mahkeme 2024/921 E. 2025/2909 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/921

Karar No

2025/2909

Karar Tarihi

3 Eylül 2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
55. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
BAŞVURULARIN REDDİ
DOSYA NO: 2024/921
KARAR NO : 2025/2909
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/12/2023
NUMARASI : 2016/63 - 2023/815
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF TARİHİ : 26/01/2024 -14/02/2024
KARAR TARİHİ: 03/09/2025
Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;
İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.İstinaf sebepleri: Davalı, süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; davacının davasının kabulüne yönelik kısımların tamamen usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, sözleşmenin 8.1 ve 10.1 maddesinde belirtilen hükümlere aykırı davrandığı yönündeki mahkeme kabulünün maddi ve hukuki gerçeklikten uzak bulunduğunu, sözleşmenin 27.08.2003 tarihinde imzalandığını, bu tarih itibarıyla da trasın maden vasfı da bulunmadığını, çıkarılmasının ruhsata değil sadece taş ocağı nizamnamesine göre valilik iznine bağlı bulunduğunu, bu nedenle sözleşmenin imzalandığı tarih itibarıyla da maden niteliğinde olmayan bir maddeye ilişkin olarak da sözleşme ihlalinin olabilmesinin hukuken mümkün bulunmadığını, sözleşmenin yapıldığı tarihte trasın bir maden olmadığını dolayısıyla sözleşme tarihi dikkate alındığında ve tarihe göre sözleşme yorumlandığında da trasın bir maden türü olmadığından sözleşmenin ihlalinin de söz konusu bulunmadığını, ... madeninin davacının ruhsatı kapsamında kalan 4 A grubu maden türlerinden biri olmadığını, dolayısıyla da davacının aynı saha üzerinde kendi maden ruhsatı dışında kalan madenler açısından hak sahibi olamayacağını, davacının ruhsatının 4 A grubu madenleri kapsadığını, ... madeninin ise 1B grubu maden kapsamında kaldığını, davacının bu maden türü açısından bir hukuki hak ve yetkisi bulunmadığını, sözleşmeden kaynaklanan yükümlüğü de sadece bentonitin içinde kalmakta olduğunu, 4 A grubu içerisinde kalan madenler olup, bunun dışında kalan maden grupları açısından bir bildirim yükümlülüğünün de bulunmadığını, sahada davacının bu nitelikte bir çalışma yapmasına engel olunmadığını, sözleşmenin 10. maddesinin 2. Bendinde “ Ruhsat sahibi sahada diğer madenleri de arama çalışmalarına devam edebilir. Bulduğu kil dışındaki madenleri Maden İşleri Genel Müdürlüğünden işletme izni almak suretiyle işletebilecektir.” ibaresi bulunduğunu, davacı tarafından alınmış olan böyle bir izin de bulunmadığını, gerekçeli karar kapsamında belirtildiği üzere tarafının ... üretimine geçmemiş olması, işletme izni almamış olması dolayısıyla davacının bu konuda herhangi bir zararının da doğmamış olması karşısında sözleşmeye aykırı davrandığından bahisle yerel mahkemece davacının davasının kabulüne karar verilmesinin haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, sözleşmenin 10.1 maddesini ihlal ettiği yönündeki kabulünün tamamen haksız ve hukuka aykırı bulunduğunu, sözleşmenin 8. maddesinin 1. bendinde “ ruhsat sahibinin veya işletmecinin sözleşme hükümlerine ve maden kanunu mevzuatına aykırı davranması halinde taraflar tek taraflı fesih talebinde bulunabilirler. bu talebe istinaden bakanlık heyetinin vereceği karara taraflar uyacaktır.” dendiğini, bu madde kapsamından da anlaşılacağı üzere "taraflar arasında sözleşme hükümlerine ve maden kanunu mevzuatına göre sözleşmenin feshinin talep edildiği hallerde...‘in vereceği kararın taraflar açısından bağlayıcı olacağı ve tarafların buna uyacağı " belirtildiğini, davacı tarafça bu madde kapsamında 31.07.2009 tarihli ve ... sayılı dilekçe ile...‘e başvurulduğunu, ... tarafından yapılan inceleme neticesinde davacıya yazılan yazı kapsamında “ilgide kayıtlı dilekçe ile Ordu İli, ... İlçesi hudutları dahilinde bulunan İR: 7353 sayılı sahanızda rödovanscı olarak bulunan ... San Tic. Ltd. Şti. ‘nin önceki ruhsat sahibi ... Madencilik San. Ve Tic. A.Ş. ile yapılan 27/08/2003 tarihli rödovans sözleşmesinin 10. Maddesinin 1. Fıkrasındaki “ ... yapacağı çalışmaların sadece Bentonit kil için olacaktır. Kil dışında başka bir maddenin varlığı tespit edilirse derhal durumu ... Madenciliğe bildirecek ve bu maden üzerinde herhangi bir hak talep etmeyecektir.” hükmüne aykırı olarak ER : 3182596 sayılı müracaatla ... müracaatında bulunularak Genel Müdürlüğünden işletme ruhsat talebinde bulunulduğu belirtilerek sözleşmeye aykırı olarak yapılan bu müracaata itiraz ettiğini, konu ile ilgili olarak yapılan değerlendirmelerde; söz konusu müracaata konu olan ... madeninin 2003 yılında taşocakları nizamnamesi kapsamında değerlendirildiği, uhdenizdeki ruhsatın maden ruhsatı olduğu, ... San. Tic. Ltd. Şti.‘nce yapılan müracaatın ise 1 (b) grubu müracaatı olduğu ve ir:7353 sayılı ruhsatın grubundan farklı olduğu, farklı grupta maden ve rödovans sözleşmesi sonrasında maden kanunu kapsamında alındığından sözleşmeye aykırı bir husus tespit edilmemiştir.” dendiğini, sözleşme içeriğine göre taraflar açısından bağlayıcı nitelikte bulunan bu kurum görüşüne göre de davacının bu kapsamda kalan iddiasının haksız olduğunu, bu kapsamda taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.1 maddesinde " tarafların bakanlık heyetinin vereceği kararlara uyacağı" nın kararlaştırılmış olması ve davacının başvurusu neticesinde alınan bakanlık görüşüne göre de " sözleşmeye aykırı bir hususun tespit edilmediğinin" bildirilmesi karşısında davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken hatalı karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı katılma yoluyla sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; sözleşme maddeleri yanında davalının maden mevzuatına, Çevre Kanununa ve diğer mevzuatlara uymadığını, bu yüzden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün B.15.0: MÜM.0.01.02 sayılı yazılarından anlaşılacağı üzere iş bu sahada Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliğine göre Maden Kanunun 7.maddesine göre alınması gereken GSM izni olmadan çalıştığı için “işletme ruhsatı teminatı”nın irat kaydedidiğini, bu teminat 3 ay içerisinde yatırılmadığı takdirde ruhsatın iptal edilmesi ile karşı karşıya kalacağını, ayrıca Ek Sözleşme ile eklenen alanlara ait işletme ruhsatı, GSM izinleri ve ÇED raporları alınmadan arama ve üretim çalışmalarına başlamaması gerekirken bu şartlara uyulmadığını ve sahada çalışmalar yapıldığını bu hallerin mevzuata aykırı olduğunu ve ruhsatın iptalini gerektiren tehlikelerin doğmasına yol açtığını, davanın kiracılığın tespiti ve davalı kiralayan tarafından yaratıldığı ileri sürülen muarazanın meni istemine ilişkin olduğunu, sözleşmede sürenin ruhsat süresi kadar olduğu beyanı bulunduğunu oysaki bu tip sözleşmelerde sürenin muayyen yani belirli olması gerektiğini, hakkın özüne dokunan şekilde yapılan akitlerin de geçersiz olduğunu, ruhsat hakkı sahibinin maden sahasını bir takım sebeplerden dolayı işletme olanağı bulamadığını, bu sürenin muayyen olması gerektiğini eğer bu süre muayyen değilse esas olan sürenin bir yıl olduğunu, hiçbir zaman ruhsat hakkı boyunca kendine verilmiş işletme hakkını bir başkasının kullanılmasına müsaade edilmeyeceğini, aksi takdirde bu durumun, hakkından faydalanamamayı ve üzerinde ayni hak kuramamayı doğuracağını, davalının sahadan tahliye edilmesi gerektiğini, kiracılık sözleşmesinin feshine karar verildiğini ancak diğer taleplerin değerlendirilmediğini, bilirkişilerin kendilerini yargılama makamı yerine koyup rapor sunduklarını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı; davalı şirketin davacının sahibi olduğu Ordu ili ... ilçesindeki... maden sahasını süresiz olarak elde ettiği madenin satış fiyatının %10 oranındaki semeresi karşılığında 27/08/2003 başlangıç tarihli sözleşme ile kiraladığını, davalının maden mevzuatına, Çevre Etkileme kanunlarına ve diğer mevzuatlara uymadığını, hatta alınması gereken GSM izni olmadan çalışıldığı için Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından işletme ruhsatı teminatının irat kayıt edildiğini, teminatın 3 ay içinde yatırılmaması halinde ruhsatın iptal edilmesi ile davacıyı karşı karşıya bıraktığını, ayrıca ek sözleşme ile eklenen alanlara ait işletme ruhsatı, GSM izinleri ve ÇET raporları alınmadan arama ve üretim çalışmalarına başlamaması gerekirken bu şartlara uyulmadığını, bu hallerin ruhsatın iptalini gerektiren tehlikeler doğmasına yol açtığını, sözleşmenin 10.1 maddesi gereğince bu sahada sadece bentonit işletmesi yapılacağı şart edilip başka bir madenin varlığı tespit edilirse bunun derhal davacıya bildirileceği üzerinde herhangi bir hak talep edilmeyeceği kararlaştırılmasına karşın ... madeni çıkararak bunu 2006 yılında kurduğu tesislerde mamul ve yarı mamul hale getirerek piyasaya sattığının tespit edildiğini, sözleşmenin 10.3 maddesindeki şartlara da işletmecinin hiçbir zaman uymadığını, bentonitin mamul hale getirilmesine yönelik çalışmaları yaptığını ve tesis kurduğunu, mamul ve yarı mamul halde malzeme satışı yaptığı halde davacıyı haberdar etmediği gibi bu işletmeye davacıyı da ortak etmediğini, maden kanunu uygulama yönetmeliğinin 61,62 ve 63.maddelerde özel şahıslara ait arazilerin ruhsat sahibi adına irtifak ve intifa hakkı tesis edileceğini veya kamulaştırma yolu ile ruhsat sahibi adına tescil edileceğini öngördüğünü, buna karşın işletmecinin bu madenin üzerinde bulunduğu özel şahıs arazilerinin mülkiyetini ruhsat hakkı sahibinin adına alması gerekirken kendi adına aldığını, bu durumun sözleşmenin 8.1 maddesine de aykırı olduğunu, bu maddede açık şekilde mevzuata aykırılık halinde sözleşmenin tek taraflı feshinin şart edildiğini, sözleşmede sürenin ruhsat süresi kadar olduğu beyanı olmasına karşın bu tip sözleşmelerde sürenin muayyen yani belirli olması gerektiğini, hakların özüne dokunacak şekilde sözleşme süresi belirlenmesinin yasak olduğunu, bu nedenle muayyen bir süre kararlaştırılmamış olan sözleşmenin süresinin bır yıllık olduğunu, bir yıllık sürede geçtiğinden Borçlar Yasasının adi kira/Hasılat Kirası hükümlerine göre sözleşmenin sona erdiğini, davalının sahadan tahliye edilmesi gerektiğini, davalının semerenin satış bedelinin %10 oranını davacıya vermesi konusunda anlaştıklarını, davalının üretti madeni bir firmaya 27,00 Dolar/ton bedelle sattığını, bu firmanın çıkan madenin tümünü alma konusunda garanti verdiğini, buna karşı davalının veya ortaklarının kurduğu ... fabrikasına ise 10 Dolar/ton olarak sattığını, bu durumda davacının satış değeri üzerinden pay aldığı için 17 dolar/tonun %10 oranı kadar zarar ettiğini, bu nedenlerle hakkın özüne dokunan ruhsat hukuku devam ettiği sürece kira süresi şartının geçersizliğine, akdin süresinin dolmuş olması nedeniyle BK.nun hükümlerine göre davalının mecurdan tahliyesine, boş olarak davacıya teslimine, davalının sözleşmeye ve mevzuata aykırılıklarının tespitine, sözleşmenin 8.1 maddesi gereğince akdin feshine, maden sahasına yönelik müdahalesinin menine, üçünçü şahıslara karşı ön sürülebilecek kişisel hak kazandırması için davalı işletmesi adına maden siciline şerh edilen rödovans sözleşmesi şerhinin sicilden fekkine, sözleşme ve mevzuata aykırı olarak madenin üzerinde olduğu özel şahıslara ait arazinin ruhsat sahibi adına alınması gerektiği halde kendi adına almış olması işlemlerinin iptaline ve davalı adına mülkiyet, intifa ve irtifak hakkı olarak tescil edilen kayıtların iptali ile davacı adına tescil edilmesine, sözleşmeye göre ruhsat sahibine ait olması gerektiği halde maden sahasında davalı tarafından bulunan ... madenin çıkarılmasından dolayı davacının 1996 yılından beridir uğradığı menfi ve müspet zararlar karşılığı olarak 1.000 TL'nin davalıdan ticari faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, sürekli ve devamlı alım yapan bir firmaya 27 Dolar/ton üzerinden satış yaptığı halde kendi kurduğu ... firmasına 10 Dolar/ton üzerinden satmak suretiyle davacıyı 2006 yılından bu yana uğrattığı zarar ve ziyanlar karşılığında şimdilik 1000 Dolar tazminatın davalıdan ticari faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, sözleşmeye göre bentonit madeninin mamul ve yarı mamul hale getirilmesi için yapılacak çalışmalara ve işletmelere davacının orta edilmesini sağlamayarak 2007 yılından beri uğrattığı menfi ve müspet zararlar/kar mahrumiyeti karşılığında 1000 Dolar tazminatın davalıdan ticari faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı; görev, yetki ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, GSM izni almak maden kanununun 8.maddesinden kaynaklanan bir yükümlülük olup bu yükümlülüğü yerine getirmenin de sözleşmenin 4.2 maddesi gereğince davacının sorumluluğunda olduğunu, yine sözleşme 27/08/2003 tarihli olup bu tarih itibarı ile madenin işletilmesi için GSM izni gerekli olmayıp bu zorunluluğun 2004 yılında getirildiğini, zaten maden işleri genel müdürlüğünün bu konuda Rödavansçıyı muhatap almadığını, davalı şirketin sonradan dahil edilen alanlarla alakalı herhangi bir eksik izinle çalışma durumunun da söz konusu olmadığını, davalı şirketin sözleşme ile üzerine düşün tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, davacı şirketin ise sözleşme gereği maden ruhsatının yürürlüğünün devamını sağlamakla yükümlü olduğunu, bunun için davalı şirketçe gönderilen evraklarla kendisi tarafından yapılması gerekli olan iş ve işlemleri de tam ve eksiksiz olarak tamamlayıp maden işleri genel müdürlüğüne zamanında teslim etmek zorunda olduğunu, davalı şirketin ... sahasını 2006 değil 2010 yılında açtığını, bu saha için yanlızca işletme ruhsatı alındığını, işletme izni alınmadığından herhangi bir üretim çalışması da olmadığını, aksi düşünülse dahi sözleşmenin imzalandığı tarih itibarı ile maden niteliğinde olmayan bir maddeye ilişkin olarak sözleşme ihlalinin söz konusu olamayacağını, yine ...'ın 2004 yılında maden kanununda yapılan değişiklik ile maden vasfını kazandığını, bu değişiklik ile aynı zamanda maden ruhsatlarının gruplandırıldığını, bentonitin de içinde kaldığı grubun 4.grup olarak adlandırıldığını, trasın ise farklı bir grup olan 1.grup içerisinde kaldığını, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünün 4 nolu grup içerisinde kalan madenler olup bunun dışında kalan maden grupları açısından bir bildirim yükümlülüğü de bulunmadığını, kaldı ki sahada davacının bu nitelikte bir çalışma yapmasına engel olunmasının da söz konusu olmadığını, zaten maden işleri genel müdürlüğünün davacı tarafın ruhsatı ... hakkını kapsasa idi davalıya ayrıca bir ... ruhsatı veremeyeceğini, davacının bu hususta maden işleri genel müdürlüğüne bulunduğu şikayetin reddedildiğini, diğer taraftan zaten davalı şirketin bu sahada işlenebilir ... madeni tesit edemediğinden ruhsatı da feshettiğini, öte yandan davalı şirketçe doğrudan doğruya bir tesis kurulması söz konusu olmayıp sadece bir şirkete iştirakte bulunulduğunu, bunun dışında bireysel olarak kurulmuş bulanan bir tesis olmadığını, diğer yandan sözleşme ile kendilerine böyle bir ihbar yükümlülüğü de getirilmediğini, kaldı ki davacı tarafından bu zamana kadar geçen süreçte böyle bir tesis kurulması veya kurulacak olan tesise iştirak etmek istendiği yolunda bir talep iletilmediğini, üretim kapasitesini artıracak bir girişimde de bulunmadığını, zaten ilgili maddeye göre böyle bir ortaklığın ruhsat sahibinin bu konuda bir talebi olursa ve müşterek şartlar oluşursa olacağını, bu durumun davalı şirketin ruhsat sahibi dışında başka kişi yada kişilerle kurum veya kuruluşlarla tesis kuramayacağı ve ortaklık yapamayacağı anlamına gelmediğini, ruhsat sahibinin yapmadığı üretimin artışına yönelik bu işleme tesisi faaliyetlerinin işletmeci davalı şirketçe yapıldığını ve her geçen gün üretim ve satışlarını artırdığını, davalı şirketin arazileri satın almadığını, sadece maden üretim mevzuatı için gerekli olan arazi sözleşmelerini yaptığını, maden ruhsatı olmayan bir alanda arazinin mülkiyeti kime ait olursa olsun ruhsat sahibinin rızası dışında o alandan maden üretilemeyeceği ve satılamayacağını, sözleşmenin 3.maddesine göre ruhsatın geçerliliğini koruduğu müddetçe sözleşmenin geçerli olacağının ortaya konduğunu, işletme ruhsatı süresinin de 60 yıl olarak kanunla belirlenmiş olduğunu yani sözleşmenin süresiz bir sözleşme olmadığını, yapılan rödovans sözleşmesinin Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylandığını ve bu süre ile ilgili maddenin de kabul gördüğünü, ortada halen hukuken geçerli bir maden ruhsatı bulunmakla sözleşmenin süresinin bittiğinden bahsedilemeyeceğini, gerek şirket gelir giderleri, faturaları ve gerekse maden işleri genel müdürlüğüne bildirdiği satış bilgi formlarından da anlaşılacağı üzere Bentonit madeninin satış fiyatının kesinlikle 27 Dolar olmadığını, bölgedeki en kaliteli bentonitin bile ocak başı satış tutarının 10 Dolar/ton ile 13 Dolar/ton arasında değiştiğini, gerek yurt içi gerekse yurt dışı satışlarındaki fiyatlara maden bedeli, üretim giderleri, işçilik giderlir, yükleme ve nakliye giderleri, stoklama, liman, gümrük giderleri vs.bütün giderlerin dahil olduğunu, yurt dışı satışlarda ocak satış fiyatının stoklama, stoktan yükleme, vinç, belediye harcı, gümrük harcı gibi giderler eklendikten sonra nihai satış fiyatının tespit edildiğini, ... şirketi yurt içi şirketi olduğu için ve genellikle ikinci kalite bentonit kullanıldığı için ayrıca sayılan sair giderlerde davalının bir kazancı olmadığı için satış fiyatı hesaplanırken bu giderlerin toplamı düşülerek fiyatın hesaplandığını, bu giderlerin yaklaşık 8-10 USD /ton civarına geldiğini, dolayısı ile 23 USD'lik yurt dışı satış fiyatının ikinci kalitede gözönüne alındığında 10-12 USD olarak tespit edilmesinin son derece doğal olduğunu, bu tür madenlerin damarlarında çok farklı kalitede cevherleşme zonları bulunduğunu, bazı zonlar ihraç kalitesinde olup bazı zonların ise ihraç kalitesini yakalayamadıklarını, bu kısımların genellikle kullanılamadığını, davalı şirketin bu ortaklık yapısı ile düşük kaliteli bentonitlerinde işletilmesine olanak sağlayarak ruhsat sahibine ek kazanç sağladığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacının, 27/06/2011 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesindeki ruhsat sahibi adına alınması gereken özel şahıslara ait arazilerin, işletme hakkını belirli bir bedel karşılığı alanın kendi adına alması nedeniyle, bu tapu kayıtlarının iptali ile davacının adına tesciline ilişkin talep maden kanunun 46.maden uygulama yönetmeliğinin 61,62 ve 63.maddeleri, 2942 sayılı kamulaştırma kanunu gereğince kamulaştırma sürecine tabi olduğundan bu tescile yönelik taleplerini şimdilik atiye bıraktıklarını beyan ettiği anlaşılmıştır.Mahkeme, Rödovans sözleşmesi, maden işletme ruhsatı, maden işleri genel müdürlüğü tetkik ve tespit raporu, işlem dosyası, ihtarnameler, tapu kayıtları, ticaret sicil kayıtları, davalı şirketin 2006-2011 yılları arası yurt içi ve yurt dışı satış faturaları, maden ruhsat sahası ve işletme ruhsat alan krokisi, IV.Grup işletme izin belgesi dosya içerisine almış, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.22/01/2013 tarihli kök ve 17/07/2013 tarihli ek bilirkişi raporlarında; GSM ile ilgili olarak işletmecinin yaptığı işlemde herhangi bir kötü niyete rastlanmadığı ancak bu işlemin ruhsat sahibini zarara uğrattığı, bu bakımdan işletmecinin bu husustan sorumlu olması gerektiği, ayrı şekilde işletme izni alınabilmesi için faaliyet yapılacak özel şahıslara ait arazinin sahipleri ile anlaşmanın rödovans sözleşmesinin ruhuna aykırı biçimde ruhsat sahibi yerine davalı tarafından yapılmasının doğru bir uygulama olmadığı, ancak bu hususların söz konusu madencilik faaliyetinin ekonomik büyüklüğü gözönüne alındığında işletmeci tarafından telafi yönüne gidilmesinin daha uygun olacağı ve anılan bu bakımlardan dolayı rödövans sözleşmesinin iptalini gerektirecek bir durum olmadığı, ... konusu ile ilgili olarak; rödövans sözleşmesinin 10.1 ve 10.2 maddeleri işletmecinin maden kanununa göre ruhsat başvurusunu engellememekle birlikte taraflar arasında anlaşmaya varılan bir hususu belirttiği, bu bakımdan bu konunun maden hukuku dışında bir konu olduğunu ve konunun uzmanlık alanı dışında kaldığı, ruhsat sahibi firmanın ürün satışı ile ilgili olarak düşük fiyattan kaynaklandığını iddia ettiği zararın ancak muhasip bilirkişi tarafından taraf ticari defterleri ile hesaplanabileceğinin belirtildiği anlaşılmıştır. 07/07/2014 tarihli bilirkişi raporunda; davalı firma tarafından TRANS maden ruhsatı alınmasının önünde hukuki bir engel olmadığı, ... için Maden Kanununa uygun olarak 1b Grup madenler kapsamında maden ruhsatı alınmış olmasına rağmen İşletme İzni alınmadığı ve dolayisiyle üretim yapılmadığı, bütün madencilik çalışmalarının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden işleri Genel Müdürlüğü'nün sıkı kontrolü altında olup devletin onayladığı bir işlemde hukuka aykırı bir durum olmadığı, Rödövans anlaşması gereği madencilik çalışmalarının devamının ruhsatın hukuki süresi ile sınırlı olduğu ve halen ruhsat hukuken geçerli olduğu için madencilik çalışmalarının devam edeceği, dolayısıyla davalının rödövans anlaşmasını iptal edecek veya madencilik çalışmalarını durduracak hukuki bir durum olmadığı, davalının ibraz edilen satış faturalarına göre, davacının, davalının ortak olduğu davaya konu ... firmasına satılan 16213,47 Ton bentonit üzerinden hesaplanan rödovans kaybı (zararı) 18.158,86 TL hesap edildiği, ancak söz konusu firmalara satılan bentonit satış fiyatları ile ilgili faturalarda bentonitin kalitesinin belli olmadığı, davalı vekili her ne kadar ... şirketine satılan bentonitlerin ikinci kalite olduğunu beyan etmiş ise de, her iki firmâya ait satış fiyatları arasındaki farkın, bentonitin kedi, köpek kumu imalatında kullanılan 2. kalite bentonit ile kağıt, deterjan ve sağlık ürünlerinde kullanılan 1. Kalite bentonite göre belirlenen satış fiyatlarından kaynaklanmış olup olmadığı değerlendirmesinin Mahkemenin takdirinde olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 14/02/2018 tarihli bilirkişi raporunda; üretim yapılan alanın ruhsat sınırları içinde kaldığı, keşif yerinde yapılan gözlemlerde ve fen bilirkişilerince hazırlanan tespitte üretim sırasında ruhsat sahası sınırları dışına çıkılmadığının anlaşıldığı, dava dosyasında sözü geçen I-(b) grubu ... madeni olduğu davacı tarafça davalı tarafın işletme ruhsatı başvurusunda bulunduğu belirtilen bölgede yapılan incelemede herhangi bir üretim ve çalışma tespit edilmediği, sahanın bütününü yansıtır şekilde numune alındığının belirtildiği ve mali müşavir tarafından düzenlenen 02/02/2018 tarihli raporda; davalının dava dışı şirketlere satmış olduğu ham bentonit madeninin dava dosyasına sunmuş olduğu faturalara istinaden 2005 yılı birim fiyatının 26,99 TL, 2006 yılı birim fiyatının 30,74 TL, 2007 yılı birim fiyatının 28,29 TL, 2008 yılı birim fiyatının 31,58 TL, 2009 yılı birim fiyatının 24,25 TL, 2010 yılı birim fiyatının 25,47 TL, 2011 yılı ilk üç ayının birim fiyatının 21,98 TL olduğu, davalıdan ... şirketine 2008 yılında 14,30 TL ortalama birim fiyatından 3.730,65 ton, 2009 yılında 15,21 TL ortalama birim fiyatından 4.745,55 ton, 2010 yılında 16,19 TL ortalama birim fiyatından 3.069,46 ton, 2011 yılı ilk üç ayında 16,90 TL ortalama birim fiyatından 4.667,71 ton ham bentonit satışı yapıldığı, davalının yapılan ham bentonit satışlarında ... ile diğer firmalara farklı fiyat uyguladığının belirtildiği anlaşılmıştır. 15/10/2019 havale tarihli bilirkişi raporda; söz konusu sahada davacının iddia ettiği gibi beyan edilen üretim rakamının üstünde bir maden üretiminin olup olmadığının tespiti için bu alanda bir maden mühendisi nezaretinde Harita mühendisi tarafından imalat ölçüsü yapılması gerektiği, davalı firma tarafından, davalı firmanın da ortak olduğu ... firmasına piyasadaki diğer firmalardan daha farklı ve düşük fiyatla bentonit madeni satıldığının daha önceki bilirkişi raporlarında mali uzmanlar tarafından tespit edildiği ve bu tespite katıldıkları, davacının GSM konusundaki iddialarının maden sahasındaki tüm izinterin ruhsat sahibi tarafından ahınması gerekliliğinden dolayı doğru olmadığı, davalının ruhsat süresi konusunda, sözleşme maddesine göre ruhsat sahasındaki işletmeci hakkının Ruhsat hukuku süresince devam ettiği ve bu sürenin maden sahasına ait ruhsatın temdit edilmesi (yenilenmesi) halinde bile süreceği idddiasının yerinde olduğu, ruhsat sahası içindeki arazilerin işletmeci tarafından kiralanması va da satın alınmasına yönelik rödüvans sözleşmesinde aykırı bir madde olmadığı, davacının ... madeni konusundaki iddiaları konusunda, sözleşenin 10.1 maddesinde açıkça kil dışındaki bir madenin varlığı şeklinde ibare olduğu, bunun ... madenini de kapsadığı, işletmecinin kil dışında bir madenin varlığından ruhsat sahibini haberdar etmemesinin sözleşme ihlali ve fesih nedeni olacağı, bentonit madeni numunelerinin ancak bir laboaratuvar analizi sonucu kalite tayini yapılabileceği, elle ve gözle bir kalite tayini yapılmasının imkânsız olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.16/07/2021 tarihli ek raporda; söz konusu sahada üretimi yapılan bentonitin düşük kalitede olmakla birlikte piyasa değerinin altında satıldığının daha önceki bilirkişi raporlarında mali uzmanlar tarafından tespit edildiği ve bu tespite katıldıkları, analizleri yapılan bentonit numunelerinden maden sahasında üretimi yapılan bentonit madeninde en fazla %30 oranında montmorillonit oranı söz konusu olduğundan, bentonitin sondaj döküm gibi endüstriyel alanlarda kullanım imkanı olmayıp, sadece kedi kumu olarak kullanılmaya elverişli olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. 14/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirket tarafından 2006 ila 2009 yıllarına ilişkin ticari defterlerin muhasebe müdürü tarafından zaman aşımına uğradığı beyan edilerek incelemeye ibraz edilmediği, 2008 yılı ila 2011 yıllarında davalı şirket adına düzenlenmiş olan “Rödovans bedeli” içerikli faturaların mahzende bulunamadığı belirtilerek ibraz edilmediği, ibraz edilen davacı şirketin 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin ticari defterler kayıtları üzerinden yapılan incelemeler neticesinde, “Rödovans bedeli” içerikli faturalara davacının defter kayıtlarında rastlanılmadığı, SMMM ... tarafından düzenlenmiş olan 14.03.2018 havale tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen; davalı şirket tarafından dava dışı ... Bentonit Maden Tic. Ltd. Şti. adına 2008, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında düzenlenen faturalardaki maden (ürünler) ile davalı şirket tarafından aynı yıllarda dava dışı diğer üçüncü firmalara düzenlenen faturalardaki madenin (ürünlerin) aynı özelliklere sahip olup olmadığına dair takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, aynı özelliklere sahip ürün olduğunun kabul edilmesi halinde, SMMM ... tarafından düzenlenmiş olan bilirkişi raporu ile tespit edilen satış miktarları, birim satış fiyatları üzerinden bulunan fiyat farkları doğrultusunda; Rödovans sözleşmesine göre 2008 yılı için davacı lehine (3.730,55 ton x 17,28 TL =) 64.463,90 %10’u olan 6.446,39 TL tutarında daha rödovans hesaplanması gerektiği, Rödovans sözleşmesine göre 2009 yılı için davacı lehine (4.745,55 ton x 9,04 TL =) 42.899,77 %10’u olan 4.289,97 TL daha rödovans hesaplanması gerektiği, Rödovans sözleşmesine göre 2010 yılı için davacı lehine (3.069,46 ton x 9,28 TL =) 28.484,59 %10’u olan 2.848,46 TL daha rödovans bedeli hesaplanması gerektiği, Rödovans sözleşmesine göre 2011 yılı için davacı lehine (4.667,71 ton x 5.08 TL =) 23.711,97 %10’u olan 2.371,20 TL daha rödovans hesaplanması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.15/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; söz konusu sahada davacının iddia ettiği gibi beyan edilen üretim rakamının üstünde bir maden üretiminin olduğu iddiasının gerçekçi olamayacağı, zira sahadaki son durumu ve imalatları içeren Faaliyet Bilgi Formları, İmalat Haritaları ve bunların gerçekliği ve gerçekliğinin sağlanması ve her yıl 30 Nisan'a kadar İlgili kamu kurumu olan...'e verilmesi mevzuat gerekliliği olup tüm bunları yerine getirmek sorumluluğunun da bizzat Ruhsat Sahibi (Davacı) (... Tic. San. AŞ) ait olduğu, daha önceki Bilirkişi Raporlarında da yer alan "davalı firmanın da ortak olduğu ... firmasına piyasadaki diğer firmalardan daha farklı ve düşük fiyatla bentonit madeni satıldığı" tespitine katılmakla birlikte, Rodövans sözleşmesinde buna yönelik bir hüküm bulunmaması, 27 Ocak 2021 tarihli MTA Analiz/Test Raporuna göre Bentonitin kalitesini belirlemede en önemli unsur olan Montmorillonit oranının % 30 dolaylarında olması yani 2. Kalitede çıkması, Serbest Piyasa Koşulları ve madenlere özgü bir vergi olan ve üretim miktarına bağlı olarak hesaplanıp her yıl devlete ödenen Devlet Hakkını hesaplamada... tarafından yıllık olarak belirlenen Ocakbaşı Satış Fiyatının üzerinde olması nedeniyle bu konuda taktirin mahkemeye ait olduğu, ... (GSM) Ruhsatının alınması konusundaki davacının iddialarını, Maden Mevzuatı gereği maden sahasındaki tüm izinlerin bizzat ruhsat sahibi tarafından alınması gerekliliğinden dolayı doğru bulmadıkları, ruhsat süresi konusunda davalının, sözleşme maddesine göre ruhsat sahasındaki işletmeci hakkının Ruhsat hukuku süresince devam ettiği ve bu sürenin maden sahasına ait ruhsatın temdit edilmesi (yenilenmesi) halinde bile süreceği iddiasının doğru olduğu, ruhsat sahası içindeki arazilerin Rodövansçı (İşletmeci) tarafından kiralanması ya da satın alınmasının rödovans sözleşmesinde aykırı bir hüküm oluşturmadığı, ... madeni konusundaki davacının, sözleşenin 10.1 maddesinde açıkça kil dışındaki bir madenin varlığı şeklinde ibare olduğu, bunun ... madenini de kapsadığı, işletmecinin kil dışında bir madenin varlığından ruhsat sahibini haberdar etmemesinin sözleşme ihlali ve fesih nedeni olacağı iddiasını doğru buldukları, dava konusu Bentonit madeninden alınan numunelerin 27 Ocak 2021 tarihli MTA Analiz/Test Raporu sonucuna göre 2. kalite olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.Mahkeme; "... davalı her ne kadar ... madeni üretimine geçmemiş ve işletme izni almamış, dolayısı ile bu konuda davacının bir zararı doğmamış ise de, ... madeni için ruhsat alması ve maden arama faaliyetleri içerisinde bulunması, maden sahasında başka bir madenin varlığından ruhsat sahibi davacıyı haberdar etmemesi sözleşme hükümlerine aykırıdır ve davacının fesih hakkını doğurmaktadır... davalının sorumluluğunda olmasına karşın GSM ruhsatı alınmadan sahada üretim yapıldığı için Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından idari para cezası uygulandığı iddia edilmiş ise de, Maden Kanunu gereğince ruhsat sahibi maden sahasındaki tüm idari, yasal ve emniyet tedbirlerinin alınmasından, madende üretimin yapılabilmesi için gerekli tüm izinlerin alınmasından sorumludur ve bu sorumluluğu işletmeci rödövansçı firmaya devredemez. Bu nedenle davacının GSM ruhsatı konusundaki iddiaları yerinde görülmemiştir... davalı firmanın da ortak olduğu ... firmasına piyasadaki diğer firmalardan daha farklı ve düşük fiyatla bentonit madeni satıldığı tespit edilmiş olmakla birlikte taraflar arasında akdedilen rödövans sözleşmesinde buna yönelik bir hüküm bulunmaması, 27/01/2021 tarihli Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Maden Analizleri ve Teknolojisi Dairesi Başkanlığının analiz/test raporuna göre bentonitin kalitesini belirlemede en önemli unsur olan Montmorillonit oranının %30 dolaylarında olması yani 2.kalitede çıkması, bentonitin sondaj döküm gibi endüstriyel alanlarda kullanım imkanı olmayıp sadece kedi kumu olarak kullanılmaya elverişli olduğu, Serbest Piyasa Koşulları ve madenlere özgü bir vergi olan ve üretim miktarına bağlı olarak hesaplanıp her yıl devlete ödenen devlet hakkını hesaplamada... tarafından yıllık olarak belirlenen ocakbaşı satış fiyatının üzerinde olması nedeniyle davacının bu yönden tazminat talebinin reddi gerekmiştir... "A" bendinde kira süresi şartının geçersizliği ve akdin süresinin dolmuş bulunması nedeniyle tahliye talep edilmiş ise de; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3.maddesi ile, "....sözleşme süresi ruhsat hukuku devam ettiği sürece yürürlüktedir. Bu süre zarfında kirlanan yerde yapılacak madencilik faaliyetlerinin sorumluluğu tamamen işletmeciye aittir. Ruhsat sahibi ruhsatın yürürlükte kalması için gerekli raporları vererek ruhsatın devamını sağlamakla yükümlüdür...." şeklinde hüküm altına alındığı, tarafların tacir olduğu ve sözleşmede ruhsat hukukunun devam ettiği sürece sözleşmenin devam edeceğine dair kaydın bulunduğu, bu kaydın tarafları bağlayıcı olduğu, esasen maden işletmeciliği doğası itibariyle ilk yatırım masrafları yüksek olan ve çok fazla sermaye isteyen bir sanayi kolu olup, maden işletmecisi maden üretimine başlarken süreden bağımsız olmak yani işletmecilik süresinin olabildiğince uzun olmasını ister, dolayısıyla davacının burada süre kısıtlamasından bahsedebilmesi için kesin tarih (10 yıl geçerli gibi) sözleşme hükümleri koyması gerekirdi bununla birlikte sözleşmenin 8.1.maddesi uyarınca haklı sebepler bulunması halinde sözleşmenin iptalinin talep edilebileceği ancak davacı tarafından sözleşmenin feshine bağlı olarak tahliye talebinde bulunulmadığı, akdin süresinin dolmuş olması nedeniyle davalının mecurdan tahliyesinin talep edildiği ancak yukarıda açıklandığı üzere, somut olayda taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılan kira süresi şartının geçersizliğine karar verilemeyeceği gibi bu şart nedeniyle tahliyeye de karar verilmeyeceği... davacı vekili dava dilekçesi netice ve talep kısmının "B" bendinde, akdin feshi ile birlikte maden siciline şerh edilen Rödovans Sözleşmesi şerhinin sicilden fekkini(Danıştay 1.D.31.12.1997 gün ve 1997/3 1997/13sayılı istişari görüşü ile) talep etmiştir. Rödövans sözleşmelerinde ruhsat sahibi ile rödövansçı arasında sadece maden hukukunu ilgilendiren konularda Bakanlık yetkilidir. Bakanlığın rödövans sözleşmesinin sicile tesciline, sicilden silinmesine ilişkin verdiği kararlar, sözleşmenin şartlarına bir müdahale niteliğinde değildir. Ruhsat içeriğinde yer alan işletme hakkının kısmen veya tamamen devrinin maden hukukunun genel ilkelerine uygun olup olmadığına karar vermek şeklinde idari işlemler tesis edilir. Şu halde, Rödövans sözleşmesinin sicilden fekki idari başvuru kapsamında olup, idarenin müdahil olarak verdiği bu kararlar, idari yargı denetimine tabidir ve iptal davasına konu edilebilir... talep kısmının "C" bendinde sözleşmeye ve mevzuata aykırı olarak madenin üzerinde olduğu özel şahıslara ait arazinin ruhsat sahibi adına alınması gerektiği halde kendi adına almış olması işlemlerinin iptaline ve davalı adına mülkiyet, intifa ve irtifak hakkı olarak tescil edilen kayıtların iptali ile davacı adına tescil edilmesine yönelik taleplerini 27/06/2011 tarihli dilekçesi ile, maden kanunun 46.maden uygulama yönetmeliğinin 61,62 ve 63.maddeleri, 2942 sayılı kamulaştırma kanunu gereğince kamulaştırma sürecine tabi olduğundan bu tescile yönelik taleplerini şimdilik atiye bıraktıklarını beyan etmekle ve davalı tarafça da 11.12.2023 tarihli duruşmada davacının atiye bırakma talebi yönünden muvafakatlerinin bulunduğu açıkça beyan edilmekle bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Diğer taleplerler yönünden ise; davanın kısmen kabulü ile, yukarıda ayrıntıları açıklandığı üzere taraflar arasında akdedilen 27/08/2003 tarihli Rödövans Sözleşmesinin 8.1 ve 10.1 maddelerinin davalı tarafından ihlal edilmiş olduğunun tespiti ile davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olduğunun tespitine ..." gerekçeleriyle "Madenin üzerinde olduğu özel şahıslara ait arazinin ruhsat sahibi adına alınması gerektiği halde kendi adına alması nedeniyle bu tapu kayıtlarının iptali ile davalı adına mülkiyet, intifa ve irtifak hakkı olarak tescil edilen kayıtların iptali ile davacı adına tesciline" talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına, Diğer talepler yönünden, davanın kısmen kabulü ile; taraflar arasında akdedilmiş bulunan 27.08.2003 tarihli rödovans sözleşmesinin 8.1. ve 10.1 maddesi uyarınca davalı tarafından sözleşmenin ihlal edilmiş olduğunun tespiti ile davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir.Rödovans sözleşmesi; mülkiyeti devlete ait olan madenlerin arama ve işletme hakkını alan gerçek veya tüzel kişilerin bu haklarını üçüncü kişilere devretmesini sağlayan ve TBK'nun ürün kirası hükümleri kapsamında bir kira sözleşmesidir. Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesine göre, ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahasının tamamı ya da bir kısmı için ruhsat sahiplerinin bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmelere rödovans sözleşmesi denir. Rödovans sözleşmeleri maden hukuku uygulamasında yaygın olarak kullanılan, herhangi bir şekle tâbi olmayan, tam iki tarafa borç yükleyen, isimsiz, atipik, karma bir sözleşmedir. Maden sahası arama ve işletme ruhsatına sahip olan kişinin, maden işletme faaliyetini başka bir özel veya tüzel kişiye yaptırarak bunun karşılığında çıkan madenin her tonu karşılığında belli bir kira bedeli almasına “rödovans sözleşmesi” denir. Bu sözleşme gereğince rödovans veren, maden ocağının işletilmesini üstlenen özel veya tüzel kişi, ruhsat sahibine, ürettiği her bir ton maden için önceden ödemeyi taahhüt ettiği meblağ kadar bir ücret ödemektedir. Başka bir ifade ile rödovans sözleşmesi, maden işletme ruhsatı sahibinin işletme hakkını belirli bir süre için rödovansçı denilen kişiye devretmeyi, bu hakkı devralan kişinin ise belirli miktarda üretim yapmayı ve ürettiği maden miktarına göre hesaplanan yıllık rödovans bedelini ödemeyi taahhüt ettiği sözleşme olarak tanımlanabilir. Ruhsat sahibi rödovans verene maden sahasında maden işletmesi için gerekli ortamı sağlamak, rödovans veren ise sözleşmede kararlaştırılan rödovans bedelini ruhsat sahibine ödemekle yükümlüdür. Yargıtay'ın istikrar kazanan uygulamasında (YHGK'nun 11.10.2006 Tarih E.2006/11-617, K.2006/642, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05.07.2017 Tarih E. 2017/6471, K.2017/11091 sayılı kararlarında da belirtildiği gibi); Rödovans sözleşmesinin tarafları arasında çıkan uyuşmazlıklarda sözleşme hükümleriyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun ilgili hükümleri ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 357 ve devamı maddelerinde düzenlenen ürün kirasına ilişkin hükümlerin bünyesine uygun düştüğü ölçüde uygulanacağı kabul edilmektedir. (Yargıtay 3. HD. 2019/2107 - 4221 Esas ve Karar sayılı ilamı)TBK'nun 316. maddesinde "Kiracı, kiralananı, sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kirasında, en az otuz gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunur. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Taraflar arasında 27/08/2003 başlangıç tarihli rödovans sözleşmesi bulunduğu, davanın 21/03/2011 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacının maden ruhsat sahibi, davalının ise işletmeci olduğu, sözleşmenin 3. maddesinde sözleşme süresinin ruhsat hukuku devam ettiği sürece devam edeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme süresinin tacir olan tarafların ortak iradesiyle belirlendiği, sözleşme süresinin değiştirilmesini gerektirir somut delillerin dosyaya sunulmadığı, bu sebeple sözleşme süresinin bitmesi nedeniyle tahliyeye karar verilemeyeceği, sözleşmenin 8-1 maddesinde taraflara sözleşme hükümlerine ve Maden Kanunu mevzuatına aykırı davranılması halinde tek taraflı sözleşme fesih hakkının verildiği, sözleşmenin 10.1 maddesi gereğince sahada sadece bentonit işletmesi yapılacağı ve başka bir madenin varlığı tespit edilirse derhal davacıya bildirileceğinin düzenlendiği, bu maddeye aykırı olarak ... madeni için ruhsat alması ve maden arama faaliyetleri içerisinde bulunan davalının maden sahasında başka bir madenin varlığından ruhsat sahibi davacıyı haberdar etmediği, sözleşmede madenin niteliği yönünden ayrım yapılmadığı ve bu bildirim yükümlülüğünün ihlalinin akdin feshi sebebi olduğu, mahkemece yapılan inceleme ve denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda davacının sözleşmeye aykırı davranışlardan kaynaklı çıkarılan madenlerin cinsi, kalitesi ve ticari defterlerdeki kayıtlarda gözetilerek menfi veya müspet zararlarının tespit edilemediği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2010/8256 Esas, 2010/12333 Karar sayılı ilamında; "...akde aykırılık nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için akde aykırılığın, kiralananın doğrudan kullanımı ile ilgili olması gerekir. Kira akdi ile kiralanan kısım dışında kalan yerlerin kullanımı, bu yerler ile ilgili kiracının tasarrufta bulunması akde aykırılık oluşturmaz. Ayrıca kira sözleşmesinde kiracının kabul ettiği şartlardan birinin yerine getirilmemesi tahliyeyi gerektirmez. Davacı tarafça akde aykırılık olarak gösterilen hususlar kiralananın doğrudan kullanımı ile ilgili olmayıp, tamamı kiralanan işyerinin dışında kalan alanlarla ilgili bulunduğundan Borçlar Kanununun 256. maddesi anlamında tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Bu hususlar ancak akdin feshini gerektirir. Mahkemece verilen süreli ihtara rağmen akde aykırı davranışa son verilmediğinden akdin feshine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi hatalı olduğu..." ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2011/7354 Esas ve 2011/12104 Karar sayılı ilamında; "... davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.6.2008 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin 4. maddesinde kiralananın kiracı tarafından ... tabelası altında ... markalarını kapsayan bay, bayan, hazır giyim ürünleri ve aksesuarlarının teşhir, pazarlama ve perakende satışının yapılacağı mağaza olarak kullanılacağı, kiralananın sözkonusu amaç dışında hiçbir şekilde depo, toptan satış, showroom, fabrika, satış mağazası vb. biçimlerde kullanılamacağı kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup, tarafları bağlar. Bu maddenin ihlali kiralananın kullanımına ilişkin olmadığından akde aykırılık nedeniyle tahliye sonucunu doğurmaz. Sözleşme hükmünün yerine getirilmemesi sözkonusu olduğundan ancak aktin feshini gerektirir. Mahkemece aktin feshine hükmedilmesiyle yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olduğu..." şeklinde belirtildiği üzere davacının akde aykırılık nedeniyle akdin feshini talep ettiği, davacının ayrıca bu hususta tahliye talebinin bulunmadığı, kiralananın bu kapsamda tahliyesine karar verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, tarafların istinaf sebeplerinin ayrı ayrı yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının ve ek kararının HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, tarafların istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru harçlarının mahsubuna, Ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar TL istinaf karar harcından peşin alınanların mahsubu ile eksik kalan 187,80'er TL'nin taraflardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf harç ve masraflarının istinaf talebinde bulunanların üzerinde bırakılmasına,Gider avansından kalanın talep halinde yatıranlara iadesine,Dair dosya üzerinden, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi, açıkça anlatıldı. 03/09/2025

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim