereken imalat hatası olarak değerlendirildiğini beyan ederek, terditli olarak, müvekkiline satılan ... plakalı, ... üretim nolu, ... Şasi nolu ... marka aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, mümkün olmaması halinde aracın rayiç bedeliyle beraber onarım (dava devam ederken de müvekkilinin yağ yüklemesi yapmak zorunda kalacağı ve bu bakımdan yine masraf yapacağı dikkate alınarak) noter ve diğer bütün masrafların ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, genel hükümlere göre tazminat isteme hakkını saklı tutarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracın davacı tarafından sıfır km olarak satın alındığını ve ayıpsız bir biçimde davacıya teslim edildiğini, dolayısıyla davacının aracın gizli ayıplı olduğu şeklindeki iddialarının davalı müvekkili şirket yönünden kabul edilemeyeceğini, dava konusu araç gibi ... ve ... motor tipli araçların ilk 20.000 kilometrede rodaj döneminde olduğunu, bu araçlarda her 1000 kilometrede 500 cc motor yağı eksiltilmesi normal olduğunu, bu hususun aracın teslimatı sırasında davacıya verilen kullanım kitapçığında da belirtildiğini beyan ederek, huzurdaki haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... marka aracın ticari bir araç olan minibüs olduğunu, dava konusu aracın ticari kullanım amacına sahip olduğu için davacı tarafın tüketici kanununa göre tüketici sıfatına haiz olmadığını, davada görevli mahkemenin davalı müvekkili şirketin merkezinin yetki sınırlarında bulunduğu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davaya konu aracın üreticisi ve satıcısının müvekkili ... A.Ş olmadığını, davacı ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının Türk Ticaret Kanunu’na göre faturaya süresi içinde itiraz etmediğini, dava konusu araçta teknik bir arıza veya herhangi bir ayıp bulunmadığını, aracın halen davacı tarafça sorunsuz olarak kullanıldığını, aracın tamamiyle onarıldığını beyan ederek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesinin 2021/633 E 2021/1371 K sayılı ilamı ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, bu kararın kesinleşmesi üzerine mahkeme dosyası tevzi sonucu yukarıda belirtilen mahkeme ve esasına kaydının yapılarak yargılamaya bu dosya üzerinden devam olunduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesince; "davanın reddine" karar verilmiş olup, bu karara karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin, tek bir bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar vermesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira taraflarınca bu rapora süresi içinde itiraz edilmiş ve dosyanın masrafı tarafımızca karşılanmak sureti ile yeni bir bilirkişiye gönderilmesinin talep edilmişolduğunu, ancak Yerel Mahkemenin bu itirazlarını 12.10.2022 tarihli duruşmada; bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olduğu kanaatine varılmakla reddine karar vermiş ve sadece bu rapor doğrultusunda davanın reddine karar vermiş olduğunu, dosyada itirazları mevcut olduğu üzere, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, zira Yerel Mahkemece atanan bilirkişinin, sadece aracın kullanım kitapçığında yağ eksiltme yapacağının belirtilmesine istinaden, adeta bir hakim gibi hüküm kurarcasına aracın ayıplı olmadığını belirttiğini, ancak taraflarınca belirtildiği üzere, aracın emsal araçlarla karşılaştırılması ve bu şekilde aracın ayıplı olup olmadığının dikkate alınması gerektiğini, tüm bu itirazlarına rağmen bilirkişi raporunu ek rapora dahi göndermeden davanın reddine karar verilmesinin hak arama hürriyetini kısıtlayacağından kabulünün mümkün olmadığını, tanıklarının da dinlenmeden, olaya ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulmadan sonuca gidilmiş, diğer bir söyleyişle müvekkilinin tanık delili toplanmayarak savunma hakkının kısıtlanmış olduğunu, hâl böyle olunca, müvekkilinin bildirmiş olduğu tanığın dinlenmesi, toplanan deliller, toplanacak delillerle birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığını ve bu sebeple kararın kaldırılması gerektiğini beyan ederek, İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 12.10.2022 tarihli 2022/652 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirket vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin dosyanın bilirkişiye tevdii ara kararı ile bilirkişi teslim tesellüm tutanağı incelendiğinde, dava konusu edilen hususların tespiti bakımından dosyanın otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, keza dosyaya mübrez bilirkişi raporu incelendiğinde otomotiv alanında uzman bu bilirkişilerin, tarafların da bulunduğu ortamda araç üzerinde inceleme yapmak suretiyle raporlarını tanzim ettikleri, bu incelemenin teknik usul ve esaslara dayandığının anlaşılmakta olduğunu, bilindiği üzere bilirkişi raporuna ilişkin mahkemece değerlendirme yapılırken öncelikle bilirkişinin