Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/763
2024/990
1 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/763
KARAR NO: 2024/990
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/11/2020
NUMARASI: 2018/929 Esas, 2020/732 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 01/10/2024
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirket ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı cari hesaptan doğan 14.054,83 Euro bakiye alacağı bulunduğunu, borcunu ödemeyen davalı şirket aleyhine müvekkili şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun takibe itirazı üzerinde takibin durduğunu, davalının takas defi iddiasının dayanaksız olduğunu, taraflar arasında davaya konu cari hesap bakiyesinden farklı olarak eser sözleşmesinden kaynaklanan müvekkili şirketin 537.618,82 USD ve 425.732,77 TL tutarlarındaki hakediş alacaklarının tahsili için İstanbul 12. Tüketici Mahkemesinin 2017/791 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını ve halen derdest olduğunu, ayrıca yine müvekkili şirket tarafından İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/11 Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirketin iki adet teminat mektubunun nakde çevrilmesi baskısı altında davalı ... Mimarlık şirketine ödemek zorunda kaldığı teminat mektubu bedellerinden 44.777,50 TL'nin ve 71.464,35 USD'nin davalı tarafça haksız tahsil edildiği gerekçesi ile ödenme tarihinden itibaren faizleri ile birlikte davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdadının talep edildiğini ve halen dosyanın derdest olduğunu belirterek, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, icra takibinde alacaklı görünen davacı ile müvekkili şirket arasında birden fazla projeye ilişkin hakedişleri içeren cari hesapta müvekkili şirketin takibe konu edilen tutardan daha fazla miktarda davacı şirketten alacaklı olduğunu, bu sebeple de takas defi ileri sürüldüğünü, müvekkili şirketin çeşitli inşaat işlerinde müteahhitlik yapmakta olduğunu, tavan imalatlarının yapımında da davacı şirket ile çalışıldığını, müvekkili şirket ile davacının farklı projeler içinde çalıştıklarını, farklı bir proje nedeniyle müvekkilinin ciddi boyutta zararlara uğradığını, müvekkili şirketin davacının sözleşmeyi ihlali nedeniyle uğradığı bu zararların tazmini için İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/11 Esas sayılı dosyasından karşı dava açtıklarını, bu davanın huzurdaki dava bakımından bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tarafından her ne kadar İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/11 Esas sayılı dosyasında karşı dava açtıkları ve bu karşı dava ile iş bu davadaki talepler hakkında takas defi istemleri bulunduğu ve bu sebeple ilgili dosyanın iş bu davada bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/11 Esas sayılı dosyasında .... tarafından açılan karşı davanın; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklı ayıplı ifa nedeniyle oluşan tazminat istemine ilişkin olduğu ve bu haliyle dava konularının aynı türden olmaması ve karşı davadaki talepler bakımından henüz muacceliyet şartı gerçekleşmediğinden davalının takas defi istemi yerinde görülmediğinden ilgili dosyanın bekletici mesele yapılmadığı, iş bu davada alacak, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalara dayalı cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin olup, taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınması cihetine gidildiği, davacının ticari defter ve kayıtlarında 14.054,83 Euro davalıdan alacaklı olduğunun işli olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarında da 14.054,83 Euro'nun işli olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve bu itibarla lehlerine delil vasfı taşıdığı, incelenen tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişki olduğu, ayrıca davalı tarafından davacıya kısmi ödemeler yapıldığı, bu haliyle davaya konu fatura içeriği hizmetin davalı tarafından alındığının kabulü gerektiği ve davaya konu davacının euro cari hesabında kayıtlı olan alacak miktarınında davalı kayıtlarında olduğu tespiti karşısında; davalının takibe ve borca itirazının haksız olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında 17.175,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, takas defi için öngrülen tüm şartların mevcut olduğunu, müvekkili Şirketin çeşitli inşaat işlerinde (özellikle ince işlerde) müteahhitlik yapmakta olup, tavan imalatlarının yapımında Davacı şirket ile çalıştığını, uyuşmazlığa konu icra takibi yoluyla talep edilen alacağın Davacı’nın müvekkili Şirket’in taşeronu olarak tavan imalatlarını üstlendiği ... ve ... projelerinden kaynaklandığını, bu projelerin yanı sıra Davacı şirketin, müvekkili Şirket’in üstlendiği ... Bankası (“...”)’nın Genel Müdürlük Projesinde de tavan imalatlarından sorumlu alt-taşeron olarak görevlendirildiğini ancak bu imalatları hatalı, eksik ve geç teslim ettiğini, müvekkili Şirketin bundan dolayı zarara uğradığını, bu zararın tazmini için İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/11 Esas sayılı dosyasında karşı dava açtığını, müvekkilli Şirket’in Davacı’dan talep ettiği tutarın Davacı tarafından işbu dava ile talep edilen tutardan fazla olup, söz konusu alacaklarının kesinleşmesini takiben davacı tarafından icra takibine konu edilen alacağın takas defileri kapsamında sona erdiğinin görüleceğini, TBK m. 139 uyarınca takas definin kullanılması için takasa konu borçların (i) karşılıklı olması, (ii) aynı türde olması ve (ii) muaccel ve dava edilebilir olması gerektiğini, alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takasın ileri sürülebileceğini, söz konusu borçları doğuran hukuki işlemlerin borç türüne herhangi bir etkisi olmadığını, farklı sözleşmesel ilişkilerden doğan alacakların takas define konu edilebileceği ve bu alacakların yargılama sonucu kesinleşmesi söz konusuysa ilgili dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğinin Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu (Yargıtay 15. H.D. 2016/2005 E - 2017/4537 K) TBK Madde 90’da bir borcun muaccel olması için ilama bağlanmasının aranmadığını, müvekkili Şirket tarafından takas defi içerisinde ileri sürülen alacağın genel itibarıyla bir tazminat alacağı olduğunu, söz konusu alacağın, Davacı tarafından Müvekkili Şirket’e verilen hizmetin ayıplı ifa edilmesinden dolayı doğduğunu ve herhangi bir vadeye bağlanmadığını, yani taraflarca bir muacceliyet tarihi kararlaştırılmadığını, Müvekkili Şirket’in İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/11 E. sayılı dosyasında karşı dava olarak ileri sürdüğü alacağının doğması ile muaccel olduğunu, bu kapsamda borcun muaccel olduğunu ve takas def'ilerinin kabulüne karar vermesi gerektiğini, bir borcun çekişmeli olmasının ya da davaya konu edilmesinin borcun muacceliyetini etkilemeyeceğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihadının da TBK'nın 139/2. Maddesindeki “Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.” düzenlemesi doğrultusunda çekişmeli alacakların takas definde ileri sürülebileceği yönünde olduğunu (Yargıtay 10. H.D. 2016/5673 Sayılı, Yargıtay 9. H.D. 2012/14463 Sayılı, Yargıtay 22. H.D. 2014/27411 E - 2016/558 K sayılı kararları), tüm bu açıklamaları doğrultusunda Müvekkili Şirket’in, Davacı Şirket’in TFKB projesi kapsamında sözleşmeyi ihlali nedeniyle dava konusu edilmiş bir tazminat alacağının takas define konu edilmesinin mümkün olduğunu, başka proje kapsamındaki tazminat borcu nedeniyle cari hesabında Müvekkili Şirket’e daha yüksek tutarlarda borçlu olduğunun bilincinde olduğu halde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı takibini başlatan Davacı Şirket’in İİK md. 67/II hükmü uyarınca, takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/11 E. Sayılı dosyasında verilecek hükmün bekletici mesele yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı ise yüklenicidir. Dava, taraflar arasındaki "davalı tarafından davacıya ait Takeda ve Ingenico projelerindeki tavan imalatlarının yapımına" ilişkin cari hesaba dayalı olarak 14.054,83 Euro bakiye alacağın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davalı vekilince, taraflar arasında birden fazla projeye ilişkin ticari ilişki bulunduğu ve bu cari hesap ilişkisinde davalının davacıdan alacaklı olduğu, bu sebeple takas defi ileri sürdükleri belirtilerek, davanın reddi talep edilmiştir. Mahkemece, yukarıda özetlenen gerekçe doğrultusunda davalı tarafın takas def'i dikkate alınmayarak, alınan bilirkişi raporundaki ticari defter tespitleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunda, takas defi için öngrülen tüm şartların somut olayda mevcut olduğu belirtilerek, takas def'ine dayanak olarak dile getirilen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/11 E. Sayılı dosyasında verilecek hükmün bekletici mesele yapılması için kararın kaldırılması talep edilmiş, davaya konu takipte talep edilen borca ve miktarına dair ayrıca ve açıkça bir istinaf itirazı ileri sürülmemiştir. İleri sürülen istinaf sebebine göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde; TBK m. 139 uyarınca takas definin kullanılması için takasa konu borçların (i) karşılıklı olması, (ii) aynı türde olması ve (ii) muaccel ve dava edilebilir olması gerekmekte olup, Yargıtay 15. H.D. 2016/2005 E - 2017/4537 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilecektir. Farklı sözleşmesel ilişkilerden doğan alacakların takas define konu edilmesi ve bu alacakların yargılama konusu olması mevcut ise takas define dayanak olan dosyanın bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Buna göre, mahkemenin, davalı tarafın takas defini dikkate almamasına dair gerekçesi hatalı olup, davalı tarafça takas define dayanak olarak belirtilen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/11 E. sayılı dosyasında açılan karşı davada, taraflar arasındaki başka bir sözleşme ilişkisi olan "... Projesindeki tavan imalatlarındaki ayıp, eksik ve geç ifa nedeniyle uğranılan zararın" dosyamız davacısından tahsili talep edildiğinden ve o davada (karşı davada) talep edilen zarar miktarının o dosyadaki asıl davada talep edilen alacak miktarından daha yüksek olduğu ve aşan miktarın işbu dava açısından takas def'ilerine konu olacağı belirtildiğinden, davalı tarafça takas define dayanak olarak belirtilen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/11 E. sayılı dosyasının ve karşı davasının bu dava bakımından bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre davalının takas defi değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/11/2020 tarih, 2018/929 Esas, 2020/732 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.