Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/962
2024/1295
4 Aralık 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/962
KARAR NO:2024/1295
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:07/01/2021
NUMARASI:2017/1041 Esas, 2021/7 Karar
DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:04/12/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davacının yüklenici sıfatıyla Kadıköy'de bulunan taşınmaz üzerine inşaat yapmayı üstlendiğini, müvekkili ile davalı arasında bu inşaata ilişkin olarak 22.03.2017 tarihli bir taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre işi tamamlama süresinin 75 gün olarak belirlendiğini, ancak davalının işi tamamen ve eksiksiz olarak iş programına, projeye ve teknik şartnamelere uygun olarak bitirme yükümlülüğü altındayken işi tamamlamadığını, büyük oranda eksik ve ayıp işler yaptığını, bu hususun davalıya ihtar edildiğini, davalın ihtara cevap vermediği gibi ihtarın gereklerini de yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini ve başka bir taşeron firma ile anlaşmak zorunda kalındığını, davalının sözleşme gereğini yerine getirmemesinden kaynaklı olarak başka bir firma ile anlaşılınca hem zaman, hem de maddi kayıplar oluştuğunu belirterek, bu nedenlerle; işin başka bir taşeron firmaya yaptırılmak zorunda kalınması sebebiyle fazladan ödenen sözleşme bedeline ilişkin şimdilik 1.000,00-TL'nin, işin zamanında tamamlanmamış olması nedeniyle sözleşmede bahsi geçen cezai şart için şimdilik 5.000,00-TL'nin, davalı yüzünden inşaat yapımının 2 ay gecikmesinden dolayı davacı tarafından fazladan ödenmek zorunda kalınan 2017 yılı Ağustos, Eylül aylarına ilişkin işçi maaşları SGK prim ödemeleri, muhtasar vergisi, KDV ödemeleri ile SGK destek ödemelerine ilişkin şimdilik 5.000,00-TL'nin, işin zamanında bitirilmemesi nedeniyle davacı tarafından arsa payı sözleşmesi gereği fazladan ödemek zorunda kalınan kira bedellerine ilişkin şimdilik 1.000,00-TL'nin, ve tüm bu nedenlerle davacının piyasa genelinde oluşan "acemi müteahhit/yüklenici" izleniminden kaynaklanan manevi zararına ilişkin şimdilik 5.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Islah dilekçesiyle, davalının yapması gereken işin dava dışı başka bir firmaya yaptırılması nedeniyle davalıya fazladan ödenen sözleşme bedeli için 304.200,00 TL, işin zamanında tamamlanamaması nedeniyle sözleşmeye göre belirlenen cezai şart için 30.000,00 TL, davalı yüzünden inşaat yapımının 2 ay gecikmesinden dolayı davacı tarafından fazladan ödenmek zorunda kalınan işçilik maliyetleri (maaş, prim, muhtasar, kdv, sgk destek...) için 59.433,69 TL, işin zamanında bitirilmemesi nedeniyle davacı tarafından arsa payı sözleşmesi gereği fazladan ödemek zorunda kalınan kira bedellerine ilişkin şimdilik 1.000,00-TL ve tüm bu nedenlerle davacının piyasa genelinde oluşan "acemi müteahhit/yüklenici" izleniminden kaynaklanan manevi zararına ilişkin şimdilik 5.000,00-TL olmak üzere toplam 399.633,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili cevabında, davalı ile davacı arasında 27.03.2017 tarihli dış cephe inşaatı için sözleşme imzalandığını ve iş bitirme süresinin 75 gün olarak belirlendiğini, dış cephe imalatının kendine has çalışma koşullan olan ve pek çok şartın işin yapılmasının zorunlu olarak engelleyebilecek haller içerdiğini, müvekkilinin dava konusu sözleşmeyi imzalaması ile beraber üstlendiği işin gereği doğrultusunda 06.04.2017 tarihinde ... Şti. ile 25.02.2017 tarihinde yine ... ile ayrı ayrı alt taşeron sözleşmeleri imzaladığını, inşaat için gerekli malzemeler ve iskelenin de sözleşme gereği temin edildiğini, ancak yapılan işin hava koşullarından ciddi şekilde etkilenen bir iş süreci olduğunu ve bazı günlerde erteleme yapılmak zorunda kalındığını, ayrıca inşaatın yapıldığı ilçe belediyesinin kendi kuralları gereği cumartesi günleri yarım, pazar günü ise tam gün çalışma yapılamadığını, ayrıca resmi tatiller ve üniversite, lise veya genel sınavların olduğu günlerde de şantiyenin kapalı olduğunu, yapılan her işin davacının onayı alınarak yapıldığını ve davacı tarafından ayrıntılı ve detaylı planın davalı verilmediğini, dış cephe inşaatının binanın iç imalatı ile aynı zamanda ilerlemek durumda olduğunu, iç imalat gecikince dış cephe imalatının da gecikmeye uğradığını, bu durumun şifahi olarak davacıya bildirilmesine rağmen herhangi bir gelişme olmadığını, nitekim iç imalat için binanın dışına malzeme taşımak amacıyla bir asansör kurulduğunu bunun da dış cephe işinin zamanında yapılmasına ve ilerlemesine ciddi şekilde mani olduğunu, ayrıca davacının gönderdiği ihtarname için yapılan görüşmelerde de dava açılmayacağının davalıya söylendiğini, bunun üzerine davalının da işi alt taşeronlar vasıtasıyla devam ettirdiğini, davacının yeniden ihale yapmış gibi iddia da bulunmasının gerçeğe aykırı bir durum olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında eser sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme gereğince davalının inşaatın yapımında dış cephe yapımı üstlendiği, davlının sözleşme gereğince yapması gereken işin tamamlanmadığı, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davalının tamamlandığı kısım için 173.460,00 TL'ye hak kazandığı, ancak davacının fazladan 304.200,00 TL ödeme yaptığı anlaşıldığından fazladan yapılan ödeme yönünden davanın kabul edildiği, sözleşme gereğince işin gecikmesinden dolayı davacının cezai şart talep edebileceği anlaşıldığından davacının 30.000,00 TL cezai şart talebinin kabul edildiği, davacı tarafından her ne kadar işçi maaş ödemesi, SGK prim ödemesi, muhtasar vergi, KDV, SGK destek ödemesi yönünden talepte bulunulmuş ise de; bu süre içerisinde maliyetlerine katlandığı işçilere başkaca bir iş yaptırmamış olduğunun dosyadan tespit edilemediği, bu süreç içerisinde işçilerin boş bekletilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, somut olay ile davacının bu yöndeki talebi arasında da illiyet bağının oluşmayacağı kanaatine varıldığından davacının bu talebinin reddedildiği, davacı her ne kadar fazladan kira ödemesi alacağı talebinde bulunmuş ise de; somut olay nedeniyle fazladan kira ödediğini ispat edemediğinden ve bu yöndeki talebini de ıslah etmediğinden dava dilekçesindeki değer dikkate alınarak reddine karar verildiği, somut olayda; olayın meydana geliş biçimi, davalının eylemi, eylemin davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi nazara alındığında davacının manevi tazminat talebinin kabul edildiği, her ne kadar davacı vekili tarafından ıslah dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de; dava dilekçesinde faiz talebinin olmadığı dikkate alınarak ıslah tarihinden itibaren faize hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının cezai şart talebinin kabulü ile 30.000,00 TL’nin ıslah tarihi olan 27/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla ödeme talebinin kabulü ile 304.200,00 TL’nin TL’nin ıslah tarihi olan 27/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 5.000,00 TL’nin ıslah tarihi olan 27/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının işçi maaş ödemesi, SGK prim ödemesi, muhtasar vergi, KDV, SGK destek ödemesi taleplerinin reddine, davacının fazladan ödenen kira bedeli talebinin reddine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar etmiş, dış cephe inşaatının özellikle hava koşullarından ciddi şekilde etkilenen bir iş süreci olduğunu, sözleşme süresi boyunca oluşan olumsuz hava koşullarının belirlenmesi hususunda ayrıca uzman bir bilirkişinin kanaatinin alınması talepleri yönde inceleme yaptırılmadığını, ayrıca inşaatın yapıldığı ilçe belediyesinin cumartesi günleri yarım, pazar günü ise tam gün çalışma yaptırmamasına, resmi tatiller ve üniversite, lise veya genel sınavların olduğu günlerde şantiyenin kapalı oluşuna ilişkin de bir inceleme yapılmadığını, dış cepheye ilişkin müvekkiline verilmesi gereken ayrıntılı ve detaylı planın davacı tarafından verilmediğini, bu durum işin yapılmasında 1.5 aylık bir gecikmeye sebep olduğunu, iç imalat sürekli geciktiğinden dış cephe işinin de gecikmeye uğradığını, iç imalat için inşaatın dışından içeriye malzeme taşımak amacıyla kurulan asansörün de dış cephe işinin zamanında yapılmasına ve ilerlemesine ciddi şekilde mani olduğunu, işin aslı bu iken, davacının bu haksız taleplerinin yanında "manevi tazminat" talep etmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını belirterek, kararın müvekkili aleyhine kabul edilen kısmının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı taşerondur.Davada, taraflar arasındaki 22.03.2017 tarihli taşeronluk sözleşmesine konu işlerin davalı tarafından eksik ve ayıplı yapıldığı, işin sözleşmeye uygun ve süresinde yapılamayacağının anlaşılması üzerine de sözleşmenin feshedilerek kalan işlerin başka bir taşerona yaptırıldığı iddiasıyla, davalıya fazladan ödenen sözleşme bedelinin iadesi, sözleşme gereği hak edilen cezai şart, uzayan 2 aylık süre nedeniyle fazladan yapılan işçi masrafı, uzayan süre nedeniyle arsa sahiplerine fazladan ödenmek zorunda kalınan kira bedelleri ile bu nedenlerle uğranıldığı belirtilen manevi zararın davalıdan tahsili talep edilmiştir.Mahkemece verilen kısmen kabul-kısmen ret kararına karşı sadece davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğundan, HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi sadece kısmen kabul edilen alacak kalemlerine ilişkin olarak yapılacak olup, reddedilen "uzayan 2 aylık süre nedeniyle fazladan yapılan işçi masrafı ve uzayan süre nedeniyle arsa sahiplerine fazladan ödenmek zorunda kalınan kira bedelleri" bakımından bir değerlendirme yapılmayacaktır.Taraflar arasındaki sözleşme davacı yüklenici tarafından, davalı taşeronun işi süresinde bitirememesi üzerine yeni bir taşeronla 01.08.2017 tarihli sözleşme yapılmak ve davalıya 02.08.2017 tarihli ihtarname gönderilmek suretiyle feshedilmiş olup, birbiriyle bağdaşır olmasa da taraf talepleri, mahkemece verilen karar ve istinaf sebepleri dikkate alındığında yapılan feshin ileriye etkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının fesih tarihine kadarki haksız gecikmeler nedeniyle gecikme cezası (cezai şart) istemesi mümkündür.Davalı taşeron tarafından ileri sürülen gecikme sebepleri bilirkişi heyeti tarafından ayrı ayrı değerlendirilmiş ve davalı açısından haklı bir gecikme sebebi olarak kabul edilmemişlerdir. Bilirkişilerin bu değerlendirmesi ile davaya konu sözleşmede belirtilen teslim tarihi, 29.07.2017 tarihli şantiye fotoğrafı, davalının 10.08.2018 tarihli yazısı, yeni taşeronla yapılan 01.08.2017 tarihli sözleşme ve 02.08.2017 tarihli fesih ihtarı göz önünde bulundurulduğunda, davalının fesih tarihine kadar 60 günden fazla bir haksız gecikmesi olduğu, dava dilekçesinde de 60 günlük gecikme için gecikme cezası talebinde bulunulduğu, bilirkişi raporunda bu süre ve sözleşmede yazılı olan günlük 500,00 TL gecikme cezası üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davacının talep edebileceği toplam gecikme cezasının 30.000,00 TL olarak bulunduğu, davacı tarafından gönderilen 02.08.2017 tarihli fesih ihtarında cezai şart bedeli hakkının saklı tutulduğu, hükmedilen cezai şarta ilişkin olarak istinaf dilekçesinde başkaca bir itiraz da ileri sürülmediği anlaşılmakla, davalı vekilinin hükmedilen cezai şarta yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Hükmedilen diğer alacak kalemi olan, davalıya fazladan ödenen sözleşme bedelinin iadesine gelince, Mahkemece hükme esas alınan raporda davacının bu talebiyle ilgili yapılan değerlendirmeler ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun olup, istinaf sebepleri de dikkate alındığında bu alacak kalemine ilişkin verilen karar da doğru olmuştur.Davacı tarafça ayrıca manevi tazminat talebinde bulunulmuş ve mahkemece bu talebin de kabulüne karar verilmiş ise de, Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 12/03/2018 tarih ve 2017/2682 esas, 2018/882 karar sayılı ve 19/02/2018 tarih ve 2016/4623 esas, 2018/661 karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği gibi sözleşmeye aykırılık halinde 6098 sayılı Kanun'un 114/II. maddesi uyarınca, haksız fiil sorumluluğuna ait hükümler kıyas yoluyla uygulanıp manevi tazminat istenebilirse de, TBK'nın 58. maddesi hükmünce, sözleşmeye aykırılığın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması zorunlu olup, somut olayda bu unsurun gerçekleşmediği anlaşıldığından, koşulları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup, davalı vekilinin istinaf talebi bu alacak kalemi bakımından haklı bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin sadece manevi tazminat bakımından kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, manevi tazminat yönünden davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinafa gelinmediğinden ve davalı vekilinin diğer istinaf talepleri yerinde görülmediğinden mahkemenin diğer talep kalemlerine ilişkin kuruduğu kabul ve ret hükümleri ferileriyle birlikte aynen korunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1- Davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,
2-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/01/2021 tarih ve 2017/1041 Esas, 2021/7 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,A)Davacının cezai şart talebinin kabulü ile 30.000,00 TL’nin ıslah tarihi olan 27/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
B)Davacının fazla ödeme talebinin kabulü ile 304.200,00 TL’nin TL’nin ıslah tarihi olan 27/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,C)Davacının manevi tazminat talebinin REDDİNE,
D)Davacının işçi maaş ödemesi, SGK prim ödemesi, muhtasar vergi, KDV, SGK destek ödemesi taleplerinin REDDİNE, E)Davacının fazladan ödenen kira bedeli talebinin REDDİNE,
B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:1-Alınması gerekli 22.829,20-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 222,01-TL peşin harç ve 6.609,00-TL ıslah harcı toplamı olan 6.831,01-TL harcın mahsubu ile kalan 15.998,19-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 222,01-TL peşin harç, 31,40-TL başvuru harcı ve 6.609,00-TL Islah harcı olmak üzere toplam 6.862,41-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından harç dışında harcanan 2.874,30-TL yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre hesaplanan (%83,62) 2.403,68-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminatlar yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 31.844,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 8.656,38-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde kendilerine İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN1-Davalı tarafından yatırılan 5.850,00 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 65,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 227,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere04/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.