uzmanlığına başvurulan sorunu inceleyip incelemediği hususuna bakılması gerektiğini, akabinde ise konu ile ilgili bir sonuca ulaşmak için yapılması gerekli incelemelerin yapılıp yapılmadığı, raporda gösterilen sonuç ile bu sonuca ulaşmadaki gerekçelerin birbiriyle bağlantılı olup olmadığı, raporun istenilen içerikte olup olmadığına dair incelemeler yapılması gerektiğini, raporun tüm bu kriterlere göre değerlendirildikten sonra mahkemece raporda eksik ve belirsiz olan bölümlerin tamamlanması için bilirkişiye çeşitli sorular sorarak bilirkişiden ek rapor alınmasının mümkün olabildiğini, ancak dosyaya mübrez bilirkişi raporu incelendiğinde, dava konusu edilen vakıaya ilişkin tüm detayların araç başında yapılan inceleme ile tek tek ele alındığını, teknik esaslar göz önünde bulundurularak bir sonuca varıldığının anlaşılmakta olduğunu, bu nedenle uzman bilirkişilerce tanzim edilen mezkur rapor işin esası bakımından yeterli düzeyde, denetime elverişli ve uyuşmazlık konusu hakkında aydınlatıcı nitelikte olup mahkemece bu raporun hükme esas alınmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, dolayısıyla davacının bu iddiasının yerinde olmayıp mahkemece reddinin gerektiğini, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere aracın kilometresi ve diğer incelemeye konu nitelikleri baz alındığında eksilttiği yağ miktarının normal sınır aralığında olduğunu, raporda da belirtildiği üzere aracın rodaj döneminde belirli miktarda yağ eksiltmesi ve yağ takviyesi yapılması gerekmesinin normal olduğunu, bu hususun müvekkili tarafından davacı tarafa gönderilen dosyaya sunulu ihtarname ile de belirtildiğini, ayrıca davacı tarafından dava konusu aracın, davalı müvekkili şirkete ait yetkili servise getirildiğinde, araca garanti kapsamında ücretsiz olarak yağ ilavesi yapıldığını, aracın, halihazırda sorunsuz bir biçimde davacı tarafından kullanılabilmekte olduğunu, dolayısıyla ilgili araçta davacının iddia ettiği şekilde bir ayıp/gizli ayıp bulunmadığını, bunun yanısıra, uyuşmazlık konusunun çözümünün teknik inceleme gerektirmesi ve bu inceleme ile uyuşmazlığın aydınlatılmasının zaruri olduğu durumlarda tanık delilinin yargılamaya bir etkisi bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde davacının iddiasının, aracında mevcut olduğunu iddia ettiği yağ kaybından ileri geldiğinin anlaşıldığını, mahkemece de takdir edileceği üzere bu hususun yalnızca bilirkişice araç üzerinden yapılacak teknik inceleme ve bilimsel değerlendirme ile bir çözüme kavuşturulabileceğini, bu noktada tanıkların uyuşmazlık konusu bakımından nasıl bir etkisi olacağının da taraflarınca anlaşılamadığını, araçta yağ kaybı olduğu yönündeki iddianın doğru olup olmadığı ancak teknik usul ve esaslar çerçevesinde uzman bilirkişilerce yapılacak değerlendirmeler neticesinde ortaya çıkacağını, dolayısıyla davacının bu yöndeki talebinin de usul ve esas bakımından hukuka uyarlığı bulunmadığından reddi gerektiğini, sonuç olarak davacı tarafın istinaf dilekçesinde yer alan iddialarının kabulü mümkün olmayıp dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek, davacının asılsız ve mesnetsiz istinaf taleplerinin reddini, usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararının onanmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Aracın otomotiv konusunda uzman bilirkişiler tarafından incelenmiş, teknik yönden denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor hazırlanmış, dava konusuna ilişkin tüm vakıalar detaylıca incelenmiş ve uyuşmazlık konusu hakkında aydınlatıcı şekilde rapor hazırlanmış olduğunu, davaya cevap dilekçelerinde de ayrıntılı şekilde izah ettikleri üzere; dava konusu aracın davacıya ayıpsız şekilde teslim edildiğini, davacının iddialarının aksine, aracın motorlarının bir miktar yağ eksiltmesinin normal olup, bu husus aracın gizli ayıplı olduğuna işaret olmadığını, zira araç motorlarının, hareketli aksamın yağlanması ve soğutulması için yağ tükettiğini ve iki yağ değiştirme işlemi arasında yağ takviyesi yapılmasının normal olduğunun da ifade edilmiş olduğunu, ayrıca bu hususun aracın teslimatı sırasında davacıya verilen kullanım kitapçığında de belirtildiğini, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere aracın kilometresi ve diğer incelemeye konu nitelikleri baz alındığında, eksilttiği yağ miktarının normal sınır aralığında olduğunu, raporda da belirtildiği üzere aracın rodaj döneminde belirli miktarda yağ eksiltmesi ve yağ takviyesi yapılması gerekmesinin normal olduğunu, ayrıca davacı tarafından dava konusu araç davalı müvekkili şirkete ait yetkili servise getirildiğinde, araca garanti kapsamında ücretsiz olarak yağ ilavesi yapıldığını, aracın, halihazırda sorunsuz bir biçimde davacı tarafından kullanılabildiğini, dolayısıyla ilgili araçta davacının iddia ettiği şekilde bir ayıp/gizli ayıp bulunmadığını, tanık dinlenmesinin ise bu tür teknik bir dosya bakımından herhangi bir önemi bulunmadığını ve bozma sebebi olarak kabul edilemeyeceğini, sonuç olarak davacı tarafın istinaf dilekçesinde yer alan iddialarının kabulü mümkün olmayıp dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek, davacının asılsız ve mesnetsiz istinaf taleplerinin reddini, usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararının onanmasını talep etmiştir. Dava, Ayıp iddiasına dayalı, araç satışından kaynaklanan ayıpsız misli ile değişimi, mümkün olmadığı taktirde, rayiç bedeli ve ayıp nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Hukuk Muhakeme Kanununun 341. maddesi gereğince istinaf kanun yolu açık olan ve istinaf incelemesi açısından yasal şartları taşıdığı anlaşılan eldeki davada; İstinaf incelemesi, Hukuk Muhakeme Kanunu'nun 355. maddesinin amir hükmü gereğince resen nazara alınması gereken ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında; taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ortaya konulan istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 S.HMK.nun 1.m.si hükmü uyarınca “Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.”Bu yasıl düzenlemeye göre taraflarca görev itirazı ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında Mahkemece resen nazara alınır ve Mahkemenin görevli olup olmadığı incelenir. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun (TKHK) amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir. 6502 Sayılı Yasanın 3. maddesinde "Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Yasa'da düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici diğerinin ise satıcı veya sağlayıcı olması, taraflar arasındaki işlemin de tüketici işlemi olması gerekir. Yasanın düzenleniş amacı gözetildiğinde her alıcının tüketici olarak kabulünün mümkün olmadığı açıktır. Yasanın lafzından da anlaşıldığı üzere, tüketici olarak kabul edilmenin ilk koşulu, ticari veya mesleki olmayan bir amaçla hareket edilmiş olmasıdır. 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Dava konusu menkul mal satım sözleşmesine dayanan uyuşmazlığın, davacının da tarafı olduğu tüketici araç satım sözleşmesinden kaynaklandığı, zira, davaya ve sözleşmeye konu ... plakalı aracın, mahkemece, her ne kadar, kullanım şeklini gösterir trafik tescil kaydı dosyaya kazandırılmamışsa da, davacı vekilinin, delil listesi ekinde sunduğu, Üsküdar ... Noterliğinin 19/03/2020 tarih ... yevmiye nolu "araç tescil belgesi teslim tutanağı"na göre, kullanım amacının "hususi- yük nakli" olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda aracın kullanım şeklinin hususi olduğu dikkate alındığında davacı, 6502 Sayılı Yasanın 3/k maddesinde tanımlı tüketici, davalı, 6502 sayılı yasanın 3/i maddesinde tanımlı sağlayacı/hizmet sunandır. Taraflar arasındaki işlemin yine aynı yasanın 3/l maddesinde tanımlı tüketici işlemi olması sebebiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturmakla görevli mahkeme tüketici mahkemeleridir.(6502 sy 73.md). Bu nedenlerle, bu aşamada işin esasına ve istinaf itirazlarının esastan değerlendirilmesine girilmeksizin, davacının istinaf itirazlarının usulen kabulü ile verilen kararın kaldırılarak, HMK m.353/1-a-3 uyarınca Dairemizce İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesine gönderilmek üzere ilk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacının istinaf başvurusunun usulen kabulüne, HMK m. 353/1-a-3 uyarınca İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/10/2022 tarih, 2022/79 Esas 2022/652 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2.İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin GÖREVSİZLİĞİNE, 3.Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren, taraflarca 6100 s.HMK'nın 20.maddesine göre 2 haftalık kesin süre içinde ilk derece mahkemesine DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE GÖNDERİLMESİ İÇİN müracaat edilmesi halinde, davanın esastan görülmesi için DOSYANIN görevli daha önce görevsizlik kararı veren İSTANBUL ANADOLU 5. TÜKETİCİ MAHKEMESİNE'ne gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara usulüne uygun olarak tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflarca DOSYANIN GÖREVLİ MAHKEMEYE gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, ilk derece mahkemesince dosya esasa kaydedilerek 6100 s.HMK'nın 20.maddesi gereğince işlem yapılmasına ve karar verilmesine, 4.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca davacı lehine ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 5.Davacının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 6.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda değerlendirilmesine, Dair, HMK’nın 352 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 19/10/2023 günü, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim